Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 2 Adet 0.001 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Türkiye kule vinç sektörünün Michael e. Porter elmas modeli ile rekabet analizi

Erkahraman, Emrah

Master Thesis | 2019 |

Globalleşen dünyamızda rekabet, sık sık kullanılan, önemini sürekli koruyan ve tüm sektörler için her geçen gün daha da önemli bir hal alan terim olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemiz için lokomotif sektör olarak tanımlanan inşaat sektörü ile paralel büyüme sergileyen kule vinç sektörünün global piyasada yer alan rakiplerine karşı kuşkusuz güncel rekabet stratejisi belirlemeli ve sürdürülebilir kılmalıdır. Bu doğrultu da kule vinç sektörünün benimsediği stratejiler ve rekabet konusunda attığı adımlar incelenecektir. Çalışmamızın konusu olan kule vinç sektörü için Michael E. Porter’ ın ‘Elmas Modeli Analizi yardımı ile sektörün ulusa . . .l ve uluslararası düzeyde rekabet seviyesinin ölçülmesi amaçlanmaktadır. Türkiye’ de kule vinçler genel olarak bina-inşaat yapımında kaldıraç görevi üstlenmektedir. Ortalama olarak 8-10 ton kaldırma kapasitesine sahip makineler kullanılmaktadır. İnşaat sektörüne paralel olarak gelişme gösteren kule vinç sektörü ülkemizde ağırlıklı olarak ithalat yolu ile temin edilmekte ve kiralama yoluyla kullanılmaktadır. 2012 yılında ülkemizde özel sektör girişimleri ile başlayan imalat çalışmaları, 2018 yılında döviz kurunda yaşanan artış ve konut sektörünün öncülüğünde kule vinç sektörünün bugünü, yarını ve sektör temsilcilerinin beklentileri incelenecektir. Türkiye kule vinç sektörü için elmas modeli analizi yardımı ile sektörün, Faktör Koşulları, Talep Koşulları, İlgili ve Destekleyici Endüstriler ile olan bağlantıları, Firma Yapısı, Stratejisi ve Rekabet, Devlet ve Şans Faktörü açısından değerlendirilmesi yapılarak sektörün yukarıda bahsi geçen faktörler çerçevesinde mevcut durumunun tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Competition is a term that is frequently used at present time, which keeps its agenda constantly and becomes important day by day for today's business world. The tower crane sector which is growing in parallel with the construction sector which is defined as the locomotive sector for our country should be determined and sustained undoubtedly current competetion strategy against the competitors in global sector.In this direction, the strategies adopted by the tower crane sector and the steps taken in the competition will be examined. For the tower crane sector which is the subject of our study, it is aimed to measure the competitiveness level of the sector at national and international level with the help of Michael E. Porter's Diamond Model Analysis. Turkey's tower cranes are assumed to leverage the overall building-building construction. Machines with an average lifting capacity of 8-10 tons are used. . Turkey's tower cranes are assumed to leverage the overall building-building construction. Machines with an average lifting capacity of 8-10 tons are used. The tower crane sector, which develops in parallel with the construction sector, mainly supplying by import and using by leasing way in our country. Manufacturing activities started with private sector initiatives in our country in 2012, increase in exchange rate in 2018 and the expectations of today, tomorrow and sector representatives of the tower crane sector under the leadership of the housing sector will be examined. For Turkey tower crane sector ,Demand Conditions, Factor Conditions, Related and Supporting Factors, Company Structure Strategy and Competition, State and Luck Factore assessed from the angle in the framework help of diamond model analysis.It is aimed to determine the current status of the sector within the framework of the factors mentioned above Daha fazlası Daha az

İşgücü verimliliğinin yatay kesit verileri ile analizi: Ana metal sanayi örneği

Yılmaz, Canan

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Son dönemlerde bilim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte rekabet koşulları güçlenmiştir. Artan rekabet ile birlikte verimlilik kavramına önem verilmeye başlanmıştır. Zorlu rekabet koşullarında yer almak ve ayakta kalabilmek için firmaların başta işgücü verimliliği olmak üzere toplam verimliliklerini geliştirmeleri gerekmektedir. İşgücü verimliliği kalkınmanın itici gücü ve ülkelerin toplumsal gelişmelerinin en önemli göstergelerinden biri sayılmaktadır. Bu çalışmada Ana Metal Sanayinde faaliyet gösteren firmaların işgücü verimliliğini etkileyen faktörler araştırılmıştır. Araştırma bölgeleri olarak firmaların yüksek yığılma göster . . .diği TR42, TR63 ve TR81 Bölgeleri seçilmiştir. Çalışma verileri anket yöntemi ile temin edilmiştir. İşgücü verimliliğini etkilediği düşünülen her bir faktöre göre oluşturulan gruplar arasında işgücü verimliliği farklılıklarının analizinde tanımlayıcı istatistikler, T Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ‘nden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; Ana Metal Sanayinde bölge ve yatırım faktörünün işgücü verimliliği üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilirken, diğer tüm faktörlerin işgücü verimliliği üzerinde anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Recently, competitiveness has strengthened for the development of science and technology. With the increasing competition, more importance has been given to the concept of productivity. To take part in though rivalry conditions and to survive, companies need to improve to their overall productivity, particularly labor. Labor productivity is considered impulse of development and one of the most indicator social development of countries. In this study, factors affecting labor productivity of operating companies in base metal industry are researched. TR42, TR63 and TR81 regions where the firms exhibited high conglameration are selected as research regions. The study data were provided with survey method. Descriptive statics, T-Test and One-Way ANOVA were used in the analysis of labor productivity differences between the groups formed according to each factor thought to affect labor productivity. According to the analysis results; ıt was detected that while the region and investment factors had no significant effect on labor productivity, all other factors had significant effects on labor productivity Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms