Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 65 Adet 0.001 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Filtreler
Bulunan: 65 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [6]
Tam Metin [1]
Yayın Türü [2]
Yazar [20]
Yayın Yılı [14]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
Cemal Abdün Nasır iktidarında Mısır-Türkiye ilişkilerinin Türk basınına yansımaları (1954-1962)

Sönmez, Şinasi

Article | 2009 | ATATÜRK YOLU DERGİSİ11 ( 43 ) , pp.491 - 516

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TVRBeE5EUTJOZz09 https://hdl.handle.net/20.500.12628/1018

Sosyal bilgiler öğretiminde temsilî resim kullanımıyla tarihsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi*

Aıncı, Güngör Arzu Besime | Dilek, Dursun

Article | 2012 | Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi0 ( 36 ) , pp.5 - 23

Yapılan bazı araştırmalar, sosyal bilgiler ve tarih öğretiminde görsel materyallere yeterli düzeyde yer verilmediğini göstermiştir. “Görselin görünmezliği”ne varan ifadeler ve “öğrencilerin metin ağırlıklı çalışmalarının imgesel düşünmelerini sınırladığına” dair görüşler oldukça dikkat çekicidir. Diğer taraftan, tarihsel düşünme becerileriyle ilgili araştırmalara olan ihtiyaç da bazı araştırmalarda vurgulanmaktadır. Bu noktada, temsilî resimlerden, sosyal bilgiler ve tarih öğretiminde tarihsel düşünme becerilerini geliştirebilecek yönde yararlanmak büyük bir anlam taşımaktadır. Çalışmanın uygulama safhası; Zonguldak ili Karadeniz Er . . .eğli İlçesi’nde yer alan bir devlet okulu olan Cumhuriyet İlköğretim Okulu 7. sınıfında okuyan 39 öğrenciyle, 2009-2010 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Uygulama, 7. sınıf sosyal bilgiler dersi “Kültür ve Miras” öğrenme alanı, “Türk Tarihinde Yolculuk” ünitesiyle sınırlandırılmıştır. Araştırma problemini çözebilmek amacıyla; nitel araştırma veri toplama yöntemlerinden “doküman incelemesi”, “gözlem” ve “görüşme”den yararlanılmıştır. Eylem araştırması olarak desenlenen bu nitel çalışmada, içerik analizi uygulanmıştır. Araştırma verileri, araştırma grubunda, temsilî resmin kullanımıyla tarihsel düşünme becerilerinin geliştirilebileceğini göstermiştir. Temsilî resim kullanımının; öğrencilerin, üzerinde çalışma yapılan konuyu öğrenmelerinde, derse ilgi ve katılımlarının artmasında ve yaratıcı düşünme gibi becerileri geliştirmelerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu da tespit edilmiştir. Some of the conducted researches show that visual materials are not sufficiently being used in social studies and history teaching. The expression of “invisibility of visuals” and the views regarding that “the text dominant studies limit the visual thoughts of the students” are quite obtrusive. On the other hand, the need for researches concerning the historical thinking skills of the students are being emphasized in some of the studies. At this point, taking advantage of the representative pictures to improve the historical thinking skills of the students during their social studies and history education makes perfect sense. Application phase of this study has been carried out during the first semester of the academic year of 2009-2010 with 39 students of the 7th grade of Cumhuriyet Elementary Schools which is a state school located in Karadeniz Ereğli district of Zonguldak province. The application is limited with the “Journey through Turkish History” unit on the “Culture and Heritage” learning area of the social studies lesson of the 7th grades. In the performed action research, with the intent of solving the research problem; “document review”, “observation” and “interview” methods of qualitative research data collection are carried out. Content analysis is used in this qualitative study which is figured as an action research. Research data revealed that the historical thinking skills can be improved in the research group by using representative pictures. It is determined that using representative pictures has a positive effect on the students for them to learn the current course subject, to increase their interest and attendance in the lesson and to improve their skills such as creative thinking Daha fazlası Daha az

SAĞLIK SEKTÖRÜNDE YOLSUZLUK: TEORİK BİR DEĞERLENDİRME

Avcı, Mehmet | Teyyare, Erdoğan

Article | 2012 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi8 ( 2 ) , pp.199 - 221

Bireylerin yaşamlarını kaliteli bir şekilde sürdürebilmesi ve sağlıklı, mutlu toplumlar için sağlık sektörünün sunacağı hizmet hayati önem taşımaktadır. Sağlık sektörünün sahip olduğu özellikler nedeniyle bu sektöre ayrılan kaynaklar dünya ve ülke ekonomilerinde büyük paya sahiptir. Sağlık sektöründe belirsizliğin, asimetrik bilginin ve birçok aktörün bulunması sektörü karmaşık bir yapı içerisine sokmaktadır. Söz konusu karmaşık yapı yolsuzluklar için elverişli bir ortamı meydana getirmekte ve sektörün diğerlerine göre yolsuzluğa daha açık olmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada teorik açıdan sağlık sektörünün yapısı ve niçin yolsuz . . .luğa yatkın olduğu açıklanmakta ve sektördeki yolsuzlukların maliyetleri ortaya koyularak çözüm önerileri sunulmaktadır. Health sector’s services are critically important for sustaining the lifes of individuals in a quality manner and ensuring healthy and happy societies. Due to features of health sector, reources that allocated to this sector has a large shares in world and countries economies. Exist of uncertainity, asymmetric information and many actors involved in health sector it puts into the sector a complex structure. This complex structure make up the environment susceptible to corruption and this is the cause of the sector more open to corruption than others. In this study it is explained that structure of health sector theoretically and why it is prone to corruption and costs of corruption in the sector has been stated and solutions are presented Daha fazlası Daha az

KOBİ’lerde Finansal Raporlamanın Amaçları ve Muhasebe Bilgilerinin Kullanım Düzeyine İlişkin Batı Karadeniz Araştırması

Köse, Yasemin

Article | 2009 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 41 ) , pp.114 - 120

Bu çalışmanın amacı muhasebe uygulamalarına ilişkin olarak küçük ve orta ölçekli üretim işletmelerinde yöneticilerin finansal raporlama uygulamaları ve finansal raporlardan yararlanma düzeyine ilişkin durumlarını ortaya koymaktır. Çalışmada yer alan veriler Zonguldak KOSGEB veritabanından elde edilen 46 imalat işletmesi yöneticilerinden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Zonguldak KOSGEB veritabanında Zonguldak’la beraber Bartın ve Karabük illerinden işletmelerde bulunmaktadır. Ankette muhasebe uygulamalarının yanında muhasebe uygulamalarını etkileyen faktörlere ışık tutması amacıyla işletmelerin genel özellikleri, işletme yönetimi . . .ve işletme muhasebecilerine ilişkin bilgiler elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ankete katılan firmaların büyük bir çoğunluğunun, AB uyumlu KOBİ tanımı kriterlerine göre, mikro ölçekli olduğu ve işletmelerin büyük bir çoğunluğunda işletme sa-hiplerinin aynı zamanda işletme yöneticisi oldukları belirlenmiştir. Genel olarak işletme sahip/yöne-ticilerinin muhasebe bilgilerini sadece yasal yükümlülük olarak görmeyip işletme kararlarında da gerekli olduğunu düşündükleri ve muhasebe bilgilerini özellikle maliyetlerin kontrol edilmesinde ve planlama amaçlı kullandıkları belirlenmiştir. The purpose of this study is to present the current state of SME managers’ opinions towards financial reporting practices and the usage level of financial reports in manufacturin industry. Data used in the study were collected through a questionnaire survey of 46 SMEs from KOSGEB database located in Zonguldak which includes SMEs from surrounding cities of Bartın and Karabük as well. Beside accounting practices, information were gathered regarding general characteristics of SMEs, managers and accountants of the firms as well. According to the survey results, most of the firms in survey are micro-sized entities based on SME definition criteria harmonized with the EU. It is also revealed that the managers are also owners in many of the firms. In general financial reporting practices are not anly seen as a legal requirement but also seen as a beneficial tool for managerial decision making. The areas of financial information use are observed as cost control and planning functions in the sample firms Daha fazlası Daha az

HİZMETLERDE TÜKETİCİLERCE ALGILANAN RİSKİN ALGILANAN KALİTE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Erdoğan, Evrim | Aksoy, Ramazan

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 2 ) , pp.121 - 150

Hizmetlerde tüketici algısını etkileyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Tüketicinin algıladığı risk ve hizmetten algılanan kalite bu faktörlerden ikisidir. Hizmet sektöründe kalite olgusu müşteri memnuniyetini etkileyen önemli bir faktördür. Risk algısı ise tüketicinin kalite değerlendirmelerinde etkili olmaktadır. Literatürde tüketicilerin risk ve kalite algıları arasındaki ilişkileri konu alan çalışmalar olmakla birlikte bu çalışmaların daha çok ürünler hakkında olduğu görülmektedir. Yine; hizmetlerde tüketicinin kalite değerlendirmeleri konusunda araştırmalar çok sayıdadır, ancak hizmet kalitesi ve algılanan risk konusundaki ara . . .ştırmaların sınırlı olduğu dikkat çekmektedir. Türkiye'de ise hizmetlerde algılanan risk ve kalite ilişkisine dair herhangi bir çalışmanın olmadığı anlaşılmaktadır. Bu araştırmada hizmet sektöründe gerek risk gerekse kalite algılarının tüketici değerlendirmelerini etkilediği düşünülen bankacılık sektörü seçilmiştir. Bu araştırma bankacılık sektöründe tüketicilerin algıladıkları riskin algıladıkları kaliteye etkisini incelemektedir. Tüketicinin risk ve kalite algısı çok boyutlu olarak ölçülmüştür. Hizmetten algılanan risk boyutlarının algılanan hizmet kalitesine etkisi boyutlar bazında araştırılmıştır. Araştırma hipotezleri yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; bankacılık sektöründe algılanan risk boyutları algılanan kalite boyutlarının tamamını olumsuz etkilemektedir. Algılanan kalite üzerinde; bankacılık sektöründe psikolojik riskin etkisi diğer boyutlara göre daha fazla oldğuu tespit edilmiştir. There are many factors that affect consumer perception in services. Consumer perceived risk and perceived quality are two of these factors. The Quality concept is an important factor that effects consumer satisfaction in service sector. It impacts risk perception and quality evaluations. Although there are some studies which take in services in literature; studies are mostly about intensive product. Nevermore; it is noteworthy, there are lots of studies about quality evaluations in services but studies about service quality and perceived risk relationship is limited. In Turkey, there is no study about perceived risk and quality relationship in service sector. In this study; banking sector has been researched because of being effected by risk and quality of consumer perceptions. This study is analyzing the impact of consumers' perceived risk on the perceived service quality in services in banking sector. Consumers' perceived risk and quality is measured as multi-dimension. Relationship of perceived risk and quality is analyzed in dimensional terms. Research hypotheses were tested using structural equation modeling. According to the results of the study; the dimensions of perceived risk in the banking affect all dimensions of perceived quality. On the perceived quality of the banking sector; psychological risk impact is the most Daha fazlası Daha az

PETROL FİYATLARININ İMKB ENDEKSLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Güler, Sevinç | Temel, Halime Nalın

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 2 ) , pp.81 - 98

Bu çalışmanın amacı, petrol fiyatındaki değişimin İMKB 100, İMKB Sınai ve İMKB Kimya, Petrol ve Plastik endeksleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaçla İMKB endekslerinin 03.02.1997 - 30.11.2012 aralığında haftalık kapanış fiyatları ve aynı döneme ait ham petrol fiyatları analize dahil edilmiştir. Çalışmada zaman serilerinin ilişkilerini tespit etmeye yönelik Granger eşbütünleşme analizi ve Granger nedensellik testi gerçekleştirilmiştir. Analizin bulgularına göre serilerin uzun dönemde birlikte hareket ettikleri, ancak kısa dönemde aralarında nedenselliğin olmadığı ortaya çıkmıştır. This study examines impact of oil prices a . . .nd National 100, manufacturing industry and chemical-petroleum-plastic industry of Istanbul Stock Exchange (ISE). For this purpose, indixes of ISE and oil prices analysed weekly closing prices over the period between 03.02.1997 and 30.11.2012 In the study, Granger cointegration analyse and Granger causality test was applied to determine the relationship of time series. According to results of analyses, it was observed that series act together in long period, but there is no causality in short period Daha fazlası Daha az

Testing a Simple Financial Alternative to TOPSIS for Financial Performance Measurement

Tütüncü, Lokman | Uysal, Zafer

Article | 2018 | Muhasebe ve Finansman Dergisi0 ( 78 ) , pp.249 - 264

This study investigates performance rankings and return profile of portfolios based on performance scores produced by TOPSIS selection and earnings, and tests an alternative single-criterion ROE decision model to measure performance. Results show that portfolios based on simple profitability ratios perform at least as well as portfolios based on multicriteria TOPSIS model. The relationship between TOPSIS performance rankings and return rankings is not significant. Of the selection models examined, only portfolios based on ROE tend to provide long term value for investors. Bu çalışma TOPSIS seçilimi performans skorlarına ve kazanca d . . .ayalı portföylerin getiri profillerini ve performans sıralamalarını inceleyerek performans ölçümü için TOPSIS’e alternatif tek kriterli bir karar modelini test etmektedir. Sonuçlar basit karlılık oranlarına dayalı oluşturulan portföylerin en az TOPSIS modeline göre oluşturulan portföyler kadar iyi performans gösterdiğine işaret etmektedir. TOPSIS performans sıralaması ile getiri sıralaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İncelenen seçilim modelleri içinde yalnızca özsermaye karlılığına dayalı portföyler yatırımcılar için uzun vadeli değer sağlamaktadır Daha fazlası Daha az

Avrupa Birliği ve Türkiye ekseninde yasadışı göç ve iltica paradoksu: Domino etkisi sonrası yaşananlar

Sever, Hanifi | Sever, Muhammed

Article | 2013 | Polis Bilimleri Dergisi15 ( 2 ) , pp.85 - 108

Göçün günümüzde dünyanın en büyük sorunlarından biri haline gelmesine neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; ekonomik eşitsizlik, devletlerin vatandaşlarının can güvenliğini sağlayamaması, siyasi çalkantılar ve şiddet eylemleri olarak sayılabilir. Kaynak veya hedef ülke olsun ya da olmasın, tüm devletleri zor durumda bırakan yasadışı göç sorunlarına hem ulusal, hem de uluslararası alanda çözüm arayışları sürmektedir. Avrupa Birliği, özellikle 2000’den sonra göç ve iltica konuları ile yakından ilgilenmektedir. Önceleri bir gereklilik olarak görülen göçmenlerin, artık bir sorun haline dönüştüğünü AB içerisind . . .eki yasal düzenlemelere bakarak söyleyebiliriz. 2010’un sonlarında patlak veren Arap isyanlarıyla ülkelerinden kaçan binlerce insanın Avrupa sınırına dayanmış olması Avrupa Birliği’nin yeni bir krizle imtihanı olarak değerlendirilmiştir. Yine benzer şekilde Avrupa Birliğine üye olmak için bekleyen Türkiye’nin de bu krize yaklaşımı söz konusu Arap ülkeleriyle tarihi bağları nedeniyle önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Arap dünyasında domino etkisi yaratan halk ayaklanmaları sonrasında Avrupa ve Türkiye’de yaşanan göç ve iltica olgularının değerlendirilmesi yapılmıştır. There are many factors that make “migration” become one of the biggest problems of the contemporary world. The most significant ones of these factors are economic inequality, states’ incompetence in securing their peoples’ lives, political turmoil and acts of violence. No matter if they are the source or target countries, all nations are in search of possible national and multinational solutions against the issue of illegal migration that chronically delivers a great deal of problems. The European Union has been dealing with migration and refugee issues more intensively since 2000. Taking the new legal arrangements of the EU countries into account, it can be said that “immigrants who were once seen as a requirement” are considered as a problem today. As a result of the Arabian rebellions started in late 2010, thousands of people who fled from their countries have knocked European countries’ doors, which is in fact a new quest of crisis management. In addition to the European countries, approach of Turkey -a candidate country of the EU- is also important due to its historical relationships with the Arabian countries. In this study, an assessment on migration and refugee actions towards Europe and Turkey after the rebellion movements which caused domino effects in the Arabian world was made Daha fazlası Daha az

Veri Ambarı Projelerinde ETL Performansını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

Çelebi, Hazal | Çakmak, Ahmet Ferda

Article | 2019 | Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi22 ( 2 ) , pp.965 - 990

Bilgi, özel bir amaca ulaşmak için verinin çeşitli analiz, dönüşüm ve gruplama işlemlerinden geçirilerek, daha sonra kullanılmak üzere yöneticiler için hazır ve faydalı bir hale getirilmiş şeklidir. Veri ambarı, farklı kaynaklarda tanımlanmış verilerin, belirli aralıklarla aktarılarak standart bir format ile tek bir ortamda tutulduğu ortamdır. Veri ambarının güncel olması oldukça önemlidir. Veri ambarının güncelliği ise ETL süreci ile sağlanmaktadır. ETL; Çıkar(Extract), Dönüştür(Transform) ve Yükle(Load) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Kullanılacak verinin dış kaynaklardan çıkarılması, verinin iş süreçlerine göre birle . . .ştirilmesi, dönüştürülmesi ve veri ambarına yüklenmesi sürecidir. Bu sürecin başlangıç faaliyetlerinden biri en uygun ETL yazılımının seçimidir. Bu çalışmada Veriambarı oluşturulmasında ETL yazılım aracı seçimini etkileyen ISO 25010 standardında yer alan faktörlerin ağırlıklandırılması ve yazılım araçları arasında AHP yöntemi ile karar verilmesi amaçlanmaktadır. Information is a form of data that has been subjected to various analysis, transformation and grouping processes to make it available and useful for managers to be used for later purposes. A data warehouse is an environment in which data defined in different sources is transferred in a regular format and kept in a single environment in a standard format. It is very important that the data warehouse is up to date. The actuality of the data warehouse is provided by the ETL process. ETL consists of the initials of the words Extract, Transform and Load. It is the process of extracting the data to be used from external sources, combining the data according to business processes, converting it and loading it into the data warehouse. One of the initial activities of this process is the selection of the most appropriate ETL software. In this study, it is aimed to weight the factors in ISO 25010 standard which affect the choice of ETL software tool in the creation of data warehouse and to make a decision among the software tools by AHP method Daha fazlası Daha az

POLITICAL ECONOMY OF ECONOMIC DISCOMFORT: A TIME SERIES ANALYSIS OF TURKEY, 1980-2010

Beşkaya, Ahmet

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 1 ) , pp.1 - 14

Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin 1980-2010 dönemi yıllık datasını kullanarak ekonomik ve politik faktörlerin ekonomik hoşnutsuzluk üzerine etkilerini incelemektir. Ekonomik hoşnutsuzluğu ölçmek için, Arthur M Okun tarafından işsizlik oranı ve yıllık enflasyon oran olarak tanımlanan ekonomik ekonomik hoşnutsuzluk endeksi (diğer adıyla sefalet endeksi) kullanılmıştır. Ekonomik ve politik faktörlerle ekonomik hoşnutsuzluk arasındaki ilişkiyi incelemek için zaman serileri analizinin eşbütünleşme ve hata düzeltme modeli uygulanmış ve var olan literatür göz önüne alındığında tartışmalı sonuçlar bulunmuştur. Sonuçlara göre, kısa dönemde ge . . .lir eşitsizliği ve dışa açıklık artarken ekonomik hoşnutsuzluk da artmaktadır. Ancak democracy ve yolsuzluğun artan düzeyi kısa dönemde ekonomik hoşnutsuzluğu azaltmaktadır. Öte yandan, uzun dönemde incelenen tüm politik faktörler (yolsuzluk hariç) ekonomik hoşnutsuzlukla pozitif yönlü ilişkilidir. Ekonomik (kontrol) değişkenler, GSYİH büyümesi ve faiz oranı, hem kısa hem uzun dönemde (kısa dönemde ters yönlü etkiye sahip olan faiz oranı hariç) ekonomik hoşnutsuzluğu pozitif yönde etkilemektedir. The aim of this study is to analyse the impacts of economic and political factors on economic discomfort by using the Turkish annual data for the period of 1980- 2010. To measure economic discomfort, we use economic discomfort index (aka “misery index”) defined by Arthur M. Okun as the sum of the unemployment rate plus the annual rate of inflation. We apply for the time series analysis of cointegration and error correction model to examine the relationship between economic discomfort and economic and political factors. As far as the existing literature is considered, our estimations yield disputable results. We find the evidence that, in the short run, economic discomfort increases as income inequality and trade openness increase. However, increasing level of democracy and corruption decreases economic discomfort in the short run. On the other hand, in the long run, all political factors under consideration, except for corruption are positively associated with economic discomfort. Economic (control) variables, namely, GDP growth and interest rate affect positively the economic discomfort both in the long run and in the short run except for interest rate having adverse impact on economic discomfort only in the short run Daha fazlası Daha az

VERGİ PLANLAMASI ÇERÇEVESİNDE UZLAŞMA KURUMU

Eroğlu, Onur | Eftekin, Ömer Özgür

Article | 2015 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi11 ( 2 ) , pp.233 - 250

Tüm dünyada artan refah seviyesi ile birlikte kamu hizmetlerine de talep artmaktadır. Bu talebi karşılamak için yapılan kamu harcamaları temel olarak vergi gelirleriyle finanse edilmektedir. Bu durum devlet açısından daha fazla vergi toplama ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Ancak mükellefler özellikle işletmeler sürekli olarak daha az vergi ödemenin yollarını aramakta ve bu amaçla vergi planlaması yapmaktadırlar. Devletlerin daha fazla vergi alma amacına karşılık bireylerin daha az vergi ödeme isteği vergi uyuşmazlıklarını artırmaktadır. Türk vergi hukukunda uzlaşma uyuşmazlığın yargı yoluna gitmeden idare ile mükellef arasında anla . . .şma yoluyla çözümlenmesidir. Bu çalışmada Türk vergi hukukunda uygulanan uzlaşma müessesesinin işleyişi, adalet açısından meydana gelen uygulamadaki sorunlar ile uzlaşmanın vergi planlama aracı olarak işletmeler ve devlet tarafından ne şekilde değerlendirileceği hususları literatür incelemesi ve hukuki mevzuatın tekrar gözden geçirilmesi çerçevesinde ortaya konulmaktadır. Çalışma ile mükelleflerin agresif vergi planlaması çabalarının sonucunda uzlaşma yoluna gitmesiyle devlet açısından elde edilen gelirin vergiler ve cezalar açısından devletin vergi planlamasını ne şekilde etkilediği belirtilmeye çalışılmıştır. With increasing levels of welfare, demand for public services is increasing all over the world. Public expenditures which satisfy this demand are financed by tax revenue. This situation has make government to collect tax much more. However taxpayers, especially companies, always investigate to pay tax more less. So they do tax planning. As government aims are in conflict with taxpayers aims, tax disputes increases in partes. Settlement is an administrative solution between government and taxpayers without taking legal action. In this paper it has been stated how settlement institution action is, what is the problem for justice in implementation and what settlement is considered by both government and taxpayers as a tax planning means. How the revenue which acquired from compromise in consequence of taxpayer’s agressive tax planning have an impact on government’s tax planning with regards to taxes and punishments will state in the paper Daha fazlası Daha az

Sivas Kongresi öncesinde vilayetin asayiş durumuna dair bir rapor

Gök, Nurşen

Article | 2008 | ATATÜRK YOLU DERGİSİ11 ( 42 ) , pp.231 - 245

Mondros Ateşkes Anlaşması sonrasında Anadolu'da ortaya çıkan direniş sürecinde en önemli adımlardan birini oluşturan Sivas Kongresi öncesinde, vilâyetin asayiş durumunu ortaya koyan ve bu konuda çözüm önerileri getiren bir teftiş raporu değerlendirilmektedir. Bölgede faaliyet gösteren Asker kaçakları ile Rum, Ermeni, Türk; Gürcü ve Çerkez gruplarından oluşan ve bir bölümü siyasi amaçlı bir bölümü kendi menfaatlerini sağlamak üzere hareket eden çeteler bölgedeki en büyük asayiş sorununu ortaya çıkarmaktadırlar. Asayiş sorunlarının çözümü için, hükümet tarafından Anadolu'ya teftiş amaçlı müfettişler gönderilmiştir. Teftişte karşılaşıl . . .an durum rapor haline getirilmiş ve hükümete sunulmuştur. Özellikle asker kaçakları, çeşitli etnik gruplara mensup olanların çıkardıkları olaylara raporda yer verilmiş bulunmaktadır. Before the Congress of Sivas, an investigation report about the law and order in the city of Sivas was submitted to the Ministry of Internal Affairs. In this paper we will deal with this report in which military'fugitives, various groups; such as organized crime groups and partisans which were composed of different ethnic back grounds such as Greek, Armenian, Turkish; Georgians and Circassian; and also had different aims on the one hand for the political causes and on the other hand providing interest were the main problems of public peace in Sivas. In order to solve these public security problems inspectors were dispatched. The case during the tour of inspection were reported and submitted to the government. The issue of military figutives, events caused by various ethnic groups were discussed in the report Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms