Filtreler
Filtreler
Bulunan: 1.865 Adet 0.006 sn
Koleksiyon [20]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [6]
Yazar [20]
Yayın Yılı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [9]
Yayın Dili [4]
Dergi Adı [20]
KARMA ÇALIŞMA ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇE FORMUNUN GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ

Akın, Ahmet | Başören, Mehmet

Article | 2015 | İş Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi17 ( 3 ) , pp.158 - 164

Bu çalışmanın amacı, Karma Çalışma Ölçeğinin (Yperen, Rietzschel ve Jonge, 2014) Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Çalışma 199 çalışan üzerinde yürütülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliği için uygulanan doğrulayıcı faktör analizinde üç boyutlu (zamandan bağımsız çalışma, mekândan bağımsız çalışma ve ev-iş yeri ayırımı) ve 10 maddeden oluşan modelin iyi uyum verdiği görülmüştür (x²= 64.43, sd= 31, RMSEA= .078, CFI= .96, IFI= .96, GFI= .94, SRMR= .067). Ölçeğin Cronbach alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayıları üç alt boyut için zamandan bağımsız çalışma alt ölçeği için .76, mekândan bağımsız çalışma alt ölçeği için .7 . . .3, ev-iş yeri ayırımı alt ölçeği için .75 olarak bulunmuştur. Ölçeğin düzeltilmiş madde toplam korelasyon katsayıları .42 ile .69 arasında değişmektedir. Bu sonuçlara göre Karma Çalışma Ölçeğin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir. Jonge, 2014) to Turkish and to examine its psychometric properties. The research was conducted on 199 workers. Results of confirmatory factor analysis demonstrated that this scale yielded 3 factors, as original form (x²= 64.43, df= 31, RMSEA= .078, CFI= .96, IFI= .96, GFI= .94, SRMR= .067). Cronbach alfa internal consistency reliability coefficients were for time-independent subscale .76, .73 for location-independent subscale, and .75 for workhome segmentation subscale. Corrected item-total correlations ranged .42 to .69. Thus Blended Working Scale can be used as a valid and reliable instrument in education Daha fazlası Daha az

Türkiye’de lisans düzeyindeki hemşirelik okullarında yoğun bakım hemşireliği eğitimi

Çelik, Sevim | Veren, Funda

Other | 2009 | Yeni Tıp Dergisi26 ( 4 ) , pp.226 - 229

Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki hemşirelik okullarının müfredat ders programlarında yoğun bakım hemşireliği dersinin yer alıp almadığına ilişkin güncel durumu belirlemektir. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmada, 2007 yılında, Türkiye’de bulunan 83 adet lisans düzeyinde eğitim veren hemşirelik okullarından 78’i örneklem kapsamına alınmıştır. Veriler internet, telefon ve faks yolu ile elde edilmiştir. 5 hemşirelik okuluna ulaşılamadığı için örnek-lem dışı bırakıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik testi kullanılmıştır. Türkiye’de 68 sağlık yüksekokulu, 13 hemşirelik yüksek-okulu, 2 adet Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne b . . .ağlı hemşi-relik bölümü bulunduğu belirlenmiştir. Ülkemiz hemşire-lik okullarından sadece 8 (%10,2) ’inde yoğun bakım hemşireliği dersi verildiği saptanmıştır. 8 hemşirelik okulundan 6’sında teorik, 1’inde müfredat programında ilgili dersin uygulama, 1’inde ise teori ve uygulama saatinin olduğu saptanmıştır. ECTS kredilerinin ise 0-4 arasında değiştiği belirlenmiştir. Türkiye’de lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi veren hemşirelik okullarının müfredatının, geleneksel eğitim anlayışından uzaklaşılarak bilimsel ve teknolojik gelişme- lere, sağlık bakım gereksinimlerine, sağlık bakımı sistemi ve politikasına, değişen demografik özelliklere göre yeniden düzenlenmeli ve uluslararası düzeyde standardi-zasyonu sağlanmalıdır. The purpose of this study was to determine the current situation that there has been critical care nursing lesson or not in course programmes in nursing schools’ curriculum of Turkey. In this descriptive study, 78 nursing schools were taken in sample group out of 83 nursing schools at undergraduate level in Turkey in 2007. Data were collected via online, telephone and fax and were expressed using numbers and percentages. Five nursing schools were excluded in this study. It was found that there were 68 school of health (includes department of nursing), 13 school of nursing and 2 faculty of health sciences (includes department of nursing). It was determined that only 8 (10,2%) nursing schools in Turkey had ‘Critical Care Nursing’ lesson in their curriculums. About six nursing schools out of eight had only theoretic course, one school had just practice and one nursing school had both theoretic course and practice. ECTS credits changed between 0-4 credits. Curriculum of the nursing schools at undergraduate level in Turkey ought to be readjusted according to scientific and technologic improvements, healthcare needs, healthcare system and policy and changing demographic characters as quitting traditional curriculum at current and should be by providing standards at international level Daha fazlası Daha az

Serum TNF-? ve İL-8 düzeylerinin prostat kanserli hastalardaki tanısal değeri

Erol, Bülent | Dönmez, İbrahim | Mungan, Görkem | Cam, Murat | Tokgöz, Hüsnü | Mungan, Necmettin Aydın

Other | 2008 | Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology34 ( 3 ) , pp.295 - 299

Bu çalışmamızda prostat kanserinde PSA’ya ek olarak TNF-? ve IL-8’in tanısal değerinin olup olmadığının araştırılmasını amaçladık. Bu çalışmaya Ocak ve Aralık 2005 tarihleri arasında ZKÜ Tıp Fakültesi üroloji polikliniğinde PSA yüksekliği nedeniyle prostat biyopsisi planlanan toplam 37 hasta alındı. Hastaların TNF-? ve IL-8 düzeyleri her hasta için iki adet 100 µL serum örneği alınarak ve Immulite® IL8 ve Immulite® TNF-? kitleri kullanılarak pg/ml biriminde ölçüm yapıldı. BPH ve Prostat kanserli grupta TNF-? ve IL8 değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca kanserli grupta Gleason skoru ile bu ölçütler arasındaki korelasyon incelendi. Prosta . . .t kanseri olan grupta (n=20) IL-8 düzeyleri 5.0 pg/ml ile 46.2 pg/ml arasında ve ortalama 12.1 pg/ml, TNF-? düzeyleri ise 4.0 ila 10 pg/ml arasında ve ortalama 5.64 pg/mL olarak saptandı. BPH grubunda (n=17) ise bu düzeyler IL-8 için 5.0 ila 27.4 pg/ml arasında ve ortalama 9.094 pg/ml, TNF-? düzeyleri ise 4.0 ila 9.0 pg/ml arasında ve ortalama 5.46 pg/ml olarak tespit edildi (p>0.05). Gleason skoru ve bu ölçütler arasında istatistiksel olarak korelasyon saptanmadı. Çalışmamızdan BPH’lı ve prostat kanserli hastaların serum TNF-? ve IL-8 düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmamıştır. TNF-? ve IL-8’in prostat kanserli hastalarda tanısal değerinin olmadığı düşünülse de, TNF-? ve IL-8’in prostat kanseri patogenezindeki rolleri ve prostat kanseri seyrindeki belirleyici yerleri farklı evredeki hasta grupları ve daha geniş serilerde araştırılmalıdır. Introduction: In this study, we aimed to evaluate TNF-α and IL-8 levels in patient with prostate cancer as diagnostic tools additional to PSA. Materials and Methods: In this current study, we included a total of 37 patients who were planned to undergo prostate biopsies in Department of Urology of Zonguldak Karaelmas University due to having high PSA levels between January and December 2005. Two samples of serum each containing 100 µL plasma were collected from each patient in order to measure TNF-α and IL-8 levels by using Immulite® IL8 and Immulite® TNF-α immunometric assays and results were given in pg/mL unit. TNF-α and IL-8 levels were compared in groups of BPH and prostate cancer. Additionally, Gleason score and those parameters were compared within prostate cancer group. Results: IL-8 levels were between 5.0 pg/mL to 46.2 pg/ml and mean IL-8 level was 12.1 pg/ml; TNF-α levels were between 4.0 pg/ml to 10 pg/mL and mean TNF-α level was 5.64 pg/ml in prostate cancer group (n=20). IL-8 levels were between 5.0 pg/ml to 27.4 pg/ml and mean IL-8 level was 9.094 pg/ml; TNF-α levels were between 4.0 pg/ml to 9 pg/mL and mean TNF-α level was 5.46 pg/ml in BPH group (n = 17) (p>0.05). There was no statistical corelation detected between Gleason score and those parameters. Conclusion: There were not any significant statistical difference in TNF-α and IL-8 levels between patients with BPH and prostate cancer. IL-8 and TNF-α do not seem to diagnostic value in patients with prostate cancer. However, the role of TNF-α and IL-8 in prostate cancer etiology and their roles in diagnosing prostate cancer and prognosis of prostate cancer should be investigated in larger series Daha fazlası Daha az

ESERLERİNİN SESLENDİRİLMESİNE YÖNELİK OLUŞTURULAN MODELİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ (NİKRİZ MAKAMI ÖRNEĞİ)

Tunç, Turgay | Albuz, Aytekin

Article | 2017 | Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi21 ( 1 ) , pp.131 - 158

Araştırmanın amacı, Türk Müziği kaynaklı kontrpuantal eserlerin piyanoda seslendirilmesine yönelik bir çalışma modeli oluşturmak ve bu modelin öğrenci başarısı üzerine etkilerini incelemektir. Bu bağlamda araştırmanın çalışma grubunu bir devlet üniversitesi konservatuvarında 2013-2014 öğretim yılı bahar döneminde eğitim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma; Çokseslendirme yöntemlerinden karma armoni yaklaşımı, Nikriz makam dizisi ve oluşturulan kontrpuantal eser ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada yöntem olarak; Tek grup ön test - son test deneme modeli kullanılmıştır. Deneysel verilerin elde edilmesinde araştırmacı tarafınd . . .an geliştirilen ölçme aracı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda; Türk Müziği materyalleri kullanılarak yazılan kontrpuantal piyano eserlerinin seslendirilmesine yönelik hazırlanan çalışma modelinin işlevsel olduğu saptanmıştır The purpose of this study is to form a study model aimed at playing counterpointal pieces based on Turkish music on piano and investigate the effects of this model on student achievement. In this regard, the participants of this research were 10 students studying in a public university, state conservatory in spring term 20132014. The research was limited with mixed harmony which is one of the polyphonic methods, Nikriz maqamic scale and a composed counterpointal piece. The single group pretest – posttest experiment model was used as a research method in the study. Data was collected by a measurement tool developed by the researcher. In order to analyze the experimental data, Wilcoxon Signed-Rank Test was used. According to the findings, it was detected that the study model which was aimed at playing counterpointal pieces written by the use of Turkish music materials is fully operationa Daha fazlası Daha az

Preoperative Evaluation of Lymph Node Metastases in Patients with Gastric Cancer: An Analysis of Imaging Methods

Günay, Yusuf | Çağlar, Emrah | Korkmaz, Esin | Erdemir, Rabiye Uslu | Taşdöven, İlhan | Kozan, Ramazan

Article | 2018 | ACTA ONCOLOGICA TURCICA51 ( 3 ) , pp.276 - 282

INTRODUCTION: Preoperative evaluation is necessary for the surgical treatment of gastric cancer (GC). Nonetheless, there is no single best diagnostic modality to predict lymph node metastases prior to surgery. The aim of this study was to analyze of the diagnostic utility of positron emission tomography-computed tomography (PET-CT) and CT for the preoperative evaluation of lymph node (LN) metastases in GC. METHODS: Eighty seven patients with a history of GC, who underwent gastrectomy and D2 LN dissection were investigated. Imaging test results and pathology reports were collected from the patients’ charts. RESULTS: There was no stat . . .istical differences between PET/CT and CT scans in regard to predicting LN metastases in GC patients (p>0.05). The sensitivity, specificity, positive predictive value (PPV), negative predictive value (NPV), and accuracy of PET/CT scans in predicting LN metastases were 55.56%, 54.55%, 55.26%, 75%, and 33.3%, respectively, versus 60.47%, 57.69%, 59.42%, 70.27%, and 46.88% for CT scans, respectively. However, combined PET/CT and CT showed better outcomes and specificity with a PPV of 80% and 88.9%, respectively. No patients or tumor factors were found to increase the accuracy of LN metastasis prediction using either PET/CT or CT scans. DISCUSSION AND CONCLUSION: The combination of CT and PET/CT scans increases the specificity and PPV. This increases the prediction accuracy of LN metastasis in GC patients compared to the use of each type of imaging modality alone. INTRODUCTION: Preoperative evaluation is necessary for the surgical treatment of gastric cancer (GC). Nonetheless, there is no single best diagnostic modality to predict lymph node metastases prior to surgery. The aim of this study was to analyze of the diagnostic utility of positron emission tomography-computed tomography (PET-CT) and CT for the preoperative evaluation of lymph node (LN) metastases in GC. METHODS: Eighty seven patients with a history of GC, who underwent gastrectomy and D2 LN dissection were investigated. Imaging test results and pathology reports were collected from the patients’ charts. RESULTS: There was no statistical differences between PET/CT and CT scans in regard to predicting LN metastases in GC patients (p>0.05). The sensitivity, specificity, positive predictive value (PPV), negative predictive value (NPV), and accuracy of PET/CT scans in predicting LN metastases were 55.56%, 54.55%, 55.26%, 75%, and 33.3%, respectively, versus 60.47%, 57.69%, 59.42%, 70.27%, and 46.88% for CT scans, respectively. However, combined PET/CT and CT showed better outcomes and specificity with a PPV of 80% and 88.9%, respectively. No patients or tumor factors were found to increase the accuracy of LN metastasis prediction using either PET/CT or CT scans. DISCUSSION AND CONCLUSION: The combination of CT and PET/CT scans increases the specificity and PPV. This increases the prediction accuracy of LN metastasis in GC patients compared to the use of each type of imaging modality alone Daha fazlası Daha az

Examining with Discrimanant Analysis the Differences of Automobile Consumers at the Stage of Information Searching in Zonguldak Region

Albayrak, Ali Sait | Aksoy, Ramazan

Article | 2007 | Yönetim Dergisi:İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsü18 ( 56 ) , pp.40 - 52

Satın alma sürecinde tüketicilerin bilgi edinmeleri aşaması en sorunlu aşamadır. Bu aşamada, tüketiciler hangi bilgi kaynaklarına başvuracağına karar vermede önemli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Bu çalışmada otomobil tüketicilerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, yaş grubu ve otomobil sahipliliği yönünden bilgi türleri ve bilgi kaynaklan itibariyle farklılık gösterip göstermediği diskriminant analiziyle araştırılmaktadır. Diskriminant analizi, varsayımları (çoklu normal dağılım, eşit kovaryans, çoklu doğrusal bağlantı ve doğrusallık) sağlanması durumunda en uygun sınıflandırma tekniğidir. Diskriminant analizini . . .n sonuçları otomobil tüketicileri arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim ve gelir düzeyi, yaş grubu ve otomobil sahipliliği yönünden bilgi türleri ve bilgi kaynakları itibariyle anlamlı farklılıkların olduğunu göstermektedir. Consumers' information search is the most troubled phase of the purchasing decision process. In this phase, consumers have trouble deciding which information type and information source to approach. In this study, whether consumers differ by their sex, marital status, educational level, income level, age group and ownership of goods in respect to their demand for information type and preferred information source is examined with discriminant analysis. When the assumptions (multivariate normality, equal covariance matrices, multicolinearity and linearity) of discriminant analysis are met, then discriminant analysis is the most appropriate classification technique. The discriminant analysis results point out that the discriminant functions of sex, marital status, educational level, income level, age group and ownership of goods in respect to their demand for information type and preferred information source account for a meaningful proportion of the differences among the groups Daha fazlası Daha az

TÜRKİYE'DE KARBON EMİSYONU VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME ANALİZİ

Bayramoğlu, Arzu Tay | Yurtkur, Asuman Koç

Article | 2016 | Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi16 ( 4 ) , pp.31 - 45

Bu çalışmada Türkiye'de karbon emisyonu ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki doğrusal ve doğrusal olmayan eşbütünleşme teknikleriyle analiz edilmektedir. Çalışmada 1960-2010 dönemi için doğrusal Engle-Granger eşbütünleşme ve Kapetanios, Shin ve Shell (KSS 2006) tarafından geliştirilen doğrusal olmayan eşbütünleşme yöntemleri uygulanmıştır. Ekonometrik analiz sonuçlarına göre Türkiye'de karbon emisyonu ile ekonomik büyüme arasında doğrusal bir ilişki bulunamazken doğrusal olmayan bir eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Buna göre Türkiye'de ekonomik büyüme ile karbon emisyonu arasında doğrusal olmayan anlamlı uzun dönemli pozitif . . . bir ilişki mevcuttur. In this study, the relationship between carbon emissions and economic growth in Turkey is analyzed with linear and nonlinear cointegration techniques. The linear Engle-Granger cointegration and the nonlinear cointegration method developed by Kapetanios, Shin and Shell (KSS 2006), were applied in the period of 1960-2010. According to the results of the econometric analysis, there was no linear relationship between carbon emissions and economic growth in Turkey, but a nonlinear cointegration relationship was determined. Accordingly, we can say that there is a nonlinear significant positive relationship between carbon emissions and economic growth for the long term in Turkey Daha fazlası Daha az

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ALGISININ TÜKETİCİ TEMELLİ MARKA DENKLİĞİ BİLEŞENLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN YAPISAL EŞİTLİK MODELLEMESİ İLE ANALİZİ

Koçoğlu, Cenk Murat | Aksoy, Ramazan

Article | 2017 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi13 ( 1 ) , pp.115 - 140

Bu çalışmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluk algısının tüketici temelli marka denkliği bileşenleri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu çerçevede, çalışma TR81 Düzey 2 Bölgesi olarak ifade edilen Zonguldak, Karabük ve Bartın illerindeki XYZ marka araçları tercih eden 357 tüketici üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi çerçevesinde elde edilen analiz sonuçlarına göre kurumsal sosyal sorumluluk algısını oluşturan çalışanlara saygı, hayırseverlik faaliyetleri ve tüketicilere saygı faaliyetlerinin, tüketici temelli marka denkliği bileşenlerinden olan marka farkındalığı/ çağrışımını, algılanan kaliteyi ve marka . . .sadakatini önemli bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar çerçevesinde tüketici temelli marka denkliği algısını artırmak isteyen işletmelerin, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine önem vermesi gerekmektedir. The aim of this study is to determine the impact of corporate social responsibility perception on consumerbased brand equity component. In this context, the study was performed on 357 consumers choosing XYZ brand cars in cities of Zonguldak, Karabuk and Bartin which are stated as TR81 Level 2 region. According to analysis results obtained within the scope of structural equation modeling; it was determined that respect activities to workers creating corporate social responsibility perception and to charity activities and consumers affected brand awareness/ connotation, perception quality and brand loyalty of consumerbased brand equity component in an important way. Within the scope of these results, businesses who want to increase perception of consumer-based brand equity have to pay attention to corporate social responsibility activities Daha fazlası Daha az

Hisse Senedi Fiyatları ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi: YTL/USD, İMKB 100 ve S&P 500 Üzerine Bir Uygulama

Pekkaya, Mehmet | Bayramoğlu, Fatih M.

Article | 2008 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 38 ) , pp.163 - 176

Türkiye, 1997 Asya krizi ve 1994 ve 2001 yerel para krizlerinden etkilenmiştir. Bu çalışmada, 1990-2007 arasındaki YTL/USD döviz kuru, İMKB 100 endeks ve S&P 500 endeks verileri kullanılarak, aralarındaki nedensellik ilişkileri araştırılmıştır. 1990-2007 döneminde, İMKB 100 ve S&P 500 endekslerinden döviz kuruna Granger nedenselliği bulunmuştur. Hatta döviz kuru ile İMKB 100 endeksi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkisi vardır. S&P 500 endeksi, tek yönlü olarak döviz kuru ve İMKB 100 endeksini etkilemekte ve bu değişkenlerden etkilenmemektedir. 1994 krizi hariç, kriz dönemleri ve diğer dönemlerde genelde temel etkileyici . . .S&P 500 endeksi olurken kendisi etkilenmemektedir. Granger nedensellik testinin kriz dönemleri sonrası sonuçlarına göre, S&P 500 endeksi genel etkileyici, döviz kuru ise endekslerden etkilenen konuma geldiği gözlenmiştir Türkiye was influenced 1994 and 2001 currency and 1997 Asian crisis. In this study, we focused on granger causality relation between YTL/USD exchange rate, ISE 100 index and S&P 500 index by using 1990-2007 data for each instrument. There is Granger cause from ISE 100 and S&P 500 indexes to exchange rate for the period of 1990-2007. Bidirectional Granger cause has exists between exchange rate and ISE 100 index. S&P 500 index has unidirectional Granger cause of ISE 100 index and exchange rate. However, only S&P 500 index is usually common effective without being effected during all periods and crises except 1994 crises. According to Granger causality tests after the crises period, S&P 500 index common effective and exchange rate is affected by the indexes Daha fazlası Daha az

Evaluation of Critical Operational Faults of Marine Diesel Generator Engines by Using DEMATEL Method

Başhan, Veysi | Demirel, Hakan

Article | 2018 | Journal of Eta Maritime Science6 ( 2 ) , pp.119 - 128

All the electrical demand of ship are provided by diesel generators (DG). Failure of generators due to breakdown can lead to the blackout of the ship which may suddenly cause serious damage to ship’s main and/or auxiliary engines, human health and marine environment or any structure at ship’s route. Thus, the planned maintenance and repairs of the generators must be done properly without any deficiency or delay. And even then, since the generators run continuously failures may often occur. In this context, this paper provides a DEMATEL (Decision Making Trial and Evaluation Laboratory) method to evaluate the critical operational faul . . .ts in marine DGs. The DEMATEL method enables to identify and analyze the important faults of marine DG within the respect to the cause-effect relationship diagram. The obtained results of the research will contribute to ship safety at sea and prevention of hazardous machinery effects. Geminin tüm elektriksel gereksinimleri dizel jeneratörler tarafından sağlanmaktadır. Jeneratörlerde meydana gelen arızalar geminin kararmasına (çökmesine) neden olabilir ve bu durum aniden gemi ana makinesi veya yardımcı makinelerinde, insan sağlığına, deniz çevresine veya geminin rotasındaki herhangi bir yapıya ciddi hasarlar verebilir. Bu yüzden, jeneratörlerin planlı bakım ve onarımları düzgün bir şekilde eksiksiz ve zamanında yapılmalıdır. Tüm bunlara rağmen, sürekli çalışan jeneratörlerde arızalar olabilmektedir. Bu kapsamda, bu makale gemi dizel jeneratörlerinde kritik operasyonel arızaları DEMATEL (Karar Verme Deneme ve Değerlendirme Laboratuvarı) metoduyla sunmaktadır. DEMATEL metodu gemi dizel motorlarında meydana gelen önemli arızaları sebep-etki ilişkisi diyagramıyla tanımlanma ve analiz etmeye yaramaktadır. Elde edilen sonuçlar, denizde gemi emniyeti ve tehlikeli makine etkilerinin önlenmesine katkıda bulunacaktır Daha fazlası Daha az

Tek başına seçim kazanmak: Türk siyasal hayatında bağımsız milletvekili adaylığı

Abdulhakimoğulları, Erdal

Other | 2008 | Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi12 ( 1-2 ) , pp.269 - 304

Parlamento üyesi olmaya hevesli ve seçilebilmek için seçmenin oyuna sunulan kişilere aday denilmektedir. Adaylık, bir siyasal partiden aday olmak suretiyle ya da bağımsız adaylık yoluyla gerçekleşebilmektedir. Bağımsız adaylar kendi isteklerinin yanı sıra belli sayıda seçmen tarafından ya da bir siyasal parti tarafından seçimlerde aday gösterilebilmektedir. Günümüzde bir kimsenin bağımsız aday olarak seçilmesi oldukça güçtür. Ancak demokrasilerde parti seçimi kadar kişilerin seçimi de bir o kadar önemlidir. Bağımsız adaylar seçim yarışına katılmakla vatandaşı oldukları ülkenin yönetimine katılma ve bunda söz sahibi olma iradesini or . . .taya koymaktadırlar. Ayrıca bağımsız adayların seçilme ihtimalleri uygulanan seçim sistem ile de yakından ilgilidir. Çalışmada bağımsız adaylık genel olarak ele alınacak ve adayların belirlenme yöntemlerine ve seçimlerde uygulanan mekanizmalara yer verilecektir. Ayrıca çalışmada sadece genel seçimlerde bağımsız adaylık ele alınmış olup daha çok idare hukuku ile bağlantılı mahalli idare seçimleriyle ilgili adaylık düzenlemelerine değinilmemiştir. Those who are enthusiastic for being a member of Parliament and are introduced to the voters’ agenda for election are called ‘candidates’. One can independently be a candidate or through a political party membership. Independent candidacy can be gained by either the own will of the person concerned or by nomination of a group of voters. It is rather diffi cult to get elected independently. Currently, in democracies, choosing the individuals is of equal importance as it is the case in choosing the political parties. The independent candidates, when getting involved in the election process, participate in the administration of the country and thus fi nd the opportunity to have a say. The possibility as to the eligibility of the independent candidates is closely related to the election system itself. The study deals with the independent candidacy in general and sheds light on the candidate designation process and the other mechanisms applied. The study generally deals with the independent candidacy during the general elections, however does not touch upon the candidacy regulations as to the administrative law and the related local election Daha fazlası Daha az

Buhara - Afganistan - Türkiye Üçgeninde Mangıt Hanedanı'nın Dil ve Aidiyet Durumu

Hatunoğlu, Nurettin

Article | 2015 | Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi0 ( 75 ) , pp.127 - 156

Mangıt Hanedanlığı, Timur Devleti'nin yıkılışının ardından Türkistan'da ortaya çıkan hanlıklardan biri olan Buhara Hanlığı'nı 1785-1920 yılları arasında idare eden üç hanedandan birisidir. Bolşeviklerin 1920 yılında Buhara'yı işgali sırasında tahtta bulunan Âlim Han, önce Doğu Buhara'ya çekilmiş, oradan da askerî yardım sağlama amacıyla Afganistan'a gitmiştir. Âlim Han, 1944 yılında vefat edince hanedan mensupları Afganistan'ın değişik yerlerine dağılmışlardır. Afganistan'da mülteci durumundaki hanedan mensupları 1979 yılında yaşanan Rus işgali ve sonrasında çıkan iç savaş nedeniyle Pakistan'a sığınmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Bak . . .anlar Kurulu'nun kararıyla, 1983 yılında Pakistan'dan Türkiye'ye getirilerek Gaziantep iline yerleştirilmişlerdir.Yaşanan süreçte hanedan mensuplarının dil ve aidiyet duygularında meydana gelen muhtemel değişimlerin tespiti bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yapılan saha çalışmasında ikili görüşme, derinlemesine mülakat ve anket tekniğine başvurulmuştur. Hanedan mensuplarının siyasi kimlikleri dolayısıyla tarihî süreçten de bahsedilmiştir Mangit Dynasty is one of the three dynasties governing the Buhara Dynasty that appeared in Turkestan after the fall of the Timurids between 1785-1920. During the occupation of Bukhara by the Bolsheviks, Alim Han initially retreated to East Bukhara and headed from there to Afghanistan to maintain martial support. After Alim Han's death in 1944, the members of his dynasty spread to different parts of Afghanistan. Living as refugees in Afghanistan, they then took refuge in Pakistan because of the Russian invasion in 1979 and the civil war that followed. Through the decision of the Council of Ministers of the Turkish Republic they were placed in the Gaziantep province of Turkey in 1983. Exploring the dynasty members' potential change of language and sense of belonging during this period forms the aim of this study. The field work that was conducted for this purpose involved one-to-one conversations, detailed interviews and questionnaires. Because of the political identity of the dynasty members, the historical context was also dwelt on in this study Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms