Filtreler
Filtreler
Bulunan: 295 Adet 0.004 sn
Koleksiyon [20]
Tam Metin [2]
Yazar [20]
Yayın Yılı [20]
Konu Başlıkları [20]
Yayıncı [4]
Yayın Dili [3]
Dergi Adı [20]
Araştırmacılar
Yayınlar
Tek başına seçim kazanmak: Türk siyasal hayatında bağımsız milletvekili adaylığı

Abdulhakimoğulları, Erdal

Diğer | 2008 | Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi12 ( 1-2 ) , pp.269 - 304

Parlamento üyesi olmaya hevesli ve seçilebilmek için seçmenin oyuna sunulan kişilere aday denilmektedir. Adaylık, bir siyasal partiden aday olmak suretiyle ya da bağımsız adaylık yoluyla gerçekleşebilmektedir. Bağımsız adaylar kendi isteklerinin yanı sıra belli sayıda seçmen tarafından ya da bir siyasal parti tarafından seçimlerde aday gösterilebilmektedir. Günümüzde bir kimsenin bağımsız aday olarak seçilmesi oldukça güçtür. Ancak demokrasilerde parti seçimi kadar kişilerin seçimi de bir o kadar önemlidir. Bağımsız adaylar seçim yarışına katılmakla vatandaşı oldukları ülkenin yönetimine katılma ve bunda söz sahibi olma iradesini or . . .taya koymaktadırlar. Ayrıca bağımsız adayların seçilme ihtimalleri uygulanan seçim sistem ile de yakından ilgilidir. Çalışmada bağımsız adaylık genel olarak ele alınacak ve adayların belirlenme yöntemlerine ve seçimlerde uygulanan mekanizmalara yer verilecektir. Ayrıca çalışmada sadece genel seçimlerde bağımsız adaylık ele alınmış olup daha çok idare hukuku ile bağlantılı mahalli idare seçimleriyle ilgili adaylık düzenlemelerine değinilmemiştir. Those who are enthusiastic for being a member of Parliament and are introduced to the voters’ agenda for election are called ‘candidates’. One can independently be a candidate or through a political party membership. Independent candidacy can be gained by either the own will of the person concerned or by nomination of a group of voters. It is rather diffi cult to get elected independently. Currently, in democracies, choosing the individuals is of equal importance as it is the case in choosing the political parties. The independent candidates, when getting involved in the election process, participate in the administration of the country and thus fi nd the opportunity to have a say. The possibility as to the eligibility of the independent candidates is closely related to the election system itself. The study deals with the independent candidacy in general and sheds light on the candidate designation process and the other mechanisms applied. The study generally deals with the independent candidacy during the general elections, however does not touch upon the candidacy regulations as to the administrative law and the related local election Daha fazlası Daha az

Pollen analysis of Konya region honeys

Kaplan, Ayşe | İnceoğlu, Özden

Diğer | 2002 | Ot Sistematik Botanik Derg.9 ( 1 ) , pp.101 - 109

Konya yöresindeki dokuz ilçeden (Ahırlı, Beyşehir, Bozkır, Çumra, Doğanhisar, Ermenek, Hadim, İçeri- Çumra, Seydişehir) 1992 yılında toplanan 24 bal örneğinde polen analizi yapılmıştır. Örneklerdeki polenler tanımlanarak 9'u familya, 49'u cins ve 5' i tür olmak üzere toplam 63 takson belirlenmiştir.Yapılan polen analizi sonucunda Trifolium, Achillea, Euphorbia, Marrubium, Helianthus annuus, Vida, Lotus, Centaurea, Medicago taksonları nektar kaynağı, Papaver, Linum, Cistus, Quercus, Fraxinus taksonları polen kaynağı bitkiler olarak tespit edilmiştir. Pollen analysis was made of 24 honey samples which were collected in 1992 from nine . . .localities (Ahırlı, Beyşehir, Bozkır, Çumra, Doğanhisar, Ermenek, Hadim, İçeri-Çumra, Seydişehir) in Konya. 63 pollen types were identified in the 24 honey samples. 9 pollen types were identified at families, 49 pollen types were identified at genera and 5 pollen types were identified at species level.The result of the pollen analysis Trifolium, Achillea, Euphorbia, Marrubium, Helianthus annuus, Vicia, Lotus, Centaurea, Medicago have been determined as nectariferous plants. Papaver, Cistus, Linum, Quercus, Fraxinus have been determined as poliniferous plants Daha fazlası Daha az

Türkiye’de Gıda ve Tarımsal Ürün Fiyatlarını Uluslararası Belirleyicileri

Bayramoğlu, Arzu Tay | Koç, Asuman Yurtkur

Diğer | 2015 | Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi15 ( 2 ) , pp.63 - 74

Öz Bu çalışmada Türkiye’de gıda sanayi ürünleri fiyatla- rı ve tarımsal üretici fiyatlarını etkileyen uluslararası ekonomik değişkenler incelenmiştir. Bu doğrultuda ulusal gıda sanayi fiyat endeksi ve tarımsal üretici fi- yat endeksi ile dolar kuru, euro kuru, petrol fiyatı ve uluslararası gıda fiyatı endeksi arasındaki ilişki 1999: 2-2014: 6 dönemi için VAR yöntemiyle analiz edil- miştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye’de gıda sanayi ürünleri fiyatlarını etkileyen en önemli uluslararası değişkenler; kısa vadede dolar kuru ve euro kurudur. Uzun vadede ise kısa vadedeki değişkenlerin yanı sıra petrol fiyatı, uluslararası gıda fiyatı . . . ve tarımsal üretici fiyatının sınırlı ölçüde etkisi görülmektedir. Tarımsal ürün üretici fiyatını etkileyen en önemli değişkenler ise sırasıyla gıda sanayi fiyat endeksi, petrol fiyatı, ulusla- rarası gıda fiyatı, dolar ve euro kurudur. Gıda sanayi fiyat endeksi ile petrol fiyatındaki değişimin etkisi kısa sürede hissedilirken uluslararası gıda fiyatı, dolar ve euro kurlarının etkisi gecikmeli olarak hissedilmekte- dir. Bulgular Türkiye’de tarımsal üretim ve gıda fiyatla- rı üzerindeki ithal fiyat baskısını ve ithalat bağımlılığı- nı doğrular niteliktedir. Abstract This paper investigates which international economic variables affect on agricultural producer price and food price in Turkey. In this context the relationship betwe- en agricultural producer price and food price and exc- hange rate (dollar and euro), oil price, FAO food price index is examined with VAR model by using data of 1999: 2-2014: 6. Our findings indicate that the most important variables that affect on food industry prices; dollar and euro exchange rate in the short term. In the long term besides short-term variables oil prices, inter- national food prices and agricultural producer prices effect on food prices, the limited extent. The most im- portant variables affecting agricultural producer prices are national food price index, oil prices, international food prices, dollar and euro exchange rates, respecti- vely. Food price index and oil prices effect on agricultu- ral producer prices immediately, international food pri- ces and exchange rates are with a lag. Results confirm that agricultural production and food price in Turkey, have pressure of import price and depend on raw and intermediate materials of import Daha fazlası Daha az

Kapsülsüz ve barutsuz mermi atan hafif silah tasarımı

Çayıroğlu, İbrahim | Dizdar, Ercüment N.

Diğer | 2004 | Technology7 ( 1-2 ) , pp.339 - 344

Bu çalışmada, kapsülsüz ve barutsuz mermi atan yeni bir tabanca tasarımı yapılmıştır. Enerji olarak XM46 sıvı silah yakıtı kullanılmıştır. Ateşleme sistemi manyetolu olarak yapılmıştır. Silahın mekanizması mevcut klasik silahlara benzemektedir. Kapsül ve barut kullanılmadığı için şarjörde daha fazla hacim kazanılmıştır. Tasarlanan silahın üç-boyutlu katı modeli oluşturulmuş ve gerekli hesaplamaları yapılmıştır. In this study, a new pistol which shoots bullet without capsule and powder has been designed. XM46 lequid gun propellant has been used as energy. Firing system has been designed as electronic. The mechanism of weapon is simil . . .ar to other classic weapons. Since capsule and powder are not used, much more volume in magamizen has been gained. Three-dimensional solid model of designed weapon has been drawn and related calculations have been achieve Daha fazlası Daha az

Bir enerji kaynağı olarak orman biyokütlesi

Saraçoğlu, Nedim

Diğer | 1997 | Ekoloji Çevre Dergisi6 ( 22 ) , pp.9 - 13

Enerji üretimi ile tüketimi arasındaki açığın sürekli büyümesi ve ayrıca 1970'li yıllarda ortaya çıkan aşırı petrol fiyatı artışları, birçok ülkede ciddi ekonomik değişimlere yol açmıştır. Yüksek petrol fiyatlarından en çok gelişmekte olan ülkeler etkilenmiş ve enerji gereksinimlerini yeteri ölçüde karşılayabilme konusunda büyük zorluklarla karşılaşmışlardır. Petrol fiyatları 1970-1981 yılları arasında yaklaşık 10 kat artmıştır. 1980 yılında 2 milyar insan, gelişmekte olan ülkeler nüfusunun % 75'i, yakacak oduna bağımlı idi. Bunların yarısından çoğu -1050 milyon - yeteri ölçüde yakacak odun sağlayabilmek için odun kaynaklarını aşırı . . . ölçüde keserek ekolojik, çevre ve sosyo-ekonomik felâketlere yol açmışlardır. Gelişmekte olan 95 ülkeden 63 tanesi yakacak odun gereksinimlerini yeteri ölçüde karşılayamamaktadırlar. Geleneksel enerji kaynaklarının tükenebilir özellikte olması, birçok ülkeyi yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmaya teşvik etmiştir. Orman biyokütlesi, yenilenebilir enerji kaynakları içerisindeki en önemli kaynaktır. The progressively widening gap between the consumption and supply of energy, as well as the severe economic changes created by large oil price increases, caused serious concern to most countries of the world in the 1970's. The developing countries were particularly hard hit by the high oil prices, and faced great difficulties in obtaining enough energy for their needs. Oil prices increased nearly 10 times in the period 1970 to 1981. In 1980, of the 2000 million people, 75 % of the population of the developing countries, who depended on fuelwood. More than half of these people -1050 million-were in a deficit situation and could provide for their minimum energy requirements only by over-cutting of the wood resources which was to lead to their depletion with disastrous ecological, environmental and socio-economic consequences. Sixty three out of 95 developing countries were faced with inadequate supplies of fuel wood. This concern, and the recognition of the finite nature of conventional energy sources, induced many countries to place more emphasis on the utilization of new and renewable sources of energy. Forest biomass is the most important resource in the renewable sources of energy Daha fazlası Daha az

Türk romanında ilginç bir mekân unsuru: Deniz hamamları

Arık, Şahmurat

Diğer | 2005 | Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Dergisi13 ( 2 ) , pp.633 - 638

Bugün isim ve işlevine son derece yabancı olduğumuz deniz hamamları, Osmanlı devrinin en ilginç mekânları arasında sayılabilir. Osmanlı insanının denize girme ihtiyacının karşılanması, şekil ve yer olarak; genel ahlâk kurallarının ihlâl edilmesi, dinî hükümler, boğulma tehlikesi, deniz ve sahillerin kirlenmesi gibi endişelerle devlet tarafından belirlenmiştir. Nihayetinde, denize istenilen yerde serbestçe girilmesi engellenmiş, bunun yerine sahillerde dört tarafı kapalı, tabanı ahşapla kaplanmış, küçük yüzme havuzları inşa edilmiştir. Kaynaklara göre, İstanbul'da deniz hamamlarının sayısı, 19. yy. ortalarına kadar iki; yüzyıl sonlar . . .ına doğru ise altmıştır. Roman yazarlarımızdan Mehmet Celâl, Hüseyin Cahit, Hüseyin Rahmi ve İzzet Melih, eserlerinde bu mekân unsuruna yer vermiş; deniz hamamlarına farklı işlevler yüklemişlerdir. Sea baths the name and the function of which we are quite unfamiliar with today can be considered one of the most interesting places of the Ottoman era. The limitations of swimming in the sea(where and how to swim) in the Ottoman era were determined by the goverment due to some anxieties such as the violation of moral values, religious rules , risk of drowning and the pollution of the sea and the beaches. As a result, swimming freely was prohibited and instead of this, small, enclodes swimming pools the floors of which were covered with wooden material were built on the beaches. According to the sources, the number of the sea baths in İstanbul in the middle of the 19 th century was two; it was sixty in late 1900s. Novelists such as Mehmet Celal, Hüseyin Cahit, Hüseyin Rahmi and İzzet Melih used this place element in their novels and attributed different functions to them Daha fazlası Daha az

Zonguldak ili huzurevinde ve huzurevi dışında yaşayan yaşlıların sağlık algılaması

Kulakçı, Hülya | Ayoğlu, Ferruh | Ocakcı, Ayşe

Diğer | 2006 | Zonguldak Sağlık Yüksekokulu Sağlık Eğitim Araştırma Derg.2 ( 2 ) , pp.27 - 39

AMAÇ: Doğumla başlayan yaşam, bebeklik, çocukluk, ergenlik, genç yetişkinlik, yetişkinlik ve yaşlılıkla devam eder. İnsan sağlığı kişinin bireysel yapısı ve çevresi arasındaki etkileşim ürünüdür. Yapılan tüm toplum sağlığı araştırmalarında ve epidemiyolojik değerlendirmelerde yaş en önemli değişkenlerden biridir. Dünya Sağlık Günü çalışmalarında, doğumda yaşam beklentisindeki artışta, yaşama yılların eklenmesinden daha önemlisinin yıllara yaşam katmak olduğu görüşünden hareketle sağlık ve sosyal hizmetlerin esas ilgisinin yaşam kalitesi olması gerektiği, kısaca yaşam kalitesinin yaşanan süreden daha önemli olduğu vurgulanmaktadır. T . . .ürkiye'de yaşlı nüfusun diğer ülkelerin ortalamalarının altında olmasına rağmen, gelecekte yaşlı nüfusunun artacağı kesindir. Bu nedenle, yaşlıların yaşam kalitesinin arttırılmasına yönelik önlemler alınmalıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma Zonguldak İli'nde, huzurevinde ve huzurevi dışında yaşayan yaşlıların sağlık algılamalarını değerlendirmek ve karşılaştırmak amacıyla planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunu, araştırmaya katılmayı kabul eden %50.0'ı (n=76) huzurevinde ve diğer yarısı toplum içinde yaşayan toplam 152 kişi oluşturmaktadır. BULGULAR: Huzurevindeki yaşlıların %84.2'si (n=64) 60-89 yaş grubu, %43.4'ü kadın (n=33), %64.5'i (n=49) eşini kaybetmiş, %35.5'i (n=27) okur yazar değil, %9.2'si (n=7) hiçbir gelire sahip değil, %30.3'ü (n=23) sosyal güvenceden yoksun ve %26.3'ü (n=20) ise çocuk sahibi değildir. İki grup arasında sosyal güvence durumu (p=0.001) ve çocuk sahibi olma durumu (p=0.001) açısından anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmada yer alan huzurevindeki yaşlıların %73.7'sinin (n=56) düzenli kullandığı bir ilacı ve %80.2'sinin (n=61) kronik bir hastalığı olduğu belirlenmiştir. İki grup Fiziksel Sağlık Durumu (FSD) (p=0.198) ve Mental Sağlık Durumu (MSD) (p=0.746) puan ortalamaları yönünden karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Huzurevindeki yaşlıların FSD puan ortalamaları arasında cinsiyet grupları (p=0.016), eğitim durumları (p=0.005) ve aylık gelir durumları (p=0.040) açısından, MSD puan ortalamaları arasında da cinsiyet grupları (p=0.0U) ve aylık gelir durumları (p=0.015) açısından fark bulunmuştur. SONUÇ VE ÖNERİLER: Son zamanlardaki yaşlı sorunlarına çözüm çalışmalarına bakıldığında genellikle geliştirilmiş hizmet modelleri kurumlarda ve evde bakım şeklindedir. Ancak kurumlardaki bakımın maliyeti diğer kurum hizmetlerinde olduğu gibi yüksek olması ve yaşlıyı toplumsal yaşamdan soyutlaması nedeniyle mümkün olduğunca yaşlının evinde, kendi yakın çevresinde kalabilmesini sağlayacak destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. OBJECTIVE: Life begins at birth and continues with babyhood, childhood, adolescense, young adulthood, adulthood and old age. Human health is the result of interaction between individual characteristics and environmental factors. Age is the most important variable of public health researches and epidemiological evaluations. During World Health Day activities, it is emphasized that life quality is more important than the duration of life. Although the mean number of elderly people in Turkey is lower than that in the Western Countries, it is certain that it will be increased. For that reason, there must be held some measures to increase life quality of elderly people. MATERIAL AND METHOD: In this study, health perceptions of elderly people who live in rest homes and others in Zonguldak City were evaluated. Of the 152 subjects who accepted to participate in the study, 50.0'i% (n=76) were selected from rest homes. RESULTS: Of the elderly people that live in rest homes, 84.2% (n=64) were 60-89 age group, 43.4% (n=33) were female, 64.5% (n=49) were widowed, 35.5% (n=27) had no literacy, 9.2% (n=7) had no income, 30.3% (n=23) had no social security, 26.3% (n=20) had no child. There were significant differences between two groups, in respect of having social security (p=0.001) and having children (p=0.001). It is found that 73.7% (n=56) of elderly people who live in rest homes had to use a drug and 80.2% (n=61) had a chronical disease. Mean FSD (p=0.746) and MSD (p=0.198) were not different between two groups. Of the elderly people that live in rest homes, mean FSDs were significantly different in gender (p=0.016), educational level (p=0.005), and monthly income (p=0.040) groups; besides, mean MSDs were significantly different in gender (p=0.011) and monthly income (p=0.015) groups. CONCLUSION: When we look at the recently studies which are solution to the elder problems, it is generally developed service models like foundation and home care. But, because of the cost of care at foundations which is as higher as other foundation cares and abstracting the elder from the social life, as possible as, supporting cares which will supply to elder people to stay in their houses and their familiar environment have to be become widespread Daha fazlası Daha az

Pulmonary function parameters in healthy people in urban central Anatolia

Kart, Levent | Gülmez, İnci | Çetinkaya, Fevziye | Çetin, Mustafa | Demir, Ramazan | Özesmi, Mustafa

Diğer | 2002 | Turkish Respiratory Journal3 ( 2 ) , pp.48 - 52

The evaluation of pulmonary function tests, normal value need to be taken into consideration. The pulmonary functions values arranged by Kamburoff's are generally used in our clinic. The aim of this is to determine normal values of our region, evaluating the pulmonary function of healthy people in Kayseri, Türkiye in 1998. The peak expiratory flow, vital capacities and forced expiratory volume in one second of 510 healthy males and 812 healthy females using a dry spirometer were measured and analyzed. The subjects were classified according to their age and sex. The values we found in this study were compared with the values we use a . . .t present. We determined statistically significant differences in some values. The evaluation of pulmonary function tests, normal value need to be taken into consideration. The pulmonary functions values arranged by Kamburoff's are generally used in our clinic. The aim of this is to determine normal values of our region, evaluating the pulmonary function of healthy people in Kayseri, Türkiye in 1998. The peak expiratory flow, vital capacities and forced expiratory volume in one second of 510 healthy males and 812 healthy females using a dry spirometer were measured and analyzed. The subjects were classified according to their age and sex. The values we found in this study were compared with the values we use at present. We determined statistically significant differences in some values Daha fazlası Daha az

Ahşap mobilya endüstrisinde üretim verimliliği için iş etüdü uygulamaları

Dizdar, Ercüment N. | Özen, Ramazan

Diğer | 2001 | Technology4 ( 1-2 ) , pp.1 - 9

İş hayatında maliyetlerin düşürülmesi, dolayısıyla verimliliğin arttırılması açısından üretim zamanın önceden tespit edilmesi ve kısaltılması büyük ehemmiyet taşımaktadır. İş Etüdü bu soruna, üretimin standart zamanını hesaplayarak ve mevcut metotların etkinliğini artırarak çözümleme yönünden yaklaşmaktadır. Türkiye' de küçük ölçeklilikten büyük ölçekliliğe geçme aşamasındaki mobilya endüstrisinin üretimle ilgili sorunları maliyetleri artırmakta, sonuçta da ekonomikliliğin, karlılığın ve nihayet verimliliğin düşmesine sebep olmaktadır. Bu itibarla çalışmada İş Etüdünün ahşap mobilya endüstrisinde uygulanması konu olarak seçilmiştir. . . . Makalede Türkiye'deki ahşap mobilya endüstrisinin üretimle ilgili sorunlarına değinilmiş, ayrıca bir işyerinde mevcut metot incelenerek, bir ürüne ait üretim zamanı ve üretim miktarı tespit edilmiştir. Yapılan metot ve zaman etüdü düzenlemeleri ile % 66,5 oranında zaman tasarrufu, % 590 oranında da üretim miktarı artışı sağlanmıştır. Bu oranlar, sermaye ve yatırım imkanlarının az olduğu ahşap mobilya endüstrisi için önemli bir sonuçtur. Determination of time and reduction thereof have a great importance in terms of the reduction of the cost in business life accordingly increase of the productivity. The Time and Motion Study (Work Study) approaches to the solution of such problem by calculating the standard time and increasing the effectiveness of the existing production methods. The problems of the furniture industry in the transition stage between the large scale and small scale industry increase the cost and therefore decreases economical reasonability and profitability and hence the productivity. For this reason. Work study and application in furniture industry was chosen as subject in this study. In the paper, the problems of the wooden furniture industry in Turkey was mentioned, and also the current state of the production is investigated in a workplace and after some improvements a decrease of 66.5% in time and an increase of 590% in production amount is obtained. These results are very promising for wooden furniture industry Daha fazlası Daha az

Amatör ve profesyonel futbolcuların alt ekstremite yaralanmalarının araştırılması

Yamaner, Faruk | İamamoğlu, Osman | Güllü, Abdullah | Güler, Dursun | Gümüş, Mustafa | Akalın, Cem Tevfik | Kartal, Alparslan

Diğer | 2009 | Genel Tıp Dergisi19 ( 3 ) , pp.105 - 112

Amaç: Bu çalışmanın amacı, amatör ve profesyonel futbolcuların alt ekstremitelerdeki yaralanmaların tespit edilmesi ve yaralanma bölgeleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Yöntem: Bu araştırma, 2005/2006 futbol sezonunun bitiminde 96 amatör ve 98 profesyonel futbolcu üzerinde yaralanmaları sorgulayan ayrı bir anket formu ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada tespit edilen alt ekstremite yaralanmalarının çoğunluğu % 16,6 ile burkulma, % 15,7 ile tendon-bağ zedelenmesi ve % 12,6 oranı ile kas ezilmesi olduğu bulunmuştur. Amatör futbolcularda burkulmalar % 17,1 ile birinci, kırıklar % 15,5 ile ikinci sırada, profesyonel futbolcu . . .larda ise tendon- bağ zedelenmesi % 19,0 ile ilk sırada ve onu burkulma, kas ezilmesi ve kas çekmesi izlemiştir. Alt ekstremite yaralanmalarının yıllık oranı toplamda futbolcu başına 4,57 iken amatör futbolcularda 5,16 ve profesyonel futbolcularda 3,98 bulunmuştur. Sonuç: Amatör ve profesyonel futbolcuların genellikle alt ekstremite yaralanmalarına maruz kaldıkları; bunların da burkulmalar, gerilmeler, zedelenmeler, kontüzyonlar şeklinde görüldüğü, çoğunlukla müsabaka esnasında oluştuğu ve amatör futbolcuların profesyonel futbolculardan daha fazla alt ekstremite yaralanmalarına maruz kaldıkları söylenebilir. Objective: The purpose of this investigation was to fix injuries of lower extremities of amateur and professional soccer players and to investigate relation of between injuries area. Methods: This investigation was constructed over the 96 amateur and 98 professional soccer players at the end of 2005-2006 football season with another questionnaire which was examination of injuries. Results: Findings in this investigation that many lower extremity injuries were 16.6% sprains, 15.7% tendon-connective tissue injuries and 12.5% muscle damages. Amateur soccer players’ strains were first level with 17.1% and their fractures were second level with 15.5%. Professional soccer players’ tendon-connective tissue injuries were first level with 19.0% and followed up this sequence were sprain, muscle damage and muscle strain. Annual ratio of lower extremity injuries were found that totally for each soccer players was 4.57, for amateur soccer players were 5.16 and for Professional soccer players were 3.98. Conclusion: It can be said that, amateur and professional soccer players were exposed to many lower extremity injuries; amateur soccer players were exposed to many lower extremity injuries than the professional soccer players; those injuries were sprains, tensiles, strains, contusions and they were occurred mostly in the course of competitions Daha fazlası Daha az

On the radiological character of a coal-fired power plant at the town of Çatalağzı, Turkey

Aytekin, Hüseyin | Baldık, Rıdvan

Diğer | 2008 | Turkish Journal of Engineering and Environmental Sciences32 ( 2 ) , pp.101 - 105

This paper presents a study performed on the radiological character of the Çatalağzı Thermal Power Plant (ÇTPP/ÇATES), on the west Black Sea coast of Turkey. Natural radioactivity distribution of the terrestrial radionuclides $^{238}U$, $^{232}Th$, and $^{40}K$ of surface soil samples around the ÇTPP was analyzed. The average radioactivity concentrations for $^{232}Th$, $^{238}U$, and $^{40}K$ for soil samples were 39.7, 30.5, and 378.7 Bq $kg^{-1}$, respectively. $^{238}U$ and $^{40}K$ concentrations are lower than the world average values, 35 Bq $kg^{-1}$ and 400 Bq $kg^{-1}$, respectively, and the $^{2 . . .32}Th$ concentration is higher than the world average value, 30 Bq $kg^{-1}$. This paper presents a study performed on the radiological character of the Çatalağzı Thermal Power Plant (ÇTPP/ÇATES), on the west Black Sea coast of Turkey. Natural radioactivity distribution of the terrestrial radionuclides $^{238}U$, $^{232}Th$, and $^{40}K$ of surface soil samples around the ÇTPP was analyzed. The average radioactivity concentrations for $^{232}Th$, $^{238}U$, and $^{40}K$ for soil samples were 39.7, 30.5, and 378.7 Bq $kg^{-1}$, respectively. $^{238}U$ and $^{40}K$ concentrations are lower than the world average values, 35 Bq $kg^{-1}$ and 400 Bq $kg^{-1}$, respectively, and the $^{232}Th$ concentration is higher than the world average value, 30 Bq $kg^{-1}$ Daha fazlası Daha az


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.


Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.