Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 25 Adet 0.001 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Kesme hızının yığıntı katmanı ve yığıntı talaş oluşumu üzerindeki etkilerinin SEM ile incelenmesi

Gökkaya, Hasan | Nalbant, Muammer

Article | 2007 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi22 ( 3 ) , pp.481 - 488

Bu çalışmada, işleme parametrelerinden kesme hızının Yığıntı Katmanı (Built-Up layer) (YK) ve Yığıntı Talaş (Built-Up Edge) (YT) oluşumu üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, AA5052 alaşımı; kaplamasız karbür takımla bilgisayarlı sayısal denetimli (BSD) torna tezgahında, kuru olarak işlenmiştir. Deneylerde, beş farklı kesme hızı (100, 200, 300, 400, 500 m/min), sabit ilerleme hızı (0,30 mm/dev) ve sabit kesme derinliği (1.5 mm) işleme parametreleri olarak seçilmiştir. Talaş kaldırma işlemleri sonucunda, kesici takım üzerinde en fazla YK ve YT, 100 m/min kesme hızı ve 0,30 mm/dev ilerleme hızında yapılan talaş kaldırma işle . . .minde oluştuğu tespit edilmiştir. Kesme hızının artırılması YK ve YT oluşumunu azaltmış, fakat denenen sınırlar içerisinde YK ve YT oluşumu engellenememiştir. In this study, the effects of cutting speed; over the formation of Built-Up Layer (BUL) and Built-Up Edge (BUE) were investigated. For this purpose, AA5052 alloy was processed on a Computer Numeric Control (CNC) lathe with uncoated cemented carbide insert in dry conditions. As processing parameters in the experiments, five different cutting speeds (100, 200, 300, 400, 500 m/min), constant feed rate (0,30 mm/rev) and connstant depth of cut (1,5 mm) were selected. As the result of the experiments, it was stated that BUL and BUE were formed on cutting tool mostly in machining at 100 m/min cutting speed and 0,30 mm/rev feed rate. Increasing the cutting speed decreased BUL and BUE formation but they could not be stopped in the tested range Daha fazlası Daha az

pH titrasyon eğrilerine durum-uzayı yaklaşımı

Alışkan, İbrahim | Uysal, Mesut

Article | 2016 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi31 ( 3 ) , pp.717 - 725

Çevresel problemler her geçen gün artan bir eğilim göstermektedir. Bu problemlerin artmasının başlıca sebeplerinden bir tanesi kimyasal proseslerin sağlıklı kontrol edilememesi ve modern kontrol tekniklerinin kullanılamaması olarak gösterilebilir. Bunun nedeni, kimyasal proseslerin durum uzayı ve/veya transfer fonksiyonu yapısına alınamamış olmasıdır. Lineer sistem teori yardımı ile durum uzayı ve/veya transfer fonksiyonu elde edilebilir. Durum-uzayına ulaşmak için kimyasal eşitlikler ve matrisyel formasyon yeterli olacaktır. Sistem matrisinin asit konsantrasyonu için alternatif taşıyıcı ile kare matris boyutlarına alınması sayesind . . .e transfer fonksiyonu elde edilir. Bu çalışmada bahsi edilen yaklaşımı onaylamak için zayıf asitkuvvetli baz reaksiyonu ele alınmıştır. Sayısal veriler ve benzetim sonuçları yeni yaklaşımı onaylamaktadır. Modern kontrol yaklaşımlarının kimyasal süreçlere uygulanma yolu açılmıştır. Environmental problems have positive slope and this position goes to worse point day to day. Other side sensitive chemical processes can not be controlled by modern controllers. Because chemical process modelling was not translated into a transfer function or a state-space representation. System theory can be utilized for this purpose. To create a state-space presentation, chemical equations and matrix formation are combined. An alternative carrier signal is applied on acid molarity to create a square form system matrix, and then transfer function can be obtained. To validate novelty, the new approach is applied to weak acidstrong base neutralization process. Obtained simulation results shows that the algorithm have an effective performance and ways of modern control theories are opened to chemical procesess Daha fazlası Daha az

Toz metalurjisi ile üretilmiş demir esaslı parçalarda asidik ve bazik akımsız nikel çözeltilerin kaplama kalitesine etkisi

Matik, Ulaş | Çıtak, Ramazan

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi20 ( 2 ) , pp.239 - 246

Demir esaslı toz metal parçaların asidik ve bazik banyolarda akımsız nikel (AN) kaplanabilirliği ve toz metal parçaların karakteristik özelliği olarak ortaya çıkan gözenekli yapının kaplama kalitesine etkisi incelendi. Bu amaçla, 40 adet numune farklı basınçlarda preslendi ve ham numuneler 1100 °C’de 45 dakika süre ile Ar atmosferinde sinterlendikten sonra gözeneklilik oranları tespit edildi. 20 adet numune bazik, diğer 20 numune ise asidik AN çözeltisiyle 30 dakika kaplama işlemine tabii tutuldu. Kaplanan numunelere yapışma deneyleri uygulanarak bazik ve asidik çözeltilerle elde edilen kaplamaların kaliteleri ve parça gözenekliliği . . .nin kaplama kalitesine etkisi incelendi. İnceleme sonucu asidik çözeltiyle elde edilen kaplama kalitesinin bazik çözeltiye oranla daha iyi olduğu tespit edildi. Ayrıca parça gözeneklilik oranının artmasıyla birlikte hem asidik hem de bazik AN kaplanan numunelerde kaplama kalitelerinin nispeten düştüğü tespit edildi. Electroless nickel coatability of powder metal (P/M) iron parts in acidic and alkali solutions and effect of porous structure of P/M on coating quality due to porosity were investigated. For this purpose, 40 specimens were pressed under different pressures and sintered at 1100ºC in flowing Ar atmosphere for 45 min. Porosity ratios of specimens were determined. 20 of the specimens were acidic nickel coated and the other 20 specimens were alkali nickel coated for 30 min. Qualities of acidic and alkali coatings and the effect of porosity on coating quality were investigated carrying out adhesive tests. It was determined that quality of acidic coating is better than that of alkali coating. It has also been found that coating qualities were decreased relatively for both kinds of coatings due to porosity Daha fazlası Daha az

Bakır ve çelik levhaların örtülü elektrod ve TIG kaynak yöntemleri ile birleştirilmesi ve arayüzey özelliklerinin incelenmesi

Durgutlu, Ahmet | Kahraman, Nizamettin | Gülenç, Behçet

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi20 ( 2 ) , pp.183 - 189

Bu çalışmada, düşük karbonlu çelik ile bakır levhalar örtülü elektrod ark ve TIG kaynak yöntemi ile birleştirilmiş ve kaynak bağlantılarının mekanik ve mikroyapı özellikleri araştırılmıştır. Kaynaklı numunelere çekme, eğme ve sertlik testleri uygulanmış ayrıca optik mikroskop ve SEM incelemeleri gerçekleştirilmiştir.Çekme testleri sonucunda kopma bütün numunelerde kaynak bölgesi dışında ve birleşmenin bakır tarafında meydana gelmiştir. Eğme testi sonucunda kaynaklı bölgede gözle görülebilir herhangi bir hataya rastlanılmamıştır. Sertlik ölçümleri sonucunda, örtülü elektrod ile birleştirilmiş numunelerde ölçülen sertlik değerlerinin . . .TIG kaynağı ile birleştirilmiş numunelerde ölçülen sertlik değerlerinden daha yüksek olduğu ve her iki kaynak yönteminde de kaynak metali sertliklerinin çelik malzemeden düşük, bakır malzemeden ise daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Mikroyapı incelemelerinde ise, birleşme bölgelerinde düzenli bir kaynak geçişinin olduğu ve TIG kaynak yöntemi ile birleştirilen numunelerde ısı girdisinin fazlalığı nedeni ile tane yapısının diğer kaynak yöntemine göre daha iri bir hal aldığı görülmüştür. In this study, low carbon steel and copper plates were welded to each other by shielded metal arc and tungsten arc welding processes. Mechanical and microstructural properties of the joints were investigated. Tensile, bending and hardness tests of the welded specimens were conducted. Optical microscopy and SEM studies were carried out, in order to make the microstructural evaluation. During the tensile tests of the welded specimens,fracture occurred in the copper side apart from the weld region. Macro examination of the bended specimens showed no crack and tears. The results showed that hardnesses of the shielded metal arc welded specimens were higher than those of tungsten arc welded samples. However, hardness values of the weld metal were found to be lower than those of the low carbon steel but it was found to be higher than those of the copper side. From the results of metallographic examination, a uniform transition from parent metal to weld metal was observed in the weld region and more grain growth was observed in TIG welding specimens due to higher heat input when compared to the shielded metal arc welded samples Daha fazlası Daha az

Kuru kayma şartlarında matris yapısının küresel grafitli dökme demirin sürtünme katsayısına ve pim sıcaklığına etkisi

Çetin, Melik | Gül, Ferhat

Article | 2007 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi22 ( 3 ) , pp.273 - 280

Bu çalışmada, matris yapısının küresel grafitli dökme demirin (KGDD) aşınma davranışına, aşınma sırasında oluşan sürtünme katsayısına ve pim sıcaklığına etkisi araştırılmıştır. Aşınma testleri disk üzerinde pim türü cihazda, 1 m s-1 kayma hızında, 20, 40 ve 60 N yük ve 3,6 km kayma mesafesinde, normal atmosfer şartlarında ve oda sıcaklığında gerçekleştirilmiştir. Aşınma yüzeyleri tarama elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Uygulanan yükün artmasına bağlı olarak döküm durumu ferritik KGDD’in aşınma hızı artarken, döküm durumu perlitik KGDD numunenin aşınma hızı azalmaktadır. Testler, döküm durumu perlitik KGDD’nin sürtünme ka . . .tsayısı ve sürtünme sıcaklığının, döküm durumu ferritik KGDD’den daha yüksek olduğunu göstermiştir. Deneysel sonuçlar, döküm durumu perlitik ve ferritik KGDD’lerin sürtünme katsayısının azalmasıyla, sürtünme sıcaklığının arttığını ortaya koymaktadır. In this study, the effect of the matrix structure on the dry sliding wear behaviour, friction coefficient and pin temperature of ductile irons was investigated. Wear tests were carried out at normal atmospheric conditions and room temperature on a pin on disc type tester at constant sliding speed (1ms-1) and sliding distance (3.6 km) under various sliding loads in a range of 20 to 60 N. The worn surfaces were examined by scanning electron microscopy (SEM). Wear rate of as-cast ferritic ductile irons increased with increasing test load, whilst that of as-cast pearlitic irons decreased. Tests revealed that, as-cast pearlitic ductile iron exhibited higher friction coefficient and friction temperature than as-cast ferritic ductile iron. The experimental results showed that the friction temperature increased with decreasing the friction coefficient of as-cast ferritic and pearlitic ductile irons Daha fazlası Daha az

Genetik programlama ile imalat için yüzey pürüzlülük modeli geliştirilmesi

Göloğlu, Cevdet | Arslan, Yenal

Article | 2006 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi21 ( 4 ) , pp.667 - 674

Talaşlı imalatta cep imali için kullanılan farklı kesici yollarından birisi de spiral takım yoludur. Takım yolu ve kesme parametrelerinin doğru seçimi imalat süresini, talaş kaldırılan yüzeyin durumunu ve doğrudan maliyeti etkilemektedir. Farklı kesme parametreleri; iş mili devri, ilerleme, talaş derinliği ve kesici yanal ilerlemesi ile spiral takım yolu kullanarak cep imalatı sonrası elde edilebilecek yüzey pürüzlülüğü Genetik Programlama (GP) ile modellenmiştir. İlgili malzeme ve kesme koşullarına göre elde edilen gerçek kesme verilerinden öğrenme ve doğrulama veri setleri düzenlenmiştir. Farklı genetik işlemci değerleri ile farkl . . .ı deneyler yapılmış ve geliştirilen modeller ışığında %98 başarım değerinde bir yüzey pürüzlülük modeli elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, GP yaklaşımının başarılı modeller ürettiğini göstermiştir. GP kullanılarak farklı malzeme ve kesme parametrelerine göre modellerin geliştirilmesi imalata önemli katkı sağlayacaktır. Modelleme için hazırlanan GP yazılımı mühendislik alanında cevabın bilindiği fakat sorunun bilinmediği ters problemlere kolaylıkla uygulama şansına sahiptir. One of the cutter path strategies used in pocket milling in machining is spiral cutter path strategy. The correct selection of cutter path and cutting parameters affects directly upon manufacturing time, machining surface status and cost. The surface roughness that could be obtained from pocket milling by the different cutter parameters of spindle speed, feed rate, depth of cut and step over, and spiral cutter path strategy has been modelled by Genetic Programming (GP). Training and verification data sets have been compiled using real cutting data based on the related material and cutting conditions. Different experiments have been conducted with different genetic operators and a surface roughness model with a 98% performance value has been obtained based on the models generated. The results obtained show that GP approach produces successful models. Development of models based on different material and cutting conditions using GP will provide important contribution to manufacturing. The GP software prepared for modelling can be applied to inverse problems that the answers are known but the questions Daha fazlası Daha az

Ovalbüminin titanyum dioksit ve zirkonya yüzeylerle etkileşimi ve adsorpsiyonunun araştırılması

Kopaç, Türkan | Kulaç, Erol

Article | 2017 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi32 ( 2 ) , pp.489 - 497

Protein molekülleriyle biyomalzeme yüzeyleri arasındaki etkileşimlerin bilinmesi, biyomedikal teknolojiler vemalzeme mühendisliğinin birçok uygulamasında önem taşımaktadır. Protein makromoleküllerinin yapılarının veadsorpsiyonunun karmaşıklığı nedeniyle bu konudaki bilgi eksikliği, protein-yüzey etkileşimlerinin çözümlenmesine yönelik çalışmalara gereksinim duyulmasına yol açmaktadır. Proteinlerin adsorpsiyonuproteinlerin kendi özellikleri, pH, derişim, iyonik şiddet ve sıcaklık gibi birçok parametreden etkilenmektedir. Bu çalışmada Ovalbümin proteininin sulu çözeltilerden TiO2 veZrO2 üzerine adsorpsiyonunun incelenmesi,adsorpsiyona . . . çözelti pH'ı, sıcaklığı ve adsorbent miktarının etkilerinin incelenmesi; adsorpsiyon hızı, proteinmetal oksit yüzey etkileşimlerinin ve adsorpsiyonu kontrol eden koşulların araştırılması amaçlandı. Ovalbüminproteininin sulu çözelti ortamında TiO2 ve ZrO2 tozları ile etkileşimleri ve adsorpsiyonu kesikli sistemde araştırıldı.Adsorpsiyon deneyleri pH 5, 6,4, 8 ortamında 20, 25, 30 °C'de yürütüldü. Ayrıca 0,5-1,0 g/L aralığında farklı miktarlarda TiO2/ZrO2 eklenerek, adsorbent miktarının etkisi incelendi. Bulgular, adsorplanan Ovalbüminmiktarının, sıcaklık ve adsorbent miktarının artmasıyla arttığını, pH ile azaldığını gösterdi. Adsorbent miktarının artmasıyla temas yüzeyinin artması, adsorplanan protein miktarının artmasına yol açmaktadır. Zeta potansiyelölçümleri, Ovalbümin ile TiO2 ve ZrO2 arasındaki etkileşimlerin, proteinin izoelektrik noktasına yakın olan pH5'de daha fazla olduğunu gösterdi. Ovalbüminin TiO2 ve ZrO2 üzerinde farklı sıcaklıklar ve çözelti pH'larındakiadsorpsiyonunun her iki adsorbent için de birinci mertebe kinetiği ile daha uyumlu olarak ilerlediği görüldü. Knowing the interactions between the protein molecules and the biomaterial surfaces is important in a number ofapplications in biomedical technologies and materials engineering. The lack of knowledge on this topic due to thecomplexity of the protein molecular structures and their adsorption necessitates carrying out research work in orderto solve the problems related with the protein-surface interactions. Protein adsorption is influenced by manyparameters such as the properties of proteins, pH, concentration, ionic strength and temperature. The aim of this study is to investigate the Ovalbumin adsorption from aqueous solutions on TiO2 andZrO2, to study the effects of solution pH, temperature and adsorbent dosage on adsorption; to investigate the adsorption kinetics, protein-metal oxide interactions, and to determine the conditions controlling the adsorption. The interactions and adsorption ofOvalbumin protein with TiO2 and ZrO2 powders in solution environment were investigated in a batch adsorptionsystem. Adsorption experiments were carried out in pH 5, 6.4, 8 environment at 20, 25, 30 °C. The effect ofadsorbent dosage was also investigated by the addition of different amounts of TiO2/ZrO2 in the range 0.5-1.0 g/L. Results have shown that the adsorbed amount of Ovalbumin increases with increasing temperature and adsorbent dosage, but decreases with increasing pH. The increase of contact surface with increasing adsorbent dosageincreases protein adsorption. The zeta potential measurement results supported that the interactions betweenOvalbumin with TiO2 and ZrO2 were higher at pH 5, which is close to the isoelectric point of protein. Theadsorption of Ovalbumin onto TiO2 and ZrO2 at different temperatures and solution pH conditions followed firstorder kinetics with a better fit for both adsorbents Daha fazlası Daha az

Toz metal fren balata malzemelerinin sürtünme-aşınma performansı üzerine çinkonun etkisi

Boz, Mustafa | Kurt, Adem

Article | 2006 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi21 ( 1 ) , pp.115 - 121

Bu çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada toz metalurjisi yöntemi ile bronz esaslı fren balataları üretilmiş ve üretilen balataların sürtünme-aşınma performansları test edilmiştir. İkinci aşamada bronz esaslı balata tozlarına farklı oranlarda (0,5 - 4 %) Zn tozu ilave edilerek, yeni balata numuneleri üretilmiş ve üretilen Zn ilaveli balata numunelerinin sürtünme aşınma davranışları belirlenerek Zn esaslı balata numuneleri ile mukayesesi yapılmıştır. Bu amaçla fren balata numunelerinin yoğunluk, sertlik, sürtünme katsayısı, sürtünme kuvveti ve aşınma miktarları tespit edilmiş, numunelerden sinterleme öncesi ve sonrası mik . . .ro yapı görüntüleri ile aşınan yüzeylerden SEM görüntüleri alınmış ve numunelerdeki aşınma türleri tespit edilmiştir. Deneyler sonucunda, bu çalışmada kullanılan bronz esaslı metal tozundan üretilen fren balata numunelerinin optimum sürtünme-aşınma davranışlarının 350 MPa presleme basıncında ve 820 °C sinterleme sıcaklığında olduğu belirlenmiştir. Bütün balata numunelerinin aşınma direnci ve sürtünme katsayısı değerleri SAE-J661 standart aralığında çıkmıştır. Aşınma direnci açısından en iyi sonucu % 0,5 Zn ilaveli sürtünme malzemesi verirken, sürtünme katsayısı açısından en iyi sonucu % 2 Zn ilaveli sürtünme malzemesi vermiştir. In this work the wear behavior of brake linings, produced by two different stages is studied. In the first stage, bronze based brake linings were produced by powder metallurgy route and friction-wear performances of these linings were tested. In the second stage, new brake linings were produced by adding Zn powder to the bronze based lining material in varying amounts 0.5 – 4 %. The wear behavior of these Zn powder added new brake linings was determined and compared with the bronze based ones. For this purpose, density, friction coefficient, friction force and mass loss of the brake lining’s specimens were determined. Microstructure photographs of the specimens before and after sintering were taken and the worn surfaces were examined using SEM to determine acting wear types. Optimum friction-wear behavior of bronze based powder metal brake lining was obtained when it was produced under 350 MPa pressure and at a sintering temperature of 820 °C. Wear resistance and friction coefficient values of all the brake lining specimens were found to be in the range specified in SAE-J661 standard. In terms of wear resistance, the best result was found for 5 % Zn added specimen while 2 % Zn added specimen gave the best result in terms of friction coefficient Daha fazlası Daha az

Düşük güçlü bir motorda farklı sıkıştırma oranlarında LPG kullanımının performans ve emisyonlara etkisi

Çelik, M. Bahattin | Balki, M. Kemal

Article | 2007 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi22 ( 1 ) , pp.81 - 86

Tek silindirli, düşük güçlü benzinli motorlar hava soğutmalı olduğu için oldukça düşük sıkıştırma oranına sahiptir. Ayrıca bu motorlar hafif zengin karışım ile çalıştığından özgül yakıt tüketimleri ve egzoz emisyon değerleri yüksektir. Bu motorlar, yüksek sıkıştırma oranında oktan sayısı yüksek alternatif temiz yakıtlar ile çalıştırıldığında performans ve emisyonlar iyileştirilebilir. Bu çalışmada tek silindirli bir motorun sıkıştırma oranı 5:1’den 9:1’e artırılmış ve LPG ile çalıştırılarak performansını artırma olanakları deneysel olarak araştırılmıştır. Standart sıkıştırma oranında yapılan deneylerde LPG ile çalışmada, benzine gör . . .e önemli bir güç kaybı olmadan, özgül yakıt tüketimi ve egzoz emisyonlarında azalmalar görülmüştür. Maksimum sıkıştırma oranında, LPG ile çalışmada benzine göre güçte %32 artış, özgül yakıt tüketiminde %60 azalma, CO, HC ve CO2 emisyonlarında sırasıyla %91, %23 ve %5 azalma elde edilmiştir. Sonuçlar; düşük güçlü motorlarda yüksek sıkıştırma oranında LPG kullanımının, motor performansını önemli ölçüde artırdığını ve egzoz emisyonlarını azalttığını göstermektedir. Small engines with single cylinder are usually air cooled and for this reason they have very low compression ratio. In addition, as these engines run on slightly rich fuel-air mixture, their specific fuel consumption and emission values are high. Performance and emission values of these engines can be improved by running them on high octane alternative clean fuels at a higher compression ratio. In this study, a single cylinder engine was run on LPG by increasing its compression ratio from 5:1 to 9:1 and the possibility of improving its performance was investigated experimentally. The results showed that some decreases were seen in the specific fuel consumption and in exhaust emissions without any noticeable power loss when LPG was used instead of gasoline at the standard compression ratio. At the maximum compression ratio, the power of the engine while running on LPG was found to be more than that when running on gasoline by 32 %. At the same time, specific fuel consumption and CO, HC and CO2 emissions were all decreased by 60%, 91%, 23% and 5%, respectively.According to the results obtained, it can be said that usage of LPG at high compression ratio on small engines significantly improves the engine performance and decreases exhaust emissions Daha fazlası Daha az

Tuz tabakalı güneş havuzlarında sıcaklık ve yoğunluk gradyenlerinin teorik ve deneysel olarak incelenmesi

Kurt, Hüseyin | Özkaymak, Mehmet | Binark, A. Korhan

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi20 ( 1 ) , pp.125 - 135

Bu çalışmada, tuz yoğunluk gradyenlerinin oluşturulmasında bu güne kadar kullanılmamış olan sodanın (sodyum karbonat) TTGH'ların yoğunluk gradyeninin oluşturulmasında uygun bir tuz olup olmadığı denenerek, soda çözeltili havuzun ısı depolama karakteristiği deneysel ve teorik olarak incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, laboratuar şartlarında küçük ölçekli bir havuzda yapılan deneysel çalışma ile birlikte TTGH'ın bir boyutlu ısı ve kütle transferi matematik modeli oluşturulmuştur. Modelden elde edilen diferansiyel denklemler, sonlu farklar metodu ile nümerik olarak çözülerek, deneysel sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuç . . .lara göre, soda çözeltili havuz içerisinde sıcaklık gradyeninin oluşabilmesi için, %12 büyüklüğünde tuzluluk oranına sahip bir yoğunluk gradyeninin oluşturulması gerektiği tespit edilmiştir. In this study, both experimental and theoretical investigations were carried out in order to determine whether sodium carbonate salt which has not been used up to now for establishing salinity gradients is suitable for establishing salinity gradient in Salt Gradient Solar Pond (SGSP) or not. The heat storage ability of a solar pond was also examined. For this purpose, a small scale pond in the laboratory conditions was constructed for the experimental work and also one dimensional mathematical model for the SGSP's heat and mass transfer was developed. Differential equations obtained through by the developed model were solved numerically using finite difference method. The experimentally and theoretically obtained results showed that in order to establish temperature gradient in the sodium carbonate solution pond, a salinity gradient with salinity of about 12 % needs established Daha fazlası Daha az

Takım-talaş ara yüzey sıcaklığının takım-iş parçası ısıl çift yöntemiyle ölçümü için geliştirilen sistemin uygulanabilirliği

Gökkaya, Hasan | Nalbant, Muammer | Özçatalbaş, Yusuf

Article | 2006 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi21 ( 3 ) , pp.409 - 413

Bu çalışma, kesme işlemi esnasında takım-talaş ara yüzeyinde oluşan sıcaklıkların ölçümü için kullanılan takımiş parçası ısıl çift yönteminde, sıcaklık değerlerini olumsuz olarak etkileyen soğuk noktanın kararlı kalmasını sağlamayı içermektedir. Soğuk noktanın kararlı kalması için, kater içinden su soğutmalı sirkülasyon sistemi geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Geliştirilen sistemle uygulanan kalibrasyon işlemi sonucunda kalibrasyon katsayısında, soğutmasız sisteme göre % 15 daha yüksek bir katsayı elde edilmiştir. This work aims to enable the cold point stable which affects the temperature values negatively in tool-workpiece method u . . .sed to measure the temperature occurring in tool-chip interface during cutting. In order to keep the cold point stable, a water cooling system through the holder has been developed and applied. As a result of the application of the system, the calibration coefficient was obtained as 15% higher than the unwatered system Daha fazlası Daha az

Östenitik paslanmaz çeliklerin işlenmesinde kesici takım kaplamasının ve kesme hızının kesme kuvvetleri ve yüzey pürüzlülüğüne etkisi

Çiftçi, İbrahim

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi20 ( 2 ) , pp.205 - 209

Bu çalışmada, iki farklı kalitede östenitik paslanmaz çeliğin (AISI 304 ve AISI 316) işlenmesinde, kesici takım kaplamasının, kesme hızının ve iş parçası malzemesinin, kesme kuvvetleri ve yüzey pürüzlülüğü üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla soğutma sıvısı kullanılmadan tornalama metoduyla işlenebilirlik deneyleri yapılmıştır. TiC/TiCN/TiN ve TiCN/TiC/Al2O3 katmanlarıyla çok katlı kaplanmış sementit karbür kesici takımlar kullanılmıştır. Deneyler dört farklı kesme hızında (120, 150, 180 ve 210 m/dak) ilerleme hızı ve talaş derinliği sabit tutularak yapılmıştır. İlerleme hızı 0,16 mm/dev ve talaş derinliği de 1,6 mm olarak alınm . . .ıştır. Deney sonuçları, TiC/TiCN/TiN kaplanmış kesici takımın TiCN/TiC/Al2O3 kaplanmış kesici takımdan daha düşük kesme kuvvetlerine sebep olduğunu ortaya çıkarmıştır. Kesme hızının kesme kuvvetlerinde önemli derecede bir değişikliğe neden olmadığı ancak işlenmiş yüzey pürüzlülüğünü önemli derecede etkilediği görülmüştür. Artan kesme hızı ile yüzey pürüzlülük değerleri belirli bir kesme hızı değerine kadar azalmış ancak bu değerden sonra artan kesme hızı ile artış eğilimi göstermiştir. In this study, machining tests through dry turning method were performed on two grades of austenitic stainless steels (AISI 304 and AISI 316) in order to examine the influences of cutting tool coating, cutting speed and workpiece material on the cutting forces and machined surface roughness. The cutting tools used were TiC/TiCN/TiN and TiCN/TiC/Al2O3 multiple layer coated cementide carbide inserts. The tests were performed at four different cutting speeds (120, 150, 180 and 210 m/min) while feed rate and depth of cut were kept constant at 0,16 mm/rev and 1,6 mm, respectively. The results showed that TiC/TiCN/TiN coated cutting tools gave lower cutting forces than did TiCN/TiC/Al2O3 coated ones. The cutting speed did not have any considerable influence on the cutting forces. However, the machined surface roughness values (Ra) was significantly affected by the cutting speeds used. With increasing cutting speed, the surface roughness values decreased until a minimum value is reached beyond which they increased Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms