Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 94 Adet 0.002 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Filtreler
Bulunan: 94 Adet 0.002 sn
Koleksiyon [5]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [1]
Yazar [20]
Yayın Yılı [9]
Tez Danışmanı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [20]
Yayın Dili [1]
El antropometrik ölçümleri ve el kavrama kuvvetinin farklı spor branşlarında karşılaştırılması

Demirel, Pınar

Master Thesis | 2005 | Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Anatomi Anabilim Dalı

Bireyin sahip olduğu genler ve genetik yapı elin şekillenerek gelişmesinde ve faklılaşmasında rol almaktadır. Gelişim sürecinde elin karşılaştığı dış etkenler ve uğraşılan iş, el yapısını etkilemektedir. Farklı spor branşlarında amaca uygun yapılan antrenmanlarla el yapısında değişmelerin meydana gelerek, ellerin şekillenmesine katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, elin yoğun olarak kullanıldığı basketbol, voleybol ve hentbol branşlarında mücadele eden sporcuların kavrama kuvvetleri ile el antropometrik özelliklerinin saptanması amacı ile planlanmıştır. Çalışma, araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 374 sporcu (236 erk . . .ek 138 kadın) üzerinde yapılmıştır. Sporcular küçükler, yıldızlar ve gençler olmak üzere üç farklı yaş grubunda incelenmiştir. Araştırma için sporcuların her iki ellerinden sekiz farklı antropometrik ölçüm yapılmış ve kavrama kuvveti ölçülmüştür. Cinsiyet ve yaş farklılığını göz ardı ederek basketbol, voleybol ve hentbol branşlarını birbiriyle karşılaştırdığımızda, sağ ve sol el parametrelerinin çoğunda hentbol branşının voleybol ve basketbola göre daha yüksek değerler içerdiği tespit edilmiştir. Özellikle sağ ve sol el genişliği ile sağ ve sol el avuç uzunluğu parametrelerinde hentbolun en yüksek değerlere sahipken basketbolun en düşük değere sahip olduğu bulunmuştur. El yapılarına bakıldığında, hentbol branşını yapan sporcuların hem sağ hem de sol ellerinin kaba, kare şeklinde geniş ve güçlü bir el yapısına sahip olduğu, basketbol branşını yapan sporcuların ise, hem sağ hem de sol elde narin, dikdörgen şeklinde dar ve uzun parmaklı bir el yapısına sahip olduğu bulunmuştur. Basketbol, voleybol ve hentbol branşlarında sol elin sağ ele göre daha dar bir yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve yaş farklılığını göz ardı ederek basketbol, voleybol ve hentbol branşlarını el kavrama kuvveti değerleri açısından karşılaştırdığımızda, sağ ve sol el kavrama kuvveti değerlerinde hentbol branşının voleybol ve basketbol branşlarına göre daha yüksek değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. El kullanımının önemli olduğu spor branşlarında el antropometrik ölçümlerinin ve kavrama kuvveti değerlerinin sporcunun yönlendirilmesinde önemli olduğu düşünülmektedir. The individual’s genes and his (her) gene structure has part in the development and changing of the hand shape. Outer factors and the work dealt with effect the structure of the hand in the process of development. It is believed that the shape of the hand will change with the intendional training in different sport branches. This study is planned to determine the hand grip strength and anthropometric features of sportsmen playing basketball, volleyball and handball in which hands are used extensively. This study has been carried out on 374 sportsmen (236 male 138 female) who attended voluntarily. These sportsmen have been grouped as young, junior and adult. Eight different anthropometric measurements were implemented from sportsmen’s both hands and grip strength has been measured. Ignoring the sexual difference when basketball and volleyball compared to handball the handball players’ right and left hand parameters were higher than those of basketball and volleyball players’. Right and left hand width and palm length values were found to be highest in handball players and lowest in basketball players. When hand structure was considered, handball players have “square” shaped, coarse right and left hands which are broad and powerful whereas basketball players have “rectangle” shaped, delicate right and left hands which are highly capable of grasping. In all three sports branches it has been determined that, left hand has a narrower structure than the right hand. When hand gripping values were evaluated ignoring the sexual differences and age, it was evident that the right and the left hand gripping strength values for the handball players are higher than those of the volleyball and basketball players. It has been suggested that hand anthropometric measurements and the grip strength values are tought to be important for the guidance of sportsmen competing in sport branches in which the hands are important for the performance Daha fazlası Daha az

Bir mizah girişiminin çocuk ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrası anksiyetesini azaltmaya etkisi: Hastane palyaçoluğu

Çiftçi, Eda

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Hastane palyaçoları, hastanede yatan çocukların tedavisinde farmakolojik olmayan bir müdahale aracı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu araştırma, Yale Modifiye Preoperatif Anksiyete Ölçeği (Kısaltılmış Versiyonu) Çocuk Formu’nun (YMPAÖÇF) Türkçe uyarlamasını yapmak ve çocukların ve ebeveynlerinin preoperatif anksiyetelerinin azaltılmasında bir mizahi girişim olan hastane palyaçoluğunun etkisinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. İlk aşamada, Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında YMPAÖÇF Türkç . . .e geçerlik ve güvenirlik çalışması gerçekleştirilmiştir. Ön uygulamada 10, ölçeğin uygulanmasında 40 çocuk ile çalışılmıştır. Cronbach alfa değeri 0.911 olarak tespit edilmiş ve ölçeğin güvenirliği ve geçerliği sağlanmıştır. İkinci aşamada, günübirlik cerrahi müdahale geçirecek olan bir çocuğun ve ebeveyninin ameliyat öncesi ve sonrasında anksiyetesini azaltabilmek için girişimde bulunulmuştur. Bu aşama aynı hastanelerde Eylül 2017-Eylül 2018 tarihleri arasında 105 çocuk ve ebeveynleri ile yapılmıştır. Çocuk ve ebeveynler; kontrol (rutin ameliyat öncesi ve sonrası tedavi süreci), deney 1 (hemşirenin oyuncak bebek üzerinde ameliyat öncesi bilgi verdiği) ve deney 2 (hastane palyaçosunun terapötik oyun uyguladığı) grubuna randomize atanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda deney 2 grubundaki çocuklardaki anksiyete artışı, kontrol grubu ve deney 1 grubu anksiyete artışlarından daha düşük olduğu görülmüştür (p=0.001; Daha fazlası Daha az

Türkiye Himâye-i Etfâl Cemiyeti İstanbul merkezi umumi rapor’unun transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Doğan, Güle

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı

Bu çalışmada, Türkiye Himâye-i Etfâl Cemiyeti İstanbul Merkezi Umumi Rapor’unun Transkripsiyon ve Değerlendirilmesi yer almaktadır. Transkripsiyon kısmında gelir gider raporları tablolaştırılarak açıklanmıştır. Himâye-i Etfâl Cemiyeti’nin faaliyetleri, işleyiş mekanizması, idari birimi, çalışanlar hakkında bilgiler mevcut olup cemiyetin mali bütçesi, yardım toplama etkinlikleri ayrıntılı olarak metinde yer almaktadır. 1927 yılına ait mali bütçenin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Himâye-i Etfâl Cemiyeti’ne dair genel bilgilere yer verilmiştir. Günümüz Çocuk Esirgeme Kurumuna gelinceye değin aşamaları, niceliksel ve niteliksel faali . . .yetleri belirtilmiştir. In the study, Turkey Himâye-i Etfâl Community İstanbul center of the general report’sis located transcription and evaluation. In the transcription section Is descri bed income andexpense with table. There is information about the activities of the Himâye-i Etfâl Community. These are the mechanism of operation, adminis trativeunit, financial budget of the community, and have a whip-round activities transcription of the financial budget belonging to 1927. Turkey Himâye-i Etfâl Community has included about information. From the past to the present, the activities in the child protection agency are indicated as qualitative and quantitative Daha fazlası Daha az

Yunus Emre Enstitüsü Türkçe öğreniyorum setinin değerler eğitimi açısından incelenmesi

Erçelik, Hasan

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı

Yüzyılların birikimi ile kuşaktan kuşağa oluşturulan değerlerin korunması ve geliştirilmesi toplumda yaşayan tüm bireylere düşmektedir. Türkiye’de ve dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden anlaşıldığı üzere değerlerin hayat içerisinde yaşanırlığı kendini koruyamamaktadır. Değerlerle ve değerlerin yaşanmasıyla bir sorunun, eksikliğin olmadığı bir dönemden değerler eğitimine ihtiyaç duyulan bir zamana gelindi. Tarihî, kültürel birikimiyle düşüncelerin evi, değerlerin taşıyıcısı olan Türkçe, değerlerin yaşatılması ve aktarılması açısından önemlidir. Bilimin ve teknolojinin hızla ilerlemesiyle küçülen dünyada Türkiye ve Türkçe sahip oldu . . .ğu tarihî, siyasî, ekonomik, kültürel güçle ilgi odağı olmuştur, olmaya da devam edecektir. Bu durum yabancı dil olarak Türkçenin öğretilmesinde, dil ile birlikte değerlerin de aktarılmasına olanak sağlamaktadır. Okullarda eğitim-öğretimin en önemli ders materyalleri ders kitaplarıdır. Ders kitapları dersin öğretim programı çerçevesinde hazırlanır. Bu çalışmada 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda yer alan kök değerlerin ve erdemler temasındaki değerlerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimini hedefleyen, 10-15 yaş grubu için Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan Türkçe Öğreniyorum setinde ne kadar aktarıldığı incelenmiştir. Yunus Emre Enstitüsü’nün hazırladığı Türkçe Öğreniyorum adlı set dört ders dört çalışma kitabından oluşmaktadır. Her bir seviye için hazırlanan ders ve çalışma kitabında altışar ünite bulunmaktadır. Araştırmada, kitap setinde her bir seviyede aktarılan değerlere, değer aktarımının ünitelere göre dağılımı bulgularına yer verilmiştir. Doküman incelemesi yöntemi ile elde edilen bulgular sayısal veriler halinde tablolara dönüştürülerek yorumlanmış ve çıkarımlarda bulunulmuştur. A2.2 ders kitabında en fazla değer aktarımının yapıldığı araştırma sonucunda bulunmuştur. Öz denetim ve sorumluluk set içerisinde en fazla aktarılan değerlerdir. Our duty as a society is to protect and improve the values which are created from generatin to generation by the centuries accumulation. It can be understood from the negative events which occur both in Turkey and in the world that values’ liveability in the life can’t maintain itself. We came such a time from that there were no problems or lack with our values and living them to needed values education time. With its history, being house of thoughts with its cultural accumulation, home to our thoughts, bearer of values, Turkish is substantial in terms of making the values live and transferring them. In the world that is getting smaller with the fast progress of science and technology, Turkey and Turkish have been and will be the center of attraction with its historical, political, economical, cultural capacity. This status gives opportunity to teach Turkish as a foreign language and also transfer the values via the language. The most essential educational materials in the schools are the textbooks. Textbooks are prepared within the framework of lesson’s curriculum. In this study, it is examined how much the root values and the values which are in the theme of virtues which were taken place in 2018 Turkish Lesson Curriculum are in the set of I’m learning Turkish which aims to teach Turkish as a foreign language that was prepared by Yunus Emre Institute for 10-15 aged learners. The set I’m learning Turkish prepared by Yunus Emre Institute consists of four textbooks and four workbooks. Textbooks and workbooks which were prepared for each level have 6 units. In the study, results are given by means of values that are transferred at each level and distribution of value transfer by each unit. The data obtained by document review method were transformed into the charts interpreted in case of numerical data and inferences were made. As a result of the study, it was found that A2.2 is the most value transfusion textbook. Selfregulation and responsibility are the most transferred values in the set Daha fazlası Daha az

Kırım savaşı sırasında Eflak-Boğdan (1853-1856)

Karaoğlan, Fazilet

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tarih boyunca birçok savaş meydana gelmiştir. Bu savaşlardan birisi de XIX. yüzyılın ortalarında başlayan İngiltere, Fransa ve sonradan Sardunya’nın da katılmasıyla bir Avrupa savaşına dönüşen Kırım Savaşı’dır. Kırım Savaşı birçok farklı cephede gerçekleşmiştir. Bu savaş sırasında Eflak-Boğdan’da Rusya’nın işgaline uğramış ve savaş boyunca Eflak ve Boğdan toprakları Osmanlı Devleti ve Rusya’nın mücadelelerine sahne olmuştur. Bu işgal sırasında Rusya Eflak-Boğdan beylerine Osmanlı Devleti ile ilişkilerini kesmelerini ve vergiyi de göndermemelerini emretmiştir. Rusya’nın bu işgal sırasında Eflak-Boğd . . .an halkına yayınladığı beyannamede işgali kendilerini himaye için yaptığını ve niyetlerinin buradaki düzeni bozmak olmadığını söylemesine rağmen bunun tersi yönünde davranışlarda bulunması Eflak-Boğdan halkını rahatsız etmiştir. Bu çalışmada Kırım Savaşı sırasında Eflak ve Boğdan’da meydana gelen olaylar ele alındı. Savaş sırasında ve savaş öncesinde Osmanlı Devleti ve Rusya’nın bu topraklar üzerindeki mücadeleleri arşiv belgelerin de yardımıyla desteklenerek anlatılmaya çalışıldı. There have been a lot of wars between Ottoman Empire and Russia throughout history. One of these wars is the Crimean War which started in the mids of XIX. century and becoming a Europan war by the involvement of England, France and later Premonte. Crimean War happened in many different fronts. Wallachia-Moldavia was also invaded by Russia during this war and Wallachia-Moldavia lands witnessed some struggles between Ottoman Empire and Russia. Russia ordered the Wallachia-Moldavia rulers (beys) to interrupt the relations with Ottoman Empire and not to send the taxes during this invasion Russia puplished a declaration to Wallachia-Moldavia citizens during the invasion and stated that their intention for his invasion was to protect them, but not to disrupt the order there. However they behaved the opposite way and this disturbed the Wallachia-Moldavia people. In this study events happened in Wallachia-Moldavia during Crimean War were held. Struggles on these lands between Ottoman Empire and Russia before and during the war were tried to be explained with the support of archive documents Daha fazlası Daha az

Yıldız milli erkek basketbol takımı sporcularının antropometrik profillerinin belirlenmesi

Şekeroğlu, Mustafa Önder

Master Thesis | 2005 | Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi Anabilim Dalı

Çalışmaya katılan sporcuların boy uzunlugu, vücut ağırlığı, deri kıvrımı kalınlıkları, uzunluk, çevre ve çap ölçümleri yapılmıştır. Heath-Carter formülü kullanılarak sporcuların somototipleri belirlenmistir. Yapılan ölçüm sonucu bütün grup gözönüne alındığında endomorfi 2,06±0,92, mezomorfi 3,12±1,54, ektomorfi 4,68±1,57 olarak hesaplanmıstır. Yıldız Milli Erkek Basketbol Takımının mezomorfik ektomorf oldugu saptanmıştır. Yani sporcular uzun boylu, zayıf, düsük yağ yüzdeli, ince narin vücut yapısına sahiptir. Bu çalışmada bu kategorideki elit sporcuların antropometrik özellikleri ve vücut kompozisyonu ortaya konmustur. Sporcuların b . . .elirli bir branşa yönlendirilmesinde sporcuların bu branşa olan yatkınlıklarının yanı sıra somototip özelliklerinin elit sporcularla karşılaştırılarak branşa uygunluğunun tespitinin önemli olduğu düşünülmektedir. Anthropometry which determines the physical characteristics of human body by using specific measurement methods helps people to accommodate with everyday life. Body composition determined by using antropometric data is also used to evaluate growth and nutrition state, to follow-up some diseases and to evaluate the performance of physical activity. It is considered that body composition affects success in different sports branches. This study aims to determine the antropometric characteristics and body composition of National Juniour Male Basketball Team. 16 sportsmen who were invited to National Team in 2003-2004 season participated in this study. Height, weight, skin fold thickness ,length ,body perimeter and diameter of the sportsmen participated the study were meausured. The somatotype of the sportsmen were determined by using Heath-Carter equation. As the result of the measurements, endomorphy is 2.06±0.92, mezomorphy is 3.12±1.54, and ectomorphy is 4.68±1.57 when whole group is considered. It has been determined that National Juniour Male Basketball Team is mezomorphic ectomorphy. In other words, sportsmen are tall, thin with low fat percentage and they have thin and dainty body. In this study, the antropomertic characteristics and body composition of elite sportsmen in this category have been displayed Daha fazlası Daha az

Evcil hayvan sahiplerinin affedicilik düzeyi ve genel sağlık durumlarının değerlendirilmesi

Öztürk, Pınar

Master Thesis | 2020 | Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Yüksek Lisans Programı

Bu araştırma evcil hayvan sahiplerinin affedicilik düzeyi ve genel sağlık durumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışmanın evrenini Zonguldak İl ve ilçelerinde faaliyet gösteren veteriner kliniklerine başvuran evcil hayvan sahipleri; örneklemini ise 17.08.2019-17.09.2019 tarihleri arasında bu kliniklere başvuran, çalışmaya katılmayı kabul eden 122 evcil hayvan sahibi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Affedicilik Ölçeği, Genel Sağlık Anketi-12 ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde Number Cruncher Statistical System 2007 (NCSS) (Kaysville, U . . .tah, USA) programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemelerle sınanmıştır. İki grup karşılaştırmasında normal dağılıma uyan değişkenlerde Student-t testi, uymayanlarda Mann-Whitney U testi; ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise normal dağılıma uyanlarda Oneway ANOVA, uymayanlarda Kruskal-Wallis test ve Dunn-Bonferroni testi, değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık Daha fazlası Daha az

Basınç yarasının bakımında plateletten zengin plazma jel ve serum fizyolojik ile yapılan pansumanların iyileşme süreci ve maliyet açısından karşılaştırılması

Uçar, Özge

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği

Basınç yaraları; morbiditeyi, mortaliteyi, hastanede yatış süresini ve hastane masraflarını artırması nedeniyle cerrahinin çok önemli ve ciddi bir problemidir. Sağlıkta kalite göstergesi olan basınç yaralarının önlenmesinin yanı sıra tedavi ve bakımı da büyük önem taşımaktadır. Plateletten zengin plazmanın (PRP) birçok cerrahi alanda kullanılmasıyla birlikte yaralarda da iyileşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak literatürde basınç yaralarında PRP ile pansumanın etkileri üzerine yeterli araştırmaya ulaşılamamıştır. Bu araştırma, Zonguldak’ta yer alan bir devlet hastanesinin palyatif bakım servisinde 05.05.2018-01.05.2019 tarihler . . .i arasında 18 yaş üzerinde olan, kan değerleri ve yaşam bulguları normal değerlerde olan, koksiks bölgesinde II.Evre basınç yarası bulunan 60 hasta ile yapıldı. Basınç yaralarına serum fizyolojik (SF) ile gaz pansuman ve PRP jel ile pansuman uygulanarak iyileşme süreci PUSH skalası ile değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra, bağımsız değişkenlerde t testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon testi, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk’s testleri kullanıldı. Elde edilen bulgular 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırma kapsamına alınan hastalarda SF ile pansuman yapılan basınç yaraları alan, eksuda ve doku tipi açısından değerlendirildiğinde; ilk pansuman sonrası yapılan gözlem (1. Gözlem) ile ikinci ayın sonundaki pansuman sonrası yapılan gözlem (20. Gözlem) sonuçları arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0,05). PRP jel ile pansuman yapılan basınç yaraları alan, eksuda ve doku tipi açısından değerlendirildiğinde; ilk pansuman sonrası yapılan gözlem (1. Gözlem) ile ikinci ayın sonundaki pansuman sonrası yapılan gözlem (20. Gözlem) sonuçları arasında ileri düzeyde istatistiksel anlamlı farklılık bulundu (p 0.05). When pressure sores treatment with the PRP gel dressing is evaluated in terms of exudate and tissue type; After the first dressing (1st Observation) and the post-dressing observation at the end of the second month (20th Observation), there was a statistically significant difference between the results of the observations (p Daha fazlası Daha az

Doğrudan yabancı yatırımlar ve belirleyicileri: Türk finans sektörü üzerine bir uygulama

Keskin, Şebnem

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Gelişmekte olan ülkeler için yabancı finansman kaynakları arasında yer alan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının hacmi 1980’li yıllardan itibaren tüm dünyada hızla artmıştır. 1980 öncesinde daha çok imalat sanayinde yoğunlaşan doğrudan yabancı sermaye yatırımları finans piyasalarının serbestleştirilmesi ile finans sektörüne ilgi göstermeye başlamıştır. 1980’li yıllardan itibaren dış ticaret rejimi ve finans piyasalarının serbestleştiği Türkiye ekonomisinde, 1990’lar ve 2000’lerin başında finansal krizler yaşanmış ve 2001 yılından sonra Türk finans sektörüne giren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında önemli artışlar ortaya çıkm . . .ıştır. Bu çalışmada 2007-2019 döneminde Türk finans sektörüne giren doğrudan yabancı yatırımları ile finansal gayri safi yurtiçi hasıla, kredi hacmi ve reel döviz kuru arasındaki ilişki ARDL eşbütünleşme tekniği ile uzun ve kısa dönemli olarak analiz edilmiştir. Buna göre finans sektörünün gayrisafi yurtiçi hasıladaki hacmi, ve kredi hacmi finans sektörüne giren doğrudan yatırımları hem kısa hem de uzun dönemde etkilemektedir. Reel döviz kuru ise sadece uzun dönemde etkiye sahiptir. Bu bağlamda elde edilen bulgular; finansal gelirin, finansal gelişmişliğin ve döviz piyasalarındaki hareketin finans sektörüne gelen doğrudan yatırımları etkilediğini işaret etmektedir. The volume of foreign direct investment, which is among the foreign financing sources for developing countries, has increased rapidly all over the world since the 1980s. Prior to 1980, foreign direct investments, which were mostly concentrated in the manufacturing industry, began to show interest in the financial sector with the liberalization of financial markets. The liberalization of foreign trade regime, andfinancial markets, since the 1980s in Turkey's economy, has experienced financial crises the 1990s, and in the early 2000s, and has emerged a significant increase in foreign direct investment entering the Turkish financial sector after 2001. In this study, the relationship between foreign direct investments investments in Turkish finance sector, and financial gross domestic product, credit volüme and real exchange rate in the period of 2007-2019 has been analyzed with ARDL cointegration technique as long and short term. Accordingly, the volume of the financial sector in the gross domestic product, and the credit volume affect the direct investments entering the financial sector in both short and long term. The real exchange rate, has a long-term effect only. Findings in this context indicate that financial income, financial development and movements in foreign exchange markets affect foreign direct investments in the financial sector Daha fazlası Daha az

İş hayatındaki örgütsel adalet ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Samsun Valiliği örneği

Gemici, Sevgi

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülenet Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Örgütsel adalet, örgütün başarıya ulaşması, çalışanlarının etkililiği ve verimliliğinin belirlenmesi açısından önemli rol oynamaktadır. Çalışanlar tarafından algılanan adalet onların tutum ve davranışlarına yansımaktadır. Dolayısıyla çalışanlar örgüt içinde uygulanan prosedürleri adil olarak algıladıkları takdirde, kendisini değerli hissedecek ve performansı daha çok artacaktır. Bu çalışmada, idari personel açısından örgütsel adalet ve boyutlarının çalışan performansına etkileri araştırılmış olup, bulguların karar vericilere, yöneticilere ve literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için Samsun Valiliği ve İ . . .l Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan 224 idari personelden oluşan örneklem üzerinde, örgütsel adalet ve iş performansına ait konuları içeren 49 soruluk anket uygulanmıştır. İlgili konu ve boyutlarına ait ölçümler cevaplayıcıların özellikleri de dikkate alınarak istatistiksel olarak incelenmiştir. İlgili araştırma sonucuna göre çalışanlarda örgütsel adalet ve iş performansı arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Çalışanların örgütsel adalet algısı arttıkça iş performansları da artmaktadır. Örgütsel adaletin alt boyutlarından etkileşimsel adaletin iş performansı üzerinde en güçlü etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Organizational justice plays an important role in success of the organization and determination of the effectiveness and the productivity of employees. Organizational justice perceived by the employees reflect on their behaviour and attitude. Therefore, employees will feel valued and improve their performance if they perceive the procedures implemented within the organization fairly. The aim of the study is the effects of organizational justice and its dimensions on the employees performance and present the results to administrators, decision makers and related literature. In order to achieve this aim, 49-item survey was conducted on a sample of 224 administrative personnel working in Samsun Governorship and Provincial Directorate of National Education, covering issues related to organizational justice and business performance. According to the results of the study, a significant and positive relationship between organizational justice and business performance has been determined in the employees. The more employees perception of organizational justice increases, the more their business performance has increased. Of the organizational justice dimensions, interactive justice has been found to have the strongest effect on business performance Daha fazlası Daha az

Politik risk endeksinin borsa İstanbul hisse senedi getirileri üzerine etkisi: Sektörel bir uygulama

Hatır, Yüksel

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için sermaye birikimi ekonomik büyüme açısından kritik bir öneme sahiptir. Sermaye birikimini sağlamanın yollarından biri de hisse senedi yatırımcısının yatırımlarını ülkeye çekebilecek bir ortamın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, finansal yatırımcılar açısından hisse senedi getirilerini etkileyen faktörlerin analizi önemli bir ilgi alanıdır. Bu faktörlerden biri de risk faktörüdür. Bu kapsamda bu çalışma, sistematik risk grubu içerisinde yer alan politik risk ile hisse senedi getirileri arasındaki ilişkiyi test etmektedir. Çalışmada kullanılan politik risk puanları ICRG (International Country Risk Gu . . .ide)’den temin edilmiştir ve hisse senedi getirisi için kullanılan data BİST (Borsa İstanbul) hisse senedi günlük kapanış rakamlarının aylık ortalama değerlerini kapsamaktadır. Çalışma, Borsa İstanbul’da işlem gören beş ayrı sektördeki (Enerji, Banka ve Özel Finans Kurumları, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, Perakende ve Kimya, Petrol Kauçuk ve Plastik) firmaların hisse senedi getirileri ile ülke politik risk puanı arasındaki ilişkiyi 2006:1-2016:12 dönemi aylık verileri ile incelemektedir. Araştırmada panel birim kök, panel eşbütünleşme ve panel nedensellik analiz yöntemleri uygulanmıştır. Tahmin sonuçları, tüm sektörlerde politik riskin hisse senedi getirileri üzerinde negatif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Nedensellik test sonuçları ise, politik riskten hisse senedi getirisine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmanın sonuç bölümünde bulgular tartışılmış ve çeşitli politika önerileri sunulmuştur. The capital accumulation has a criticial importance in terms of economic growth in developing countries like Turkey. One of the ways of supplying capital accumulation is to provide an environment that can attract the financial investors' investments to the country. In this context, it’s an important field to analyze the factors affecting the stock returns for financial investors. One of these factors is the risk factor. Within this framework, this study tests the relationship between the political risk, which is in the group of systematic risk, and stock return. The political risk scores used in this study are provided with ICRG (International Country Risk Guide) and the data used for the stock returns includes the monthly average values of BIST (Borsa Istanbul) daily closing figures. The study analyzes the relationship between the political risk score of the country and the stock returns of the companies in five different segments, (Energy, Banking and Private Finance Institutions, Real Estate Investment Trusts, Retail and Chemical, Petroleum Rubber and Plastic) traded in Istanbul Stock Market with the monthly datas in periods 2006:1-2016:12. Panel unit root, panel cointegration and panel causality analysis methods are applied in the research. The forecast results show that the political risks have negative effects on stock returns in all fields. The causality test results reveal a one-way causality relationship from political risk to stock returns. The findings are discussed and various political suggestions are offered in the conclusion part of the study Daha fazlası Daha az

Okul öncesi çocuklarda ebeveyn çocuk ilişkisinin internet kullanımı üzerine etkisi

Yaylacı, Birgül

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Araştırma, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden çocukların ebeveynleri ile olan ilişkilerinin internet kullanımları üzerine etkisini ortaya koymak amacıyla tanımlayıcıilişki arayıcı tipte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 27.03.2018-01.06.2018 tarihleri arasında Zonguldak İl Merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Merkez Ana Okulu’na kayıtlı 4-6 yaş arasında toplam 183 çocuk oluşturmuştur. Evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiş ve 142 çocuğa ulaşılmıştır. Araştırma verileri, Kişisel Bilgi Formu, İnternet Bağımlılığı Ölçeği, Aile-Çocuk İnternet Bağımlılığı Ölçeği, Çocuk- Anababa İlişki Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmamıza katı . . .lan ebeveynlerin çocukları, 4- 6 yaş aralığında değişmekte olup ortalaması 5.08’dir. Ebeveynlerin cinsiyetlerine ve gelir durumlarına göre; Çocuk-Anababa İlişki Ölçeği-Çatışma puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur ( Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms