Filtreler
Hiperbilirubinemi tanısı ile yatan yenidoğanlarda küvet banyo ve bebek masajının bilirubin düzeyine etkisi

Kanadıkırık, Tuba

Master Thesis | 2020 | Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Araştırma hiperbilirubinemi tanısı ile yatan yenidoğanlarda küvet banyo ve bebek masajının bilirubin düzeyine etkisini belirlemek amacıyla deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine 15.02.2018- 15.02.2019 tarihleri arasında hiperbilirubinemi tanısı ile yatırılan ve fototerapi tedavisi uygulanan toplam 90 term yenidoğandan elde edilmiştir. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeksizin evren üzerinde çalışılmıştır. Araştırmada 3 grup ile çalışılmış olup doksan yenidoğanın 30 tanesi 1. deney grubunu (banyo+fototerapi), 30 tanesi 2. dene . . .y grubunu (masaj+fototerapi) oluştururken, geri kalan 30 yenidoğan kontrol grubunu (fototerapi) oluşturmuştur. Vakaların gruplara alınma işlemi rastlantısal olarak yapılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan Bebeği Tanıtıcı Bilgi Formu ve Girişim Takip Formu kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 16 paket programı ile değerlendirilmiştir. Deney I, deney II ve kontrol grubundaki yenidoğanların işlem sonrası bilirubin değeri ortalamalarının anlamlı şekilde düşük olduğu gözlenmiştir (p=0.001). İşlem öncesi deney I, deney II ve kontrol gruplarındaki yenidoğanların bilirubin değeri ortalamaları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p=0.644). Deney gruplarında yer alan yenidoğanların işlem sonrası bilirubin seviyesi kontrol grubunda yer alan yenidoğanların işlem sonrası bilirubin seviyesinden istatistiksel olarak önemli oranda düşük bulunmuştur (p=0.005). Yapılan ileri analizde, farklılığın kontrol grubu ile deney II (fototerapi+masaj) grubu arasında kaynaklandığı anlaşılmıştır (p=0.005). Yapılan araştırma sonucunda bebek banyosu ve bebek masajı uygulanan yenidoğanların bilirubin düzeyinde kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüş saptanmıştır. Ancak bebek masajının bilirubin düzeyini düşürmede daha etkin bir yöntem olduğu belirlenmiştir. The present study was experimentally conducted in order to measure the effect of bathtub shower and baby massage on bilirubin levels in newborns suffering from hyperbilirubinemia. The data were obtained from a total of 90 term newborns suffering from hyperbilirubinemia in the newborn intensive care unit and treated using phototherapy at Maternity and Infant Diseases Hospital in Zonguldak between 15.02.2018 and 15.02.2019. No sampling was applied and the experiment was carried out on the whole population. The population was divided into three groups as 1st experiment group consisting of 30 newborns (bathtub+phototherapy) and the 2nd experiment group consisting of 30 newborns (massage+phototherapy), while the 3rd experiment group consisting of 30 newborns (phototherapy) was the control group. All newborns were randomly distributed in these three groups. The data were collected using Infant Information Form and Monitoring Form designed by the researcher, and analyzed using SPSS 16 package program. Mean post-experiment bilirubin values were observed significantly lower (p=0.001) in Experiment I, Experiment II and control groups after post-experiment process. No significant differences were observed among mean bilirubin values of newborns in Experiment I, Experiment II and control groups during the pre-experiment process (p=0.644). Bilirubin values of newborns in experimental groups during the post-experiment process were found to be significantly lower compared to the control group (p=0.005). A further analysis demonstrated that this was related to the difference between the control group and Experiment II (phototherapy+massage) group (p=0.005). The findings of the present study indicated that bathtub shower and baby massage caused a significant decrease in bilirubin levels of newborns compared to the control group. However, it was found out that baby massage proved to be a more effective method in terms of decreasing bilirubin levels Daha fazlası Daha az

Okul öncesi çocuklarda oyun terapinin ayrılık kaygısı üzerine etkisinin değerlendirilmesi

Yılmaz, Öznur

Master Thesis | 2018 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Oyun döneminden sonra gelen okul öncesi dönem; çocukların biraz daha sosyalleşip grup ve sembolik oyunları ortak gerçekleştirdiği bir dönemdir. Bu yaş grubu çocukların sosyalleşmesini geciktiren önemli bir neden ayrılık kaygısıdır.Oyunun etkili olarak kullanıldığı oyun terapi bu çocuklarda sorunun çözümlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Araştımanın amacı; okul öncesi çocuklarda oyun terapisinin ayrılık kaygısı üzerine etkisini değerlendirmektir. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Kozlu Merkez Anaokulu ve Kozlu Fatih Anaokulu'nda eğitim gören 3-5 yaş grubu 292 okul öncesi çocuk . . . oluşturmuştur. Power analizine göre hesaplanan örneklem büyüklüğü deney grubunda 30; kontrol grubunda 30 toplam 60 okul öncesi çocuk üzerinde yapılmıştır. Verilerin toplanmasında; demografik bilgi formu, yeniden düzenlenen okul öncesi kaygı ölçeği ve yuva çocukları için ayrılma kaygı ölçeği (öğretmen formu) kullanılmıştır. Yuva çocukları için ayrılma kaygı ölçeği toplam puan ortalaması eğitim öncesi ve eğitim sonrası kendi aralarındaki değişim değerlendirildiğinde; deney grubunda olan çocukların eğitim sonrası ayrılık kaygısındaki düşüş kontrol grubuna göre daha fazladır. Her iki grupta da ayrılık kaygısındaki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur ( Daha fazlası Daha az

Gebelerin anne sütü sağma teknikleri ve saklama koşulları hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Şahin, Derya

Master Thesis | 2017 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Bu çalışma; gebelerin anne sütü sağma teknikleri ve saklama koşulları hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmış olup tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Araştırma evrenini Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yüksek riskli gebe polikliniğine Mart 2016-Temmuz 2016 tarihleri arasında başvuran gebeler oluşturmuştur. Örnekleme vaka alma kriterlerine uygun, çalışmaya katılmayı kabul eden 390 gebe alınmıştır. Verilerin toplanmasında “Tanıtıcı Bilgi Formu” kullanılmış olup değerlendirilmesi SPSS 19.0 programıyla yapılmıştır. Araştırmaya katılan gebelerin %74.6’sı anne sütü sağma teknikle . . .rini duyduklarını ancak %74.1’i anne sütünü sağmadığını; bu gebelerin %87.9’u sağılmış anne sütünün saklanabileceğini bildiklerini ifade etmişlerdir. Doğum sonrası ilk altı ay içinde çalışan annelerde anne sütüyle besleme hakkında eğitim alanların oranı, çalışmayan annelerden anlamlı derecede daha yüksek saptanmıştır (p=0.042). Anne sütü ile beslemeye yönelik bilgi alma durumu ile gebelerin eğitim düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0.024). Eğitim seviyesi yüksek olan annelerin anne sütü ile beslemeyi daha az tercih ettiği saptanmış olup buna karşın bu annelerin anne sütü ile beslemeye yönelik daha fazla bilgi aldıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak yapılan hemşirelik yaklaşımlarında anne sütü ile beslenme, anne sütü sağma teknikleri ve anne sütü saklama koşulları konusunda gebelere bilgilendirilme yapılmalı, anne sütünün kullanılmasına yönelik özendirici girişimlerde bulunulmalıdır. This was a descriptive study that was performed to determine knowledge levels of pregnant women about breast milking techniques and storage conditions. The universe of the study was composed of pregnant women who admitted to high risk pregnancy outpatient clinic of Ankara Dr Zekai Tahir Burak Women Health Education and Research Hospital between March 2016-July 2016. Sample included 390 pregnant women who met the inclusion criteria and who approved to participate in the study. “Descriptive Information Form” was used in the collection of data, and assessment of data was performed by SPSS 19.0 program. 74.6% of the women in the study stated that they heard about breast milking techniques but 74.1% did not; and 87.9% of these women told that they knew how to store milked breast milk. The ratio of women who have taken education about feeding with breastmilk was found to be significantly higheramong the mothers who started working within the first six months following childbirth compared to unemployed mothers (p=0.042). A statistically significant difference was found between the state of getting information about feeding with breast milk and the education level of pregnant women (p=0.024). It was detected that mothers with a high education level less preferred to feed with breast milk; but they got more information about feeding with breast milk. In conclusion In nursing approaches implemented, pregnant women should be informed about feeding with breast milk, breast milking techniques and mother milk storage conditions; and some interventions should be done to encourage the use of breast milk Daha fazlası Daha az

Çocuklarda periferal kanül uygulaması sırasında kullanılan damar görüntülemenin ağrı ve anksiyete üzerine etkisi

Bayram, Dilek

Master Thesis | 2016 | Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Çocukların damar yapılarının küçük olması ve cilt altı yağ dokularının olmaması periferal kanül uygulamalarını zorlaştırmakta ve birçok kez girişim yapılmasına neden olmaktadır. Bu çalışma; 9-12 yaş grubu çocuklarda damar görüntüleme cihazı kullanımının, damar erişimi ile çocukların ağrı ve anksiyete üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma ön test- son test kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları servisinde tedavi gören 9-12 yaş grubu 1156 çocuk oluşturmuştur. Power analizine göre hesap . . .lanan örneklem büyüklüğü kontrol grubunda 40; deney grubunda 40 olmak üzere toplam 80 hasta çocuk üzerinde yapılmıştır. Örneklemi oluşturan 80 çocuk deney ve kontrol gruplarına randomize olarak atanmıştır. Verilerin toplanmasında; kişisel bilgi formu, yüz ifadeleri derecelendirme ölçeği, durumluluk kaygı ölçeği, damar görüntüleme cihazı ve periferik kanül kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubuna işlem öncesi durumluluk kaygı ölçeği uygulanmış olup işlem; deney grubuna damar görüntüleme cihazı ile kontrol grubuna ise rutin uygulama ile gerçekleştirilmiştir. Her iki gruba işlem sırasında yüz ifadeleri derecelendirme ölçeği uygulanmıştır. İşlem sonrası da her iki gruba durumluluk kaygı ölçeği uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde periferik kanül uygulaması esnasında çocukların ağrı hissetme durumu (p=0.00 Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms