Filtreler
Presence of toxic heavy metals in human breast milk [Anne sütünde toksik agır metal varlıgı]

Özçetin M. | Yilmaz R. | Mendil D. | Koçyigit R. | Gedik D.K.

Article | 2013 | Journal of Clinical and Analytical Medicine4 ( 2 ) , pp.89 - 92

Aim: In breast-fed infants, toxic chemicals previously been exposed to the mother are also a potential risk to the baby. The aim of this study is to investigate the presence of Ni, Cd, Pb and Sb in mother's milk and to highlight the possible potential risks of toxic heavy metals in the light of published epidemiological studies and scientific literature. Material and Method: For the study, milk samples were collected from 58 breast-feeding mothers who were residing in their provinces for more than five years and gave birth here and applied to follow up in any time after the first month period. Ni, Cd, Pb and Sb levels of milk sample . . .s were measured by ICP (Inductively Coupled Plasma) spectroscopy device. Results: In examined breast milks, 53.4% Ni, 17.2% Cd, 12.1% Pb and 15.5% Sb were found. Out of 58 mothers enrolled in the study, none of the heavy metals was detected in only 13 (22.4%) mother's milk, one or more heavy metal was found in the rest of the milks of mothers. Discusssion: In rural and urban areas, the environment is widely contaminated with heavy metals. This toxic substances come to be found in breast milk. In the earth, the main source of environmental toxins that breast-feed infants faced with is breast milk. To minimize the exposure of toxins with breast milk, the risk of confrontation with mothers and toxic agents should be reduced Daha fazlası Daha az

Gebelerin anne sütü sağma teknikleri ve saklama koşulları hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Şahin, Derya

Master Thesis | 2017 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Bu çalışma; gebelerin anne sütü sağma teknikleri ve saklama koşulları hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmış olup tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Araştırma evrenini Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yüksek riskli gebe polikliniğine Mart 2016-Temmuz 2016 tarihleri arasında başvuran gebeler oluşturmuştur. Örnekleme vaka alma kriterlerine uygun, çalışmaya katılmayı kabul eden 390 gebe alınmıştır. Verilerin toplanmasında “Tanıtıcı Bilgi Formu” kullanılmış olup değerlendirilmesi SPSS 19.0 programıyla yapılmıştır. Araştırmaya katılan gebelerin %74.6’sı anne sütü sağma teknikle . . .rini duyduklarını ancak %74.1’i anne sütünü sağmadığını; bu gebelerin %87.9’u sağılmış anne sütünün saklanabileceğini bildiklerini ifade etmişlerdir. Doğum sonrası ilk altı ay içinde çalışan annelerde anne sütüyle besleme hakkında eğitim alanların oranı, çalışmayan annelerden anlamlı derecede daha yüksek saptanmıştır (p=0.042). Anne sütü ile beslemeye yönelik bilgi alma durumu ile gebelerin eğitim düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0.024). Eğitim seviyesi yüksek olan annelerin anne sütü ile beslemeyi daha az tercih ettiği saptanmış olup buna karşın bu annelerin anne sütü ile beslemeye yönelik daha fazla bilgi aldıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak yapılan hemşirelik yaklaşımlarında anne sütü ile beslenme, anne sütü sağma teknikleri ve anne sütü saklama koşulları konusunda gebelere bilgilendirilme yapılmalı, anne sütünün kullanılmasına yönelik özendirici girişimlerde bulunulmalıdır. This was a descriptive study that was performed to determine knowledge levels of pregnant women about breast milking techniques and storage conditions. The universe of the study was composed of pregnant women who admitted to high risk pregnancy outpatient clinic of Ankara Dr Zekai Tahir Burak Women Health Education and Research Hospital between March 2016-July 2016. Sample included 390 pregnant women who met the inclusion criteria and who approved to participate in the study. “Descriptive Information Form” was used in the collection of data, and assessment of data was performed by SPSS 19.0 program. 74.6% of the women in the study stated that they heard about breast milking techniques but 74.1% did not; and 87.9% of these women told that they knew how to store milked breast milk. The ratio of women who have taken education about feeding with breastmilk was found to be significantly higheramong the mothers who started working within the first six months following childbirth compared to unemployed mothers (p=0.042). A statistically significant difference was found between the state of getting information about feeding with breast milk and the education level of pregnant women (p=0.024). It was detected that mothers with a high education level less preferred to feed with breast milk; but they got more information about feeding with breast milk. In conclusion In nursing approaches implemented, pregnant women should be informed about feeding with breast milk, breast milking techniques and mother milk storage conditions; and some interventions should be done to encourage the use of breast milk Daha fazlası Daha az

Miadında doğan bebeklerde anne sütü kokusunun sakinleştirici etkisi

Taşçı, Bircan

Master Thesis | 2018 | Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Araştırma, yenidoğanlarda topuk kanı alınmasına bağlı ortaya çıkan akut ağrıyı azaltmada anne sütü ve formül süt kokularının etkisini değerlendirmek ve bu kokuların kalp atım hızı, oksijen saturasyonu, ağlama süresi ve kortizol düzeyine etkisini incelemek amacıyla deneysel bir tasarım olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Bebek Odası kliniğinde Mart 2017 ile Aralık 2017 tarihleri arasında ve vaka seçim kriterlere uyan 84 yenidoğan bebekten elde edilmiştir. Çalışmadaki tüm yenidoğanlar ilk aşamada beslenmesine göre anne sütü ile beslenenler, anne sütü ve formül süt ile . . .beslenenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Sadece anne sütü ile beslenen yenidoğanların yirmi bir tanesine anne sütü koklatılmış (1. Grup), yirmi bir tanesine ise formül süt (2. Grup) koklatılmıştır. Anne sütü ve formül süt ile beslenen yenidoğanların yirmi bir tanesine anne sütü koklatılmış (3. Grup), yirmi bir tanesine ise formül süt (4. Grup) koklatılmıştır. Topuk kanı alma işleminden önce, işlem sırasında ve sonrasında ağrı düzeyleri NIPS (Yenidoğan Ağrı Ölçeği) ile değerlendirilmiş, kalp atım hızı ve oksijen saturasyonu pulse oksimetre ile ölçülmüştür. İşlemden önce ve sonra yenidoğanlardan tükürük numuneleri alınarak kortizol düzeyleri ölçülmüştür. Yenidoğanların işlem sırasındaki ağlama süreleri kronometre ile kaydedilmiştir. Veriler SPSS 18 paket programı ile değerlendirilmiştir. Topuktan kan alma sürecinde anne sütü koklatılan yenidoğanların, formül süt koklatılan yenidoğanlara göre girişim sırasında ve sonrasında daha az ağrı hissettikleri, stres hormonlarında daha az yükseliş olduğu, yaşam bulgularında ise kalp atım hızı daha az yükseliş gösterirken, oksijen saturasyonu daha az düşüş gösterdiği belirlenmiştir. Yenidoğanların anne sütüne ek olarak formül süt ile beslenirken her iki kokuya aşina olmalarına rağmen anne sütü kokusunun formül süt kokusuna göre ağrıyı hafifletmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; bu çalışma anneye ait kokuların, girişimsel ağrıyı azaltmada etkin bir yöntem olduğunu göstermektedir. The research was conducted experimentally to evaluate the effects of breast milk and formula milk smells on reducing acute pain due to heel blood removal in newborns and to investigate the effects of these smells on heart rate, oxygen saturation, crying time and cortisol level. The research data were obtained from 84 newborn babies in ‘Baby Room’ Obstetrics and Pediatric Hospital in Zonguldak between March 2017 and December 2017, which met the case selection criteria. All newborns in the study were divided into two groups: those who were fed with breast milk, those who were fed with breast milk and formula milk. Twenty one of the newborns fed only breast milk were smelled of breast milk (Group 1) and twenty one of them were smelled formula milk (Group 2). Twenty one of the newborns fed with breast milk and formula milk were smelled of breast milk (Group 3) and twenty one of them were smelled of formula milk (Group 4). Before, during, and after the procedure of heel blood, pain levels were assessed by NIPS (Newborn Pain Scale), heart rate and oxygen saturation were measured by pulse oximetry. Cortisol levels the newborns were measured by taking saliva samples from newborns before and after the procedure. The crying times of the newborns were recorded with a stopwatch. The data were evaluated using the SPSS 18 package program. It was determined that newborns who smelled breast milk during the heel blood procedure had less pain during and after the procedure, less rise in stress hormones and less increase in heart rate, and less decrease in oxygen saturation compared to the newborns smearing formula. It was determined that even though the newborns who were fed with breast milk with formula milk were familiar with both smells, the mother's milk smell was more effective than the formula milk smell in relieving the pain. As a result; this study suggests that mothers' smells are an effective method of reducing intervental pain Daha fazlası Daha az

Effect of smoking on neonatal and maternal serum and breast milk leptin levels

Ozkan B. | Ermis B. | Tastekin A. | Doneray H. | Yildirim A. | Ors R.

Article | 2005 | Endocrine Research31 ( 3 ) , pp.177 - 183

? Maternal smoking is considered to be a risk factor for low birth weight. It is hypothesized that alteration in leptin concentration may be associated with reduced fetal growth. In this study, we assess the effect of smoking during pregnancy on maternal and neonatal serum leptin concentrations, and also on breast milk leptin levels. When the infants were brought to routine physical examination at 7 days old, blood samples and breast milk specimens were taken for leptin measurement from mothers who smoked during pregnancy and their newborns. Nonsmoking mothers and their infants were recruited randomly over the same period as a contr . . .ol group. Maternal age, number of pregnancy, weight of the mothers, birth weight, and gestational age of the infants were similar in both groups (p > 0.05). There was no significant difference between groups in maternal serum and breast milk leptin levels (p = 0.14 and p = 0.96, respectively). However, serum leptin levels were found significantly lower in neonates born to smoking mothers compared with infants born to nonsmoking mothers (p = 0.02). Our findings suggest that maternal smoking dose not have an effect on maternal serum and breast milk leptin levels but decreases neonatal serum leptin concentration independent of birth weight. Copyright © 2005 Taylor & Francis, Inc Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms