Filtreler
Filtreler
Bulunan: 391 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [20]
Tam Metin [1]
Yayın Türü [10]
Yazar [20]
Yayın Yılı [20]
Tez Danışmanı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
Editör/Editörler [2]
Properties of concrete containing nonground ash and slag as fine aggregate

Yüksel, İsa | Genç, Ayten

Article | 2007 | ACI Materials Journal104 ( 4 ) , pp.397 - 403

The possibility of using granulated blast-furnace slag (GBFS), furnace bottom ash (FBA), and their combination as fine aggregates in concrete was studied by performing experiments. These materials were used without applying any preprocesses such as sieving and grinding. The compressive, flexural, and split tensile strengths of concretes with natural sand replaced with GBFS, FBA, and GBFS plus FBA at 10, 20, 30, 40, and 50% were examined at a fixed water-cement ratio (w/c). The percentages represent the replacement percentage of fine aggregate by GBFS, FBA, or their combination and were evaluated depending on weight basis. Also, micr . . .ostructure and water absorption capacity of concrete were researched. Test results showed that concrete strength decreases with increasing replacement ratio with respect to reference concrete. In addition, FBA decreases the strength of concrete more than GBFS. In particular, the strength of concrete was detrimentally affected when the replacement ratio was beyond 40%. The micro structure studies showed that different pore structures were formed in the concrete depending on the replacement material, that is, GBFS or FBA. It is concluded that the main reason for the strength reduction in new concrete is the formation of a porous concrete structure. Moreover, an increase trend in water absorption capacity was observed for both replacement materials. Copyright © 2007, American Concrete Institute. All rights reserved Daha fazlası Daha az

Alglerin gıda veya gıda bileşeni olarak kullanımı ve sağlık üzerine etkileri

Sasa, Aybüke | Şentürk, Fatiha | Üstündağ, Yeşim | Erem, Fundagül

Article | 2020 | Uluslararası Mühendislik Tasarım ve Teknoloji Dergisi2 ( 2 ) , pp.97 - 110

Artan nüfusla birlikte karşılaşılabilecek gıda yetersizliği ve dengesiz beslenme gibi sorunlar insanoğlunu alternatif kaynaklar bulmaya itmiştir. Bu bağlamda, algler sürdürülebilir gıda arzını sağlayabilmenin yanı sıra, yüksek besin içerikleri ve sağlık açısından faydalı yönleriyle dikkat çekmekte ve bu özellikleriyle aynı zamanda fonksiyonel gıda olmaya aday ürünler olarak değerlendirilmektedir. Alglerin ürettiği fonksiyonel bileşenlerin ilave edildiği gıdaların günlük olarak tüketilmesi sağlığı iyileştirip kronik hastalık riskini azaltabilmektedir. Asya ülkelerinde yüzyıllardır gıda olarak değerlendirilen algler artık dünyanın hem . . .en hemen her bölgesinde gerek doğrudan gıda gerekse gıda katkı maddesi veya gıda takviyesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Algler gıda endüstrisi dışında tıp, eczacılık, tarım, hayvan beslenmesi, atıkların arıtılması, kozmetik, biyodizel üretimi gibi pek çok alanda yararlanılan önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Bu derlemede alglerin genel özellikleri, önemli bileşim öğeleri, doğrudan gıda olarak ya da gıdalarda kullanımlarına yönelik ve sağlığa faydalarıyla ilgili bilgiler özetlenmiştir Daha fazlası Daha az

Membrane potentials for linearly varying fixed charges

Genç, Ayten

Article | 2009 | Turkish Journal of Engineering and Environmental Sciences33 ( 1 ) , pp.73 - 81

The membrane potentials for asymmetric membranes where fixed charges varied linearly with position were evaluated from the numerical solutions of Nernst-Planck flux and Donnan potential equations. The evaluated membrane potentials were compared with the results obtained from the conventional TMS theory where the fixed charge concentration in the membrane was assumed to be uniform. In the comparison, the number of fixed charges was kept constant by defining an average for the fixed charge concentration. The numerical results showed that the membrane potential increased in magnitude when the distributions of fixed charges at the membr . . .ane-solution interfaces were unequal. In addition, the deviation from TMS theory increased more as the charge difference at the interfaces increased. © TÜBİTAK Daha fazlası Daha az

Zonguldak il merkezinde 15-17 yaş grubu genel lise öğrencilerinde benlik saygısının akademik başarı üzerine etkisi

Tatoğlu, Nilüfer

Master Thesis | 2006 | Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Hemen her toplumda, bireylerin zor yaşam koşullarının altından kalkarak, toplum içindeki değişim ve gelişmelere uyum sağlamaları ve toplum içinde bir yer bulmaları istenir. Bu uyumun kolay olması için bireylerin yeterli bilgi ve beceri ile donatılması gerekmektedir. Uyum sorununu en çok yaşayan genç nüfustur. Ergen birey, bu yaş dönemine özel krizi atlatamazsa toplum tarafından onaylanmayan, yasal olmayan düşünce ve davranışlara yönelir. Bu olumsuzlukları önlemek için ergenlik dönemindeki ergen bireylere verilen rehberlik ve danışmanlık hizmeti önem kazanmaktadır. Temel sağlık hizmetleri kapsamında yer alan koruyucu sağlık hizmetler . . .inin çalışma alanında okul sağlığı hizmetleri önemli yer tutar. Okul sağlığı kavramı; öğrencilerin ve okul çalışanlarının, sağlık durumlarının saptanması, geliştirilmesi ve tedavisinin planlanmasıdır. Araştırma okul sağlığı çerçevesinde ergenlerin benlik saygılarının, okul başarısı üzerine olan etkisini incelemek amacıyla, Zonguldak il merkezinde altı genel lisede 15-17 yaş grubu öğrenciler üzerinde yapılmıştır. Araştırma grubu 5694 kişiyi temsil eden 457 ergenden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan öğrencilerin % 41.8’i 15 yaşındadır, % 58.0’i kız, % 42.0’si erkek öğrencidir. Öğrencilerin % 75.1’i orta gelir düzeyindedir, % 92.6’sının annesi, % 3.9’unun babası çalışmamaktadır. Benlik saygısı puanı ve okul başarısı notu arasındaki tek yönlü varyans analizinin sonucuna göre, yüksek, orta ve düşük benlik saygısı puanına sahip gruplar arasında okul başarısı notu yönünden istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0.001). In almost every society individuals are required to adapt to the changes and improvements in the society and to find a place in the society coping with the difficult living conditions. It is necessary for the individuals to be equipped with adequate information and skill in order that this adaptation will be easy. It is the young population that suffers from the adaptation problem most. The adolescent resorts to illegal thoughts and behaviors that are not accepted by the society if he or she does not get over this crisis that is peculiar to this age period. In order to prevent these negativities, guidance and consulting services provided for the individuals in adolescence gain importance. School health services have an important place in the work field of preventive health services that are considered in fundamental health services. The concept of school health is the assessment and improvement of students’ and school workers’ health conditions, and the planning of the treatment. This research has been carried out on students aged between 15 and 17 in six high schools in the centre of Zonguldak city in order to study the effect of adolescents’ self-esteem on academıc achievement within the framework of school health. The research group consists of 457 adolescents representing 5694 students. Of the students taking part in our research, 41.8 % is 15 years old, 58.0 % is female, and 42.0 % is male. 75.0 % of the students belong to middle- income classes, mothers of 92.6 % and fathers of 3.9 % have no jobs. According to the result of one-way variance analysis between self-esteem points and academıc marks, there is a considerable statistical difference in academıc marks among the groups getting high, middle and low selfesteem points (p=0.001) Daha fazlası Daha az

Gebeliğin üçüncü trimesterinde olan annelere verilen web tabanlı bebek bakım eğitiminin doğum sonrası anne-bebek bağlanma düzeylerine etkisi

Genç Rollas, Buket

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Tezi

Gebeliğin üçüncü trimestrinde olan annelere verilen web tabanlı bebek bakım eğitiminin doğum sonrası anne-bebek bağlanma düzeylerine etkisinin araştırılması amaçlanan bu araştırma girişimsel klinik yarı deneysel tipte tasarlanmıştır. Araştırma Zonguldak ilinde Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanması Mart-Nisan 2018 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Deney grubunu 31 gebe, kontrol grubunu ise 23 gebe oluşturmuştur. Tüm gebelere “Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu”, “Gebelerin Sosyo-demografik Verileri formu, ön-son test soruları ve Maternal Bağlanma Ölçeği uygulanmıştır. Deney grubundaki pr . . .imipar gebelere üç hafta, her hafta farklı bebek bakımı konularını içeren web tabanlı bebek bakımı eğitimi ve gebelere doğumu takiben 30–40 gün arasında maternal bağlanma ölçeği ve eş zamanlı son test soruları uygulanmıştır. Annelerin ön test karşılaştırmalarında deney grubunda yer alan annelerin ön test sorularını cevaplama medyan değeri 18.0, kontrol grubunda yer alan annelerin medyan değeri 21.0’dır. Mann Whitney U testine göre aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.048). Annelerin son test karşılaştırılmalarında, deney grubunda yer alan gebelerin medyan değeri 36.0, kontrol grubunda yer alan annelerin medyan değeri 26.0’dır. Mann Whitney U Testine aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.000). Deney grubunun maternal bağlanma ölçeği puanı medyan değeri 99.0 iken kontrol grubunun medyan değeri 94.0’dır. Yapılan Mann-Whitney U Testi sonucunda, müdahale ve kontrol grubu arasında bağlanma ölçeği puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (Mann-Whitney U: 46.500, Daha fazlası Daha az

Türk tarım sektörünün Avrupa Birliği karşısındaki rekabet gücünün açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yöntemi kullanılarak nalizi

Eruygur, Nuriye

Master Thesis | 2019 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağıdır. AB ile yapılan ticarette de tarım önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada Türk tarım sektörünün tarihi gelişimi, AB ile ilişkiler, dış ticaret teorileri ve rekabet teorileri, rekabet gücü, rekabet gücünün belirleyenleri ve ölçüm yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada, Türk tarım sektörünün, AB karşısındaki rekabet gücünün, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler yöntemi ile ölçümü amaçlanmıştır. Balassa ve Vollrath’ın hesaplama yöntemleri kullanılarak 2007-2017 yılları için inceleme yapılmıştır. Veriler Birleşmiş Milletler İstatistik Portalı’ndan elde edilmiş ve SITC Rev . . . 4 sınıflandırması verileri kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Tarım sektörünün bütünü ve seçilen 22 alt sektör için karşılaştırma yapılmıştır. Türk tarım sektörü, AB karşısında karşılaştırmalı üstünlüğe sahiptir, seçilen alt sektörlerde ise; bazı sektörlerde avantaj, bazı sektörlerde dezavantajlar tespit edilmiştir. The European Union is the biggest trade partner of Turkey. Agriculture has a significant place in this partnership. In this study, the information about the historical development of The Turkish agriculture area, Turkey's relationships with the EU, the theories of the foreign commerce and competition, competitive capacity, determiners of competitiveness and method of measurement of competitiveness were given. The aim of this study is to determine the competitiveness of the Turkish Agriculture Sector against the EU by using the Revealed Comparative Advantages Method. The calculation methods of Balassa and Vollrath were used between 2007 and 2017 to identify this competitiveness. The data were obtained from the United Nations Statistics Portal and required calculations were computed by utilzing the SITC Rev 4 classification data. Comparisons were prepared for the entire agricultural sector and 22 selected sub-sectors. The Turkish Agricultural Sector has a comparative advantage over the EU. However, some of the selected sub-sectors have advantages and others have disadvantages over the EU Daha fazlası Daha az

Ortaokul öğrencilerinde siber zorbalık/ siber mağduriyet davranışları ve internet saldırganlığı düzeyleri- Zonguldak örneği

Coşkun Akyüz, Afide

Master Thesis | 2019 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Bu araştırma da Zonguldak’ ta ki ortaokul öğrencilerinde siber zorbalık /siber mağduriyet ve internet saldırganlığı düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma betimsel bir araştırma olup, ilişkisel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında, Zonguldak İli’ nde bulunan üç ortaokulda ki 6 ve 7. Sınıflarında bulunan 1400 öğrenciden 872 tanesine ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına alınan öğrencilere, 13 farklı soruyu içeren kişisel bilgi formu ve “Siber Zorbalık Ölçeği” ve “Siber Mağduriyet Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ara . . .ştırmadan elde edilen bulgulara göre; çalışmaya katılan öğrencilerin %68’ i 12-13 yaş aralığında, %51.8’i kız, %48.2’si erkek, ailelerin %84.9’u orta sınıf gelir durumuna ait, annelerin %36.7’si babaların ise %38.9’u lise mezunudur. Çalışmadaki öğrencilerin %79.72’si sosyal medya kullanıcısıdır. Yapılan analizlerde siber zorbalığı erkeklerin daha fazla yaptığı görülmüştür. Siber zorbalık yaş arttıkça artmakta iken, yaş azaldıkça siber mağduriyet artmaktadır. Ayrıca gelir durumu düşük ailelerin çocuklarında siber zorbalık artarken, annesi önlisans ve üniversite eğitim seviyesine sahip çocuklarda siber mağduriyet azalmaktadır. Öğrencilerin interneti kullanım amaçlarına göre oyun, sosyal sitelerde insanlarla tanışmak, araştırma ve ödev amacıyla interneti kullanan öğrencilerin bu amaçlarla internete girmeyenlere göre daha fazla siber zorba oldukları bulunmuştur. Sonuç olarak; çocuklara sanal risklerin anlatıldığı siber zorbalık ve mağduriyet kavramlarının açıklandığı eğitimler düzenlenmelidir. The aim of this study was to determine cyberbullying / cyber victimization and internet aggression levels in secondary school students in Zonguldak. This research was a descriptive study and was conducted by relational screening method. In 2017-2018 academic year, 872 of 1400 students in the 6th and 7th grades in three secondary schools in Zonguldak Province were reached. Personal information form with 13 different questions and “Cyber Bullying Scale “and” Cyber Victim Scale” was used for the students. Mann Whitney U test and Kruskal Wallis test were used for data analysis. According to the findings of the study; 68% of the students in 12-13 age group who participated, 51.8% girls, 48.2% men, 84.9% of families belonged to middle class income, 36.7% of mothers and fathers 38.9% of high school graduates. 79.72% of the students in the study were social media users. In the analysis, cyber bullying is higher in males. While cyber bullying increases as age increases, cyber victimization increases as age decreases. In addition, cyber bullying is increasing in the children of low-income families, while cyber victimization decreases in the children with an associate degree and a university education level. It was found that students who use the internet for the purpose of meeting the internet, using the internet for research and homework are more cyber bullies than those who do not enter the internet. As a result; training should be organized in which the concepts of cyber bullying and victimization are explained Daha fazlası Daha az

Anne-Bebek bağlanmasının annelik algısı ve bazı değişkenlere göre incelenmesi

Nida Engin

Master Thesis | 2021 | BEÜ / Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Bu araştırma, anne-bebek bağlanmasının annelik algısı ve bazı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Aralık 2019-Haziran 2020 tarihleri arasında Zonguldak il merkezinde bulunan üniversiteye bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezinde (178) ve yine il merkezindeki kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesinde kadın doğum kliniklerinde doğum yapmış olan (190) ve araştırmaya katılmayı kabul eden 368 anne oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında “Anne-Bebek Tanıtıcı Bilgi Formu”, “Anne-Bebek Bağlanma Ölçeği”, “Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği” ve “Anlamsal Farklılık Ölçeği (Anne Olarak Be . . .n ve Bebeğim)” formları kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 VE AMOS 21.0 paket programları kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde 0.05 anlamlılık düzeyi olarak esas alınmıştır. Araştırmaya katılan annelerin, anne-bebek bağlanma düzeyi ortalamasının 22.25+2.01 (17-24) arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışmada anne-bebek bağlanmasının anne eğitim düzeyi, sosyal güvenceye sahip olma, gelir durumu ve aile tipine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Çalışmada anne-bebek bağlanma düzeyinin isteğe bağlı evlilik ve gebelik, bakım eğitimi alma, doğum yöntemi, bebeğin kucaklanma, ilk emzirilme zamanı ve beslenme türüne göre farklılaştığı saptanmıştır. Çalışmada anne-bebek bağlanma düzeyinin annenin yardımcısı olma, eş desteği alma, eş ile ilişki durumu, yakın arkadaşının olması, evlilik süresi, gebelik ve canlı doğum sayısı değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir ( Daha fazlası Daha az

Sünmüş ekmekten izole edilen Bacillus suşlarının peptidaz üretme potansiyellerinin belirlenmesi ve peptidaz üretimi için bazı kültür şartlarının optimizasyonu

Erem, Fundagül | Certel, Muharrem

Article | 2018 |

Bu çalışmada daha önceki bir çalışmada sünmüş ekmeklerden izole edilen 14 adet Bacillus suşunun, 30 °C, 37 °C, 50 °C ve 55 °C’de peptidaz üretme potansiyellerinin belirlenmesinin ardından, peptidaz aktivitesi en yüksek olan iki suş için en uygun enzim üretim besiyeri bileşimi ve koşullarının bir kerede bir faktör yaklaşımı ile optimizasyonu yapılmıştır. Bu amaçla en iyi aktivite değerini sağlayan karbon ve azot kaynağı ile karbon/azot oranı, çalkalama hızı ve ön kültür besiyeri seçimi maliyet unsuru da göz önünde bulundurularak tespit edilmiştir. En iyi karbon ve azot kaynağının sırasıyla glukoz ve maya ekstraktı olduğu saptanmıştır . . .. Ayrıca karbon/azot oranının 1:5, çalkalama hızının 250 rpm olması durumunda ve ön kültür hazırlanması için enzim üretim ortamı ile aynı besiyeri kullanıldığında daha yüksek peptidaz aktivitesi değeri elde edilmiştir Daha fazlası Daha az

Ameliyat öncesi ağrı eğitiminin ameliyat sonrası ağrıya etkisinin incelenmesi

Kalkan Akyüz, Vildan

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Ana Bilim Dalı Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Programı

Bu araştırma, jinekolojik ameliyat geçirmesi planlanan hastalara ameliyat öncesi verilen ağrı eğitiminin ameliyat sonrası ağrıya etkisinin incelenmesi amacıyla olgu kontrol çalışması olarak yürütüldü. Araştırma bir sağlık araştırma merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğun Kliniğinde arasında yürütüldü. Örneklemi araştırmaya katılmayı kabul eden, jinekolojik ameliyat planlanan 35’i olgu 35’i kontrol grubu olmak üzere 70 kadın oluşturdu. Olgu ve kontrol grubundaki hastalara Hasta Tanıtım Formu, Ağrı İzlem Formu ve Kısa Ağrı Envanteri veri toplamak amacıyla uygulandı. Olgu grubunda yer alan hastalara ameliyat öncesi dönemde sözlü ağrı eğiti . . .mi verildi. Ameliyat sonrası dönemde ilk 24 saatte olgu ve kontrol grubunun ağrı düzeyi değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde kategorik değişkenlere ait tanımlayıcı istatistikler frekans ve yüzde, sürekli değişkenler ortalama ve standart sapma ile verilmiştir. Yapılan istatistiksel değerlendirmede olgu ve kontrol grubunda yer alan hastaların tanıtıcı özellikleri ve sağlık özellikleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı (p>0.05), grupların homojen olduğu saptandı. Jinekolojik ameliyat uygulanan hastalardan ameliyat öncesi ağrı eğitimi verilen olgu grubunun ameliyat sonrası ağrı şiddetinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (p 0.05) in terms of descriptive characteristics and health characteristics of the patients in the case and control groups, and the groups were homogeneous. Postoperative pain severity was statistically significant in the patient group who received preoperative pain training (p Daha fazlası Daha az

Türkiye’de uluslararası öğrenciler

Özer, Mahmut

Article | 2012 | Yükseköğretim ve Bilim Dergisi2 ( 1 ) , pp.10 - 13

Son yıllarda dünya genelinde sayıları üç milyonun üzerinde olan uluslararası öğrencileri kendi ülkelerinin yükseköğretim kurumlarına alabilmek için ülkeler kıyasıya rekabet etmektedirler. Uluslararası öğrenciler, artık yükseköğretim sistemleri ve kurumlarının uluslararasılaşma boyutlarının en önemli göstergelerinden birisini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, yükseköğretim sistemimiz ve kurumlarımızın bu göstergesinin ne durumda olduğunun tespiti, oldukça büyük bir genişleme yaşayan yükseköğretim sistemimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, ülkemizdeki uluslararası öğrencilerin durumu ele alınmaktadır There are over thre . . .e million international students worldwide, and in recent years higher education institutions compete with each other in order to receive these students to their institutions. International students are now one of the most important indicator of the internationalization of the higher education systems and institutions. In this context, the detection of the status of this indicator in our higher education system and institutions is of great importance as our higher education system shows a large expansion. This study, discusses the status of international students in our countr Daha fazlası Daha az

Engelli çocuk annelerine verilen manevi bakım desteğinin manevi iyilik ve umut düzeylerini arttırmaya etkisinin değerlendirilmesi

Odabaş, Yasemin

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Çocuğun engelli olması anneyi manevi sıkıntı içine sokabilen bir süreçtir. Bundan dolayı aile merkezli yaklaşımla holistik hemşirelik bakımı vermeyi hedefleyen çocuk hemşireleri için manevi bakım önemli bir süreçtir. Bu araştırma engelli çocuk annelerine verilen manevi bakım desteğin manevi iyilik ve umut düzeylerini arttırmaya etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Mikst tasarım (nicel ve nitel) olarak planlanan bu araştırma, Zonguldak İl’indeki üç özel rehabilitasyon merkezine devam eden 202 engelli çocuk annesi ile 20 Haziran-20 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Veriler Ebeveyn ve Çocuğa İlişkin Bilgi Formu . . ., Spiritüel Distres (Manevi Sıkıntı) Tanı Kriterleri Formu (NANDA’ya Göre), Spiritüel Destek ve Spiritüel Gelişmeyi Kolaylaştırma Girişim Formu (NIC’e Göre), Spiritüel İyi Oluş Ölçeği (SİOÖ) ve Umut Ölçeği (SUÖ) ile toplanmıştır. Veri analizinde Shapiro-Wilk testi, Student t testi, Mann-Whitney U test, Oneway Anova Test, Bonferroni test ve pearson korelasyon ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms