Filtreler
Filtreler
Bulunan: 94 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [5]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [1]
Yazar [20]
Yayın Yılı [9]
Tez Danışmanı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [20]
Yayın Dili [1]
Onkoloji servisinde yatan hastaların psikososyal gereksinimlerini belirleme

Ertuğrul Kırık, Emel

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Araştırma onkoloji biriminde yatan hastaların psikososyal gereksinimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı-kesitsel olarak yapılan çalışmanın evrenini, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi‟nin Onkoloji Biriminde yatan kanser hastaları, örneklemini ise 01.07.2019-31.09.2019 tarihleri arasında bu birimde yatan ve araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılamış olan 100 hasta oluşturmuştur. Çalışmanın verileri “Onkoloji Biriminde Yatan Hastaların Sosyodemografik, Klinik ve Psikososyal Özelliklerine İlişkin Bilgi Toplama Formu” ve “Destekleyici Bakım Gereksinimleri Ölçeği‟nin Kısa Formu” ile t . . .oplanmıştır. İstatistiksel analizler için NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel metodlar, Shapiro-Wilk testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Dunn-Bonferroni testi, Pearson ki-kare testi, Fisher‟s exact test kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda kanser hastaları arasında psikososyal sorun yaşayanların, psikiyatrik belirtileri ve tanısı olanların, ruhsal desteğe ihtiyacı olanların, destekleyici bakım gereksinimlerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Sosyal destek alanların destekleyici bakım gereksinimleri, almayanlara oranla daha düşüktür. Hastada tanı süresinin uzaması ve metastaz varlığı, fiziksel ve günlük yaşamı destekleyici bakım gereksinimleri artırmaktadır. The research was conducted to determine the psychosocial needs of patients hospitalized in the oncology unit. The universe of this descriptive-cross-sectional study consisted of cancer patients hospitalized in Oncology Unit of Zonguldak Bulent Ecevit University Application and Research Center and the sample consisted of 100 patients who received treatment between 01.07.2019-31.09.2019 and fulfilled the research criteria. The data of the study were collected with “Information Collection Form Regarding Socio-demographic, Clinical and Psychosocial Features of Patients Hospitalized in Oncology Unit” and “Supportive Care Needs Scale”. NCSS 2007 program was used for statistical analysis. Descriptive statistical methods, Shapiro-Wilk test, Mann- Whitney U test, Kruskal-Wallis test, Dunn-Bonferroni test, Pearson chi-square test, Fisher's exact test were used in the analysis of the data. As a result of the study, it was found that supportive care needs were higher among cancer patients who had psychosocial problems, psychiatric symptoms and diagnoses, and those who needed psychological support. Supportive care needs of those receiving social support are lower than those who do not receive supportive care. Prolonged diagnosis and presence of metastases increase the need for physical and daily life supportive care Daha fazlası Daha az

Bir mizah girişiminin çocuk ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrası anksiyetesini azaltmaya etkisi: Hastane palyaçoluğu

Çiftçi, Eda

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Hastane palyaçoları, hastanede yatan çocukların tedavisinde farmakolojik olmayan bir müdahale aracı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu araştırma, Yale Modifiye Preoperatif Anksiyete Ölçeği (Kısaltılmış Versiyonu) Çocuk Formu’nun (YMPAÖÇF) Türkçe uyarlamasını yapmak ve çocukların ve ebeveynlerinin preoperatif anksiyetelerinin azaltılmasında bir mizahi girişim olan hastane palyaçoluğunun etkisinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. İlk aşamada, Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında YMPAÖÇF Türkç . . .e geçerlik ve güvenirlik çalışması gerçekleştirilmiştir. Ön uygulamada 10, ölçeğin uygulanmasında 40 çocuk ile çalışılmıştır. Cronbach alfa değeri 0.911 olarak tespit edilmiş ve ölçeğin güvenirliği ve geçerliği sağlanmıştır. İkinci aşamada, günübirlik cerrahi müdahale geçirecek olan bir çocuğun ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrasında anksiyetesini azaltabilmek için girişimde bulunulmuştur. Bu aşama aynı hastanelerde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında 105 çocuk ve ebeveynleri ile yapılmıştır. Çocuk ve ebeveynler; kontrol (rutin ameliyat öncesi ve sonrası tedavi süreci), deney 1 (hemşirenin oyuncak bebek üzerinde ameliyat öncesi bilgi verdiği) ve deney 2 (hastane palyaçosunun terapötik oyun uyguladığı) grubuna randomize atanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda deney 2 grubundaki çocuklardaki anksiyete artışı, kontrol grubu ve deney 1 grubu anksiyete artışlarından daha düşük olduğu görülmüştür (p=0.001; Daha fazlası Daha az

Nebülizatör tedavisi alan 3-6 yaş grubu çocuklarda oyuncak tipi nebülizatör ile verilen eğitimin etkinliğinin değerlendirilmesi

Yanık, Merve

Master Thesis | 2018 |

Araştırma, 3-6 yaş grubu nebülizatör kullanan çocukların annelerine oyuncak tipi nebülizatör ile verilen uygulama eğitiminin annenin uygulama beceri davranışı, kaygı düzeyi ve çocuğun anksiyetesine etkisini belirlemek amacıyla yapılan randomize kontrollü bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk kliniklerinde, Ekim 2016 ile Ocak 2018 tarihleri arasında nebül tedavisi alan 3-6 yaş grubu çocuklar ve anneleri oluşturmuştur. Örnekleme vaka alma kriterlerine uygun, ölçek geçerliliği için 60 çocuk ve tez çalışması için 60 çocuk ve annesi alınmıştır. Araştırmaya dahil edilen çocuklar ve an . . .neleri randomize kontrollü olarak 30 kişilik iki gruba ayrılmıştır (Deney ve Kontrol grubu). Çocukların ve annelerin sosyodemografik özelliklerini belirlemek için Tanıtıcı Bilgi Formu, çocukların işlem öncesinde hissettikleri anksiyeteyi değerlendirmek için Çocukların Duygusal Dışa Vurumunu Değerlendirme Ölçeği (ÇDDVDÖ) kullanılmıştır. Annelerin nebülizatör ile ilaç kullanma becerileri bir skala aracılığıyla, anksiyeteleri “Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI)” ile değerlendirilmiştir. Nebülizatör kullanımı konusunda kontrol grubundaki annelere hastanenin rutin eğitim prosedürü uygulanırken, deney grubundaki annelere ise oyuncak tipi nebülizatör ve el broşürü kullanılarak uygulamalı eğitim verilmiştir. Araştırma öncesinde araştırmaya dahil edilecek çocukların anksiyetesini değerlendirme aracı olarak kullanılacak ölçeğin geçerlilik ve güvenilirliği çalışılmış ve ölçek kullanılabilir bulunmuştur. Oyuncak tipi nebülizatör ile tedavinin çocukların anksiyetesi üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir ( Daha fazlası Daha az

Cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin profesyonel değerlerinin bakım davranışlarına etkisi: Zonguldak ili örneği

Çelik Bekleviç,Arzum

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Araştırma, cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin profesyonel değerlerinin bakım davranışlarına etkisini değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın örneklemini Zonguldak İl’inde bulunan hastanelerin cerrahi birimlerinde çalışan 245 hemşire oluşturmuştur. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Hemşirelerin Profesyonel Değerleri Ölçeği ve Bakım Davranışları Ölçeği-24 ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı testler kullanılmıştır. Araştırmada, hemşirelerin yaş ortalaması 33.63±7.53 olup, %82.9’ u kadın ve %68.6’sı evli, %68.2’si lisans mezunu ve %47.8’ inin meslekte çalışma yılı . . . 11 ve üzerindedir. Hemşirelerin %71.4’ü klinik hemşiresi, %9.8’i ameliyathane hemşiresi, %13.5’i yoğun bakım hemşiresi olarak çalışmaktadır. Hemşirelerin %56.3’ü bilimsel kongreye katılmamış olup %64.9’ u mesleki bir derneğe üye değildir. Profesyonel değerler ile ilgili eğitim almış hemşirelerin oranı %55.1, etik deontoloji ile ilgili eğitim almış olanların ise %57.1’dir. Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin HPDÖ toplam puan ortalaması 118.26±21.10, ölçeğin alt boyutları ortalaması; insan onuru 42.24±7.91, sorumluluk 26.03±5.21, harekete geçme 18.81±3.91, güvenlik 15.67±2.84, otonomi 15.49±3.10 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin, BDÖ-24 toplam puan ortalaması 5.25±0.66, alt boyut ortalamaları; güvence 5.21±0.72, saygılı olma 5.21±0.73, bilgi beceri 5.50±0.63 ve bağlılık 5.13±0.73’dür. Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin HPDÖ ile BDÖ-24 puan ortalamaları arasında zayıf, pozitif yönde, anlamlı bir ilişki mevcuttur. Araştırma, cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin profesyonel değerleri ve bakım davranışları algısının yüksek olduğunu ve profesyonel değerlerin bakım davranışlarını olumlu etkilediğini göstermiştir. Bu sonuç doğrultusunda, cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin profesyonel değerlerinin geliştirilmesi ve bakım davranışlarını içselleştirmesi için kişisel ve yönetimsel faaliyetlerin gerçekleştirilmesi önerilebilir. The aim of this study was to evaluate the effect of professional values on care behaviors of nurses working in surgical clinics. The sample of this descriptive study consisted of 245 nurses that working in the surgical units of the hospitals in Zonguldak. The data was collected by the Personal Information Form, the Professional Values of Nurses Scale (PVNS) and the Caring Behavior Scale-24 (CBS-24). Descriptive and correlational tests were used to analyze the data. In the study, the mean age of the nurses was 33.63 ± 7.53, 82.9% were women and 68.6% were married, 68.2% were bachelor's degree and 47.8% were occupational years 11 and over. 71.4% of the nurses work as clinical nurses, 9.8% are operating nurses and 13.5% are nurses as intensive care nurses. 56.3% of the nurses did not attend the scientific congress and 64.9% were not members of a professional association. The percentage of nurses who have received training in professional values is 55.1% and 57.1% is those who have been trained in ethical deontology. The mean total PVNS score of the nurses working in the surgical units was 118.26 ± 21.10, the mean of the sub-dimensions of the scale; human dignity was 42.24 ± 7.91, responsibility was 26.03 ± 5.21, action was 18.81 ± 3.91, security was 15.67 ± 2.84, autonomy was 15.49 ± 3.10. The mean total score of the nurses in CBS-24 was 5.25 ± 0.66, and the subscale mean of the scale; assurance 5.21 ± 0.72, respectfulness 5.21 ± 0.73, knowledge skill 5.50 ± 0.63 and commitment 5.13 ± 0.73. There is a weak, positive and significant relationship between the professional values of nurses working in surgical units (PVNS) and the scale of care behaviors (CBS-24). The study showed that professional values and care behaviors of nurses working in surgical clinics were high and professional values had a positive effect on care behaviors. In line with this result, it can be suggested that personal and managerial activities should be carried out to improve the professional values of nurses working in surgical units and internalize their care behaviors Daha fazlası Daha az

Zonguldak il merkezinde çocuk kliniklerinde çalışan hemşirelerin çocuğun bakımında ebeveyn katılımına yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Türkmen Çoban, Selda

Master Thesis | 2017 | Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Bu çalışma hastanede yatan çocuğun bakımına ebeveynlerin katılımı konusunda hemşirelerin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırma, 01 Ekim 2015- Ocak 2016 tarihleri arasında, Zonguldak il merkezinde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde bulunan çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniklerinde yapılmıştır. Çalışmada örneklem seçimine gidilmemiş olup, 130 hemşire örneklemi oluşturmuştur. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan hemşirelerin sosyo-demografik özelliklerine yönelik Tanıtıcı Bilg . . .i Formu ve ‘Ebeveyn Katılımı Tutum Ölçeği’ (EKTÖ) ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 19.0 programı ile değerlendirilmiştir. Analizlerde Student T testi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis varyans analizi kullanılmıştır. Kruskal-Wallis varyans analizinde alt grupların ikişerli karşılaştırılması Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney U testi ile yapılmıştır. Çalışmamızda araştırmaya katılan hemşirelerin iş yaşamı özelliklerine göre EKTÖ puan ortalamaları değerlendirildiğinde çalışılan hastane, klinik, klinikte çalışılan konum ve aile merkezli bakıma yönelik bilgi alma durumu arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir ( Daha fazlası Daha az

Nöroşirurji yoğun bakım hastalarında uygulanan derin ve yüzeyel endotrakeal aspirasyonun hemodinamik parametreler ve ağrı üzerine etkileri

Altıntaş, Sibel

Master Thesis | 2016 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yükseklisans Programı

Ameliyat sonrası nöroşirurji hastalarında uygulanan endotrakeal entübasyon uygulaması ve mekanik ventilasyon tedavi edici olmakla birlikte komplikasyon riskini artırmaktadır. Mekanik ventilatöre bağlı nöroşirurji hastalarına uygulanan bakım hizmetlerinden, özellikle pozisyon verme ve derin endotrakeal aspirasyon işlemi hastalarda kafa içi basıncının (KİBA) artmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, derin ve yüzeyel endotrakeal aspirasyon uygulaması sırasında ve sonrasında hastanın hemodinamik bulgularında oluşabilecek değişikliklerin yakından izlenmesi ve sonuçların karşılaştırılarak değerlendirilmesi gereklidir. Araştırma, ameliya . . .t sonrası dönemde mekanik ventilatöre bağlı nöroşirurji hastalarında uygulanan derin ve yüzeyel endotrakeal aspirasyon uygulamalarının arteriyel kan basıncı, kalp atım hızı, vücut ısısı, solunum sayısı, oksijen satürasyon düzeyi ve ağrı üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, randomize kontrollü deneysel araştırma olarak gerçekleştirildi. Araştırmada, 01/09/2015-01/11/2016 tarihleri arasında açık sistem endotrakeal aspirasyon yöntemi ile 37 hastaya derin endotrakeal aspirasyon, 37 hastaya yüzeyel endotrakeal aspirasyon uygulandı. Endotrakeal aspirasyon öncesi, sonrası 1. dk, 5. dk ve 30. dk’ da hastaların arteriyel kan basınçları, kalp atım hızları, vücut ısısı, solunum sayıları, SpO2 değerleri ve ağrı durumları değerlendirilerek karşılaştırıldı. Veriler, SPSS 16.0 programında tanımlayıcı istatiksel yöntemlerin yanı sıra bağımsız değişkenlerde t testi, tekrarlayıcı ölçümlerde iki yönlü ANOVA ile değerlendirildi. Elde edilen bulgular 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırmada; uygulanan derin ve yüzeyel endotrakeal aspirasyon yöntemleri arasında klinik ve istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığı, ancak endotrakeal aspirasyon uygulaması öncesi ve uygulamadan 30 dk sonrası hastalardaki değerler karşılaştırıldığında; yüzeyel endotrakeal aspirasyonun az farklarla derin endotrakeal aspirasyona göre hastaların sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarında, kalp atım hızında daha az değişikliklere neden olduğu, oksijenasyon düzeyinde daha olumlu etkisinin gözlendiği, daha az travmatik olduğu ve hastada daha az ağrıya neden olduğu belirlendi. Ayrıca derin endotrakeal aspirasyondan sonra 1. dk' da hastaların sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının, kalp atım hızlarının, solunum sayılarının ve deneyimledikleri ağrı şiddetinin daha fazla arttığı da gözlemlendi. In spite of being therapeutic, postoperative endotracheal intubation and mechanical ventilation applied to neurosurgery patients increase complication risk. Of nursing services applied to ventilated neurosurgery patients, especially patient positioning and deep endotracheal suctioning may lead intracranial pressure(ICP) in patients to increase. Therefore, during and after shallow and deep endotracheal suctioning, probable changes in patients hemodynamic symptoms must be examined closely and results must be evaluated comparingly. This research was conducted as a randomized controlled experimental trial to determine the effects of postoperative shallow and deep endotracheal suctioning applied to ventilated neurosurgery patients on arterial blood pressure, pulse rate, body temperature, respiration rate, oxygen saturation level and pain. In the research, between the dates of 01/09/2015 and 01/11/2016 with the method of open system suctioning shallow endotracheal suctioning was performed in 37 patients and deep endotracheal suctioning was also performed in 37 patients. At the 1st, 5th and 30th minutes of pre and post endotracheal suctioning arterial blood pressure, pulse rate, body temperature, respiration rate, SpO2 levels and pain status of patients were compared evaluatingly. Findings were evaluated with SPSS 16.0 program in addition to t-test for independent variables and two way ANOVA for repeated measurements. The results obtained were interpreted in accordance with 0.05 significance level. In the research, there wasn’t detected any clinically and statistically significant difference between performed shallow and deep endotracheal suctioning methods. Yet, when patients’ 30 minutes pre and post endotracheal suctioning values were compared, it was found that shallow endotracheal suctioning slightly causes less changes in patients’ systolic and diastolic arterial blood pressures and pulse rates, has more postive impact on oxygenation level, is less traumatic and causes less pain in patients compared to deep endotracheal suctioning. Furthermore, at the 1st minute after deep endotracheal suctioning, it was observed that patients’ systolic and diastolic arterial blood pressures, pulse rates, respiration rates and the pain experienced increased more Daha fazlası Daha az

Dirençli acinetobacter baumannii suşlarıyla geliştirilen enfeksiyonlarda sulbaktam/kolistin ve meropenem/kolistin kombinasyon tedavi etkinliğinin galleria mellonella deneysel modelinde in vivo olarak araştırılması

Subaşı, Eldan

Master Thesis | 2020 | Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Amaç: Kolistinin tek başına veya diğer antimikrobiyallerle kombine olarak enfeksiyonlarda klinik olarak sıklıkla kullanıldığı bildirilmiştir. Bu çalışmada, meropenem ve sulbaktam ile kombine edilen kolistinin çoklu ve pan ilaç dirençli Acinetobacter baumannii klinik izolatlarına karşı sinerjistik aktivitesini hem in vitro hem de in vivo yöntemlerle araştırdık. Gereç/yöntem: Kolistin, meropenem ve sulbaktamın duyarlı (n = 3), çoklu (n = 3) ve pan ilaç dirençli (n = 3) A. baumannii klinik izolatlarına karşı antibakteriyel aktivitesi araştırıldı. Kolistinin meropenem ve sulbaktam ile sinerjistik aktivitesi checkerboard yöntemi ile değe . . .rlendirildi. Seçilen antibiyotikler arasındaki etkileşimler, fraksiyonel inhibitör konsantrasyon endeksi hesaplanarak belirlendi. Galleria mellonella, in vivo etkinlik testleri için deneysel model olarak kullanıldı. Bulgular: Kolistin meropenem ve kolistin sulbaktam olmak üzere her iki kombinasyon, pan ilaç dirençli izolatları üzerinde additif bir etkiye sahipken, çoklu ilaç dirençli izolatları üzerinde additif veya sinerjistik etki gösterdi. Pan ilaç dirençli izolatlarıyla enfekte edilen ve sadece tedavi edilen kombinasyonlarda larvaların tümünün öldüğü gözlenirken, kolistin sulbaktam kombinasyon grubunda %80'i ölmüştü. Çoklu ilaç dirençli izolatlarıyla enfekte larva grubunda, sağkalım oranları; kolistin %50, meropenem %10, sulbaktam %10 ve kolistin/meropenem kombinasyonu %70. Sonuçlar: Sonuçlarımız Kolistinin hem sulbaktam hem de meropenem ile kombinasyon halinde artmış aktiviteye sahip olduğunu Acinetobacter enfeksiyonları için umut vaat edebileceğini göstermektedir. Bu çalışma aynı zamanda klinik izolatlarda kolistin kombinasyonlarının etkinliğini hem in vitro hem de in vivo yöntemlerle değerlendiren ilk çalışma olarak dikkat çekmektedir. Aim: Colistin has been reported to be frequently used clinically in infections, single or combined with other antimicrobials. In this study, we investigated the synergistic activity of colistin combining with meropenem and sulbactam against Multidrug and pandrug resistance Acinetobacter baumannii clinical isolates both by in vitro and in vivo methods. Materials/methods: The antibacterial activity of colistin, meropenem and sulbactam against sensitive (n=3), Multidrug (n=3) and pandrug resistance (n=3) A. baumannii clinical isolates was investigated. The synergistic activity of colistin with meropenem and sulbactam was evaluated by checkerboard method. Interactions between the selected antibiotics were determined by calculating the fractional inhibitory concentration index. Galleria mellonella was used as an experimental model for in vivo activity testing. Results: Both combinations, colistin meropenem and colistin sulbactam had additive effect on pandrug-resistance isolates while additive effect or synergism on Multidrug-resistance isolates. The larvae infected by pandrug-resistance isolates and in combination treated alone were all dead; while 80% were dead in the colistin sulbactam combination group. In the larvae group infected by Multidrug-resistance isolates, survival rates; treated with colistin 50%, with meropenem 10%, with sulbactam 10% and with colistin+meropenem combination 70%. Conclusion: Our results indicate that colistin with combination to both sulbactam and meropenem has enhanced activity and may be promising Acinetobacter infections. This study is also remarkable to be the first for evaluating colistin combinations on clinical isolates by both in vitro and in vivo methods Daha fazlası Daha az

Muhasebe bilgi sisteminin örgütsel performansa etkisi: TR81 bölgesi uygulaması

Şiraslan, Mammadov

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Anabilim Dalı

Muhasebe Bilgi Sistemi, örgütsel düzeyde muhasebe bilgisinin tanımlanması, toplanması, kaydedilmesi ve yorumlanmasını içermektedir. Güvenli veri depolama özelliğine sahip, şirketin hedefleriyle uyumlu, güvenilir, yönetime ihtiyaç duyduğu bilgiyi sağlayan, zamanında rapor üreten, muhasebe standartları, yasa ve kanunlarla uyumlu, hata ve hileleri önlemek için tasarlanmış, işletme bilgilerini doğru ve eksiksiz bir biçimde yansıtan etkin bir muhasebe bilgi sistemi, örgütün performansının geliştirilmesinde örgütsel yönetime yardımcı olan bir araçtır. Etkin muhasebe bilgi sistemi işletmelerde, maliyet tasarrufu sağlamakta, kalite ve verim . . .liliği artırmakta, işletmeye rekabet avantajı sağlamakta, daha doğru ve etkin kararlar alınmasında yönetime yardımcı olmakta, çalışanların işletmeye bağlılığı ve müşteri memnuniyetini artırmaktadır. Dünya’da ve Türkiye’de muhasebe bilgi sisteminin işletmelerde uygulanması ve uygulama ile elde edilen yararlar kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Bununla birlikte güncel literatürde muhasebe bilgi sistemi ile örgütsel performans arasındaki ilişkiyi inceleyen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, muhasebe bilgi sisteminin örgütsel performans üzerindeki olası etkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Zonguldak, Karabük ve Bartın illerini içine alan TR81 bölgesinde faaliyet gösteren 120 üretim işletmesi yöneticilerine yüz yüze anket yöntemi uygulanmış olup elde edilen veriler istatistiki yöntemler aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; muhasebe bilgi sistemi ile örgütsel performans arasında pozitif yönde istatistiki olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmış olup, muhasebe bilgi sisteminin %33,4 seviyesinde örgütsel performansdaki değişimi açıkladığı tespit edilmiştir. Accounting Information System includes the definition, collection, recording and interpretation of accounting information at the organizational level. An effective accounting information system with secure data storage; consistent with the company’s objectives; reliable; providing the information that management needs; generating timely reports; complying with accounting standarts, laws and regulations; designed to prevent errors and frauds; accurately and completely reflecting bussines information is a tool that helps organizational management in improving the performance of the organizational. An effectife accounting information system provides cost savings, icreases quality and productivity, provides competitive advantage to the enterprises, helps management in making more accurate and effective decisions, and increases employee loyalty and customer satisfaction. In the world and Turkey in accounting information system implementation and success of the business has been investigated in a comprehensive manner. However, there is a limited number of studies in the literature examining the relationship between accounting information system and organizational performance. This study aims to analyze the possible impact of accounting information system on organizational performance. In this context, data obtained by using face to face survey method for 120 production enterprises operating in TR81 region including Zonguldak, Karabük and Bartın provinces were analyzed and evaluated with statistical methods. According to the results obtained in the study; It has been found that there is a statistically significant relationship between accounting information system and organizational performance and it is found that accounting information system explains the change in organizational performance at the level of 33.4% Daha fazlası Daha az

Vergi takozunun doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerine etkisi: Avrupa Birliği örneği

Kaygusuz, Ferda

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Doğrudan yabancı yatırım, bir ülkedeki bir firma veya bireyin başka bir ülkede bulunan iş alanlarına yaptığı bir yatırımdır. Genel olarak, doğrudan yabancı yatırım, yatırımcı yabancı ticari faaliyetler kurduğunda veya yabancı bir şirkette yabancı işletme varlıkları edindiğinde gerçekleşir. Bununla birlikte, doğrudan yabancı sermaye yatırımı, bir yatırımcının yalnızca yabancı şirketlerin hisse senetlerini satın aldığı portföy yatırımlarından ayrılmaktadır. Günümüzdeki küreselleşme eğilimleri, yabancı sermaye yatırımlarının belirleyicilerini farklılaştırmıştır. Bu kapsamda başta kurumsal faktörler olmak üzere ekonomik, siyasi ve polit . . .ik bileşenler yatırımlarda yer seçim kararlarını etkilemektedir. Bu faktörler içerisinde özellikle son dönemde vergisel faktörler dikkat çekici bir konumdadır. Vergi sistemlerinin ülkeler arasındaki farklılıkları yabancı sermaye yatırımların hem karlılığını hem de mekânsal dağılımını etkilemektedir. Son dönemde en çok dikkat çeken vergisel düzenleme ise bir ülkenin emeğe dayattığı göreceli vergi yükünün bir ölçüsü olan vergi takozudur. Çünkü işgücü üzerindeki vergi yükü hem işgücü piyasasının verimliliğini etkilemekte hem de yabancı yatırımların karlılığını değiştirmektedir. Bu çalışmada, vergi takozunun doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkisi ölçülmüştür. Çalışma, Avrupa Birliği üyesi ülkeleri örneklem olarak ele almıştır. Vergi takozunun doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkisini ölçmek için GSYİH, döviz kuru ve sabit yatırım harcamaları kontrol değişken olarak belirlenmiştir. Çalışmada, Avrupa Birliği örnekleminde, doğrudan yabancı yatırımlar ile vergi takozu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Başka bir ifadeyle, örneklemdeki ülkelerde işgücü maliyetlerini arttıran vergisel bir düzenlemenin yatırımların yer seçiminde önemli bir karar girdisi olmadığı gözlenmiştir. Foreign direct investment is an investment made by a firm or individual in one country to the businesses in another country. In general, foreign direct investment occurs when the investor establishes foreign business activities or acquires foreign operating assets in a foreign company. However, foreign direct investment differs from portfolio investments in which an investor only buys shares of foreign companies. Current globalization trends have differentiated the determinants of foreign capital investments. In this context, economic, political and political components, especially institutional factors, affect the choice of place in investments. Among these factors, especially tax factors are in a remarkable position recently. The differences between tax systems between countries affect both the profitability and spatial distribution of foreign capital investments. The most striking tax regulation in the recent period is the tax wedge, a measure of the relative tax burden imposed by a country on labor. This is because the tax burden on labor affects both the productivity of the labor market and changes the profitability of foreign investments. In this study, the effect of tax wedge on foreign direct investments was measured. The study considers the member states of the European Union as a sample. In order to measure the impact of the tax wedge on foreign direct investments, GDP, exchange rate and fixed investment expenditures were determined as the control variables. In the study, no significant relationship was found between the foreign direct investment and tax wedge in the European Union sample. In other words, it is observed that a tax regulation that increases labor costs in the sample countries is not an important decision input in the selection of investments Daha fazlası Daha az

Türk tarım sektörünün Avrupa Birliği karşısındaki rekabet gücünün açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yöntemi kullanılarak nalizi

Eruygur, Nuriye

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağıdır. AB ile yapılan ticarette de tarım önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada Türk tarım sektörünün tarihi gelişimi, AB ile ilişkiler, dış ticaret teorileri ve rekabet teorileri, rekabet gücü, rekabet gücünün belirleyenleri ve ölçüm yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada, Türk tarım sektörünün, AB karşısındaki rekabet gücünün, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler yöntemi ile ölçümü amaçlanmıştır. Balassa ve Vollrath’ın hesaplama yöntemleri kullanılarak 2007-2017 yılları için inceleme yapılmıştır. Veriler Birleşmiş Milletler İstatistik Portalı’ndan elde edilmiş ve SITC Rev . . . 4 sınıflandırması verileri kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Tarım sektörünün bütünü ve seçilen 22 alt sektör için karşılaştırma yapılmıştır. Türk tarım sektörü, AB karşısında karşılaştırmalı üstünlüğe sahiptir, seçilen alt sektörlerde ise; bazı sektörlerde avantaj, bazı sektörlerde dezavantajlar tespit edilmiştir. The European Union is the biggest trade partner of Turkey. Agriculture has a significant place in this partnership. In this study, the information about the historical development of The Turkish agriculture area, Turkey's relationships with the EU, the theories of the foreign commerce and competition, competitive capacity, determiners of competitiveness and method of measurement of competitiveness were given. The aim of this study is to determine the competitiveness of the Turkish Agriculture Sector against the EU by using the Revealed Comparative Advantages Method. The calculation methods of Balassa and Vollrath were used between 2007 and 2017 to identify this competitiveness. The data were obtained from the United Nations Statistics Portal and required calculations were computed by utilzing the SITC Rev 4 classification data. Comparisons were prepared for the entire agricultural sector and 22 selected sub-sectors. The Turkish Agricultural Sector has a comparative advantage over the EU. However, some of the selected sub-sectors have advantages and others have disadvantages over the EU Daha fazlası Daha az

Tiroidektomi hastalarında ameliyat sonrası erken dönemde uygulanan soğuk buharın etkisi

Zaman, Funda

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Bu çalışma, tiroidektomi hastalarında ameliyat sonrası erken dönemde uygulanan soğuk buharın etkisini incelemek amacıyla deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma, Bülent Ecevit Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Genel Cerrahi servisinde 01.07.2017 - 01.07.2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, tiroidektomi olan 60 hasta oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında; Hasta Veri Toplama Formu, Sayısal Değerlendirme Ölçeği (Ağrı Durumları) Formu, SIS (swallowing impairment score) Formu, Öksürük Şiddeti Formu ve Ses Handikap Endeksi (Voice Handicap Index10) Formu kullanılmıştır. Hastalar 2 gruba, soğu . . .k buhar alan grup ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Ameliyat sonrası her iki gruba da ilk sekiz saat içersinde saat başı 15 dk soğuk buhar uygulanmış ve ameliyat sonrası ilk sekiz saat içinde 2 saat aralıklarla boğaz ağrısı, öksürük durumları değerlendirilmiştir. Ameliyat sonrası 8. saatten sonra soğuk buhar alan gruba buhar uygulaması iki ve üç saat aralıklarla 8., 10., 12., 15., 18., 21., 24. saatlerde ilk 24 saat boyunca uygulanmaya devam etmiş , kontrol grubuna ise ameliyat sonrası 8. saatten sonra soğuk buhar uygulaması sonlandırılmıştır. Her iki grubunda ameliyat sonrası 8. saatten sonra boğaz ağrısı, öksürük, yutma güçlüğü durumları iki saat ve üç saat aralıklarla 8., 10., 12., 15., 18., 21., 24. saatlerde ilk 24 saat boyunca, ses durumları ise 24. saatte değerlendirilmiştir .Araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için Bülent Ecevit Üniversitesi Klinik Araştırmaları Etik Kurulu’ndan etik izin, kurumdan yazılı izin, hasta yakınlarından aydınlatılmış onam alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 (Kaysville, Utah, USA) programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum) kullanılmıştır. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemeler ile sınanmıştır. Normal dağılım gösteren nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında Student t testi, normal dağılım göstermeyen nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında Mann-Whitney U test kullanılmıştır. Niteliksel verilerin v karşılaştırılmasında ise Pearson Ki-Kare testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms