Filtreler
Filtreler
Bulunan: 295 Adet 0.002 sn
Koleksiyon [20]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [1]
Yazar [20]
Yayın Yılı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [4]
Yayın Dili [3]
Dergi Adı [20]
Türkiye’de lisans düzeyindeki hemşirelik okullarında yoğun bakım hemşireliği eğitimi

Çelik, Sevim | Veren, Funda

Other | 2009 | Yeni Tıp Dergisi26 ( 4 ) , pp.226 - 229

Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki hemşirelik okullarının müfredat ders programlarında yoğun bakım hemşireliği dersinin yer alıp almadığına ilişkin güncel durumu belirlemektir. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmada, 2007 yılında, Türkiye’de bulunan 83 adet lisans düzeyinde eğitim veren hemşirelik okullarından 78’i örneklem kapsamına alınmıştır. Veriler internet, telefon ve faks yolu ile elde edilmiştir. 5 hemşirelik okuluna ulaşılamadığı için örnek-lem dışı bırakıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik testi kullanılmıştır. Türkiye’de 68 sağlık yüksekokulu, 13 hemşirelik yüksek-okulu, 2 adet Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne b . . .ağlı hemşi-relik bölümü bulunduğu belirlenmiştir. Ülkemiz hemşire-lik okullarından sadece 8 (%10,2) ’inde yoğun bakım hemşireliği dersi verildiği saptanmıştır. 8 hemşirelik okulundan 6’sında teorik, 1’inde müfredat programında ilgili dersin uygulama, 1’inde ise teori ve uygulama saatinin olduğu saptanmıştır. ECTS kredilerinin ise 0-4 arasında değiştiği belirlenmiştir. Türkiye’de lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi veren hemşirelik okullarının müfredatının, geleneksel eğitim anlayışından uzaklaşılarak bilimsel ve teknolojik gelişme- lere, sağlık bakım gereksinimlerine, sağlık bakımı sistemi ve politikasına, değişen demografik özelliklere göre yeniden düzenlenmeli ve uluslararası düzeyde standardi-zasyonu sağlanmalıdır. The purpose of this study was to determine the current situation that there has been critical care nursing lesson or not in course programmes in nursing schools’ curriculum of Turkey. In this descriptive study, 78 nursing schools were taken in sample group out of 83 nursing schools at undergraduate level in Turkey in 2007. Data were collected via online, telephone and fax and were expressed using numbers and percentages. Five nursing schools were excluded in this study. It was found that there were 68 school of health (includes department of nursing), 13 school of nursing and 2 faculty of health sciences (includes department of nursing). It was determined that only 8 (10,2%) nursing schools in Turkey had ‘Critical Care Nursing’ lesson in their curriculums. About six nursing schools out of eight had only theoretic course, one school had just practice and one nursing school had both theoretic course and practice. ECTS credits changed between 0-4 credits. Curriculum of the nursing schools at undergraduate level in Turkey ought to be readjusted according to scientific and technologic improvements, healthcare needs, healthcare system and policy and changing demographic characters as quitting traditional curriculum at current and should be by providing standards at international level Daha fazlası Daha az

Serum TNF-? ve İL-8 düzeylerinin prostat kanserli hastalardaki tanısal değeri

Erol, Bülent | Dönmez, İbrahim | Mungan, Görkem | Cam, Murat | Tokgöz, Hüsnü | Mungan, Necmettin Aydın

Other | 2008 | Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology34 ( 3 ) , pp.295 - 299

Bu çalışmamızda prostat kanserinde PSA’ya ek olarak TNF-? ve IL-8’in tanısal değerinin olup olmadığının araştırılmasını amaçladık. Bu çalışmaya Ocak ve Aralık 2005 tarihleri arasında ZKÜ Tıp Fakültesi üroloji polikliniğinde PSA yüksekliği nedeniyle prostat biyopsisi planlanan toplam 37 hasta alındı. Hastaların TNF-? ve IL-8 düzeyleri her hasta için iki adet 100 µL serum örneği alınarak ve Immulite® IL8 ve Immulite® TNF-? kitleri kullanılarak pg/ml biriminde ölçüm yapıldı. BPH ve Prostat kanserli grupta TNF-? ve IL8 değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca kanserli grupta Gleason skoru ile bu ölçütler arasındaki korelasyon incelendi. Prosta . . .t kanseri olan grupta (n=20) IL-8 düzeyleri 5.0 pg/ml ile 46.2 pg/ml arasında ve ortalama 12.1 pg/ml, TNF-? düzeyleri ise 4.0 ila 10 pg/ml arasında ve ortalama 5.64 pg/mL olarak saptandı. BPH grubunda (n=17) ise bu düzeyler IL-8 için 5.0 ila 27.4 pg/ml arasında ve ortalama 9.094 pg/ml, TNF-? düzeyleri ise 4.0 ila 9.0 pg/ml arasında ve ortalama 5.46 pg/ml olarak tespit edildi (p>0.05). Gleason skoru ve bu ölçütler arasında istatistiksel olarak korelasyon saptanmadı. Çalışmamızdan BPH’lı ve prostat kanserli hastaların serum TNF-? ve IL-8 düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmamıştır. TNF-? ve IL-8’in prostat kanserli hastalarda tanısal değerinin olmadığı düşünülse de, TNF-? ve IL-8’in prostat kanseri patogenezindeki rolleri ve prostat kanseri seyrindeki belirleyici yerleri farklı evredeki hasta grupları ve daha geniş serilerde araştırılmalıdır. Introduction: In this study, we aimed to evaluate TNF-α and IL-8 levels in patient with prostate cancer as diagnostic tools additional to PSA. Materials and Methods: In this current study, we included a total of 37 patients who were planned to undergo prostate biopsies in Department of Urology of Zonguldak Karaelmas University due to having high PSA levels between January and December 2005. Two samples of serum each containing 100 µL plasma were collected from each patient in order to measure TNF-α and IL-8 levels by using Immulite® IL8 and Immulite® TNF-α immunometric assays and results were given in pg/mL unit. TNF-α and IL-8 levels were compared in groups of BPH and prostate cancer. Additionally, Gleason score and those parameters were compared within prostate cancer group. Results: IL-8 levels were between 5.0 pg/mL to 46.2 pg/ml and mean IL-8 level was 12.1 pg/ml; TNF-α levels were between 4.0 pg/ml to 10 pg/mL and mean TNF-α level was 5.64 pg/ml in prostate cancer group (n=20). IL-8 levels were between 5.0 pg/ml to 27.4 pg/ml and mean IL-8 level was 9.094 pg/ml; TNF-α levels were between 4.0 pg/ml to 9 pg/mL and mean TNF-α level was 5.46 pg/ml in BPH group (n = 17) (p>0.05). There was no statistical corelation detected between Gleason score and those parameters. Conclusion: There were not any significant statistical difference in TNF-α and IL-8 levels between patients with BPH and prostate cancer. IL-8 and TNF-α do not seem to diagnostic value in patients with prostate cancer. However, the role of TNF-α and IL-8 in prostate cancer etiology and their roles in diagnosing prostate cancer and prognosis of prostate cancer should be investigated in larger series Daha fazlası Daha az

Tek başına seçim kazanmak: Türk siyasal hayatında bağımsız milletvekili adaylığı

Abdulhakimoğulları, Erdal

Other | 2008 | Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi12 ( 1-2 ) , pp.269 - 304

Parlamento üyesi olmaya hevesli ve seçilebilmek için seçmenin oyuna sunulan kişilere aday denilmektedir. Adaylık, bir siyasal partiden aday olmak suretiyle ya da bağımsız adaylık yoluyla gerçekleşebilmektedir. Bağımsız adaylar kendi isteklerinin yanı sıra belli sayıda seçmen tarafından ya da bir siyasal parti tarafından seçimlerde aday gösterilebilmektedir. Günümüzde bir kimsenin bağımsız aday olarak seçilmesi oldukça güçtür. Ancak demokrasilerde parti seçimi kadar kişilerin seçimi de bir o kadar önemlidir. Bağımsız adaylar seçim yarışına katılmakla vatandaşı oldukları ülkenin yönetimine katılma ve bunda söz sahibi olma iradesini or . . .taya koymaktadırlar. Ayrıca bağımsız adayların seçilme ihtimalleri uygulanan seçim sistem ile de yakından ilgilidir. Çalışmada bağımsız adaylık genel olarak ele alınacak ve adayların belirlenme yöntemlerine ve seçimlerde uygulanan mekanizmalara yer verilecektir. Ayrıca çalışmada sadece genel seçimlerde bağımsız adaylık ele alınmış olup daha çok idare hukuku ile bağlantılı mahalli idare seçimleriyle ilgili adaylık düzenlemelerine değinilmemiştir. Those who are enthusiastic for being a member of Parliament and are introduced to the voters’ agenda for election are called ‘candidates’. One can independently be a candidate or through a political party membership. Independent candidacy can be gained by either the own will of the person concerned or by nomination of a group of voters. It is rather diffi cult to get elected independently. Currently, in democracies, choosing the individuals is of equal importance as it is the case in choosing the political parties. The independent candidates, when getting involved in the election process, participate in the administration of the country and thus fi nd the opportunity to have a say. The possibility as to the eligibility of the independent candidates is closely related to the election system itself. The study deals with the independent candidacy in general and sheds light on the candidate designation process and the other mechanisms applied. The study generally deals with the independent candidacy during the general elections, however does not touch upon the candidacy regulations as to the administrative law and the related local election Daha fazlası Daha az

Alternatif flotasyon yöntemlerinin tanıtılması

Hacıfazlıoğlu, Hasan

Other | 2007 | Madencilik Dergisi46 ( 3 ) , pp.23 - 41

Köpük Flotasyonu, 1920’li yıllardan beri ince taneli kömür ve cevherlerin zenginleştirilmesinde yaygın olarak kullanılan bir fizikokimyasal ayırma yöntemidir. Flotasyon prosesi temelde pülp içerisinde gaz kabarcıklarının oluşturulması ve hidrofob tanelerin yükselen gaz kabarcıklarına yapışarak yüzeye taşınması esasına dayanır. Günümüzde, flotasyon teknolojisi yalnızca cevher hazırlama alanında kullanılmamakta keza; suların ve lağımların arıtılması, geri dönüşümlü kağıttan mürekkebin uzaklaştırılması, kirli toprakların iyileştirilmesi, boya, plastik ve besin gibi sektörlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, cevher haz . . .ırlamada ve cevher hazırlama dışında kullanılan alternatif flotasyon yöntemleri irdelenmiş ve çalışma ilkeleri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Froth flotation is a widely used physicochemical separation method for the benefication of fine coals and ores since 1920s. The process of flotation is based on the generation of gas bubbles in the pulp and subsequent attachment and removal of hydrophobic particles from the pulp by the rising gas bubbles. At present, the flotation technology has been commonly used not only in the mineral industry but also the non-mineral industries, including water and sewage purification, recycled paper de-inking, contamined solid remediation, dye, plastic and food industries. In this study, the alternative flotation methods, which are used in mineral industry and non-mineral industries, are described and their operating principles are explained in detail Daha fazlası Daha az

Ali Coşkun'un TOBB başkanlığı döneminde TOBB siyaset ilişkisi

Çavuşoğlu, Hüseyin

Other | 2011 | Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi12 ( 1 ) , pp.51 - 61

TOBB’un kuruluşundan (6 Şubat 1952), Mehmet Yazar’ın Odalar Birliği Başkanlığı’na (27 Mayıs 1979) kadar geçen zaman diliminde, Demokrat Parti ve Adalet Partisi’nin, Odalar Birliği’ne hâkim olduğu görülmektedir. Mehmet Yazar’ın TOBB Başkanlığı döneminde, (27 Mayıs 1979-4 Nisan 1985) ANAP ile TOBB arasında ilişkiler gerginleşmiş, Odalar Birliği önceki dönemlerden farklı olarak, tarafsız bir kuruluş haline gelmiş, bir baskı grubu olarak büyük bir aşama kaydetmiş ve önemli bir ekonomik güce ulaşmıştır. Ali Coşkun’un TOBB Başkanlığı döneminde (4 Haziran 1986- 30 Mayıs 1990), ise Odalar Birliği’ne, ANAP iktidarının hâkim olduğu, Odalar Bi . . .rliği’nin tarafsızlığını yitirdiği, bir baskı grubu olarak bir aşama kaydedemediği görülmektedir. Ali Coşkun’un TOBB Başkanlığı döneminde, Odalar Birliği’nin istekleri doğrultusunda, ANAP iktidarı adımlar atmıştır. Önceki dönemlerde olduğu gibi, Ali Coşkun’un TOBB Başkanlığı döneminde de birçok kişi, merkez sağ partilerden (ANAP-DYP) siyasete girmiştir. Çalışmanın amacı, Ali Coşkun’un Odalar Birliği Başkanlığı döneminde, siyasi iktidar-Odalar Birliği ilişkisini ve Ali Coşkun’un Odalar Birliği Başkanlığı döneminin, önceki dönemlerden farklarını, benzerliklerini ortaya koymaktır. One can see that during the period between establishment of Turkish Union of Chambers and Exchange Commodities (TOBB) (6 February 1952) and Mehmet Yazar’s presidency of Turkish Union of Chambers (27 May 1979) Democratic Party and Justice Party dominated the Union of Chambers. During Mehmet Yazar’s presidency period of TOBB (27 May 1979 – 4 April 1985) relationship between TOBB and Mother Land Party (ANAP) became problematic, and in contrast to the previous periods the TOBB became an independent foundation and gained significant contributions in being a group of interest and reached a substantial economical power. In Ali Coskun’s presidency period of TOBB (4 June 1986 – 30 May 1990), on the other hand, one might see that ANAP dominated the TOBB, and TOBB lost its independence and couldn’t make significant proceedings in being a group of interest. In the same period, ANAP government made steps in direction of requests from the TOBB. As in the previous periods, during Ali Coskun’s presidency period a lot of people entered policy from the central-right parties (ANAP and True Path Party, DYP). Aim of the present study was to discuss the relationship between political power and Union of Chambers during Ali Coskun’s presidency period of TOBB and Ali Coskun’s presidency period’s differences from and similarities with the previous periods Daha fazlası Daha az

Comparison of traditional risk factors, natural history and angiographic findings between coronary heart disease patients with age <40 and ?40 years old

Yıldırım, Nesligül | Arat, Nurcan | Doğan, Mesut Sait | Sökmen, Yeliz | Özcan, Fırat

Other | 2007 | Anadolu Kardiyoloji Dergisi7 ( 2 ) , pp.124 - 127

Amaç: Bu çalışmamızdaki amacımız, ülkemizdeki 40 yaş altı ile 40 yaş ve üzerindeki koroner arter hastalarındaki konvansiyonel risk faktörleri, koroner anatomi ve erken klinik seyri incelemektir. Yöntemler: Akut koroner sendrom (AKS) veya kararlı anjina pektoris tanılarıyla kliniğimizde yatırılarak koroner anjiyografisi (KAG) yapılmış olan toplam 491 hasta geriye dönük olarak incelendi. Kırk yaş altındaki hastalar (grup 1) ile ?40 yaş hastaların (grup 2) demografik ve KAG verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların 240’ı grup 1’de (ortalama yaş 35.7±3.4 yıl); 251’i grup 2’de (ortalama yaş 61.0±9.7 yıl) yer almaktaydı. Grup 1’de si . . .gara kullanımı, aile öyküsü, hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi ve düşük yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol düzeyi daha sık iken; Grup 2’de hipertansiyon ve diyabet sıktı. Kırk yaş altı hastalar sıklıkla AKS nedeniyle, ?40 yaş hastalar ise stabil angina ile hastaneye başvurmaktaydılar. Grup 2’deki hastalarda ciddi ve yaygın koroner arter hastalığı, Grup 1’deki hastalarda ise tek damar hastalığı yaygındı. Sonuç: Koroner arter hastalığı risk faktörleri ve yaygınlığı yaşa göre farklılık göstermektedir. Kırk yaş altı koroner arter hastalarında engellenebilir bir risk faktörü olarak sigara kullanımı ve dislipideminin görece fazlalığı toplum sağlığımız için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sigara kullanımı konusunda yeni tedbirler alınması ve sağlıklı yaşam biçiminin genç yaşlardan itibaren özendirilmesi önem taşımaktadır. Objective: In this study we aimed to examine the angiographic findings, traditional risk factors and natural history of Turkish patients Daha fazlası Daha az

Akut inferior miyokard enfarktüsü sonrası içerisinde trombüs içeren sol ventrikül inferobazal gerçek anevrizma

Kalaycı, Belma | Kalaycı, Süleyman | Aktop, Ziyaeddin

Other | 2014 | MN Kardiyoloji21 ( 3 ) , pp.161 - 161

Trends in Turkish mathematics education research: From 1998 to 2007

Baki, Adnan | Güven, Bülent | Karataş, İlhan | Akkan, Yaşar | Çakıroğlu, Ünal

Other | 2011 | Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi2011 ( 40 ) , pp.57 - 68

Bu çalışmanın amacı, Matematik Eğitiminde Türkiye'de tamamlanan yüksek lisans ve doktora çalışmalarındaki eğilimi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda YOK'deki Ulusal Tez Merkezi, Proquest veri tabanı ve Üniversitelerin kütüphaneleri taranarak toplam 284 yüksek lisans ve doktora tezi incelenmiştir. Döküman analizi sonucunda araştırma problemi matematik öğretimi olan tez sayısının diğer araştırma konularına göre oldukça fazla olduğu ortaya çıkmıştır ve bu problem üzerine yapılan tezlerin sayısında artış olduğu görülmektedir. Ayrıca matematik eğitimi araştırmacıları tarafından en çok tercih edilen araştırma tasarımı ise deneysel tasar . . .ım ve en çok tercih edilen veri toplama aracının ise anket ve başarı testleri olduğu belirlenmiştir. Araştırmacılar örneklem olarak çoğunlukla 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerini tercih etmişlerdir. The aim of the study is to determine trends in Turkish Mathematics Education on the basis of both master and doctoral theses involved. The researchers reviewed the online databases of the Higher Education Council and Proquest as well as the library of each university and examined 284 graduate theses in regard to research topic, research methods, data collection and sample. The document analysis has pointed out that the number of the thesises focusing research problem on teaching mathematics is quite high when compared with the other thesis focused different research topics and it is seen an increase in the number of the thesises written around that problem. In addition, it was determined that the most preferable research design by mathematics education researchers was experimental design and the most preferable data collection instruments were questionnaires and achievement tests. Within this process, researchers mostly preferred working on the 6th, 7th and 8th grade students Daha fazlası Daha az

Computed tomography angiography (CTA) findings of lupus-associated intestinal vasculitis

Acar, Türker | Efe, Duran | Yıldız, Melda | Gemici, Kazım | Güneyli, Serkan

Other | 2015 | European Journal of Rheumatology2 ( 1 ) , pp.45 - 46

Palatal myoklonus

Sümer, M. Murat

Other | 2001 | Türk Beyin Damar Hastalıkları Dergisi7 ( 1 ) , pp.11 - 13

Öyküsünde geçirilmiş strokları olan 67 yaşındaki erkek hasta dengesizlik, palatal myoklonus ve solunum zorlukları ile kliniğimize başvurdu. Manyetik rezonans (MR) tetkikinde pons orta hat tegmentumda infarkt alanı görüldü. 1000 mg/gün Na valproat ile belirgin düzelme görüldü. Palatal myoklonus nadir görülür ve solunum kaslarını etkileyebilir. Çoğunlukla dentato-rubro-oliver yolu etkileyen serebellar veya beyinsapı lezyonu sonucu ortaya çıkar. Genellikle ilaç tedavisine iyi yanıt vermez. Bu yazıda palatal myoklonus etiyolojisi, patogenezi radyolojik bulguları ve tedavisi tartışılmıştır. A 67 year old man with a history of old strokes . . . admitted to our clinic with truncal imbalance, palatal myoclonus and difficulty in breathing. Magnetic resonance (MR) showed pontin midline tegmental infarct. Na Valproat administered 1000mg/d and a significant improvement occured. Palatal myoclonus is a rare movement disorder and may affect respiratory muscles and usually due to a cerebellar or brainstem lesion disrupting the dentato-rubro-olivary pathway. It is not usually influenced by drug treatment. We discussed aetiology, pathogenesis, radiological findings and treatment options of palatal myoclonus in this report Daha fazlası Daha az

Bartın kentinin çayır vejetasyonu üzerinde gözlemler

Yılmaz, Hale

Other | 2004 | Ekoloji13 ( 51 ) , pp.26 - 32

Bartın'ın kentsel yerleşim bölgesindeki doğal bitki örtüsünün çeşitliliğini ve bileşimini ortaya çıkarabilmek amacıyla flora ve vejetasyona yönelik araştırmalar kapsamında, kentin eğimli yamaçlarında yayılış gösteren kuru ve yarı kuru çayırlıklar incelenmiştir. Kentsel floraya ilişkin otsu taksonların önemli bir bölümünü oluşturan bu çayırlıklar, düzlüklerdeki çayırlıklardan farklı bir floristik yapı sergilemektedir. Bu yapının belirlenmesi amacıyla, yetişme ortamı faktörleri ve bitki örtüsü çeşitliliği dikkate alınarak seçilen 3 alandan bitki örnekleri toplanmıştır. Teşhisler sonucunda 26 familyaya ait 93 adet otsu bitki taksonu sa . . .ptanmıştır. Bu taksonlar içerisinde Avrupa-Sibirya ve Akdeniz elementleri 22'şer takson ile önde gelmektedir. 5 takson ise yöre için endemiktir. To reveal the variation and composition of the flora in the urban settlements of Bartin, a research study, based on flora and vegetation, was conducted. Dry and semi-dry meadows that spread out on the slopes of the city were chosen as the study area. These meadows which constitute a considerable portion of the herbaceous taxa of the urban flora, differ in structure from the plain meadows. For the determination of this structure, plant samples were collected from three plots which were chosen considering the habitat factors and the vegetation cover diversity. 93 herbaceous plant taxa belonging to 26 familias were determined as a result of the analysis. Arhong these taxa, both Euro-Siberian and Mediterranean elements lead with 22 taxa. Five taxa are endemic for the region Daha fazlası Daha az

Femoral bölgede arteryal grefte komşu bir hidatik kist (Olgu sunumu)

Özkökeli, Mehmet | Ünal, Mehmet | Sönmez, Bingür

Other | 2001 | Van Tıp Dergisi8 ( 2 ) , pp.73 - 75

: Ülkemiz Echinococcus granulosus'un neden olduğu Kist Hidatik olguları yönünden endemik bir bölgedir. Bu bildiride, Echinococcus alveolaris'in nadir yerleşim yerlerinden biri olan, femoral bölgede arteryal grefte komşu, kas içi yerleşimli bir Kist Hidatik olgusu sunuldu. Daha önce cross femoro-femoral bypass operasyonu yapılan olguda ameliyat sonrası 5. ayda rutin kontrolleri sırasında, sol femoral bölgede pulsatil kitle farkedildi. USG'de kistik yapı görülen olguya sol femoral eksplorasyon ve kist rezeksiyonu uygulandı. Histopatolojik tetkik sonucu Echinococcus granulosus saptandı. Medikal tedavi başlanan olgu poliklinik kontrolü . . .altında takip edilmektedir. Echinococcus alveolaris is an endemic infectious disease in our country. We reported a case of hydatid cyst which was situated within muscle near the femoral artery. Previously, the patient was carried on femora-femoral bypass operation, there was a pulsatile mass in left femoral region in physical examination S months later. In ultrasonographic evaluation, a cystic lesion was seen. After femoral exploration, the patient was taken for surgery. The surgical approach was cystic resection. Echinococcus alveolaris was seen in histopathological examination. The patient was discharged at the 6 t h postoperative day without any complications Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms