Detaylı Arama

İptal
Bulunan: 4 Adet 0.001 sn
- Eklemek veya çıkarmak istediğiniz kriterleriniz için 'Dahil' / 'Hariç' seçeneğini kullanabilirsiniz. Sorgu satırları birbirine 'VE' bağlacı ile bağlıdır.
- İptal tuşuna basarak normal aramaya dönebilirsiniz.
Filtreler
Three remarkable new moss records for South-West Asia from northern Turkey

Uyar, Güray | Ören, Muhammet

Article | 2013 | Turkish Journal of Botany37 ( 2 ) , pp.363 - 368

Grimmia anomala Schimp., Pohlia filum (Schimp.) Mårtensson, and Hookeria acutifolia Hook. & Grev. are noteworthy moss species reported here for the first time in South-West Asia from specimens collected in north-eastern and north-western Turkey. The diagnostic characters, habitat preferences, illustrations, and updated ranges of the treated species are given together with notes comparing them with those of related taxa. Grimmia anomala Schimp., Pohlia filum (Schimp.) Mårtensson, and Hookeria acutifolia Hook. & Grev. are noteworthy moss species reported here for the first time in South-West Asia from specimens col . . .lected in north-eastern and north-western Turkey. The diagnostic characters, habitat preferences, illustrations, and updated ranges of the treated species are given together with notes comparing them with those of related taxa Daha fazlası Daha az

Unsedated small caliber esophagogastroduodenoscopy: Can we trust this technique?

Üstündağ, Yücel | Sarıtaş, Ülkü | Ponchon, Thierry

Article | 2011 | Turkish Journal of Gastroenterology22 ( 3 ) , pp.237 - 242

Küçük çaplı endoskoplar gastrointestinal endoskopinin müthiş teknolojik gelişiminin en iyi örneklerinden biridir. ilk olarak pediatrik yaş grubu için 1970’li yıllarda tasarlanmışken, günümüzdeki küçük çaplı videoendoskoplar, sedasyonsuz transnazal gastrointestinal endoskopi için 1994’den sonra kullanılmışlardır. Günümüzde, sedasyonsuz endoskopi bu cihazları kullanarak transoral veya transnazal olarak, olguların %90’ında başarıyla uygulanabilmektedir. Büyük serili çalışmalar, küçük çaplı endoskopinin uygulanması mümkün, güvenli ve iyi tolere edilen bir işlem olduğunu göstermiştir. Küçük çaplı endoskoplar, daha az öğürme refleksi veya . . . boğulma hissi uyandırdıkları için, sedasyon ihtiyacını ortadan kaldırarak, gastrointestinal endoskopinin potansiyel risklerini azaltmaktadırlar. Ayrıca, küçük çaplı endoskopi ile gastrointestinal endoskopi, özellikle yaşlı, yatağa bağımlı bireylerde, standart konvansiyonel endoskoplara göre daha az sempatetik sistem aktivasyonu ve daha az oksijen desatürasyonuna neden olmaktadır. Bununla beraber, küçük çaplı endoskopinin maliyet etkinlik analizinde bir görüş birliği olamamıştır. Standart endoskopi ile aynı endikasyonları olmasına rağmen, küçük çaplı endoskopi gastrointestinal darlığı olan olgularda tercih edilmektedirler. Daha az sıklıkla olan endikasyonlar, transnazal endoskopik retrograd kolanjiografi ve postpilorik beslenme tüpü yerleştirilmesidir. Küçük çaplı endoskopi ile özofagogastroduodenoskopi işlem uygulaması kolaydır ve genel olarak bu işlem için daha fazla eğitime gerek olmamaktadır. Bununla beraber, cihazların ek maliyeti, bazı medikolegal ve teknik durumlar, bu işlemin Japonya ve Fransa hariç olmak üzere bir çok ülkede popüler olamamasına neden olmuştur. Ancak, bu teknik hakkında bilgi paylaşımı ve bu cihazların potansiyel faydalarının vurgulanması, Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülkede daha yaygı n kullanımına yardımcı olabilecektir. inanıyoruz ki, gastrointestinal endoskopi için küçük çaplı endoskopların günlük gastrointestinal endoskopi pratiğinde rutin kullanılması, bir çok ülke için çok uzak gözükmemektedir. Small caliber endoscopes are one of the best examples of fantastic technological advancements in gastrointestinal endoscopy. First designed for pediatric patients in the 1970s, current small caliber videoendoscopes were used for unsedated transnasal gastrointestinal endoscopy after 1994. Nowadays, unsedated endoscopy can be successfully done using small caliber endoscopes via transoral or transnasal route in nearly 90% of cases. Several large studies have shown that small caliber endoscopy is feasible, safe and well-tolerated. These devices can decrease the potential risks of upper gastrointestinal endoscopy by eliminating the need for sedation since these ultrathin endoscopes induce much less gag reflex or choking sensation in patients. Moreover, gastrointestinal endoscopy with small caliber endoscopes results in less sympathetic system activation as well as less oxygen desaturation compared to standard endoscopy, especially in aged, severely ill, bedridden patients. Nevertheless, there is no overall consensus on its cost effectiveness. Though indications are similar with standard endoscopy, small caliber endoscopy can be preferred in patients with gastrointestinal stenosis. Less common indications include transnasal endoscopic retrograde cholangiography and postpyloric feeding tube insertion. The esophagogastroduodenoscopy procedure with small caliber endoscopes is easy to perform, and there is generally no need for further training for this technique. However, the additional cost of equipment and some medicolegal and technical issues have resulted in the unpopularity of small caliber endoscopy in most countries other than France and Japan. However, sharing information about this technique and stressing its potential advantages can help in its widespread use in various countries including Turkey. We believe that routine use of small caliber endoscopes during daily gastrointestinal endoscopy practice is not far away in many countries Daha fazlası Daha az

Teachers’ and students’ perceptions of flow in speaking activities

Ak, Burcu Şentürk

Article | 2012 | Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi8 ( 16 ) , pp.283 - 306

Bu çalışma, İngilizce konuşma derslerinde sekiz farklı aktivitede öğrencilerin ne ölçüde “flow”” etkisi yaşadığını incelemiştir. Çalışmada kullanılan aktiviteler tartışma, drama, dil oyunları, mülakat, bilgi, sorun çözme, resim anlatımı ve hikaye anlatma. Nitel ve nicel analizler “flowun” dil sınıflarında mevcut olduğunu fakat aktiviteler arasında önemli farklılıklar olduğunu göstermektedir. Sonuçlar ayrıca gösterdi ki aktivitelerle öğrencilerin “flow” deneyimi arasındaki ilişkiyi öğrencilerin aktivite üzerindeki kontrolü, aktivitenin ilgi çekici olması, öğrencilerin konuya odaklanması ve güçlük seviyesi etkilemektedir. Analizler gö . . .sterdi ki eğer aktivite dört “flow” boyutunu içeriyorsa, öğrencilerin “flow” yaşama olasılığı artmaktadır. Sonuçlar ayrıca gösterdi ki öğretmenler “flow” yaşamayı sağlayıcı aktiviteler hazırlayarak öğrencilerin “flow” yaşama olasılığını artırabilirler. Recently, there has been a growing interest in the study of flow experience in the language classroom. However, the existence of the flow experience while performing different tasks in speaking lessons remains unknown. Flow theory is described as an experiential state characterized by intense focus and involvement that leads to improved performance on a task (Csikszentmihalyi, 1988, 1990). This study was designed to investigate teachers’ and students’ perceptions about the existence of flow experience in speaking courses. The qualitative and quantitative analyses indicated that flow exists in speaking classes; however, there is a significant difference among each task in terms of the perception of flow. Results also showed that there is a significant relationship between the type of the activity and affective engagement in terms of students’ perception of task control, task appeal, focused attention and challenge. The findings also revealed that teachers could facilitate the flow experience for students by developing tasks that might lead to flow Daha fazlası Daha az

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM ÖNCESİ VE SONRASINDA GEBE İZLEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Aynıoğlu, Öner | Işık, Hatice | Şahbaz, Ahmet | Öz, Savaş

Other | 2014 | Bozok Tıp Dergisi4 ( 2 ) , pp.11 - 15

ÖZET Amaç: Sağlıkta dönüşüm öncesi ve sonrasındaki değişim sürecinde aile hekimlerinin gebelik takibindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı olan bu çalışma Kocaeli’nin Kandıra bölgesinde gerçekleştirildi. Sağlıkta dönüşüm öncesi (SDÖ) ve sağlıkta dönüşüm sonrası (SDS) birer doğum yapan 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların gebelik öncesi danışmanlık hizmeti, ilk başvuru zamanı, demir, multivitamin, folik asit tedavisi, kro- mozomal anomali tarama testleri, 2. trimester ultrasonografi taraması, oral glukoz tolerans testi ve kontrol geliş sayıları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan ha . . .staların yaş ortalaması 31’idi (25-38). Sağlıkta dönüşüm öncesi ile sonrasında ge- belik öncesi danışmanlık hizmeti alım oranı, hastaların ilk başvurularına gelme dönemleri, zeka testi (ikili, üçlü, dörtlü test) yapılma oranları, fetal anomali taraması yaptıran hasta oranı, 50 veya 75 gram oral glukoz tolerans testi, folik asit kullanımı ve ultrasonografik kontrol sayısı karşılaştırılmış olup SDÖ’ye göre SDS’de istatistiksel olarak anlamlı artış olmuştur. Demir replasman, multivitamin destek tedavileri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: Sonuç olarak sağlıkta dönüşüm ile gebelik öncesi danışmanlık artma eğiliminde olup antenatal takipte kullanılan testler, destek tedaviler daha başarılı uygulamalar sağlamıştır. Devlet hastanelerinde donanım kali- tesinin artması ve kolay muayene imkanı hastaların daha fazla başvurusunu sağlamış olup gebelikteki sorunları belirlemede yararlı olabileceği düşünülmektedir. Sağlıkta dönüşüm ile aile hekimlerinin gebelik öncesi ve gebe- lik boyunca verdikleri hizmet ile anne ve çocuk sağlığına sağladığı katkı belirgin gözlenmektedir. Aim: We aimed to evaluate the influences of family medicine pyhsicians during pregnancy follow-up before and after transformation in the health care system. Materials and Methods: This descriptive study was performed in Kandira, İzmit. Sixty women who had one pregancy before and one pregancy after the health-care system transformation were included in the study. Pre- gestational consulting service use, date of first visit, iron supplementation, muti vitamine supplementation, folic acid supplementation, chromosomal anomaly screening test results, 2nd trimester ultrasonography findings, oral-glucose tolerance test results and the number of visits during pregnancy were compared. Results: The mean age of the study group were 31 years (25-38). Compared to prior to health transformation process group, pre-gestational consulting service use, date of first visit, folic acid supplementation, chromosomal anomaly screening test results, 2nd trimester ultrasonography findings, oral-glucose tolerance test results and the number of visits during pregnancy were significantly increased after the transformation in the health-care system. No statistically significant difference was found i means of iron and multivitamin supplemantations. Conclusion: Followig the transformation in health-care system, pre-gestational consultation had a tendency to increase, screening tests and supplementations during pregnancy follow-up provided improvement in treatment protocols. It is believed that improved quality of equipments in public hospitals and easy access to medical care facilities provided increase in the number of hospital applications which also helped out finding the pregancy-related problems. Contribution of medical services provided by Family medicine physicians before and during pregnancy is more significant after the transformation in the health-care system. Key words: Pregnancy; Antenatal; Health Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms