Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 124 Adet 0.002 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Filtreler
Bulunan: 124 Adet 0.002 sn
Koleksiyon [10]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [2]
Yazar [20]
Yayın Yılı [18]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [3]
Dergi Adı [20]
Hisse Senedi Fiyatları ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi: YTL/USD, İMKB 100 ve S&P 500 Üzerine Bir Uygulama

Pekkaya, Mehmet | Bayramoğlu, Fatih M.

Article | 2008 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 38 ) , pp.163 - 176

Türkiye, 1997 Asya krizi ve 1994 ve 2001 yerel para krizlerinden etkilenmiştir. Bu çalışmada, 1990-2007 arasındaki YTL/USD döviz kuru, İMKB 100 endeks ve S&P 500 endeks verileri kullanılarak, aralarındaki nedensellik ilişkileri araştırılmıştır. 1990-2007 döneminde, İMKB 100 ve S&P 500 endekslerinden döviz kuruna Granger nedenselliği bulunmuştur. Hatta döviz kuru ile İMKB 100 endeksi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkisi vardır. S&P 500 endeksi, tek yönlü olarak döviz kuru ve İMKB 100 endeksini etkilemekte ve bu değişkenlerden etkilenmemektedir. 1994 krizi hariç, kriz dönemleri ve diğer dönemlerde genelde temel etkileyici . . .S&P 500 endeksi olurken kendisi etkilenmemektedir. Granger nedensellik testinin kriz dönemleri sonrası sonuçlarına göre, S&P 500 endeksi genel etkileyici, döviz kuru ise endekslerden etkilenen konuma geldiği gözlenmiştir Türkiye was influenced 1994 and 2001 currency and 1997 Asian crisis. In this study, we focused on granger causality relation between YTL/USD exchange rate, ISE 100 index and S&P 500 index by using 1990-2007 data for each instrument. There is Granger cause from ISE 100 and S&P 500 indexes to exchange rate for the period of 1990-2007. Bidirectional Granger cause has exists between exchange rate and ISE 100 index. S&P 500 index has unidirectional Granger cause of ISE 100 index and exchange rate. However, only S&P 500 index is usually common effective without being effected during all periods and crises except 1994 crises. According to Granger causality tests after the crises period, S&P 500 index common effective and exchange rate is affected by the indexes Daha fazlası Daha az

An Emprical Analysis of Accurate Budget Forecasting in Turkey

Bağdigen, Muhlis

Article | 2005 | Doğuş Üniversitesi Dergisi6 ( 2 ) , pp.190 - 201

Bu çalışma ile Türkiye'de bütçe tahminlerinin doğruluğu analiz edilmektedir. 1981-2003 dönemine ait 23 yıl için kullanılan veri, gelir ve harcamalara ilişkin tahmin edilen ve gerçekleşen genel bütçe verilerine dayanmaktadır. Tek örnek istatistiği ve tek örnek t testi kullanılarak bütçe tahminlerinin doğruluğu araştırılmaktadır. Elde edilen ampirik bulgular bütçe tahminlerinde tahmin hataları yapıldığını ve bu hataların istatistiksel olarak gelir tahminlerinde fazla gelir tahminine, harcama tahminlerinde ise düşük harcama tahminine yönelik bir eğilim olduğu şeklindedir. This paper analyzes the accuracy of budget forecasts in Turkey. . . .Data is based on 23 years' forecasted and materialized general budget revenues and outlays, from 1981 to 2003. One sample statistics, tabulated, and one sample t tests are applied to find out the accuracy of forecasting and the results show that there are statistically significant forecast errors and this significance, especially, indicates biases towards under-forecasting of outlays and over-forecasting of revenues Daha fazlası Daha az

Kent Konsey Üyelerinin Mali Saydamlık Algısı: Büyükşehir Belediyeleri Örneği

Bağdigen, Muhlis | Avcı, Mehmet

Article | 2015 | Maliye Dergisi2015 ( 168 ) , pp.85 - 107

Mali saydamlık, kamu kaynaklarının kim tarafından, nasıl ve niçin kullanıldığına ilişkin bilginin var olmasını ve bu bilginin ulaşılabilir olmasını ifade etmektedir. Günümüzde merkezden yerele doğru yaşanan dönüşümün etkisiyle mali saydamlık yerel yönetimler açısından önem arz etmektedir. Bu kapsamda, son yıllarda Türkiye'de yerelleşmeye yönelik idari ve mali reformlarla mali saydamlık konusunun tartışılmaya başlandığı söylenebilir. Çalışmada kent konseylerinin büyükşehir belediyelerine ilişkin mali saydamlık algısı araştırılmıştır. Anket yöntemi kullanılarak ulaşılan bulgular genel olarak algılanan mali saydamlığın yüksek düzeyde o . . .lduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşın imar ve borçlanma politikaları için algılanan mali saydamlığın genel bulgulardan farklılık arz ettiği, katılımcıların bu kapsamda mali saydamlık algısına kararsız kaldıkları gözlenmiştir Fiscal transparency indicates to the accessibility of the information, as well as, to the availability of information on by whom, how and why public resources are used. With the effects of the changes in the use of publicly provided resources from central governments to municipalities, fiscal transparency also becomes an important principle for municipalities. The issue of the fiscal transparency is an argument in Turkey with the recent fiscal and administrative reforms on decentralization. In this context, the study investigates fiscal transparency perceptions of city councils. The findings obtained with the survey method show that the level of fiscal transparency perception is high. However, perceptions of the participants on local public works and borrowing policies are, on the other hand, not transparent, i.e. the participants' fiscal transparency perceptions on these two policies as indecisiv Daha fazlası Daha az

Döviz Kuru Değişkenliği ve Yabancı Doğrudan Yatırım Akımları: Türkiye Örneği

Vergil, Hasan | Çeştepe, Hamza

Article | 2005 | İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası55 ( 1 ) , pp.975 - 986

Reel döviz kuru değişkenliği ve yabancı doğrudan yatırım (YDY) akımları arasındaki ilişki konusunda daha önce yapılan teorik ve ampirik çalışmalar kesin sonuçlar ortaya koyamamıştır. Bu çalışma, panel veri gravity modelleri ve zaman serisi modelleri geliştirerek, Türkiye'ye YDY akımları üzerinde reel döviz kuru değişkenliğinin etkisini araştırmaktadır. Sonuçlar, YDY akımları ve reel döviz kuru değişkenliği arasında anlamlı ilişki olmamasına karşılık, reel döviz kurları ve YDY akımları arasında istatistiki olarak anlamlı bîr pozitif ilişkinin olduğunu göstermektedir. YDY'nin yapıldığı ülkenin parasının (Türk lirası) değerinde bir düş . . .me, ülkede (Türkiye) YDY akımlarında bir artışa yol açmaktadır. The theoretical and empirical literature has reached ambiguous results for the relationship between volatility in real exchange rates and foreign direct investment (FDI) flows. This paper empirically investigates the impact of real exchange rate volatility on FDI flows into Turkey by developing panel data gravity models and time series traditional models. The results indicate that while there is no significant relationship between FDI flows and real exchange rate volatility, there exists a significant positive relationship between real exchange rates and FDI flows. A depreciation of host country's currency (Turkish Lira) leads to an increase in FDI flows into Turkey Daha fazlası Daha az

Siyasal Propaganda Araçlarının Seçmen Tercihine Etkisi: Zonguldak Örneği

Çavuşoğlu, Hüseyin | Pekkaya, Mehmet

Article | 2015 | Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi10 ( 3 ) , pp.91 - 115

Propagandayla insanlar birbirlerinin düşüncelerini değiştirmeye ve siyasal tercihlerini etkilemeye tarih boyunca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Siyasi partilerin icraatlarının kabul görmesi ve geniş kitleler tarafından desteklenmesi için etkili propaganda araçlarını kullanması önemini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, siyasal propaganda araçlarından hangilerinin ne ölçüde seçmen tercihi üzerine etkisinin olduğunu ortaya koymak ve bu etkilenmenin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmektir. Zonguldak’tan alınan 400 kişilik örneğin görüşüne göre; propaganda araçlarından kararlı seçmene göre daha çok kar . . .arsız seçmenin etkilenebileceği sonucuna varılabilir. Ayrıca, başta yaş arttıkça veya siyasete ilgi azaldıkça seçmenin siyasal propagandaya daha az duyarlı olduğu söylenebilir. People have historically tried to affect the others’ political preferences and alter the others’ consideration and they have still been trying. Using effective propaganda tools by the political parties so that their operations can be accepted and widely acclaimed maintains its importance. The objective of this study is to reveal which of the political propaganda tools have effect on electors’ preference and to what extent the objective is also to know if this effect changes according to the demographic characteristics of places. According to the opinion of a sample from Zonguldak of 400 persons , it is concluded that indecisive electors can be more affected by these tools than steadfast electors. Besides, it can be stated that as age increases or political interest decreases, electors are less influenced by political propaganda tools Daha fazlası Daha az

OECD ÜlkelerindeKurumsal Kalite ve Gelir Eşitsizliği İlişkisi

Avcı, Mehmet | Mukiyenavcı, Gizem

Article | 2017 | Sosyoekonomi25 ( 31 ) , pp.75 - 90

Gelir eşitsizliği günümüzün en önemli iktisadi konularından birisi olarak gösterilmektedir. Bireye özgü, iktisadi, sosyal ve siyasi faktörlerin yanı sıra kurumsal faktörler de gelir eşitsizliği üzerinde etkilidir. Daha iyi kurumsal kaliteye sahip olan ülkelerde daha düşük gelir eşitsizliği beklenmektedir. Bu çalışmada kurumsal kalite ve gelir eşitsizliği ilişkisi 23 OECD ülkesinde 19842011 periyodu için sabit ve rassal etkiler modeli ile araştırılmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre kurumsal kalite ile gelir eşitsizliği arasında negatif bir ilişki söz konusudur. Buna göre kurumsal kalite gelir eşitsizliğinin azaltılmasında önemli bi . . .r araçtır Income inequality has shown as one of the most important economic problem now. Behind individual specific, economic, social, political factors, also institutional factors effect income inequality. Lower income inequality has expected with higher institutional quality. This study investigates the relationship between institutional quality and income inequality in 23 OECD countries, using fixed and random panel estimation approach and annual data over the period of 1984-2011. Evidence from a panel data estimation shows that a negative relationship between institutional quality and income inequality exist. According to this result, institutional quality is an essential tool for reducing income inequalit Daha fazlası Daha az

KOBİ’lerde Finansal Raporlamanın Amaçları ve Muhasebe Bilgilerinin Kullanım Düzeyine İlişkin Batı Karadeniz Araştırması

Köse, Yasemin

Article | 2009 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 41 ) , pp.114 - 120

Bu çalışmanın amacı muhasebe uygulamalarına ilişkin olarak küçük ve orta ölçekli üretim işletmelerinde yöneticilerin finansal raporlama uygulamaları ve finansal raporlardan yararlanma düzeyine ilişkin durumlarını ortaya koymaktır. Çalışmada yer alan veriler Zonguldak KOSGEB veritabanından elde edilen 46 imalat işletmesi yöneticilerinden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Zonguldak KOSGEB veritabanında Zonguldak’la beraber Bartın ve Karabük illerinden işletmelerde bulunmaktadır. Ankette muhasebe uygulamalarının yanında muhasebe uygulamalarını etkileyen faktörlere ışık tutması amacıyla işletmelerin genel özellikleri, işletme yönetimi . . .ve işletme muhasebecilerine ilişkin bilgiler elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ankete katılan firmaların büyük bir çoğunluğunun, AB uyumlu KOBİ tanımı kriterlerine göre, mikro ölçekli olduğu ve işletmelerin büyük bir çoğunluğunda işletme sa-hiplerinin aynı zamanda işletme yöneticisi oldukları belirlenmiştir. Genel olarak işletme sahip/yöne-ticilerinin muhasebe bilgilerini sadece yasal yükümlülük olarak görmeyip işletme kararlarında da gerekli olduğunu düşündükleri ve muhasebe bilgilerini özellikle maliyetlerin kontrol edilmesinde ve planlama amaçlı kullandıkları belirlenmiştir. The purpose of this study is to present the current state of SME managers’ opinions towards financial reporting practices and the usage level of financial reports in manufacturin industry. Data used in the study were collected through a questionnaire survey of 46 SMEs from KOSGEB database located in Zonguldak which includes SMEs from surrounding cities of Bartın and Karabük as well. Beside accounting practices, information were gathered regarding general characteristics of SMEs, managers and accountants of the firms as well. According to the survey results, most of the firms in survey are micro-sized entities based on SME definition criteria harmonized with the EU. It is also revealed that the managers are also owners in many of the firms. In general financial reporting practices are not anly seen as a legal requirement but also seen as a beneficial tool for managerial decision making. The areas of financial information use are observed as cost control and planning functions in the sample firms Daha fazlası Daha az

İHRACATA DAYALI BÜYÜME İLLÜZYON MU? SİMETRİK VE ASİMETRİK NEDENSELLİK TESTLERİNDEN KANITLAR

Yıldırım, Ertuğrul

Article | 2015 | Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi0 ( 15 ) , pp.21 - 40

İhracata-dayalı büyüme hipotezi teorik ve ampirik düzeyde tartışılmaya devam etmektedir. Literatürdeki pek çok çalışma ihracata-dayalı büyüme hipotezini, simetrik Granger nedensellik testlerini kullanarak analiz etmektedir. Bu çalışmada ise hem simetrik hem de asimetrik nedensellik testleri kullanılmaktadır. Analiz Türkiye’nin 1997:1-2013:4 dönemine ait ithalat, ihracat ve sanayi üretimi değişkenlerini kapsa- maktadır. Ulaşılan bulgulara göre üç değişken arasındaki nedensellik ilişkileri asimetriktir. Bu nedenle simetrik nedensellik testleri kullanılan çalışmalarda ulaşılan sonuçlar illüzyon olabilir. Ayrıca elde edilen bulgular ihr . . .acatın ve sanayi üretiminin ithalata bağımlı olması nedeniyle ihracatın sürdürülebilir bir biçimde büyümeyi artıramadığını göstermektedir. Yani bu çalışmada uzun dönemde Türkiye’de ihracata- dayalı büyüme hipotezi desteklenememiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgular, Türkiye’de ihracata- dayalı büyüme hipotezinin gerçekleşebilmesi için ithalata bağlı üretim ve ihracat yapısının kırılması gerektiğini ima etmektedir. Export-led growth hypothesis has been discussed in theoretical and empirical levels. Lots of studies in the literature analyze the export-led growth hypothesis using symmetric Granger causality tests. However, both symmetric and asymmetric causality tests are used in this study. The analysis consists of imports, exports and industrial production variables of Turkey in the period of 1997:1-2013:4. To achieving fin- dings, causal relations among the three variables are asymmetric. Therefore achieving findings in the pa- per which is using symmetric causality tests may be an illusion. Furthermore the findings indicate that exports did not raise the industrial production in a sustainable manner, since exports and production are dependent on imports. So the export-led growth hypothesis in long-term is not supported in this study. The findings achieving in this study imply that import dependent export and production structure should be break up to occur the export-led growth hypothesis in Turkey Daha fazlası Daha az

Bilgi teknolojilerinin çalışanlar tarafından benimsenmesi: Karadeniz Ereğli’de KOBİ çalışanları üzerine bir uygulama

Aksoy, Ramazan | Kara, Aslı

Article | 2013 | Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi0 ( 10 ) , pp.1 - 20

Bu çalışmada, bilgi teknolojilerinin çalışanlar tarafından benimsenmesini etkileyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Bilgi teknolojileri, bilgi teknoloji sistemleri ve benimsemenin teorik analizinden sonra, uygulama olarak Karadeniz Ereğli ilçesindeki KOBİ çalışanları örneklenmiştir. Hazırlanan anket formuy-la çalışanlara konuyla ilgili belirlenen değişkenler ölçtürülmüştür. Toplam 152 KOBİ çalışanından elde edilen veriler, SPSS istatistik paket programı ile analize tabi tutulmuştur. İstatistik yöntem olarak frekans analizi, çapraz tablolar ve faktör analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışanların bilgi teknoloji-leri . . .ni benimseyip verimli bir şekilde kullanamadıkları ve yöneticilerin de bilgi teknolojileri kullanımının yayılımı konusunda eksikleri olduğu anlaşılmıştır. Çalışanların bilgi teknolojileri kullanımında 4 ana fak-törden etkilendikleri saptanmıştır. Bu dört faktörün toplam açıklama gücü yaklaşık %76’dır. Çalışanların bilgi teknolojileri kullanımında etkilendikleri faktörler; verimlilik, eğlence, kullanım engelleri ve statü-dür. Çalışanların bilgi teknolojilerini kendilerine statü kazandıran, eğlenceli bir araç olarak gördüğü anla-şılmıştır. Bunun yanında bilgi teknolojileri kullanımının verimliliği etkilediği ve kullanımında bir takım sorunlarla karşılaşıldığı saptanmıştır. The aim of this study is to investigate the factors that affect the adoption of information technologies (IT) by employees. After a theoretical analysis of IT, IT systems and adoption, the employees working in SMEs (Small and Medium-Sized Enterprises) in Kdz. Ereğli are modelled. With the help of a questionnaire, various variables are measured by the employees. The data obtained from a total of 152 SMEs’ employees are analyzed with the SPSS statistical package. Frequency analysis, cross tables and factor analysis are the statistical methods used for the research. According to the research, it is confirmed that the employees cannot use IT efficently and the managers lack knowledge about the diffusion of information technologies. It is determined that the employees are affected by four main factors when using IT. The total rate of explanatory power of these 4 factors is 76 %. The factors that affect the usage of IT by employees are productivity, entertainment, usage difficulty and status. It is understood that the employees view IT as an entertainment and it helps gain status. Furthermore, it is determined that the usage of IT affects productivity and there are some difficulties in the usage of IT Daha fazlası Daha az

Türkiye'de kamu sosyal transfer harcamalarının yoksulluğu azaltmadaki etkilerinin ekonometrik analizi

Sarısoy, İdris | Koç, Selçuk

Article | 2010 | Maliye Dergisi0 ( 158 ) , pp.326 - 348

Genel olarak, çeşitli kıstaslara dayanılarak belirlenen ve ülkeler arasında farklılık gösteren gıda, giyinme ve barınma ihtiyaçları sınırının altında olan duruma yoksulluk, bu durumda olan kişilere de yoksul denir. Yoksul nüfus/toplam nüfus oranı ülkelerin iktisadi yapılarına göre değişmekle birlikte, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde söz konusu oranın daha yüksek olduğu görülmektedir. Türkiye’de yoksulluk uzun yıllar önemli bir sorun olmasına rağmen, yoksulluğun tamamen ortadan kaldırılması veya azaltılması için önemli bir politika geliştirilememiştir. Yoksullukla mücadele eden kurumlar arasında koordinasyonun olmayışı, uygu . . .lanan politikaların etkinliğini sınırlamaktadır. Tüm bu sorunlara karşın, kamu kesiminin son 7-8 yıldır yoksullukla mücadeleye önemli miktarda kaynak ayırdığı görülmektedir. Aynı dönemde yoksul nüfus/toplam nüfus oranının da düştüğü gözlenmiştir. Yapılan regresyon testinde de sosyal kamu harcamalarının yoksulluk oranlarını azalttığı ortaya çıkmıştır. The state of being below the nutrition, clothing and sheltering needs which are determined in terms of various criterias and differ from one country to another, is called as poverty; thus people in this situation are being called as poor. Besides the fact that poor population/total population rate changes in terms of countries’ economic structure, the so called rate is observed to be higher at the underdeveloped or developing countries. Poverty has been an important problem in Turkey. However, no important policy was been able to be developed to terminate or decrement poverty. Having no coordination between the institutions contending with poverty restricts the policies efficiency in use as well. It has been stated that the public sector has been allocating an important portion of resource in spite of all these problems. It is been observed that the rate of poor population/total population has decremented in the same period. For this reason, it is worthwhile to search whether there is a relationship between the increase in the resources which are been used to decrement poverty and the fall in poverty rate. The regression test reveals that the social public expenditures reduce the poverty rat Daha fazlası Daha az

Testing a Simple Financial Alternative to TOPSIS for Financial Performance Measurement

Tütüncü, Lokman | Uysal, Zafer

Article | 2018 | Muhasebe ve Finansman Dergisi0 ( 78 ) , pp.249 - 264

This study investigates performance rankings and return profile of portfolios based on performance scores produced by TOPSIS selection and earnings, and tests an alternative single-criterion ROE decision model to measure performance. Results show that portfolios based on simple profitability ratios perform at least as well as portfolios based on multicriteria TOPSIS model. The relationship between TOPSIS performance rankings and return rankings is not significant. Of the selection models examined, only portfolios based on ROE tend to provide long term value for investors. Bu çalışma TOPSIS seçilimi performans skorlarına ve kazanca d . . .ayalı portföylerin getiri profillerini ve performans sıralamalarını inceleyerek performans ölçümü için TOPSIS’e alternatif tek kriterli bir karar modelini test etmektedir. Sonuçlar basit karlılık oranlarına dayalı oluşturulan portföylerin en az TOPSIS modeline göre oluşturulan portföyler kadar iyi performans gösterdiğine işaret etmektedir. TOPSIS performans sıralaması ile getiri sıralaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İncelenen seçilim modelleri içinde yalnızca özsermaye karlılığına dayalı portföyler yatırımcılar için uzun vadeli değer sağlamaktadır Daha fazlası Daha az

ZONGULDAK İLİNDE İHRACAT YAPAN FİRMALARIN İHRACATTA KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR

Aksoy, Ramazan | Yıldıran, Canan

Article | 2013 | Business and Management Studies: An International Journal1 ( 3 ) , pp.249 - 268

Bu çalışmada, Zonguldak İlinde ihracat yapan firmaların ne gibi ihracat sorunlarıyla karşılaştıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye İhracatçılar Meclisine ve Ticaret Sanayi Odasına kayıtlı olan 35 ihracatçı firma yetkilisi ile görüşülmüştür. Firmanın yetkilileri ile yüz yüze görüşme yoluyla yapılan çalışma sonucunda hazırlanan anket formu ile elde edilen veriler SPSS 15 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ihracat yapan firmaların ekonomik ve finansal sorunlar, taşıma, depolama ve dağıtım ile ilgili sorunlar, uluslararası rekabet koşulları ile ilgili sorunlar, üretim maliyetleri ile ilgili s . . .orunlar, ihracatta vergi, resim ve harçla ilgili sorunlar ve gümrük tarifeleri ile ilgili sorunlar büyük sorunlar yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda firmalarda ayrı bir ihracat departmanına sahip olup olmaması ile proaktif ve reaaktif ihracatçı olması arasında ilişkinin olduğunu görmekteyiz. In this study, it is subjected to define what kind of export problems come up for the company exporting in Zonguldak. It is interviewed with 35 exporter companies recorded in Turkey Exporters Assembly and Chamber of Commerce and Industry. Prepared questionnaire form’s data are analyzed with SPSS 15 statistical program as the results of the activity which is performed through face to face meetings with company’s executives. As the result of the analysis, it is defined that exporter companies face big problems in production costs as for carrying, storing and distribution and international competition conditions. As the result of the activities, we see that there is a relevance regarding whether there is an exporter department in the companies and regarding being a proactive and reactive exporter. Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms