Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 126 Adet 0.001 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Filtreler
Bulunan: 126 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [10]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [2]
Yazar [20]
Yayın Yılı [18]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [3]
Dergi Adı [20]
An Emprical Analysis of Accurate Budget Forecasting in Turkey

Bağdigen, Muhlis

Article | 2005 | Doğuş Üniversitesi Dergisi6 ( 2 ) , pp.190 - 201

Bu çalışma ile Türkiye'de bütçe tahminlerinin doğruluğu analiz edilmektedir. 1981-2003 dönemine ait 23 yıl için kullanılan veri, gelir ve harcamalara ilişkin tahmin edilen ve gerçekleşen genel bütçe verilerine dayanmaktadır. Tek örnek istatistiği ve tek örnek t testi kullanılarak bütçe tahminlerinin doğruluğu araştırılmaktadır. Elde edilen ampirik bulgular bütçe tahminlerinde tahmin hataları yapıldığını ve bu hataların istatistiksel olarak gelir tahminlerinde fazla gelir tahminine, harcama tahminlerinde ise düşük harcama tahminine yönelik bir eğilim olduğu şeklindedir. This paper analyzes the accuracy of budget forecasts in Turkey. . . .Data is based on 23 years' forecasted and materialized general budget revenues and outlays, from 1981 to 2003. One sample statistics, tabulated, and one sample t tests are applied to find out the accuracy of forecasting and the results show that there are statistically significant forecast errors and this significance, especially, indicates biases towards under-forecasting of outlays and over-forecasting of revenues Daha fazlası Daha az

Kent Konsey Üyelerinin Mali Saydamlık Algısı: Büyükşehir Belediyeleri Örneği

Bağdigen, Muhlis | Avcı, Mehmet

Article | 2015 | Maliye Dergisi2015 ( 168 ) , pp.85 - 107

Mali saydamlık, kamu kaynaklarının kim tarafından, nasıl ve niçin kullanıldığına ilişkin bilginin var olmasını ve bu bilginin ulaşılabilir olmasını ifade etmektedir. Günümüzde merkezden yerele doğru yaşanan dönüşümün etkisiyle mali saydamlık yerel yönetimler açısından önem arz etmektedir. Bu kapsamda, son yıllarda Türkiye'de yerelleşmeye yönelik idari ve mali reformlarla mali saydamlık konusunun tartışılmaya başlandığı söylenebilir. Çalışmada kent konseylerinin büyükşehir belediyelerine ilişkin mali saydamlık algısı araştırılmıştır. Anket yöntemi kullanılarak ulaşılan bulgular genel olarak algılanan mali saydamlığın yüksek düzeyde o . . .lduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşın imar ve borçlanma politikaları için algılanan mali saydamlığın genel bulgulardan farklılık arz ettiği, katılımcıların bu kapsamda mali saydamlık algısına kararsız kaldıkları gözlenmiştir Fiscal transparency indicates to the accessibility of the information, as well as, to the availability of information on by whom, how and why public resources are used. With the effects of the changes in the use of publicly provided resources from central governments to municipalities, fiscal transparency also becomes an important principle for municipalities. The issue of the fiscal transparency is an argument in Turkey with the recent fiscal and administrative reforms on decentralization. In this context, the study investigates fiscal transparency perceptions of city councils. The findings obtained with the survey method show that the level of fiscal transparency perception is high. However, perceptions of the participants on local public works and borrowing policies are, on the other hand, not transparent, i.e. the participants' fiscal transparency perceptions on these two policies as indecisiv Daha fazlası Daha az

Döviz Kuru Değişkenliği ve Yabancı Doğrudan Yatırım Akımları: Türkiye Örneği

Vergil, Hasan | Çeştepe, Hamza

Article | 2005 | İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası55 ( 1 ) , pp.975 - 986

Reel döviz kuru değişkenliği ve yabancı doğrudan yatırım (YDY) akımları arasındaki ilişki konusunda daha önce yapılan teorik ve ampirik çalışmalar kesin sonuçlar ortaya koyamamıştır. Bu çalışma, panel veri gravity modelleri ve zaman serisi modelleri geliştirerek, Türkiye'ye YDY akımları üzerinde reel döviz kuru değişkenliğinin etkisini araştırmaktadır. Sonuçlar, YDY akımları ve reel döviz kuru değişkenliği arasında anlamlı ilişki olmamasına karşılık, reel döviz kurları ve YDY akımları arasında istatistiki olarak anlamlı bîr pozitif ilişkinin olduğunu göstermektedir. YDY'nin yapıldığı ülkenin parasının (Türk lirası) değerinde bir düş . . .me, ülkede (Türkiye) YDY akımlarında bir artışa yol açmaktadır. The theoretical and empirical literature has reached ambiguous results for the relationship between volatility in real exchange rates and foreign direct investment (FDI) flows. This paper empirically investigates the impact of real exchange rate volatility on FDI flows into Turkey by developing panel data gravity models and time series traditional models. The results indicate that while there is no significant relationship between FDI flows and real exchange rate volatility, there exists a significant positive relationship between real exchange rates and FDI flows. A depreciation of host country's currency (Turkish Lira) leads to an increase in FDI flows into Turkey Daha fazlası Daha az

Siyasal Propaganda Araçlarının Seçmen Tercihine Etkisi: Zonguldak Örneği

Çavuşoğlu, Hüseyin | Pekkaya, Mehmet

Article | 2015 | Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi10 ( 3 ) , pp.91 - 115

Propagandayla insanlar birbirlerinin düşüncelerini değiştirmeye ve siyasal tercihlerini etkilemeye tarih boyunca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Siyasi partilerin icraatlarının kabul görmesi ve geniş kitleler tarafından desteklenmesi için etkili propaganda araçlarını kullanması önemini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, siyasal propaganda araçlarından hangilerinin ne ölçüde seçmen tercihi üzerine etkisinin olduğunu ortaya koymak ve bu etkilenmenin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmektir. Zonguldak’tan alınan 400 kişilik örneğin görüşüne göre; propaganda araçlarından kararlı seçmene göre daha çok kar . . .arsız seçmenin etkilenebileceği sonucuna varılabilir. Ayrıca, başta yaş arttıkça veya siyasete ilgi azaldıkça seçmenin siyasal propagandaya daha az duyarlı olduğu söylenebilir. People have historically tried to affect the others’ political preferences and alter the others’ consideration and they have still been trying. Using effective propaganda tools by the political parties so that their operations can be accepted and widely acclaimed maintains its importance. The objective of this study is to reveal which of the political propaganda tools have effect on electors’ preference and to what extent the objective is also to know if this effect changes according to the demographic characteristics of places. According to the opinion of a sample from Zonguldak of 400 persons , it is concluded that indecisive electors can be more affected by these tools than steadfast electors. Besides, it can be stated that as age increases or political interest decreases, electors are less influenced by political propaganda tools Daha fazlası Daha az

OECD ÜlkelerindeKurumsal Kalite ve Gelir Eşitsizliği İlişkisi

Avcı, Mehmet | Mukiyenavcı, Gizem

Article | 2017 | Sosyoekonomi25 ( 31 ) , pp.75 - 90

Gelir eşitsizliği günümüzün en önemli iktisadi konularından birisi olarak gösterilmektedir. Bireye özgü, iktisadi, sosyal ve siyasi faktörlerin yanı sıra kurumsal faktörler de gelir eşitsizliği üzerinde etkilidir. Daha iyi kurumsal kaliteye sahip olan ülkelerde daha düşük gelir eşitsizliği beklenmektedir. Bu çalışmada kurumsal kalite ve gelir eşitsizliği ilişkisi 23 OECD ülkesinde 19842011 periyodu için sabit ve rassal etkiler modeli ile araştırılmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre kurumsal kalite ile gelir eşitsizliği arasında negatif bir ilişki söz konusudur. Buna göre kurumsal kalite gelir eşitsizliğinin azaltılmasında önemli bi . . .r araçtır Income inequality has shown as one of the most important economic problem now. Behind individual specific, economic, social, political factors, also institutional factors effect income inequality. Lower income inequality has expected with higher institutional quality. This study investigates the relationship between institutional quality and income inequality in 23 OECD countries, using fixed and random panel estimation approach and annual data over the period of 1984-2011. Evidence from a panel data estimation shows that a negative relationship between institutional quality and income inequality exist. According to this result, institutional quality is an essential tool for reducing income inequalit Daha fazlası Daha az

KOBİ’lerde Finansal Raporlamanın Amaçları ve Muhasebe Bilgilerinin Kullanım Düzeyine İlişkin Batı Karadeniz Araştırması

Köse, Yasemin

Article | 2009 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 41 ) , pp.114 - 120

Bu çalışmanın amacı muhasebe uygulamalarına ilişkin olarak küçük ve orta ölçekli üretim işletmelerinde yöneticilerin finansal raporlama uygulamaları ve finansal raporlardan yararlanma düzeyine ilişkin durumlarını ortaya koymaktır. Çalışmada yer alan veriler Zonguldak KOSGEB veritabanından elde edilen 46 imalat işletmesi yöneticilerinden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Zonguldak KOSGEB veritabanında Zonguldak’la beraber Bartın ve Karabük illerinden işletmelerde bulunmaktadır. Ankette muhasebe uygulamalarının yanında muhasebe uygulamalarını etkileyen faktörlere ışık tutması amacıyla işletmelerin genel özellikleri, işletme yönetimi . . .ve işletme muhasebecilerine ilişkin bilgiler elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ankete katılan firmaların büyük bir çoğunluğunun, AB uyumlu KOBİ tanımı kriterlerine göre, mikro ölçekli olduğu ve işletmelerin büyük bir çoğunluğunda işletme sa-hiplerinin aynı zamanda işletme yöneticisi oldukları belirlenmiştir. Genel olarak işletme sahip/yöne-ticilerinin muhasebe bilgilerini sadece yasal yükümlülük olarak görmeyip işletme kararlarında da gerekli olduğunu düşündükleri ve muhasebe bilgilerini özellikle maliyetlerin kontrol edilmesinde ve planlama amaçlı kullandıkları belirlenmiştir. The purpose of this study is to present the current state of SME managers’ opinions towards financial reporting practices and the usage level of financial reports in manufacturin industry. Data used in the study were collected through a questionnaire survey of 46 SMEs from KOSGEB database located in Zonguldak which includes SMEs from surrounding cities of Bartın and Karabük as well. Beside accounting practices, information were gathered regarding general characteristics of SMEs, managers and accountants of the firms as well. According to the survey results, most of the firms in survey are micro-sized entities based on SME definition criteria harmonized with the EU. It is also revealed that the managers are also owners in many of the firms. In general financial reporting practices are not anly seen as a legal requirement but also seen as a beneficial tool for managerial decision making. The areas of financial information use are observed as cost control and planning functions in the sample firms Daha fazlası Daha az

İHRACATA DAYALI BÜYÜME İLLÜZYON MU? SİMETRİK VE ASİMETRİK NEDENSELLİK TESTLERİNDEN KANITLAR

Yıldırım, Ertuğrul

Article | 2015 | Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi0 ( 15 ) , pp.21 - 40

İhracata-dayalı büyüme hipotezi teorik ve ampirik düzeyde tartışılmaya devam etmektedir. Literatürdeki pek çok çalışma ihracata-dayalı büyüme hipotezini, simetrik Granger nedensellik testlerini kullanarak analiz etmektedir. Bu çalışmada ise hem simetrik hem de asimetrik nedensellik testleri kullanılmaktadır. Analiz Türkiye’nin 1997:1-2013:4 dönemine ait ithalat, ihracat ve sanayi üretimi değişkenlerini kapsa- maktadır. Ulaşılan bulgulara göre üç değişken arasındaki nedensellik ilişkileri asimetriktir. Bu nedenle simetrik nedensellik testleri kullanılan çalışmalarda ulaşılan sonuçlar illüzyon olabilir. Ayrıca elde edilen bulgular ihr . . .acatın ve sanayi üretiminin ithalata bağımlı olması nedeniyle ihracatın sürdürülebilir bir biçimde büyümeyi artıramadığını göstermektedir. Yani bu çalışmada uzun dönemde Türkiye’de ihracata- dayalı büyüme hipotezi desteklenememiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgular, Türkiye’de ihracata- dayalı büyüme hipotezinin gerçekleşebilmesi için ithalata bağlı üretim ve ihracat yapısının kırılması gerektiğini ima etmektedir. Export-led growth hypothesis has been discussed in theoretical and empirical levels. Lots of studies in the literature analyze the export-led growth hypothesis using symmetric Granger causality tests. However, both symmetric and asymmetric causality tests are used in this study. The analysis consists of imports, exports and industrial production variables of Turkey in the period of 1997:1-2013:4. To achieving fin- dings, causal relations among the three variables are asymmetric. Therefore achieving findings in the pa- per which is using symmetric causality tests may be an illusion. Furthermore the findings indicate that exports did not raise the industrial production in a sustainable manner, since exports and production are dependent on imports. So the export-led growth hypothesis in long-term is not supported in this study. The findings achieving in this study imply that import dependent export and production structure should be break up to occur the export-led growth hypothesis in Turkey Daha fazlası Daha az

Bilgi teknolojilerinin çalışanlar tarafından benimsenmesi: Karadeniz Ereğli’de KOBİ çalışanları üzerine bir uygulama

Aksoy, Ramazan | Kara, Aslı

Article | 2013 | Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi0 ( 10 ) , pp.1 - 20

Bu çalışmada, bilgi teknolojilerinin çalışanlar tarafından benimsenmesini etkileyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Bilgi teknolojileri, bilgi teknoloji sistemleri ve benimsemenin teorik analizinden sonra, uygulama olarak Karadeniz Ereğli ilçesindeki KOBİ çalışanları örneklenmiştir. Hazırlanan anket formuy-la çalışanlara konuyla ilgili belirlenen değişkenler ölçtürülmüştür. Toplam 152 KOBİ çalışanından elde edilen veriler, SPSS istatistik paket programı ile analize tabi tutulmuştur. İstatistik yöntem olarak frekans analizi, çapraz tablolar ve faktör analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışanların bilgi teknoloji-leri . . .ni benimseyip verimli bir şekilde kullanamadıkları ve yöneticilerin de bilgi teknolojileri kullanımının yayılımı konusunda eksikleri olduğu anlaşılmıştır. Çalışanların bilgi teknolojileri kullanımında 4 ana fak-törden etkilendikleri saptanmıştır. Bu dört faktörün toplam açıklama gücü yaklaşık %76’dır. Çalışanların bilgi teknolojileri kullanımında etkilendikleri faktörler; verimlilik, eğlence, kullanım engelleri ve statü-dür. Çalışanların bilgi teknolojilerini kendilerine statü kazandıran, eğlenceli bir araç olarak gördüğü anla-şılmıştır. Bunun yanında bilgi teknolojileri kullanımının verimliliği etkilediği ve kullanımında bir takım sorunlarla karşılaşıldığı saptanmıştır. The aim of this study is to investigate the factors that affect the adoption of information technologies (IT) by employees. After a theoretical analysis of IT, IT systems and adoption, the employees working in SMEs (Small and Medium-Sized Enterprises) in Kdz. Ereğli are modelled. With the help of a questionnaire, various variables are measured by the employees. The data obtained from a total of 152 SMEs’ employees are analyzed with the SPSS statistical package. Frequency analysis, cross tables and factor analysis are the statistical methods used for the research. According to the research, it is confirmed that the employees cannot use IT efficently and the managers lack knowledge about the diffusion of information technologies. It is determined that the employees are affected by four main factors when using IT. The total rate of explanatory power of these 4 factors is 76 %. The factors that affect the usage of IT by employees are productivity, entertainment, usage difficulty and status. It is understood that the employees view IT as an entertainment and it helps gain status. Furthermore, it is determined that the usage of IT affects productivity and there are some difficulties in the usage of IT Daha fazlası Daha az

Testing a Simple Financial Alternative to TOPSIS for Financial Performance Measurement

Tütüncü, Lokman | Uysal, Zafer

Article | 2018 | Muhasebe ve Finansman Dergisi0 ( 78 ) , pp.249 - 264

This study investigates performance rankings and return profile of portfolios based on performance scores produced by TOPSIS selection and earnings, and tests an alternative single-criterion ROE decision model to measure performance. Results show that portfolios based on simple profitability ratios perform at least as well as portfolios based on multicriteria TOPSIS model. The relationship between TOPSIS performance rankings and return rankings is not significant. Of the selection models examined, only portfolios based on ROE tend to provide long term value for investors. Bu çalışma TOPSIS seçilimi performans skorlarına ve kazanca d . . .ayalı portföylerin getiri profillerini ve performans sıralamalarını inceleyerek performans ölçümü için TOPSIS’e alternatif tek kriterli bir karar modelini test etmektedir. Sonuçlar basit karlılık oranlarına dayalı oluşturulan portföylerin en az TOPSIS modeline göre oluşturulan portföyler kadar iyi performans gösterdiğine işaret etmektedir. TOPSIS performans sıralaması ile getiri sıralaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İncelenen seçilim modelleri içinde yalnızca özsermaye karlılığına dayalı portföyler yatırımcılar için uzun vadeli değer sağlamaktadır Daha fazlası Daha az

Ekonomik büyüme ve finansal gelişme ilişkisi: gelişmekte olan piyasalar için bir panel nedensellik analizi

Öztürk, Nurettin | Darıcı, Havva Kılıç | Kesikoğlu, Ferdi

Article | 2011 | Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi0 ( 1 ) , pp.53 - 69

Bu çalışmada, finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi gelişmekte olan piyasalar içerisinde yer alan dokuz ülke için Holtz-Eakin, Newey ve Rosen tarafından geliştirilen panel nedensellik testi ile 1992-2009 dönemi için test edilmektedir. Finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisini açıklamaya çalışan iki teori bulunmaktadır. Bunlardan birincisi olan arz öncüllü hipoteze göre finansal gelişme ekonomik büyümeye neden olur. İkincisi olan talep takipli hipoteze göre ise nedensellik ilişkisinin yönü ekonomik büyümeden finansal gelişmeye doğrudur. Yapılan ampirik analizde finansal geliş . . .me göstergesi olarak literatürde yaygın bir şekilde ele alınan para arzı/GSYİH oranı ile banka kredileri/GSYİH oranı kullanılmaktadır. Ampirik analiz sonuçlarına göre finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi ekonomik büyümeden finansal gelişmeye doğrudur. Elde edilen bulgular talep takipli hipotezi destekler niteliktedir. In this study, the causality relation between financial development and economic growth is tested for 9 emerging market countries for 1992-2009 period with the panel casuality test developed by Holtz-Eakin, Newey and Rosen. There are two theories which try to explain the causality relation between financial development and economic growth. According to the first one, called the supplyleading hypothesis, financial development leads to economic growth, however the second one, the demand following hypothesis, asserts that the direction of the relationship runs from economic growth to financial development. In the empirical analysis, money supply/GDP and banking credit/GDP rates, which are generally discussed in literature as financial development indicators, are used. The results of the empirical analysis show that the causality relation between economic growth and the indicators of the financial development goes from economic growth to financial deepening. The empirical findings support the demand following hypothesis Daha fazlası Daha az

ÇAĞRI MERKEZİ MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ YETKİNLİKLERİNİN ANALİTİK HİYERARŞİ SÜRECİ YÖNTEMİ İLE ÖNCELİKLENDİRİLMESİ

Kişi, Nermin

Article | 2016 | Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi17 ( 2 ) , pp.1722016145 - 1722016159

Bu araştırmada çağrı merkezi müşteri temsilcisinin sahip olması gereken yetkinliklerin öncelik değerleri belirlenmiştir. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yönteminin kullanıldığı araştırmada iki temel yetkinlik ve on sekiz alt yetkinlikten oluşan hiyerarşik bir yapı kurulmuştur. Hiyerarşide yer alan tüm faktörler uzman görüşü yardımıyla önceliklendirilerek çağrı merkezi müşteri temsilcisinin sahip olması gereken en önemli yetkinlikler ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre çağrı merkezi müşteri temsilcisi için en önemli kişisel yetkinlik anlama ve ifade edebilme yeteneği, en ön . . .emli mesleki yetkinlik zaman yönetimi bilgi ve becerisine sahip olma olarak tespit edilmiştir In this research, priority values of competences-that a call center agent is supposed to have- have been determined. One of the multi criterion decision methods, Analytic Hierarchy Process (AHP) is used and a hierarchical structure composed of two basic competences and eighteen sub competences is established in the research. All the factors in this hierarchy are prioritized with the help of expert opinions, so the most important competences that a call center agent need, are revealed. According to the research results, the most important personal competence is the competence of understanding and expressing and the most important professional competence is having the knowledge and skill of time management for call center agen Daha fazlası Daha az

Veri Ambarı Projelerinde ETL Performansını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

Çelebi, Hazal | Çakmak, Ahmet Ferda

Article | 2019 | Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi22 ( 2 ) , pp.965 - 990

Bilgi, özel bir amaca ulaşmak için verinin çeşitli analiz, dönüşüm ve gruplama işlemlerinden geçirilerek, daha sonra kullanılmak üzere yöneticiler için hazır ve faydalı bir hale getirilmiş şeklidir. Veri ambarı, farklı kaynaklarda tanımlanmış verilerin, belirli aralıklarla aktarılarak standart bir format ile tek bir ortamda tutulduğu ortamdır. Veri ambarının güncel olması oldukça önemlidir. Veri ambarının güncelliği ise ETL süreci ile sağlanmaktadır. ETL; Çıkar(Extract), Dönüştür(Transform) ve Yükle(Load) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Kullanılacak verinin dış kaynaklardan çıkarılması, verinin iş süreçlerine göre birle . . .ştirilmesi, dönüştürülmesi ve veri ambarına yüklenmesi sürecidir. Bu sürecin başlangıç faaliyetlerinden biri en uygun ETL yazılımının seçimidir. Bu çalışmada Veriambarı oluşturulmasında ETL yazılım aracı seçimini etkileyen ISO 25010 standardında yer alan faktörlerin ağırlıklandırılması ve yazılım araçları arasında AHP yöntemi ile karar verilmesi amaçlanmaktadır. Information is a form of data that has been subjected to various analysis, transformation and grouping processes to make it available and useful for managers to be used for later purposes. A data warehouse is an environment in which data defined in different sources is transferred in a regular format and kept in a single environment in a standard format. It is very important that the data warehouse is up to date. The actuality of the data warehouse is provided by the ETL process. ETL consists of the initials of the words Extract, Transform and Load. It is the process of extracting the data to be used from external sources, combining the data according to business processes, converting it and loading it into the data warehouse. One of the initial activities of this process is the selection of the most appropriate ETL software. In this study, it is aimed to weight the factors in ISO 25010 standard which affect the choice of ETL software tool in the creation of data warehouse and to make a decision among the software tools by AHP method Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms