Filtreler
Merkez Bankası Bagımsızlığı, Makroekonomik Etkileri ve 2001 Tarihli TCMB Kanununun Yansımaları

Barışık, Salih

Article | 2004 | Ankara Üniversitesi SBF Dergisi59 ( 3 ) , pp.1 - 20

Türkiye'de IMF programlan çerçevesinde 2000 Yılı Enflasyonu Düşürme Programı ile başlayan yapısal tedbirler Şubat 2001 krizi sonrasında da devam etmektedir. 2000 Yılı Enflasyonu Düşürme Programının başarısızlığının ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızlığının artırılmasına yönelik eğilimler daha da güçlenmiştir. Bu eğilimler sonucu Nisan 2001 tarihinde TCMB bağımsızlığını artırmak amacıyla TCMB kanununda değişiklikler yapılmıştır. Türkiye'de 2002 yılından itibaren ekonomik değişkenlerde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Çalışmada; TCMB'nın yasal düzenleme ile artırılan bağımsızlığının bazı ekonomik değişkenler üzerine k . . .atkısı incelenmektedir. Göstergeler, merkez bankası bağımsızlığı ile enflasyon arasındaki negatif ilişki doğrular niteliktedir. Bağımsızlık ile bütçe açıkları ve büyüme arasında kesin ilişki vardır hükmüne varılamamasına rağmen, istikrar programları ve sıkı maliye politikası ile birlikte merkez bankası bağımsızlığının bütçe açıklan ve büyümeye olumlu katkı yaptığı söylenebilir. In Turkey structural adjustment, which was started by Inflation Reduction Program in 2000, still continues following the February 2001 crisis. After the failure of Inflation Reduction Program in 2000, tendency towards independence of the Central Bank has been strengthened. In order to increase independence of the Central Bank, there have been changes made in CBRT law. Following that there has been positive developments observed in economic indicators since 2002 in Turkey. In this study, the'effects of increasing independence of the CBRT, made by regulations on economic indicators are examined. Results show that there is negative relationship between Central Bank independence and inflation. Although it is difficult to reach a definite relationship between independence and growth and budget deficit, it could be said that together with structural adjustment, tight fiscal policies, Central Bank independence has positive effects on fiscal deficit and growth Daha fazlası Daha az

Borç Servisi İle Kamu Gelir ve Harcamaları Arasındaki İlişkinin Ampirik Bir Analizi: Türkiye Örneği

Bağdigen, Muhlis | Abdulhakimoğulları, Erdal

Article | 2005 | Ankara Üniversitesi SBF Dergisi60 ( 2 ) , pp.29 - 48

Borçlanma, kamu harcamalarının finansmanı ve içinde bulunulan sosyo-ekonomik şartların gerektirdiği önlemleri almak için verginin bir alternatifi olarak sıkça başvurulan bir araçtır. Bununla birlikte, borcun geri ödeme zamanında ekonomi üzerinde önemli etkilere sahiptir. Türkiye'de de borçlanma sıkça başvurulan bir araç olup, bu çalışmada borç anapara ve faizlerinin ödenmesini ifade eden borç servisinin kamu gelir ve harcama kanadı açısından olası etkileri ampirik olarak irdelenmektedir. 1980-2003 yıllarını kapsayan bu çalışma ile elde edilen bulgularla borç servisi ile kamu gelirleri arasında aynı yönde ve istatistiksel olarak anla . . .mlı bir ilişki tespit edilmiştir. Kamu harcamaları açısından ise istatistiksel olarak anlamlı olmayan ters yönlü bir ilişki tespit söz konusudur. As an alternative to tax, borrowing is more often applied as a fiscal tool to finance public expenditures and take precautions against socio-economics conditions of economy. However, in the case of borrowing it has necessary effects on economy during the period of debt servicing. Since, borrowing is frequently applied tool in Turkey, this study analyzes its effects on public expenditures and revenues. The findings based on the period of 1980-2003 show that there is statistically significant and same way relation between debt servicing and public revenues. Considering public expenditures, it is, however, found statistically insignificant but reverse relation between debt servicing and public expenditures Daha fazlası Daha az

Türkiye'de Bütçe Açıklarının Temel Makroekonomik Değişkenler Üzerine Etkisi (1987-2003 VAR, Etki-Tepki Analizi, Varyans Ayrıştırması)

Barışık, Salih | Kesikoğlu, Ferdi

Article | 2006 | Ankara Üniversitesi SBF Dergisi61 ( 4 ) , pp.59 - 82

Bu çalışmada Türkiye'de bütçe açıklarının makroekonomik değişkenler üzerindeki etkileri, Yapısal Olmayan Vektör Otoregresyon (VAR) yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bütçe açıklan, enflasyon, cari açıklar, istihdam, büyüme ve yatırım değişkenlerinden oluşan model, 1987:1-2003:4 dönemi için tahmin edilmiştir. Türkiye'de bütçe açıklan ile enflasyon, cari açıklar ve büyüme arasında bir ilişki tespit edilmiştir, ilave olarak bu ilişkinin varlığını kuvvetlendirmek ve yönünü tespit amacıyla Granger Nedensellik testi yapılmıştır. Bütçe açığı ile enflasyon, cari açık ve büyüme arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi ortaya çıkmıştır. İsti . . .hdamdan bütçe açıklarına ve büyümeden yatırıma doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Sistemde yer alan değişkenlerden biri olan yatmmlar ile bütçe açıklan arasında ilişki olduğuna dair bulgu elde edilmemiştir In this study, the effects of budget deficits on the basic macroeconomics variables in Turkey are examined by using vector auto regression (VAR). The model which consists of budget deficits, inflation, current deficits, employment, investment and economic growth is estimated for the period of 1987:1 -2003:4. The results indicate a mutual (two-way) causality relationship between the budget deficits and inflation, current deficits, economic growth. In addition, we carried out the Granger Causality Test in order to find the direction of the relationship. Our study reveals a two-way-causality between budget deficit and inflation, current deficit and economic growth. One-way relations towards employment to budget deficit and towards growth to investment have been established. The study does not yield a relationship between budget deficit and investments, which is one of the variables in the system Daha fazlası Daha az

John Stuart Mill on justice in property

Özgür, Erdem

Article | 2009 | Ankara Üniversitesi SBF Dergisi64 ( 3 ) , pp.149 - 165

John Stuart Mill iktisadi düşünce tarihi içinde önemli yeri olan bir politik iktisatçı ve filozoftur. Etkili bir faydacı olmasının yanı sıra, Politik İktisadın İlkeleri politik iktisat alanında çeyrek yüzyıldan daha uzun bir süre hakimiyet kurmuştur. Faydacı bir filozof olarak, faydayı temel alan bir adalet anlayışının ahlakın en bağlayıcı ve kutsal parçası olduğuna ve uygun adalet ilkelerinin en iyi sonuçlara yönelen ilkeler olduğuna inanır. Aynı zamanda adalet bir bireyin yasal ve ahlaki hakkıdır. Eğer bu hak, bireyin kendi çabalan sonucu ortaya çıkmışsa ya da karşı taraftan adil bir anlaşma ile elde edilmişse, mülkiyet kurumunu o . . .luşturur. Bu.:çahşmada Mill'in özel mülkiyet hakkındaki görüşleri, fayda ve adalet hakkındaki görüşleri ışığında ele alınmaktadır. Böylece, hem faydacı hem de sosyalizmden etkilenmiş bir klasik politik iktisatçı olan Mill'in adalet ve mülkiyet hakkındaki görüşleri biraraya getirilmiştir. John Stuart Mill is one of the most influential philosophers and political economists within the history of economic thought. Besides being an avant-garde utilitarian, his Principles of Political Economy dominated the political economy domain for more than a quarter of a century. As a utilitarian, he believed that a concept of justice which is grounded in utility is the most sacred and binding part of morality, and that the proper principles of justice are those which tend to have the best consequences. Justice, at the same time, implies something that an individual can claim as his or her legal and moral right. If this right is an exclusive disposal by an individual of a product created by his or her own efforts, or of a good received by its producer by fair agreement, it constitutes the institution of property. In this paper, J.S. Mill's views regarding private property are elaborated in the light of his perceptions of utility and justice. This exploration will allow us to bring together the views on justice and property of a utilitarian on the one hand, and a classical economist influenced by socialism on the other Daha fazlası Daha az

Yabancı Doğrudan Yatırımlar Yoluyla Teknoloji Transferi: İrlanda Örneğinden Türkiye İçin Dersler

Çeştepe, Hamza | Tüylüoğlu, Şevket

Article | 2006 | Ankara Üniversitesi SBF Dergisi61 ( 2 ) , pp.45 - 62

Bu çalışmada, teknolojinin yabancı doğrudan yatırımlar (YDY) yoluyla transferi, dünyada en başarılı örneklerden biri olan İrlanda örneğinde incelenmeye çalışılmıştır. Gelişmekte olan ülkeler için daha fazla önem taşıyan YDY, bu ülkeler için etkin bir yabancı teknoloji ithal ve aynı zamanda yerli firmalar için teknoloji yayılımınm bir aracı niteliğindedir. Son yıllarda dünyanın en fazla yatınm çeken ülkelerinden biri olan İrlanda bu yatırımlar yoluyla bir taraftan üretim, istihdam ve ihracat gibi makro büyüklüklerini iyileştirirken, diğer taraftan sanayinin teknoloji düzeyini oldukça yükseltmiştir. YDY'nin İrlanda'da araştırma-gelişt . . .irme çalışmalarına da önemli ölçüde katkı yaptığı görülmektedir. İrlanda, AB'ye üyelik sürecinde olan Türkiye için YDY ve teknoloji transferi konusunda önemli bir örnek olarak gösterilebilir. Yaklaşık yarım asır önce yabancı sermayeyi ülkeye çekme kararı veren Türkiye, aynı kararlılığı uygulamada gösterememiş ve böylece teknoloji düzeyini yükseltme fırsatlarından birini değerlendirememiştir. Türkiye İrlanda'nın yaptığı gibi YDY ve teknoloji transferiyle ilgili uzun vadeli ve değişen koşullara uygun stratejiler belirlemeli ve en önemlisi bunları kararlılık ve ivedilikle uygulamaya geçirmelidir. In this study, the transfer of technology through foreign direct investments (FDI) has been examined in the context of one of the most successful case in the world, namely Ireland. FDI, which is curicial for the developing countries, is both the means for effective foreign technology transfer and the means for technological spillovers. In recent years, Ireland, which is one of the most attractive countries for investment, improved not only its macroeconomic indicators such as production, employment and export, but also fairly improved the tecnological level in its industry. It is also observed that FDI significantly contributed to research and development activities in Ireland. Ireland can be a model for Turkey being in the process of its EU membership in the context of FDI and technology transfers. For the last fifty years, Turkey that decided to attract foreign capital has not been successful enough and thus has not taken the opportunity to improve its technology. Similar to Ireland, Turkey should have long term strategies and must implement these strategies in a determined way Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms