Filtreler
Filtreler
Bulunan: 112 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [13]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [3]
Yazar [20]
Yayın Yılı [19]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
ZONGULDAK TAŞKÖMÜRÜ HAVZASI KÖMÜR ÇEVRE KAYAÇLARININ DEFORMASYON MODÜLÜNÜN ANALİTİK OLARAK BELİRLENMESİ

Köken, Ekin

Article | 2013 | İstanbul Yerbilimleri Dergisi26 ( 2 ) , pp.73 - 81

Uzunayak madenciliğinde kömür çevre kayaçlarının deformasyon modülü, yalancı tavan katılığının kestirilmesi ve yalancı tavanın yükler altındaki davranışı hakkında önemli bilgiler vermesi sebebiyle oldukça önemli bir büyüklük olarak kabul edilmektedir. Yeraltından uygun kaya numunelerin alınmasının zor olması ve statik elastik sabitler deney düzeneğinin genellikle kömür işletmelerinde bulunmaması sebebiyle kömür çevre kayaçlarının deformasyon modülü yapılması kolay, tekrarlanabilirliği yüksek ve ekonomik kaya mekaniği deneyleri ile kestirilebilir. Bu çalışmada Zonguldak Taşkömürü Havzası'ndaki kömür çevre kayaçlarının deformasyon mod . . .ülünün analitik olarak kestirilmesi için kömür çevre kayaçlarının porozitesi ve tek eksenli basınç dayanımı gibi elde edilmesi nispeten kolay deney verilerinden yararlanılmıştır. Böylece deney verilerinin en küçük kareler yöntemi ile irdelenmesi sonucunda birkaç görgül bağıntı önerilmiştir. Önerilen görgül bağıntılardan elde edilen deformasyon modülü değerleri laboratuvar çalışmalarından elde edilen deneysel veriler ile karşılaştırılmış ve ortaya çıkan sonuçlar tartışılmıştır. Önerilen görgül bağıntıların uygunluğu ise ki kare (x2) uygunluk testi ile irdelenmiştir. Ki kare testlerine göre tek değişken içeren görgül bağıntıların geçerli olmadığı buna karşın iki değişkenli görgül bağıntının G = 0,9 mertebesinde geçerli olduğu görülmüştür. Ayrıca ilgili mühendislerin pratik olarak kullanması için kömür çevre kayaçlarının deformasyon modülünü kestirmeyi amaçlayan bir yüzey modeli geliştirilmiştir. Sonuç olarak, kömür çevre kayaçlarının deformasyon modülünün iki değişkenli görgül bağıntı ile yeterli güvenilirlikte kestirilebileceği görülmüştür The deformation modulus of the coal measures rocks in longwall mining is acknowledged as a crucial quantity owing to estimating the stiffness of the immediate roof and the behavior of the immediate roof under loads. Hence difficulties obtaining proper rock samples from underground and generally lacking of the static elastic testing apparatus in the coal corporations, the deformation modulus of the coal measures rocks can be estimated with the help of easily performable, highly repeatable and economic rock mechanics tests. To estimate the deformation modulus of the coal measures rocks in Zonguldak Hardcoal Basin, some experimental data which are free for the taking such as porosity and uniaxial compressive strength are practiced upon. So several empirical formulae are proposed by scrutinizing the experimental data with least squared approximation method:The deformation modulus values obtained from the proposed empirical formulae are compared with the experimantal data obtained from the laboratory studies and the generated results are discussed. The convenience of the proposed empirical formulae is scrutinized via chi-squared (x2) compliance test. According to the chi-squared tests it is seen that the proposed empirical formulae which involve one variable are not valid, whilst the empirical formula with two variables is valid in the order of G = 0,9. Furthermore, a surface model aimed to estimate the deformation modulus of coal measures rocks is developed to practically use by the relevant engineers. It is concluded that the deformation modulus of the coal measures rocks could be estimated with sufficient reliability by the proposed empirical formula with two variable Daha fazlası Daha az

POMZA AGREGALI BETONLARIN ELASTİSİTE MODÜLLERİNİN TAHMİNİNDE BAZI AMPİRİK VE KOMPOZİT MODELLERİN PERFORMANSLARININ İNCELENMESİ

Bilir, Turhan

Article | 2016 | Niğde Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi5 ( 2 ) , pp.195 - 207

Son zamanlarda, farklı betonların elastisite modüllerinin tahmin edildiği çalışmaların sayısı sürekli artmıştır. Bu çalışmada, pomza agregası içeren betonlarla ilgili bir referans makale literatürden seçilmiştir. Bu referans çalışmada yer alan beton serilerinin karışım oranları, basınç dayanımları ve birim hacim ağırlığı özellikleri yardımıyla mevcut 10 adet ampirik ve 10 adet kompozit model ile elastisite modülleri tahmini yapılmıştır. Tahmin edilen değerler referans çalışmadan elde edilen serilerin deneysel elastisite modülleri ile karşılaştırılarak söz konusu ampirik ve kompozit modellerin pomza agregalı betonların elastisite mod . . .üllerinin tahminindeki performansları değerlendirilmiştir. Pomza agregalı betonların elastisite modüllerinin tahminine en uygun model belirlenmeye çalışılmıştır. Deneysel elastisite modülleri ile tahmin edilen elastisite modülleri arasındaki hata oranları tartışılmış ve pomza agregalı betonların elastisite modülleri ile ilgili genel değerlendirmeler yapılmıştır. Recently, the number of studies in which the elastic modulus of different concrete is estimated has continuously increased. In this study, a reference article dealing with concrete containing pumice aggregate was chosen from the literature. The elastic moduli of the pumice concretes given in the reference article were predicted by using 10 empirical and 10 composite models with the aid of mixture proportions, compressive strengths and unit weights of those pumice concrete series. The performances of mentioned empirical and composite models for predicting the elastic moduli of pumice aggregate concretes were evaluated by comparing the predicted elastic moduli with the experimental elastic moduli reported in the reference paper. It was tried to determine the most appropriate model for the prediction of elastic moduli of pumice aggregate concretes. The error percentages between predicted elastic moduli and the experimental elastic moduli were discussed, and a general evaluation about the moduli of elasticity of pumice aggregate concrete was reported Daha fazlası Daha az

9. Sınıf Rehberlik Programının Öğrenci Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi

Çiçek, Aycan Sağlam | Topçu, Çağla

Article | 2015 | Kalem Uluslararası Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi5 ( 1 ) , pp.171 - 210

Bu araştırmada, 9. sınıf rehberlik programının etkililik seviyesine ilişkin öğrenci görüşleri belirlenmeye çalışılmış ve bu görüşler 9. sınıf öğrencilerinin cinsiyet, okul türü, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve okuldaki rehber öğretmen sayısına göre karşılaştırılmıştır. Çalışmada tarama modeli benimsenmiş olup Zonguldak il merkezine bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 488 lise öğrencisine araş- tırmacı tarafından geliştirilen veri toplama aracı uygulanmıştır. Faktör analizi sonucunda beş alt boyuttan oluşan ölçeğin güvenirlik düzeyi 0.962 olarak bulunmuştur. Toplanan veriler normal dağılım göstermediği için paramet . . .rik olmayan testlerden Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, 9. sınıf öğrencileri rehberlik programında yer alan eğitsel, meslekî ve kişisel rehberlik hizmetlerini kısmen etkili bulmaktadırlar. Anadolu öğretmen lisesi öğrencileri diğer lise öğrencilerine göre, uygulanan rehberlik programını daha yararlı bulmaktadırlar. Ayrıca anne-baba eğitim durumlarına göre de rehberlik programını etkili ve yararlı bulma durumları farklılık göstermektedir. Hizmetlerin yeterlilik seviyesinin yükseltilebilmesi için; okullardaki rehber öğretmen sayısı ile rehberlik etkinliklerine ayrılan süre arttırılabilir. Ayrıca okuldaki idareci ve öğretmenlere rehberlik bilinci kazandıracak hizmet içi eğitimler düzenlenerek, rehberlik programlarından üst seviyede fayda sağlanabilir In the present study, ninth grade students’ opinions about the effectiveness of guidance programs were gathered and examined in respect to the following variables: gender, school-type, mother-father education level, the number of guidance teachers at the school. Adopting a survey research design, a data collection instrument developed by the researcher was applied to 488 high school students from the city center of Zonguldak. The factor analysis yielded a five-factor solution and the reliability coefficient of the scale was found to be 0.962. Since the normality assumption was violated, non-parametric tests (Mann-Whitney U tests and Kruskal-Wallis H tests) were conducted. Research findings showed that 9 th grade students found the educational, vocational, and personal guidance services as somewhat effective. Students from the Anatolian teacher high schools found the implemented guidance programs more beneficial compared to other high school students. Moreover, student’ perceptions of effectiveness of the guidance programs differ by mother-father education level. In order to increase the effectiveness of the programs, the number of guidance teachers and the amount of time spent for the guidance services may be increased. In addition, providing in-service training to school administrators and teachers would enhance the effectiveness of the guidance programs Daha fazlası Daha az

Açık Maden İşletmeciliği Uygulamalarında Elipsoidal Yükseklik Farklarından Ortometrik Yükseklik Belirleme Üzerine Deneysel Araştırma

Akçın, Hakan | Şekertekin, Aliihsan

Article | 2014 | Harita Teknolojileri Elektronik Dergisi6 ( 3 ) , pp.22 - 31

Bu çalışmada; açık maden işletmelerinde Maden Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği (MKUY) kapsamında ve işletmenin avan proje uygulamalarında gereksinim duyulan ortometrik yükseklik verilerinin, GNSS ölçmeleri ile elipsoidal yükseklik farklarından pratik olarak elde edilmesine ilişkin olarak teorik ve deneysel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 150m'ye kadar kısa aralıklarda GNSS ölçülerinden elde edilen elipsoidal yükseklik farklarının, ortometrik yükseklik farklarına eşdeğer alınabileceği ve bu durumun maden sahalarında pratiklik kazandıracağı iki farklı deneysel çalışma ile gösterilmiştir. In this study, a theoretical and experimental . . . research related to orthometric height data, which are required on the applications of preliminary projects on the basis of physical development planning law and obtained from GNSS measurements (ellipsoidal height differences) practically, has been carried out. GNSS measurements and geometric leveling have been conducted on the study area. It was revealed that height differences obtained from GNSS measurements at intervals of 150 m could be admitted equal to orthometric height differences. Moreover, it has been presented that this situation enables someone to gain hands-on experience on mining sites by two different experimental studies Daha fazlası Daha az

Investigation of the effect of electrode extension distance on microstructural and mechanical properties of low carbon steel welded with submerged ARC welding

Nizamettin, Kahraman | Gülenç, Behçet | Durgutlu, Ahmet

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi18 ( 3 ) , pp.473 - 480

Bu çalışmada tozaltı ark kaynağı ile düşük karbonlu çelik malzemeler OE SI kaynak teli ve OP 139 kaynak tozu ile üç değişik serbest tel uzunluğu kullanılarak birleştirilmiş ve birleştirmenin mekanik ve metalurjik özellikleri araştırılmıştır. Araştırmalar sonucunda kaynak esnasında kullanılan farklı serbest tel uzunluklarının kaynak metali sertliği ve mikroyapısmı değiştirdiği tespit edilmiştir. Düşük karbonlu çelik malzemelerin tozaltı ark kaynağında, serbest tel uzunluğunun artması ile kaynak metali ve ITAB'deki sertlik değerlerinin azaldığı görülmüştür. Yapılan çekme testlerinde bütün numunelerde kopma ana malzemeden gerçekleşmişt . . .ir. Çentik darbe testi sonucunda en iyi tokluğu 24 mm serbest tel uzunluğunun kullanıldığı birleştirmeler göstermiştir. In this study, the effect of electrode extension distance on metallurgical and mechanical properties of low carbon steel joints welded with submerged arc welding was investigated. OP 139 flux and OE SI welding wire were used to weld steel parts using three different electrode extension distances. It is found that electrode extension distance effected the hardness and changed the microstructure of weld metal. It was seen that increasing electrode extension distance reduced the hardness of weld metal and HAZ. Tensile tests showed that rupture occurred in the base metal of all samples. Impact tests revealed that the best toughness value was obtained from the sample welded using 24 mm electrode extension distance Daha fazlası Daha az

Bartın yöresi çilek plantasyonlarında makro besin elementleri açısından beslenme durumu

Aydın, Şenay | İrget, Mehmet Eşref | Karakurt, Rıfat

Other | 2000 | ANADOLU Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi10 ( 1 ) , pp.108 - 121

Bu çalışmada, Bartın ili ve çevresinde çilek yetiştiriciliğinin yoğun şekilde yapıldığı alanları temsilen seçilen 30 plantasyondan alınan toprak ve yaprak örnekleri materyal olarak kullanılmıştır. Toprak örneklerinde bazı fiziksel ve kimyasal analizler (pH, CaCOj, elektriki geçirgenlik, organik madde ve bünye, N, P, K, Ca, Mg ve Na), yaprak örneklerinde de makro besin elementleri (N, P, K, Ca, Mg ve Na) analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları, ilgili referans değerleri ile karşılaştırılarak toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından çilek yetiştiriciliğine uygunlukları ile bitkilerin beslenme durumları incelenmiş, istat . . .istiki değerlendirmeler ile de mevcut toprak-bitki ilişkileri araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, plantasyonların % 56,6'sında N, tamamında Pve% 43,3 'ünde ise K ile beslenme açısından yetersizlik olabileceği belirlenmiştir. In this study, soil and leaf samples were used as material, which were taken from 30 selected plantations representing the areas which strawberry was intensively grown in Bartın province: Some physical and chemical analyses (pH, CaCO},, electrical conductivity, organic matter and texture) were made in only soil samples but macro elements analyses (N, P, K, Ca, Mg and Na contents) were done in both soil and leaf samples. The suitability of soils for physical and chemical characteristics to strawberry growing and the cases for nutrition of plants were studied, comparing the results of analyses with reference values. In addition, the present relationships between soil and plant were investigated by statistical evaluations. According to the results obtained from this research, it was determined that the deficiencies for nutrition with N in 56,6 % of plantations, with P in all plantations and with K in 43,3 % of plantations could be existed Daha fazlası Daha az

İnşaat yatırımlarında öncelik kuralları performanslarının incelenmesi

Kanıt, Recep | Özkan, Ömer | Erdal, Mürsel

Article | 2005 | Politeknik Dergisi8 ( 1 ) , pp.101 - 109

Sezgisel yöntemlerle proje programlama her zaman optimum sonucu vermemektedir. Ancak, inşaat yatırımları gibi faaliyet sayısı çok fazla olan projelerin programlanmasında sezgisel yöntemlerin kullanılması zorunluluk halini almaktadır. Çalışmamızda üç farklı öncelik kuralının, Türkiye'de Temel İlköğretim okulları kapsamında yürütülen proje üzerinde performansı incelenmiştir. Proje, 79 adet işlemden ve her işlemde kullanılan 11 farklı kaynaktan oluşmaktadır. Kaynakların sınırsız olduğu durumda proje süresi 226 gün, kaynakların sınırlı tutulduğu durumda; İşlemin başlangıcından proje sonuna kadar geçen zamanın büyük olması önceliğinde 26 . . .0 gün, bolluk miktarı en az olan işlemin önce programlanması önceliğinde 262 gün, geç başlama zamanı küçük olan işlem önce programlanır önceliğinde ise 259 gün proje süresi elde edilmiştir. Project scheduling with heuristic algorithms can not always reach the optimum solution. However large projects having numerous facilities such as construction projects, require the use of heuristic algorithms. In this study, performances of three different priority rules were tested on a basic primary school project in Turkey. Project is composed of 78 facilities and 11 different sources that are used in every facility. Project duration is obtained as 226 days, for unconstrained sources. For constrained sources cases if the priority rule is the facility having longest time span from the start to end of the project will programmed first, 260 days, if the priority rule is the facility which has the longest slack time will programmed first, 262 days, if the priority rule is the facility which has the smallest late start time will programmed first 259 days are obtained Daha fazlası Daha az

316L paslanmaz çeliğin TIG kaynağında koruyucu argon gazına hidrojen ilavesinin kaynak bölgesi tane morfolojisine etkilerinin araştırılması

Kahraman, Nizamettin | Durgutlu, Ahmet | Gülenç, Behçet

Other | 2004 | Politeknik Dergisi7 ( 3 ) , pp.223 - 228

Bu çalışmada 316L Östenitik paslanmaz çelik levhaların yüzeyine TIG kaynak yöntemi ile dikişler çekilerek sertlik, nüfuziyet ve mikroyapıları incelenmiştir. Kaynak işlemi, saf argon, argon içerisine % 1,5 ve 5 hidrojen ilave edilerek gerçekleştirilmiştir. İncelemeler sonucunda argon koruyucu gazına ilave edilen hidrojen miktarının artmasıyla nüfuziyetin arttığı tespit edilmiştir. Mikroyapı görüntüleri değerlendirildiğinde, ergime sınırından itibaren kaynak merkezine doğru belirgin yönlenmelerin olduğu görülmüştür. ITAB'a bakıldığında hidrojen miktarının artışına paralel olarak tane irileşmesinde artış ve ITAB'de genişleme olduğu gör . . .ülmüştür. Kaynak yüzeyinden ve kesitinden yapılan sertlik ölçümleri yönlenme farkından dolayı farklı değerlerde bulunmuşlardır. In this study, hardness, depth of penetration and microstructure of TIG welded 316L austenitic stainless steel plate were investigated. Welding was carried out by using pure Ar, Ar+l,5%H2 and Ar+5%H2 gases. It was seen that weld penetration increased with increasing H2 content and grains were directed towards welding center from melting boundary. Increase in grain growth and HAZ width were observed with increasing H2 content. Hardness in weld deposit surface and deposit inner sections were different due to the difference in grain orientation Daha fazlası Daha az

Öndeformasyon ve Fırınlama Sıcaklığının Fırınlama Sırasında Şertleşen Çeliklerin Sertleşme Özelliğine Etkisi

Elkoca, Candan Şen

Article | 2018 | Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi6 ( 1 ) , pp.1 - 10

Yakıt tüketimini düşürmek ve bu şekilde egzoz gazlarının çevreye verdiği zararı en aza indirmek amacıyla otomotiv gövde ağırlığının azaltılması son yıllarda otomotiv sanayindeki en önemli beklentilerden birisidir. Arzu edilen özellikler fırınlama sırasında sertleşen çeliklerle elde edilmiştir. Ancak fırınlama sırasında sertleşme özelliği ön deformasyon miktarı ve fırınlama sıcaklığına bağlı olarak değişmektedir The reduction of body weight of automotive in order to reduce the fuel consumption, thus gas emissions is one of the most important expectations in automotive industry. These properties have been achieved by bake hardening st . . .eels. However, bake hardenability property can be influenced by the amount of predeformation and baking temperature Daha fazlası Daha az

The effect of controlled atmosphere on the heat affected zone properties of gas metal arc welding

Kökemli, Koray | Kaçar, Ramazan

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi18 ( 4 ) , pp.671 - 680

Gaz metal ark kaynağı (GMAK), atmosfer gazlarına karşı, kaynak banyosuna iyi koruma sağlamasından dolayı endüstride geniş kullanım alanı bulmuştur. Ancak yüksek ark boylarında koruyucu gazın koruma etkisi azalmaktadır. Kaynak banyosu ile ark atmosferi arasındaki elektrokimyasal ve termokimyasal reaksiyonlar sebebiyle, kaynaklı bağlantının darbe dayanımının iyileştirilmesi için kaynak işlemi sırasında tamamen kontrollü bir atmosferi oluşturmak gerekir. Bu amaçla, bu çalışmada GMAK yöntemi için kontrollü bir atmosfer kabini tasarlanarak geliştirilmiştir. Düşük karbonlu çelik çiftleri, klasik GMAK yöntemiyle argon koruyucu gazı kullana . . .rak ve kontrollü atmosfer ünitesinde aynı kaynak parametreleriyle birleştirilmiştir. Her iki bağlantının mekanik ve metalürjik özellikleri araştırılmıştır. Sonuçlar, kontrollü atmosfer ünitesinde elde edilen bağlantıların ısı tesiri altındaki bölgesinin (ITAB) tokluğunun, klasik GMAK yöntemiyle birleştirilen bağlantıya oranla daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Gas Metal Arc Welding (GMAW) process is widely used in industry due its improved weld pool protection against to the atmosphere gases. However, the long arc length reduces the protective effect of the shielding gas. Due to electrochemical and thermochemical reactions between the weld pool and the arc atmosphere, it is quite important to enhance the toughness of the weldment by an inert atmosphere during GMAW process. Therefore, in this study a controlled atmosphere cabinet was designed. Low carbon steels were welded with classical GMAW process in argon atmosphere as well as in the controlled atmosphere cabinet by using similar welding parameters. The mechanical and metallurgical properties of both weldments were evaluated. Finally, it is concluded that the toughness of the heat affected zone was superior for the weldment made in the controlled atmosphere when compared to that of the classical GMAW process Daha fazlası Daha az

Bartın yöresi fındık bahçelerinin beslenme durumu

Aydın, Şenay | İrget, M. Eşref | Karakurt, Rıfat | Tutam, Murat | Çakıcı, Hakan

Other | 2000 | ANADOLU Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi10 ( 2 ) , pp.139 - 157

Bu araştırma Bartın ilinde yetiştirilen fındık bahçelerinin beslenme durumu ve toprak bitki ilişkilerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla 14 bahçeden toprak ve yaprak örnekleri alınarak analiz edilmiştir. İncelenen toprakların %35,71'inde toplam azot; %57'sinde alınabilir P, %50'sinde alınabilir K, %7,14'ünde Ca ve Mg, %14,29'un da ise alınabilir Zn açısından yetersizlik bulunabileceği belirlenmiştir. İncelenen fındık bahçelerinden alman yaprak örneklerinin analiz sonuçlarına göre bahçelerin büyük çoğunluğunda N, P ve K açısından yetersiz beslenmenin söz konusu olabileceği belirlenmiştir. This study was carried out in . . .order to determine the plant nutrition ofhazelnut plantations of Bartın province and the relationships between the soil and plant. For this purpose, the samples of soil and leaf taken from 14 plantations were analyzed. It was determined that the deficiencies for nutrition with total N in 35.71%, available P in 57.00%, available K in 14.29% of all soils studied could be existed. According to results obtained from analyses of leaf samples taken from hazelnut plantations studied, it was found that inadequate nutrition appeared in majority for N, P and K Daha fazlası Daha az

Kuyu Duraylılığının Analitik ve Sayısal Yöntemler ile Karşılaştırmalı Bir İncelemesi

Geniş, Melih | Acun, Dinçer

Article | 2015 | Çukurova Üniversitesi Mühendislik-Mimarlik Fakültesi Dergisi30 ( 2 ) , pp.201 - 215

Bu çalışmada, kuyu duraylılığın değerlendirilmesi için analitik ve sayısal gerilme çözümlemesi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Analitik çözümlerde konverjans sınırlama yöntemi, sayısal çözümlemelerde ise sonlu elemanlar yöntemi kullanılmıştır. Tahkimatlı kuyunun sayısal çözümlemesinde kullanılan yük dağılımı oranları söz konusu yöntemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılmasıyla bulunmuştur. Tahkimatlı açıklıkların modellenmesinde kullanılan yük dağılımı oranları sırasıyla birinci aşamada %70-75, ikinci aşamada %25-30 arasında olduğu belirlenmiştir. İncelenen durumlar için kuyunun beton kaplamasının duraylı olduğu sonucuna ula . . .şılmıştır. Son olarak, tahkimatlı açıklıkların modellenmesinde göz önünde bulundurulan bazı önemli hususlar sunulmaktadır. In this study, analytical and numerical stress analyses (methods) were utilized to evaluate the shaft stability. Convergence confinement method and finite element method were used during the analytical and numerical analyses, respectively. Load split ratios used in the numerical solution for the supported shaft were also obtained by comparison of results of the above mentioned methods. It was determined that load split ratios employed for supported openings were 70-75% in the first stage and 25-30% in the second stage, respectively. It was concluded that concrete support of shaft is stable for considered conditions. Finally, some important considerations on the modelling of supported openings are presented Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms