Filtreler
Yüksek Miyopi Olgularında Korneal Biyomekanik Özelliklerin Araştırılması

Yazgan, Serpil | Ayar, Orhan | Akdemir, M. Orçun | Taş, Mehmet | Alpay, Atilla

Article | 2015 | Glokom Katarakt10 ( 4 ) , pp.267 - 272

Amaç: Yüksek miyopi olgularında oküler cevap analizörü kullanılarak korneanın biyomekanik özelliklerini araştırmak.Gereç ve Yöntem: İleriye dönük randomize-kontrollü çalışmada sferik eşdeğeri (SE) >=-6.00 Diyoptri (D) olan 24 olgunun 42 gözü çalışma grubu, yaş-cinsiyet bakımından benzer, +0.50

Gevşek iris sendromu

Kozluca, Yasemin | Uğurbaş, Hayri Suat

Other | 2009 | Glokom Katarakt4 ( 2 ) , pp.73 - 78

Gevşek iris sendromu (GİS), fako tekniği ile yapılan katarakt ameliyatı sırasında görülen anormal pupil davranışı ile tanımlanan bir durumdur. Bu sendromun üç anahtar özelliği bulunmaktadır. Bunlar gevşek irisin normal sıvı akışı sırasında anormal dalgalanma göstermesi, irisin fako ve yan kesiye prolapsus eğilimi ve ameliyat sırasında ilerleyici pupiller miyozis gelişmesidir. Bu özellikler ameliyatın daha yorucu ve komplikasyonlara açık olmasına neden olmaktadır. Bu makalede GİS’nun özellikleri ve sebep olan etkenler tartışılıp, alınması gereken önlemler üzerinde durulmuştur Floppy-iris syndrome (FIS) is a condition defined as abnor . . .mal pupil behaviour during cataract surgery using the phacoemulsification technique. There are three key features of this syndrome: a floppy iris that undulates abnormally during normal fluid movement, propensity of the iris to prolapse towards the phaco and side-port incision, and development of progressive pupillary miosis during surgery. These features make the operation more tiresome and complications more likely. In this article the features and causative factors of IFIS are discussed and preventive measures that must be taken are mentione Daha fazlası Daha az

Korneal Astigmatizması ve Kataraktı Olan Hastalarda Torik Göz İçi Lensi İmplantasyonu Sonuçları

Gökçe, Sabite Emine | Ayar, Orhan | Özmen, Mehmet Cuneyt | Yazgan, Serpil | Akdemir, Mehmet Orçun | Koç, Mustafa

Article | 2015 | Glokom Katarakt10 ( 2 ) , pp.125 - 128

Amaç: Kataraktı ve ?1.0 D korneal astigmatizması olan gözlerde fakoemülsifikasyon cerrahisi sonrasında uygulanan torik göziçi lens implantasyonunun görsel ve refraktif sonuçlarının değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntemler: Özel Kudret Göz Hastanesinde 2010-2012 yılları arasında kataraktı ve ?1.0 D korneal astigmatizması olan komplikasyonsuz fakoemülsifikasyon cerrahisi sonrasında torik göziçi lens implantasyonu uygulanmış 18 hastanın 26 gözüne ait veriler retrospektif olarak incelendi. Hastaların cerrahi öncesi ve 1.ay, 3.ay, 6.ay düzeltilmemiş ve en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri (logMAR), astigmatizma değerleri, rotasyon derecel . . .eri kaydedildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 57.8±15.4 (47-78) yıl olup 12 hasta kadın ve 6 hasta erkekti. Cerrahi sonrası takip süresi 4.1±2.3 (1-12) ay idi. Cerrahi öncesi düzeltilmemiş GK 1.03±0.32 (logMAR) ve düzeltilmiş GK 0.48±0.25 (logMAR) iken cerrahi sonrası 1. ayda düzeltilmemiş GK 0.32±0.28 (logMAR) ve düzeltilmiş uzak GK 0.18±0.15 (logMAR) seviyesinde idi. Ortalama refraktif silindirik değerler cerrahi öncesinde -2.94±1.0 D ve cerrahi sonrası 1. ayda -0.65±0.60 D saptandı. Son kontrol muayenelerinde GK 0.13±0.15 (logMAR) seviyesine yükseldi ve astigmatizma değeri -0.79±0.65 D saptandı. Cerrahi sonrası 1. ayda yapılan kontrollerde GİL rotasyon değerleri 6.42±2.45 derece ölçüldü. Tartışma: Katarakt cerrahisinde torik göziçi lens implantasyonu cerrahi öncesi korneal astigmatizmayı düzeltmek için etkili ve güvenilir bir cerrahi seçenektir. Çalışmamızda torik GİL implantasyonunun astigmatizmayı belirgin olarak azalttığı, görme keskinliğinde belirgin düzelme sağladığı gösterilmiştir. Purpose: Evaluating visual and refractive results of toric intraocular lens implantation after phacoemulsification surgery in patients with cataract and ≥1.0 D corneal astigmatism. Materials and Methods: The records of 26 eyes of 18 patients who had cataract, ≥1.0 D corneal astigmatism and undergone uncomplicated phacoemulsification surgery with toric intraocular lens implantation between 2010 and 2012 were retrospectively evaluated. Uncorrected and best corrected visual acuity (logMAR), astigmatism values preoperatively and in the postoperative first, third and sixth month and intraocular lens axis rotation degrees were recorded. Results: The mean age was 57.8±15.4 (47-78) years. Twelve were women and 6 were men. The mean postoperative follow up period was 4.1±2.3 (1-12) months. Preoperative uncorrected visual acuity was 1.03±0.32 (logMAR) and best corrected visual acuity was 0.48±0.25 (logMAR). In the postoperative first month uncorrected visual acuity was 0.32±0.28 (logMAR) and best corrected visual acuity was 0.18±0.15 (logMAR). The mean cylinder values was -2.94±1.0 D preoperatively and -0.65±0.60 D in the postoperative first month. At last visits the mean best corrected visual acuity was improved to 0.13±0.15 (logMAR) and the mean astigmatism values was -0.79±0.65 D. The mean axis rotation was 6.42±2.45 degree in the first postoperative month. Conclusion: Toric intraocular lens implantation is an effective safe surgical option in correcting preexisting corneal astigmatism. In our study it is shown that toric intraocular lens implantation reduced astigmatism and improved visual acuity significantly Daha fazlası Daha az

Lens kalınlığının fakoemülsifikasyondan sonraki göz içi basınç değişimiyle ilişkisi

Uğurbaş, Sılay Cantürk | Sağdık, Hacı Murat | Çalışkan, Sinan | Alpay, Atilla | Uğurbaş, Suat Hayri

Article | 2011 | Glokom Katarakt6 ( 4 ) , pp.219 - 222

Gereç ve Yöntem: Fakoemülsifikasyon ile katarakt operasyonu geçiren ve ameliyat sonrası göz içi basıncı normal olan olgular geriye dönük olarak değerlendirildi. Lens kalınlıkları A-mod ultrasonografi ile GİB ölçümleri Goldmann aplanasyon tonometresi ile ölçüldü. GİB ölçümleri ameliyat sonrası 1. hafta, 1. ay, 3. ay ve 6. ayda tekrarlandı. Ortalama lens kalınlığı ile ameliyat öncesi GİB ile ameliyat sonrası 1. hafta, 1. ay, 3. ay ve 6. aydaki GİB değişimi Spearman korelasyon analizi ile değerlendirildi. Ameliyat öncesi GİB ile ameliyat sonrası GİB'nı, Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testi kullanılarak araştırıldı. Ameliyat öncesi Gİ . . .B'nı ile ameliyat sonrası 6. ay'a kadar olan zamandaki GİB arasındaki değişim Friedman testi ile değerlendirildi. Bulgular: Fakoemülsifikasyon yöntemi ile katarakt cerrahisi uygulanan 64 hastanın 68 gözü çalışmaya alındı. Hastaların yaşları 50 ile 85 arasında değişmekteydi (ortalama 67±9 yıl). Ortalama lens kalınlığı ölçümü 4.09±0.44 mm (değişkenlik aralığı 3.03- 4.80 mm) bulundu. Ameliyat öncesi GİB ortalaması 15.79±2.74 mmHg, ameliyat sonrası 1. hafta GİB ortalaması 12.07±2.46 mmHg, ameliyat sonrası 1. ay GİB ortalaması 11.62±2.15 mmHg, ameliyat sonrası 3. ay GİB ortalaması 13.07±2.30 mmHg, ameliyat sonrası 6. ay GİB ortalaması 13.66±2.34 mmHg olarak ölçüldü (p0.05 ). Sonuç: Glokomsuz kataraktlı hasta grubunda fakoemülsifikasyon katarakt cerrahisi sonrasında GİB'nda küçük ama anlamlı düşüş gözlendi ancak izlenen GİB düşüklüğünün lens kalınlığı ile ilişkili olmadığı bulundu. Purpose: To investigate relationship between preoperative lens thickness and postoperative intraocular pressure change after phacoemulsification surgery. Materials and Methods: Patients undergoing phacoemulsification surgery are prospectively evaluated. Lens thickness was measured preoperatively with A-mode ultrasound and intraocular pressure (IOP) was measured preoperatively, postoperatively at 1st week, 1st month, 3rd month, and 6th month with Goldmann applanation tonometry. Preoperative lens thickness and postoperative IOP values were analyzed with Spearman rank correlation test. Preoperative and postoperative IOP values compared with Wilcoxon paired samples t-test. Significance of IOP changes occuring up to 6th month after surgery was tested using the Friedman test. Results: Sixty-eight eyes of 64 patients underwent uncomplicated phacoemulsification surgery. The patients' age ranged between 50 to 85 years (mean: 67±9) and lens thickness measurements were in the range of 3.03- 4.80 mm (mean 4.09±0.44 mm). Mean preoperative IOP was 15.79±2.74 mmHg. IOP measurents postoperatively were 12.07±2.46 mmHg in the 1st week, 11.62±2.15 mmHg in the 1st month, 13.07±2.30 mmHg in the 3rd month, and 13.66±2.34 mmHg in the 6th month (p 0.05 for all ). Conclusion: In cataractous eyes without glaucoma phacoemulsification cataract surgery induces a small but consistent decrease in IOP, however, the decrease in IOP was found to have no association with lens thickness Daha fazlası Daha az

Diagnosis of Post-Total Thyroidectomy Hypocalcaemia By An Ophthalmologist

Akdemir, Mehmet Orçun | Ayar, Orhan | Yazgan, Serpil | Uğurbaş, S Hayri

Article | 2015 | Glokom Katarakt10 ( 1 ) , pp.58 - 60

Bu çalışmada total tiroidektomi sonrası çift taraflı katarakt gelişimi ile ilişkili hipokalsemi olgusunu sunmayı amaçladık. Otuzüç yaşında kadın hasta 8 aydır olan görme azlığı şikâyetiyle kliniğimize başvurdu. Aynı zamanda distal ekstremitelerde hafif parestezi mevcuttu. Katarakt cerrahisi öncesinde kalsiyum seviyesi 8.0 mg/dl, tiroid stimülan hormon seviyesi 0.628 IU/ml , serbest T4 seviyesi 1.12 ng/dl (Referans Aralığı: 0.89-1.76), serbest T3 4.13 pg/ml (Referans Aralığı: 1.8-4.7) ve paratiroid hormonu seviyesi 8 pg/ml idi (Referans Aralığı: 16-87 pg/ml). Hasta klinik olarak ötiroid idi fakat paratiroid hormon seviyesi düşüktü. D . . .üzeltilmiş en iyi görme keskinliği 0.016 seviyesindeydi. Biyomikroskopik muayenesinde bilateral simetrik kortikal katarakt tespit edildi. Hasta bize başvurana kadar yeterli tedavi almıyordu. Tedavi sonrasında parestezi semptomlarında düzelme oldu. Belirgin sistemik semptomlar yokluğunda dahi hipokalsemi tanısını atlamamak çok önemlidir. Göz doktorları, bizim vakamızda olduğu gibi hipokalsemi tanısı koyan ilk doktorlar olabilirler. Özellikle katarakt ile başvuran genç hastalar tiroid cerrahisi açısından sorgulanmalı ve ayrıca kalsiyum seviyeleri kontrol edilmelidir. To present a case of profound hypocalcaemia associated with the development of bilateral cataracts after total thyroidectomy. A 33-year-old woman applied to our clinic because of vision loss for 8 months. She had also mild paresthesia in distal extremities. Preoperative calcium level was 8.0 mg/dl , thyroid stimulating hormone was 0.628 IU/ml , free T4 was 1.12 ng/dl (Reference Range: 0.89-1.76), free T3 was 4.13 pg/ml (Reference Range: 1.8-4.7) and parathyroid hormone was 8pg/ml (Reference Range: 16-87 pg/ml). The patient was clinically euthyroid but parathyroid hormone level was low. Uncorrected visual acuity in both eyes were 0.016. Biomicroscopic examination revealed symmetric complete cortical cataract in both eyes. Patient had not taken sufficient treatment for hypocalcemia till she came to our hospital. After treatment, her paresthesia symptoms improved. It is very important not to overlook hypocalcaemia diagnosis which is a rare cause of cataract even without any obvious systemic symptoms. Ophthalmologists can be the first doctors that diagnose hypocalcaemia as in our case. Especially young patients presenting with cataract should be questioned about thyroid surgery and also checked for calcium levels Daha fazlası Daha az

Fakoemülsifikasyon Cerrahisi Sırasında Aspirasyon Kanülünden Kaynaklanan Metalik Parça

Ayar, Orhan | Akdemir, Mehmet Orçun | Yazgan, Serpil | Alpay, Atilla | Uğurbaş, Suat Hayri

Article | 2014 | Glokom Katarakt9 ( 3 ) , pp.215 - 217

Bu olgu sunumunda fakoemülsifikasyon cerrahisi sırasında aspirasyon kanülünden iris üzerine düşen metalik parça tartışılmıştır. 53 yaşında kadın hastaya sağ gözde bulanık görme şikâyeti ile katarakt cerrahisi planlandı. Sorunsuz fakoemülsifikasyon cerrahisinin korteks temizliği sırasında aspirasyon kanülünün ucundan metalik parça ayrılarak iris dokusu üzerine yerleşti. Bu esnada fark edilen metalik parça ön kamara viskoelastik madde ile doldurulduktan sonra bir tutucu yardımı ile dışarı çıkarıldı. Bu gibi komplikasyonlarla karşılaşmamak için fakoemülsifikasyon cerrahisinde kullanılan ikincil aletlerin belirli aralıklarla kontrol edi . . .lmesi ve cerrahın bu aletleri cerrahi öncesinde, sırasında ve sonrasında dikkatli biçimde gözlemlemesi gerekmektedir. In this case we reported a metallic fragment originated from aspiration cannula and dropped onto the iris during phacoemulsification surgery. A 53-year old patient with blurry vision on the right eye was planned to have cataract surgery. During the cortex removal of an uncomplicated surgery, a metallic fragment detached from the aspiration cannula and placed on the iris. The fragment was noticed and removed by a forceps after filling the anterior chamber with viscoelastic material. The second instruments used in phacoemulsification surgery should be controlled with certain intervals and the surgeon should inspect these instruments carefully before, during and after the surgery in order not to encounter such complications Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms