Filtreler
Filtreler
Bulunan: 71 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [3]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [1]
Yazar [20]
Yayın Yılı [9]
Tez Danışmanı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [20]
Yayın Dili [1]
El antropometrik ölçümleri ve el kavrama kuvvetinin farklı spor branşlarında karşılaştırılması

Demirel, Pınar

Master Thesis | 2005 | Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Anatomi Anabilim Dalı

Bireyin sahip olduğu genler ve genetik yapı elin şekillenerek gelişmesinde ve faklılaşmasında rol almaktadır. Gelişim sürecinde elin karşılaştığı dış etkenler ve uğraşılan iş, el yapısını etkilemektedir. Farklı spor branşlarında amaca uygun yapılan antrenmanlarla el yapısında değişmelerin meydana gelerek, ellerin şekillenmesine katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, elin yoğun olarak kullanıldığı basketbol, voleybol ve hentbol branşlarında mücadele eden sporcuların kavrama kuvvetleri ile el antropometrik özelliklerinin saptanması amacı ile planlanmıştır. Çalışma, araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 374 sporcu (236 erk . . .ek 138 kadın) üzerinde yapılmıştır. Sporcular küçükler, yıldızlar ve gençler olmak üzere üç farklı yaş grubunda incelenmiştir. Araştırma için sporcuların her iki ellerinden sekiz farklı antropometrik ölçüm yapılmış ve kavrama kuvveti ölçülmüştür. Cinsiyet ve yaş farklılığını göz ardı ederek basketbol, voleybol ve hentbol branşlarını birbiriyle karşılaştırdığımızda, sağ ve sol el parametrelerinin çoğunda hentbol branşının voleybol ve basketbola göre daha yüksek değerler içerdiği tespit edilmiştir. Özellikle sağ ve sol el genişliği ile sağ ve sol el avuç uzunluğu parametrelerinde hentbolun en yüksek değerlere sahipken basketbolun en düşük değere sahip olduğu bulunmuştur. El yapılarına bakıldığında, hentbol branşını yapan sporcuların hem sağ hem de sol ellerinin kaba, kare şeklinde geniş ve güçlü bir el yapısına sahip olduğu, basketbol branşını yapan sporcuların ise, hem sağ hem de sol elde narin, dikdörgen şeklinde dar ve uzun parmaklı bir el yapısına sahip olduğu bulunmuştur. Basketbol, voleybol ve hentbol branşlarında sol elin sağ ele göre daha dar bir yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve yaş farklılığını göz ardı ederek basketbol, voleybol ve hentbol branşlarını el kavrama kuvveti değerleri açısından karşılaştırdığımızda, sağ ve sol el kavrama kuvveti değerlerinde hentbol branşının voleybol ve basketbol branşlarına göre daha yüksek değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. El kullanımının önemli olduğu spor branşlarında el antropometrik ölçümlerinin ve kavrama kuvveti değerlerinin sporcunun yönlendirilmesinde önemli olduğu düşünülmektedir. The individual’s genes and his (her) gene structure has part in the development and changing of the hand shape. Outer factors and the work dealt with effect the structure of the hand in the process of development. It is believed that the shape of the hand will change with the intendional training in different sport branches. This study is planned to determine the hand grip strength and anthropometric features of sportsmen playing basketball, volleyball and handball in which hands are used extensively. This study has been carried out on 374 sportsmen (236 male 138 female) who attended voluntarily. These sportsmen have been grouped as young, junior and adult. Eight different anthropometric measurements were implemented from sportsmen’s both hands and grip strength has been measured. Ignoring the sexual difference when basketball and volleyball compared to handball the handball players’ right and left hand parameters were higher than those of basketball and volleyball players’. Right and left hand width and palm length values were found to be highest in handball players and lowest in basketball players. When hand structure was considered, handball players have “square” shaped, coarse right and left hands which are broad and powerful whereas basketball players have “rectangle” shaped, delicate right and left hands which are highly capable of grasping. In all three sports branches it has been determined that, left hand has a narrower structure than the right hand. When hand gripping values were evaluated ignoring the sexual differences and age, it was evident that the right and the left hand gripping strength values for the handball players are higher than those of the volleyball and basketball players. It has been suggested that hand anthropometric measurements and the grip strength values are tought to be important for the guidance of sportsmen competing in sport branches in which the hands are important for the performance Daha fazlası Daha az

Bir mizah girişiminin çocuk ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrası anksiyetesini azaltmaya etkisi: Hastane palyaçoluğu

Çiftçi, Eda

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Hastane palyaçoları, hastanede yatan çocukların tedavisinde farmakolojik olmayan bir müdahale aracı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu araştırma, Yale Modifiye Preoperatif Anksiyete Ölçeği (Kısaltılmış Versiyonu) Çocuk Formu’nun (YMPAÖÇF) Türkçe uyarlamasını yapmak ve çocukların ve ebeveynlerinin preoperatif anksiyetelerinin azaltılmasında bir mizahi girişim olan hastane palyaçoluğunun etkisinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. İlk aşamada, Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında YMPAÖÇF Türkç . . .e geçerlik ve güvenirlik çalışması gerçekleştirilmiştir. Ön uygulamada 10, ölçeğin uygulanmasında 40 çocuk ile çalışılmıştır. Cronbach alfa değeri 0.911 olarak tespit edilmiş ve ölçeğin güvenirliği ve geçerliği sağlanmıştır. İkinci aşamada, günübirlik cerrahi müdahale geçirecek olan bir çocuğun ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrasında anksiyetesini azaltabilmek için girişimde bulunulmuştur. Bu aşama aynı hastanelerde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında 105 çocuk ve ebeveynleri ile yapılmıştır. Çocuk ve ebeveynler; kontrol (rutin ameliyat öncesi ve sonrası tedavi süreci), deney 1 (hemşirenin oyuncak bebek üzerinde ameliyat öncesi bilgi verdiği) ve deney 2 (hastane palyaçosunun terapötik oyun uyguladığı) grubuna randomize atanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda deney 2 grubundaki çocuklardaki anksiyete artışı, kontrol grubu ve deney 1 grubu anksiyete artışlarından daha düşük olduğu görülmüştür (p=0.001; Daha fazlası Daha az

Yıldız milli erkek basketbol takımı sporcularının antropometrik profillerinin belirlenmesi

Şekeroğlu, Mustafa Önder

Master Thesis | 2005 | Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi Anabilim Dalı

Çalışmaya katılan sporcuların boy uzunlugu, vücut ağırlığı, deri kıvrımı kalınlıkları, uzunluk, çevre ve çap ölçümleri yapılmıştır. Heath-Carter formülü kullanılarak sporcuların somototipleri belirlenmistir. Yapılan ölçüm sonucu bütün grup gözönüne alındığında endomorfi 2,06±0,92, mezomorfi 3,12±1,54, ektomorfi 4,68±1,57 olarak hesaplanmıstır. Yıldız Milli Erkek Basketbol Takımının mezomorfik ektomorf oldugu saptanmıştır. Yani sporcular uzun boylu, zayıf, düsük yağ yüzdeli, ince narin vücut yapısına sahiptir. Bu çalışmada bu kategorideki elit sporcuların antropometrik özellikleri ve vücut kompozisyonu ortaya konmustur. Sporcuların b . . .elirli bir branşa yönlendirilmesinde sporcuların bu branşa olan yatkınlıklarının yanı sıra somototip özelliklerinin elit sporcularla karşılaştırılarak branşa uygunluğunun tespitinin önemli olduğu düşünülmektedir. Anthropometry which determines the physical characteristics of human body by using specific measurement methods helps people to accommodate with everyday life. Body composition determined by using antropometric data is also used to evaluate growth and nutrition state, to follow-up some diseases and to evaluate the performance of physical activity. It is considered that body composition affects success in different sports branches. This study aims to determine the antropometric characteristics and body composition of National Juniour Male Basketball Team. 16 sportsmen who were invited to National Team in 2003-2004 season participated in this study. Height, weight, skin fold thickness ,length ,body perimeter and diameter of the sportsmen participated the study were meausured. The somatotype of the sportsmen were determined by using Heath-Carter equation. As the result of the measurements, endomorphy is 2.06±0.92, mezomorphy is 3.12±1.54, and ectomorphy is 4.68±1.57 when whole group is considered. It has been determined that National Juniour Male Basketball Team is mezomorphic ectomorphy. In other words, sportsmen are tall, thin with low fat percentage and they have thin and dainty body. In this study, the antropomertic characteristics and body composition of elite sportsmen in this category have been displayed Daha fazlası Daha az

Evcil hayvan sahiplerinin affedicilik düzeyi ve genel sağlık durumlarının değerlendirilmesi

Öztürk, Pınar

Master Thesis | 2020 | Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Bu araştırma evcil hayvan sahiplerinin affedicilik düzeyi ve genel sağlık durumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışmanın evrenini Zonguldak İl ve ilçelerinde faaliyet gösteren veteriner kliniklerine başvuran evcil hayvan sahipleri; örneklemini ise 17.08.2019-17.09.2019 tarihleri arasında bu kliniklere başvuran, çalışmaya katılmayı kabul eden 122 evcil hayvan sahibi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Affedicilik Ölçeği, Genel Sağlık Anketi-12 ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde Number Cruncher Statistical System 2007 (NCSS) (Kaysville, U . . .tah, USA) programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemelerle sınanmıştır. İki grup karşılaştırmasında normal dağılıma uyan değişkenlerde Student-t testi, uymayanlarda Mann-Whitney U testi; ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise normal dağılıma uyanlarda Oneway ANOVA, uymayanlarda Kruskal-Wallis test ve Dunn-Bonferroni testi, değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık Daha fazlası Daha az

Basınç yarasının bakımında plateletten zengin plazma jel ve serum fizyolojik ile yapılan pansumanların iyileşme süreci ve maliyet açısından karşılaştırılması

Uçar, Özge

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği

Basınç yaraları; morbiditeyi, mortaliteyi, hastanede yatış süresini ve hastane masraflarını artırması nedeniyle cerrahinin çok önemli ve ciddi bir problemidir. Sağlıkta kalite göstergesi olan basınç yaralarının önlenmesinin yanı sıra tedavi ve bakımı da büyük önem taşımaktadır. Plateletten zengin plazmanın (PRP) birçok cerrahi alanda kullanılmasıyla birlikte yaralarda da iyileşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak literatürde basınç yaralarında PRP ile pansumanın etkileri üzerine yeterli araştırmaya ulaşılamamıştır. Bu araştırma, Zonguldak’ta yer alan bir devlet hastanesinin palyatif bakım servisinde 05.05.2018-01.05.2019 tarihler . . .i arasında 18 yaş üzerinde olan, kan değerleri ve yaşam bulguları normal değerlerde olan, koksiks bölgesinde II.Evre basınç yarası bulunan 60 hasta ile yapıldı. Basınç yaralarına serum fizyolojik (SF) ile gaz pansuman ve PRP jel ile pansuman uygulanarak iyileşme süreci PUSH skalası ile değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra, bağımsız değişkenlerde t testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon testi, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk’s testleri kullanıldı. Elde edilen bulgular 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırma kapsamına alınan hastalarda SF ile pansuman yapılan basınç yaraları alan, eksuda ve doku tipi açısından değerlendirildiğinde; ilk pansuman sonrası yapılan gözlem (1. Gözlem) ile ikinci ayın sonundaki pansuman sonrası yapılan gözlem (20. Gözlem) sonuçları arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0,05). PRP jel ile pansuman yapılan basınç yaraları alan, eksuda ve doku tipi açısından değerlendirildiğinde; ilk pansuman sonrası yapılan gözlem (1. Gözlem) ile ikinci ayın sonundaki pansuman sonrası yapılan gözlem (20. Gözlem) sonuçları arasında ileri düzeyde istatistiksel anlamlı farklılık bulundu (p 0.05). When pressure sores treatment with the PRP gel dressing is evaluated in terms of exudate and tissue type; After the first dressing (1st Observation) and the post-dressing observation at the end of the second month (20th Observation), there was a statistically significant difference between the results of the observations (p Daha fazlası Daha az

Meme kanserli kadınların kanserin evrelerine göre hastaneye başvurmalarında etkili olan faktörlerin incelenmesi

Fidan, Emine

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Araştırma, meme kanserinin evrelerine göre kadınların hastaneye başvurularında demografik özelliklerinin, benlik saygılarının, vücut algılarının ve sosyal görünüş kaygılarının etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı nitelikte araştırma, hastanenin genel cerrahi polikliniğine başvurarak meme kanseri tanısı alan 150 kadın hasta ile yapılmıştır. Veriler; Sosyo-demografik Bilgi Formu, Vücut Algısı Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı testler kullanılmıştır. Araştırmada, kadınların yaş ortalaması 54.11±13.25 olup, %72.0’ . . .ının daha önce başka hastaneye başvurdukları, ilk (%34.7) ve son (%60) başvurularında ağrısız kitle şikayetlerinin bulunduğu, %30.7’sinde evre 2A meme kanseri olduğu saptanmıştır. Hastaların %68.7’sinin benlik saygısının yüksek, %80’inin vücut algısının olumlu, sosyal görünüş kaygısının orta düzey (30.69±10.75) olduğu belirlenmiştir. Kanserin evrelerine göre sosyodemografik özellikler, benlik saygısı, vücut algısı ve sosyal görünüş kaygısı puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Hastaların vücut algısı ile benlik saygısı ölçeği ve sosyal görünüş kaygısı ile vücut algısı ölçeği puan ortalamaları arasında negatif yönde, sosyal görünüş kaygısı ile benlik saygısı ölçeği puan ortalamaları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur ( Daha fazlası Daha az

Ameliyathane hemşirelerinde oje kullanımının cerrahi el yıkama sonrası bakteriyel kolonizasyona etkisi

Yıldırım Tank, Dilek

Master Thesis | 2016 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilimdalı

Cerrahi alan enfeksiyonları morbiditeyi, mortaliteyi, hastanede yatış süresini ve hastane masraflarını artırması bakımından cerrahinin çok önemli ve ciddi bir problemidir. Cerrahi alan enfeksiyonlarının önlenmesinde ameliyathane çalışanlarının el yıkama uygulamalarının oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Literartürde ameliyathane hemşirelerinin oje kullanımının el yıkama üzerine etkisi hakkında kesin yargılara ulaşılamamıştır. Bu araştırma; Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Ameliyathane Ünitesi’nde 09.01.2015 – 15.07.2016 tarihleri arasında 18 yaş üstünde olan, elinde cilt irritasyonu ya da egzeması olmayan, son iki hafta içerisin . . .de antibiyotik kullanmamış olan, lateks alerjisi olmayan, ilk örnek alımından önceki 24 saat içerisinde cerrahi el yıkama uygulamamış olan 33 hemşire ile yapıldı. Araştırmaya katılanların el florası üzerindeki bakteri kolonizasyonunu ölçmek için eldiven sıvı yöntemi (glove juice methodu) kullanıldı. Veriler SPSS 16.0 programında tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Elde edilen bulgular 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırmada, hemşirelerin cerrahi el yıkama sonrası oje sürülen ve oje sürülmeyen ellerinden alınan örneklerdeki bakteri sayıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı. Hemşirelerin demografik özellikleri ile bakteri sayıları arasında anlamlı bir farklılık görülmezken; en genç yaş grubundakilerin, lisans mezunu olanların, 1-10 yıl meslekte ve ameliyathanede çalışanların, 2 mm’ den küçük tırnak uzunluğu olanların, düzenli nemlendirici kullananların ellerindeki ortalama bakteri sayılarının daha yüksek olduğu saptandı. Bu bulgular doğrultusunda araştırma, taze sürülmüş ojenin bakteriyel kolonizasyonda etkisi olmadığını gösterdi. Surgical site infections are very important and serious problem on morbidity, mortality, increasing the length of stay hospital and hospital costs.It is known to be very important handwashing practices of health care workers of operating room in the prevention of surgical site infections. In the literature there is no definitive judgement about the effect of using nail polish by operating room nurses on surgical hand washing. This study was carried out as experimental research with 33 nurses working at Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Operating Unit and that over 18 years between 09.01.2015 - 15.07.2016. Nurses were excluded if they had skin irritation, latex allergy or eczema, if they had taken antibiotics during the previous 2 weeks or had performed surgical hand disinfection during the preceeding 24 hours. Glove juice method were used to measure the bacterial colonization on the flora of the participants.The data obtained analyzed in SPSS 16.0 with descriptive statical methods, Man Whitney U test and Kruskal Wallis test. Findings have been evaluated 0.05 meaning level. As a result, surgical nurses were no statistically significant difference between the number of bacteria in samples taken when after hand-washing natural nails and applying nail polish.The demographic characteristics of the nurses were no evident significant difference between the number of bacteria but in the youngest age group, license degree, 1-10 years in the profession and 1-10 years working in the operating room, smaller than 2 mm nail length, the use of regular moisturizer was found to be higher than the average bacteria count in their hands. Findings have been evaluated 0.05 meaning level Daha fazlası Daha az

Yardımcı hizmet personelinin hijyenik el yıkama uyumuna yönelik eğitimin etkisi

Doğan, Şükran

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Araştırma, yardımcı hizmet personelinin hijyenik el yıkama uyumuna yönelik eğitimin etkisini değerlendirmek amacıyla tek gruplu ön test-son test yarı deneysel tipte gerçekleştirildi. Araştırma, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi; cerrahi klinikler, ameliyathane, yoğun bakım üniteleri ve invaziv işlem yapılan kliniklerde 2 Ocak 2019-1 Haziran 2019 tarihleri arasında yürütüldü. Araştırmanın örneklemini kurumda çalışan 159 yardımcı hizmet personeli oluşturdu. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgiler Soru Formu, El Hijyenine Yönelik Veri Formu, Yardımcı Hizmet Personeli El Hijyeni Uyum Ölçeği ve Eğ . . .itim Değerlendirme Formu kullanıldı. Araştırmanın birinci aşamasında 8 uzmandan görüş alınarak Hijyenik El Yıkama Kitapçığı oluşturuldu. İkinci aşamasında, yardımcı hizmet personelinin önce anketleri ve ölçeği doldurması sağlanarak uygulamalı hijyenik el yıkama eğitimi verildi. Üçüncü aşamada, eğitimden üç ay sonra aynı anket ve ölçeğin tekrar doldurulması sağlandı. Verilerin analizinde, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı testler kullanıldı. Araştırmaya katılan yardımcı hizmet personelinin %52.8’i 31-40 yaş aralığında, %73’ü erkek, %85.6’si evli, %56’sı ilköğretim mezunu, %58.5’inin 11 yılın üzerinde çalışma deneyimi olduğu belirlendi. Yardımcı hizmet personelinin %44’ü cerrahi serviste, %22’si yoğun bakım ünitesinde, %14.5’i ameliyathane, %19.5’inin ise diğer servislerde görev yaptığı saptandı. Yardımcı hizmet personelinin %99.4’ünün önceden el hijyeni eğitimi aldığı, %73.6’sı bu eğitimi hizmet içi eğitim ile aldığı saptandı. Eğitim sonrasında cerrahi servis ve yoğun bakım ünitesinde görev yapan yardımcı hizmet personelinin “Hastaya Temas Sonrası” puan ortalamalarının düştüğü, ameliyathanede görev yapan katılımcıların “hastaya temas sonrası” puan ortalamalarının arttığı, eğitimi 1 ay önce aldığını belirten yardımcı hizmet personellerinin “Hasta Çevresine Temas Sonrası” alt boyutunun eğitim sonrası puan ortalamasının, eğitim öncesi puan ortalamasından anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. The aim of this one-group pretest-posttest study was to evaluate the impact of training on the hand hygiene compliance. The study was performed between January 2019 and June 2019 in Zonguldak Bülent Ecevit University Health Practice and Research Center, and included: surgical clinics, operating room, intensive care units and clinics of invasive procedures. The sample of the study consisted of 159 assistant of service staff. Personal Information Questionnaire, Hand Hygiene Data Form, Assistant Service Personnel Hand Hygiene Compliance Scale and Training Evaluation Form were used in collecting the data. In the first stage of the research, 8 experts were consulted about the Booklet of hand hygiene. In the second stage, the participants were taught how to fill the survey of hand hygiene scale. In the third stage, the same questionnaire and scale were filled again three months after the training. In the analysis of the data, descriptive and correlational tests were used. 52.8% of participants were between the ages of 31-40 years, 73% male, 85.6% married, 56% primary school graduates, and 58.5% had more than 11 years’ experience. 44% of participants were from the surgical service, 22% the intensive care unit, 14.5% the operating room and 19.5% from other services. It was found that 99.4% of participants had received hand hygiene training before this study, and 73.6% of them received this training in their current work. After the training, the mean scores of “After Patient Contact” were decreased in the participants from the surgical service and intensive care unit; the mean scores of “contact with the patient” were increased in the participants from operating room, the mean score of “After Contact with Patient Environment” in participants who received the training 1 month ago were significantly higher than the pre-training mean score Daha fazlası Daha az

Çocuklarda venöz kan alımı sırasında kullanılan sanal gerçeklik gözlüğünün hissedilen ağrı üzerine etkisi

Göksu, Fatma

Master Thesis | 2017 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Araştırma, kan alma işlemi sırasında sanal gerçeklik gözlüğü ile yapılan dikkati dağıtma tekniğinin çocuğun ağrısını azaltmaya yönelik etkisini belirlemek amaçlı yapılan randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi çocuk kan alma polikliniğine Mayıs 2016-Eylül 2016 tarihleri arasında gelen 6-10 yaş arası çocuklar oluşturmuştur. Örnekleme 40’ı kontrol ve 40’ı deney grubu olmak üzere toplam 80 çocuk alınmıştır. Çocukların ve ailelerin sosyodemografik özelliklerini belirlemek için Tanıtıcı Bilgi Formu, çocukların işlem sırasında hissettikler . . .i ağrı düzeyini değerlendirmek için Yüzler Ağrı Kıyaslama Ölçeği ve Görsel Kıyaslama Ölçeği kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara kan alma işlemi süresince sanal gerçeklik gözlüğü ile video izletilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 19.0 paket programıyla yapılmıştır. Deney grubu çocukların işlem sonrası “Yüzler Ağrı Kıyaslama Ölçeğine” verdikleri puanın ortalamasının 1.02±1.12, “Görsel Ağrı Kıyaslama Ölçeğine” verdikleri puanın ortalaması 1.87±1.97, kontrol grubu çocukların ise “Yüzler Ağrı Kıyaslama Ölçeğine” verdikleri puanın ortalamasının 2.47±1.83, “Görsel Ağrı Kıyaslama Ölçeğine” verdikleri puanın ortalaması 4.17±3.16 olduğu belirlenmiş, iki grup arasında ileri düzeyde anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p=0.0001 ve p=0.001). Sonuç olarak kan alma işlemi sırasında çocuklarda ağrıyı azaltmada sanal gerçeklik gözlüğünün etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir. This was a randomized, controlled experimental study that was performed to determine the effect of distraction technique which was applied by a virtual reality headset for decreasing the pain of the child during blood drawal. The universe of the study was composed of children between the ages of 6-10 years old who admitted to blood drawal service in Zonguldak Bulent Ecevit University Health Practice and Research Center between May 2016-September 2016. A total of 80 children, 40 in the control group and 40 in the experimental group, were taken. Descriptive Information Form was used to determine sociodemographic characteristics of the children and their families, and Faces Comparative Pain Scale and Visual Comparative Pain Scale were used to determine the pain level experienced by the children during the procedure. Children in the experimental group were made to watch a video by a virtual reality headset during the blood drawal procedure. Data were assessed by SPSS 19.0 package program. It was found that mean score of the children in the experimental group from “Faces Pain Scale” was 1.02±1.12 following the procedure and their mean score from “Visual Comparative Pain Scale” was 1.87±1.97. For the children in control group, mean score from “Faces Comparative Pain Scale was 2.47±1.83 and mean score from “Visual Comparative Pain Scale” was 4.17±3.16; and also, a statistically significant difference was found between two groups (p=0.0001 and p=0.001). In conclusion, virtual reality headset was found to be an effective method in decreasing pain in children during blood drawal Daha fazlası Daha az

Mekanik ventilatör desteğindeki hastalara iki farklı yöntemle verilen ağız bakımının oral mukozadaki bakteriyel kolonizasyon üzerine etkisi

Öksüzoğlu, Ayşe

Master Thesis | 2018 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Bu çalışma, mekanik ventilatör desteğindeki hastalarda iki farklı yöntemle verilen ağız bakımının etkisini incelemek amacıyla deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma, Bülent Ecevit Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Anestezi- Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi ve Genel Yoğun BakımÜnitesinde 26.03.2017- 20.02.2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, mekanik ventilatör desteği başlangıcından 24 saat geçmemiş 30 hasta oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında; Hasta Bilgi Formu, Hasta İzlem Formu, Ağız Değerlendirme İzlem Formu, Ağız Değerlendirme Ölçeği ve Mikrobiyolojik İzlem Formu kullanılmıştır. . . .Hastalar 2 gruba ayrılıp, deney grubundaki hastalara serum fizyolojik ve diş fırçası ile kontrol grubundaki hastalara sodyum bikarbonatlı spanç sarılı abeslangla 4 gün süreyle günde 4 kez ağız bakımı verilmiştir. Mikrobiyolojik inceleme için 1. ve 4. gün ağızdan swapla alınan kültür sonuçları değerlendirilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için Kocaeli Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan etik izin, kurumdan yazılı izin, hasta yakınlarından aydınlatılmış onam alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Pearson Ki-Kare testi, t testi, Mann Whitney testi ve Fisher Exact test; Mc Nemar testi kullanılmıştır. Sonuçlar % 95 güven aralığında, Daha fazlası Daha az

Noninvaziv mekanik solunum desteği alan hastalarda yüz bölgesindeki basınç yarası prevelansı ve oluşumunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Akın, Neslihan

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği

İnvaziv olmayan mekanik ventilasyon (NIMV); birçok akut ve kronik solunum yetmezliği durumlarında yaygın olarak kullanılan standart bir tedavi haline gelmiştir. NIMV uygulaması başta yoğun bakım üniteleri olmak üzere geniş kullanım alanına sahiptir. NIMV tedavisi sırasında kullanılan maskeye bağlı gelişen yüz basınç yaralanmaları ise tedavi başarısını engelleyen en önemli etkenlerinden biridir ve %7.0 ile %100.0 oranında görülme sıklığına sahiptir. Bu çalışma, Zonguldak ili Çaycuma ilçesindeki devlet hastanesinin dahili yoğun bakım ünitesinde noninvaziv mekanik solunum desteği alan hastalarda yüz bölgesindeki basınç yarası sıklığını . . . ve oluşumunu etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla longitudinal tipte tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan etik izin, kurumdan yazılı izin, hasta veya yakınlarından aydınlatılmış onam alınmıştır. Araştırma 01 Şubat 2018 – 01 Şubat 2019 tarihleri arasında 33 hasta ile yapılmıştır. Araştırma verileri; hastanın bireysel özelliklerini, klinik bulgularını ve arteriyel kan gazı değerlerini içeren veri toplama formu, hastanın bilinç durumunu değerlendirmek için “Glasgow Koma Skoru’’, hastalık ciddiyetini belirlemek için “Basitleştirilmiş Akut Fizyoloji Skoru’’, hasta-maske uyumu değerlendirme formu, yüz bölgesi deri değerlendirme formu ve hemşirelik bakımı uygulama stratejileri formu aracılığı ile elde edilmiştir. Araştırmaya dahil olma kriterlerini taşıyan hastalar NIMV tedavisi başlangıcından itibaren ilk 24 saat değerlendirilmiş ve veriler tedavinin 2, 6, 12 ve 24. saatlerinde kayıt altına alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metodlar, Mann-Whitney U testi, Friedman Testi, Bonferroni düzeltmeli Wilcoxon signed-ranks testi, Fisher’s exact testi ve Fisher-Freeman-Halton exact testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms