Filtreler
Filtreler
Bulunan: 65 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [6]
Tam Metin [1]
Yayın Türü [2]
Yazar [20]
Yayın Yılı [14]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
İlköğretim Öğrencilerinin Matematik Dersine Yönelik Öz-Yeterlik İnanç Düzeyleri Üzerine Bir Çalışma

Yaman, Süleyman | Dede, Yüksel

Article | 2006 | Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi0 ( 1-2 ) , pp.109 - 119

Öz-yeterlik inancı, davranışları etkilediği için insan davranışlarının gelişiminde belirleyici rol oynar. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, öğrencilerin matematik dersine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerinin, cinsiyet, sınıf düzeyi ve karne puanlarına göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesidir. Bu amaçla, Yaman tarafından geliştirilen ve araştırmacılar tarafından Matematik dersine uyarlanan 30 maddelik Likert tipindeki ölçekten yararlanılmıştır. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha katsayısı 0.86 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin geçerliği ise kapsam geçerliği ile sağlanmıştır. Ölçek, 2004-2005 eğitim-öğr . . .etim yılında ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören ve random yöntemiyle seçilen 262 öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda, ilköğretim öğrencilerinin matematik dersine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerinin orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin cinsiyete göre matematik dersine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerinin farklılaşmadığı da belirlenmiştir. Self-efficacy belief plays an essential role in development of human behavior as it affects behaviors. It also can be regarded as an effective guide of individual mathematics achievement. In this connection, the aim of this study is to determine whether there is a significant difference among sexes, grades and marks of students in self- efficacy belief levels of students towards mathematics. For this purpose, it has been used a Likert -type scale which was developed by Yaman and adapted to mathematics lessons by researchers. Cronbach Alpha coefficient is calculated as ,86 for reliability of the scale. Moreover, validity of the scale is provided by content validity. The scale was applied on 262 students who were selected by random method and studied at 6th, 7th and 8th grades of primary schools in 2004-2005 educational terms. At the end of analyzing data, it has been found out that self- efficacy belief levels of primary graders towards mathematics are at middle level. However, it has also been determined that there is no difference in self- efficacy belief levels of primary graders towards mathematics according to sex Daha fazlası Daha az

Avrupa Birliği ve Türkiye ekseninde yasadışı göç ve iltica paradoksu: Domino etkisi sonrası yaşananlar

Sever, Hanifi | Sever, Muhammed

Article | 2013 | Polis Bilimleri Dergisi15 ( 2 ) , pp.85 - 108

Göçün günümüzde dünyanın en büyük sorunlarından biri haline gelmesine neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; ekonomik eşitsizlik, devletlerin vatandaşlarının can güvenliğini sağlayamaması, siyasi çalkantılar ve şiddet eylemleri olarak sayılabilir. Kaynak veya hedef ülke olsun ya da olmasın, tüm devletleri zor durumda bırakan yasadışı göç sorunlarına hem ulusal, hem de uluslararası alanda çözüm arayışları sürmektedir. Avrupa Birliği, özellikle 2000’den sonra göç ve iltica konuları ile yakından ilgilenmektedir. Önceleri bir gereklilik olarak görülen göçmenlerin, artık bir sorun haline dönüştüğünü AB içerisind . . .eki yasal düzenlemelere bakarak söyleyebiliriz. 2010’un sonlarında patlak veren Arap isyanlarıyla ülkelerinden kaçan binlerce insanın Avrupa sınırına dayanmış olması Avrupa Birliği’nin yeni bir krizle imtihanı olarak değerlendirilmiştir. Yine benzer şekilde Avrupa Birliğine üye olmak için bekleyen Türkiye’nin de bu krize yaklaşımı söz konusu Arap ülkeleriyle tarihi bağları nedeniyle önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Arap dünyasında domino etkisi yaratan halk ayaklanmaları sonrasında Avrupa ve Türkiye’de yaşanan göç ve iltica olgularının değerlendirilmesi yapılmıştır. There are many factors that make “migration” become one of the biggest problems of the contemporary world. The most significant ones of these factors are economic inequality, states’ incompetence in securing their peoples’ lives, political turmoil and acts of violence. No matter if they are the source or target countries, all nations are in search of possible national and multinational solutions against the issue of illegal migration that chronically delivers a great deal of problems. The European Union has been dealing with migration and refugee issues more intensively since 2000. Taking the new legal arrangements of the EU countries into account, it can be said that “immigrants who were once seen as a requirement” are considered as a problem today. As a result of the Arabian rebellions started in late 2010, thousands of people who fled from their countries have knocked European countries’ doors, which is in fact a new quest of crisis management. In addition to the European countries, approach of Turkey -a candidate country of the EU- is also important due to its historical relationships with the Arabian countries. In this study, an assessment on migration and refugee actions towards Europe and Turkey after the rebellion movements which caused domino effects in the Arabian world was made Daha fazlası Daha az

Sosyal bilgiler dersinde proje fuarının kullanılmasına ilişkin öğrenci görüşleri

Karadeniz, Oğuzhan | Ata, Bahri

Article | 2013 | Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Dergisi ( 14 ) , pp.375 - 407

Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler dersi kapsamında uygulanan Sosyal Bilgiler Proje Fuarına projeleriyle katılan öğrencilerin süreçle ilgili görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın katılımcılarını, 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde Zonguldak ili Alaplı ilçesinde 8 farklı İlköğretim Okulunun 6. ve 7. sınıfında eğitim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 40 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüş me ile gerçekleştirilen bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersi kapsamında uygulanan Sosyal Bilgiler Proje Fuarı’nın olumlu ve olu . . .msuz etkileri, nasıl olması gerektiği, proje fuarına hazırlık aşamasında başarıyı engelleyen ya da kolaylaştıran unsurlar, öğrenci görüşleri ile incelenmiştir. Araştırmada Sosyal Bilgiler Proje Fuarı için “Öğretmen Kılavuzu”, “Öğrenci Kılavuzu” ve “Jüri El Rehberi” kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için “Öğrenci Görüşme Formu” kullanılmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerle yapılan analizler sonucunda; öğrencilerin Sosyal Bilgiler Proje Fuarıyla ilgili olarak olumlu görüş ve düşünceler geliştirdikleri belirlenmiştir. Araştırma sonunda Sosyal Bilgiler Proje Fuarı uygulanması sürecinde uygulayıcıların göz önünd e bulundurması gerekenler ve daha sonra yapılacak araştırmalara yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. The purpose of this study is to put forward the views on the process of the students who were attended to the Social Studies Fair projects implemented under the Social Studies Lesson with their own projects. The participants of the study consist of 40 students who are different Secondary School students who are studying at 6th and 7th grade in Zonguldak province in 2011 -2012 academic year. Qualitative research method was used in the research. The positive and negative effects of Social Studies Fair which was implemented under Social Studies Lesson and how should it be and factors that facilitate or inhibit the success of the project preparation stage and student’s views was examined in this study which was conducted through semi-structured interviews. "Student Interview Form" was used in order to collect research data. As a result of the analysis of the data obtained from the interview questions, it is indicated that students improved positive interviews and thoughts about Social Studies P roject Fair. At the end of the study, what the practitioners should take into consideration on the process of the practice of the the Social Studies Fair and recommendations for future researches were proposed Daha fazlası Daha az

TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE AÇMA POLİTİKASINA BİR ÖRNEK: DOĞU ÜNİVERSİTESİ FİKRİNDEN ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ'NE

Namal, Yücel | Karakuzu, Hasan

Article | 2016 | Tarih Okulu Dergisi9 ( 27 ) , pp.481 - 517

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla Atatürk Anadolu'da batı, orta ve doğu olmak üzere üç kültür merkezi oluşturmak için çalışmalara başlamıştır. Bu amaçla ilk olarak batıda 1933 yılında modern tarzda bir yükseköğretim kurumu olarak İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. İkinci olarak orta Anadolu bölgesinin kültür merkezi olması için Ankara Üniversitesi'nin kurulması yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Üçüncü olarak ise Doğu Anadolu'da kurulması hedeflenen Doğu Üniversitesi için ön incelemelere başlanmıştır. Ancak II. Dünya Savaşı'nın çıkması nedeniyle bu düşünce ertelenmiştir. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle Doğu Üniversitesi . . .fikri yeniden gündeme alınarak doğu bölgesinin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkısı olacağı düşünüldüğünden ABD'nin desteğiyle doğuda bir üniversitenin kurulması için girişimlere başlanmıştır. Atatürk'ün Van'da kurulmasını işaret ettiği Doğu Üniversitesi fikri zamanla Van'dan uzaklaşarak Erzurum ve çevresi üzerinde yoğunlaşmıştır. Demokrat Parti Hükümeti Doğu Üniversitesi fikrinin öncüsü olması dolayısıyla üniversitenin adının Atatürk Üniversitesi olmasına ve Erzurum'da kurulmasına karar vermiştir. Bu çalışmada Türkiye'nin Cumhuriyetle beraber hedeflediği üniversiteleşme politikası kapsamında Atatürk'ün Van'da kurdurmak istediği Doğu Üniversitesi fikrinden Demokrat Parti'nin Erzurum'da kurduğu Atatürk Üniversitesi'nin kuruluş safhasında geçirdiği evreler (üniversitenin yerinin, adının belirlenmesi, inşa çalışmaları), daha sonrasında üniversitenin açılması ile birlikte ilk mezunlarını vermesi süreci ele alınmıştır. Ayrıca üniversitenin kent başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi ve Türkiye'nin diğer bölgelerine olan ekonomik, sosyal, kültürel ve akademik anlamda katkıları değerlendirilmiştir. Upon establishing the Republic of Turkey, Atatürk started to works in order to establish three cultural centers in Anatolia: west, center and east. For this purpose, first, Istanbul University was established in west as a modern style higher education institution in 1933. Second, the activities were carried out in order to establish Ankara University in order that it would become the cultural center of Central Anatolia region. Third, the preliminary examinations were made related to Eastern University that it was planned to be established in Eastern Anatolia. However, since the World War II was commenced, this idea was adjourned. Upon the Democrat Party came into the power, the idea of Eastern University was taken into the agenda again, and since it was considered that it would contribute to the economic, social and cultural development of eastern region, the activities were started with the support from USA in order to establish a university in east. The idea of Eastern University, which Atatürk pointed out that it would be established in Van, had been dropped by the course of time and it was concentrated on Erzurum and region. Democrat Party Government decided to name the university, Atatürk, since he was the pioneer of idea of eastern university, and to be established in Erzurum. In this paper, it is discussed the process from idea of establishing the Eastern University within the scope of universitalization policy which Turkey targeted with Republic and Atatürk would like to establish in Van to the stages of establishing Atatürk University by Democrat Party in Erzurum (determining the location and name of university, construction works) and then, to producing the first graduates upon opening the university. Furthermore, university's economic, social, cultural and academic contributions to the Eastern Anatolian Region and other regions of Turkey, notably the city, are evaluated Daha fazlası Daha az

Kuzey Savaşları sırasında Rusya’nın Karadeniz’e yönelik faaliyetleri

Yüksel, Sinan

Article | 2012 | Tarih Araştırmaları Dergisi31 ( 52 ) , pp.171 - 190

Rusya’nın denizlere açılma istikametinde kendisine engel teşkil eden önemli rakipleri olmuştur. Bilindiği üzere bunlar, Baltık Denizi istikametinde İsveç, Karadeniz istikametinde ise Kırım Hanlığı ve Osmanlı Devleti’dir. Ruslar dönemsel olarak hem İsveç hem de Kırım Hanlığı ve Osmanlı Devleti ile aynı anda mücadele etmek istememektedir. Aynı anda iki yönde mücadele Rusları askeri ve ekonomik olarak sıkıntıya düşüreceğinden Rusya, kuzeyde mücadele halinde ise güneyde barış politikası izlemiştir. Fakat 1700 yılında başlayan Baltık Denizi’ne çıkma mücadelesi, Rusya’yı güneyde barış politikası izlese de Kırım Hanlığı ve Osmanlı Devleti . . .ile savaşa sürüklemiştir. There had been major rivals of Russia who were posing an obstacle for her at the aim of reaching to seas. As it is known, they are Sweden at Baltic Sea way, Crimean Khanate and Ottoman Empire at Black Sea way. Russians do not want to be at war with Sweden, Crimean Khanate and Ottoman Empire at the same period. As being at war at two directions simultaneously would be hard for Russia both economically and militarily, she adopts peace policy at the South while having struggle at the North. However, the struggle for reaching Baltic Sea started at 1700; lead Russia into a war with Crimean Khanate and Ottoman Empire despite her peace policy at the South Daha fazlası Daha az

Döviz kuru rejimlerinin politik ekonomisi: Seçilmiş Avrupa Ülkeleri üzerine bir panel veri analizi

Beşkaya, Ahmet | Ergün, Havanur

Article | 2015 | Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi5 ( 1 ) , pp.157 - 172

Bu çalışmanın amacı, döviz kuru rejimi tercihinde ekonomik ve politik faktörlerin etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, seçilen AB üyesi ülkelerde ( Avusturya, Almanya, Belçika, Fransa, Danimarka, İngiltere, İsveç, İtalya ) 1980–2013 yılı verileri kullanılarak ülkelerin döviz kuru rejimi tercihleriyle finansal derinlik, sermaye girişleri, reel döviz kuru ve demokrasi arasındaki ilişki İkili Tercih Panel Probit Modeli kullanılarak tahmin edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre, finansal derinlik, reel döviz kuru ve sermaye girişleri arttıkça ve demokrasi iyileştikçe sabit döviz kuru dezavantajlı hale gelmekte ve esnek döviz kuru rejimi doğ . . .ru bir tercih olmaktadır. The aim of this study is to investigate the effects of economic and political factors on the choice of exchange rate regimes. In order to achieve this goal, we apply for Binary Choice Panel Probit Model to examine the relationships between exchange rate r egimes and financial depth, real exchange rate, capital inflow and democracy. Our data covers the period of 1980 -2013 for the selected EU countries, namely, Austria, Germany, Belgium, France, Denmark, England, Sweden and Italy. Estimation results demonstr ates that the choice of fixed exchange rate regime become disadvantageous and flexible exchange rate turn out to be the right choice as financial depth, real exchange rate, capital inflow and democratization increases Daha fazlası Daha az

CARİ AÇIĞIN BELİRLEYİCİLERİ: 28 OECD ÜLKESİ İÇİN PANEL VAR ANALİZİ

Kesikoğlu, Ferdi | Yıldırım, Ertuğrul | Çeştepe, Hamza

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 2 ) , pp.15 - 34

Cari işlemler dengesizliği, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkenin temel sorunları arasındadır. Dengesizliği azaltmaya yönelik doğru politika setleri oluşturabilmek için öncelikle cari açığın nedenleri üzerine odaklanılmalıdır. Bu çalışmada, cari açığın belirleyicileri 1999-2009 döneminde 28 OECD üyesi ülke ele alınarak panel VAR yaklaşımı ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Cari açığın belirleyicilerini ortaya koymak amacıyla yapılan çalışmalarda mikro ve makro nitelikli birbirinden farklı pek çok değişken kullanılabilmektedir. Literatürdeki çalışmalara paralel bir biçimde bu çalışmada ekonomik büyüme, faiz oranı, bütçe açığı v . . .e döviz kuru değişkenleri cari açığın belirleyicisi olabilecek değişkenler olarak kabul edilmiştir. Yapılan panel VAR tahmininden elde edilen bulgulara göre büyüme, faiz oranı ve bütçe açığı değişkenlerinin cari açık üzerinde orta vadeli düşük bir etkiye sahip oldukları ve döviz kurunun herhangi bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Current account imbalances are one of the main problems in the most of developed and developing countries. It must be focused on, first, reasons of current account deficit to form a true policy aimed at reducing imbalances. In this study, the determinants of current account deficit is tried to detect by using panel VAR approach for 28 OECD countries in the period of 1999-2009. Lots of different variables such as microeconomic and macroeconomic variables could be used in the studies aiming the detection of determinants of current account deficit. In a similar way to the studies in the literature, it is assumed that economic growth, interest rate, budget deficit and exchange rate may be determinants of current account deficit. According to achieved findings from panel VAR estimation, growth, interest rate and budget deficit have a small and medium term effect on the current account deficit and exchange rate has no effect Daha fazlası Daha az

DİNÎ İLİMLERLE TOPLUMSAL GERÇEKLİĞİN UYUMLU OLMADIĞI BİR ORTAMDA İLAHİYAT EĞİTİMİNİN ETKİLİLİĞİ

Hasanov, Behram

Article | 2018 | Tarih Okulu Dergisi11 ( 33 ) , pp.911 - 925

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TWpreE1EZzVPUT09 https://hdl.handle.net/20.500.12628/1022

Hizmet Ticaretinin Büyümeye Etkisi: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Panel Veri Analizi

Çeştepe, Hamza | Vergil, Hasan | Ergun, Havanur

Article | 2012 | İşletme ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi3 ( 4 ) , pp.91 - 105

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmelerle önemi gittikçe artan ve daha fazla ticarete konu olan hizmetler sektörü, bu yönüyle birçok ülke için büyümenin önemli kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, 1980-2007 dönemi için panel veri test ve tahmin yöntemleri kullanılarak hizmet ticaretinin büyüme üzerindeki etkisi, gelişmişlik düzeylerine göre sınıflandırılmış ülke grupları üzerinde ampirik olarak incelenmiştir. Panel regresyon tahmin sonuçlarına göre, hizmet ticareti ve büyüme arasındaki ilişkiyi gösteren katsayı gelişmiş ülke grubu için anlamsız çıkarken, gelişmekte olan ülke grubu ile, iki ülke gr . . .ubundaki ülkelerden oluşan genel ülke grubunda hizmet ticaretinin büyüme üzerinde olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu etkinin, gayrisafi yurtiçi hasılaları içinde hizmet ticaretinin payının daha yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelerde daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. A services trade, which has increasingly got important and a subject of trade due to improvements in knowledge and communication technologies, has been one of the important sources of economic growth for many countries. In this study, the effect of services trade on economic growth for country groups classified according to their development levels has been empirically investigated using panel data techniques for 1980-2007. The results reveal that while the coefficient which shows the relationship between services trade and economic growth is insignificant for developed countries, it is found significant for developing countries and for the whole sample which comprises both country groups. However, it is also observed that this effect is larger for developing countries which have higher services trade shares Daha fazlası Daha az

BİLGİSAYAR OYUNLARININ YABANCI DİL EĞİTİMİNE KATKISININ ARAŞTIRILMASI: ANADİLİ TÜRKÇE OLAN 100 YÜKSEKÖĞRETİM ÖĞRENCİSİ ÜZERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMA ÖRNEĞİ

Can, Muhammed Zahit | Türkmen, Burcu

Article | 2017 | Tarih Okulu Dergisi10 ( 31 ) , pp.399 - 435

Dünya'da ekonomik bakımdan film ve müzik sektörünün önüne geçmiş bulunan bilgisayar oyunları sektörünün giderek ülkemizde de yaygınlaştığı görülmektedir. Müşterileri sadece ortaöğrenim değil, aynı zamanda yükseköğrenim öğrencilerinden ve iş hayatındaki yetişkin bireylere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığı bilinmektedir. Bu denli yaygın bir aracın eğlendirmesi, yabancı dil içermesi, çok-oyunculu yapısı ve uluslararası etkileşim imkânları sayesinde yabancı dil edincine katkı sağlayıp sağlayamaması sorusunu akla getirmektedir. Bilgisayar oyunları üzerinden istenilen düzeyde etkileşim yaşamak içinse belirli bir düzeyde yabancı dilbilgi . . .sine sahip olmak gerekir. Bu nedenle özellikle yükseköğrenimde eğitim alan ve düzenli olarak bilgisayar oyunları oynayan öğrenciler arasından seçilen kişiler üzerinde anket yöntemiyle toplanan veriler değerlendirilmiş, bu kapsamdaki oyunlar irdelenmiş ve gerek çok-oyunculu gerekse tek-oyunculu yabancı dil içerikli oyunların yabancı dil eğitimine katkısı saptanmıştır It is seen that the computer games sector, gradually getting ahead of the film and music sectors in terms of the worldwide economy, has become popular in our country. It is known that its customers involve a wide range of individuals not only from the ones in secondary education but also the students in higher education and the ones in business life. Owing to the entertaining, foreign language content, multi-player structure and international interaction opportunities of such a widespread tool, the question about whether they contribute to the foreign language competence or not come to the minds. In order to experience an interaction at the expected level on computer games, individuals are required to have certain level foreign language knowledge. Thus, the data, which has been collected from the higher education students via the survey method, has been evaluated and the games in this concern have been analysed, and the contributions of both the single-player and the multi-player games, which are in foreign language, to the foreign language have been determine Daha fazlası Daha az

Testing a Simple Financial Alternative to TOPSIS for Financial Performance Measurement

Tütüncü, Lokman | Uysal, Zafer

Article | 2018 | Muhasebe ve Finansman Dergisi0 ( 78 ) , pp.249 - 264

This study investigates performance rankings and return profile of portfolios based on performance scores produced by TOPSIS selection and earnings, and tests an alternative single-criterion ROE decision model to measure performance. Results show that portfolios based on simple profitability ratios perform at least as well as portfolios based on multicriteria TOPSIS model. The relationship between TOPSIS performance rankings and return rankings is not significant. Of the selection models examined, only portfolios based on ROE tend to provide long term value for investors. Bu çalışma TOPSIS seçilimi performans skorlarına ve kazanca d . . .ayalı portföylerin getiri profillerini ve performans sıralamalarını inceleyerek performans ölçümü için TOPSIS’e alternatif tek kriterli bir karar modelini test etmektedir. Sonuçlar basit karlılık oranlarına dayalı oluşturulan portföylerin en az TOPSIS modeline göre oluşturulan portföyler kadar iyi performans gösterdiğine işaret etmektedir. TOPSIS performans sıralaması ile getiri sıralaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İncelenen seçilim modelleri içinde yalnızca özsermaye karlılığına dayalı portföyler yatırımcılar için uzun vadeli değer sağlamaktadır Daha fazlası Daha az

HAVA YOLU HİZMET KALİTESİNİN SERVPERF- SERVQUAL ÖLÇEĞİ İLE DEĞERLENDİRMESİ VE İSTATİSTİKSEL ANALİZİ

Pekkaya, Mehmet | Akıllı, Fatma

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 1 ) , pp.75 - 96

Bu çalışma, Türkiye’de faaliyet gösteren 8 hava yolu şirketi yolcularının, hizmet kalitesini ne ölçüde değerlendirdiği ve hangi hizmet kalitesi boyutlarına daha fazla önem verdiklerinin belirlenmesi üzerine yapılmıştır. Çalışmamızda, yolcuların penceresinden SERVPERF /SERVQUAL ölçeğindeki 5 boyutun ölçümü anket sorularıyla yapılmıştır. Anket verileri kullanılarak, algılanan ve beklenen hizmet kalitesi karşılaştırmalı olarak fark analiziyle (gap analysis) değerlendirilmiştir. Anket sonuçlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı olmasa da, algılanan hizmet kalitesinin beklenenden fazla olması dikkat çekicidir. SERVPERF /SERVQUAL ölçek . . . boyutlarından heveslilik, beklenenden düşük algılanmış, diğer boyutlarda ise algılanan hizmet kalitesi beklenenden yüksek düzeyde ölçülmüştür. Ayrıca, yolcuların demografik yapısına göre de algılanan hizmet kalitesi boyutlarının değerlendirmesi farklılıklara yönelik istatistiksel analiz testleriyle incelenmiş ve yorumlanmıştır. This study is conducted to define how customers of eight airline companies evaluate the service quality, and pay importance to which dimensions of service quality. In the study, the measurement of five dimensions in SERVPERF /SERVQUAL scale is made by questionnaire. By using questionnaire data, perceived and expected service quality is evaluated comparatively with gap analysis. According to questionnaire results, it is remarkable that perceived service quality is greater than expected service quality, although it is not statistically significant. Responsiveness, which is one of the SERVPERF /SERVQUAL scale dimensions, is perceived lower than expected, and perceived service quality of other dimensions are measured higher than expected values. Besides, passenger’s dimensions of perceived service quality is investigated and evaluated by statistical tests for demographic differences Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms