Filtreler
Filtreler
Bulunan: 54 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [4]
Tam Metin [1]
Yayın Türü [3]
Yazar [20]
Yayın Yılı [12]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
ESERLERİNİN SESLENDİRİLMESİNE YÖNELİK OLUŞTURULAN MODELİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ (NİKRİZ MAKAMI ÖRNEĞİ)

Tunç, Turgay | Albuz, Aytekin

Article | 2017 | Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi21 ( 1 ) , pp.131 - 158

Araştırmanın amacı, Türk Müziği kaynaklı kontrpuantal eserlerin piyanoda seslendirilmesine yönelik bir çalışma modeli oluşturmak ve bu modelin öğrenci başarısı üzerine etkilerini incelemektir. Bu bağlamda araştırmanın çalışma grubunu bir devlet üniversitesi konservatuvarında 2013-2014 öğretim yılı bahar döneminde eğitim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma; Çokseslendirme yöntemlerinden karma armoni yaklaşımı, Nikriz makam dizisi ve oluşturulan kontrpuantal eser ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada yöntem olarak; Tek grup ön test - son test deneme modeli kullanılmıştır. Deneysel verilerin elde edilmesinde araştırmacı tarafınd . . .an geliştirilen ölçme aracı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda; Türk Müziği materyalleri kullanılarak yazılan kontrpuantal piyano eserlerinin seslendirilmesine yönelik hazırlanan çalışma modelinin işlevsel olduğu saptanmıştır The purpose of this study is to form a study model aimed at playing counterpointal pieces based on Turkish music on piano and investigate the effects of this model on student achievement. In this regard, the participants of this research were 10 students studying in a public university, state conservatory in spring term 20132014. The research was limited with mixed harmony which is one of the polyphonic methods, Nikriz maqamic scale and a composed counterpointal piece. The single group pretest – posttest experiment model was used as a research method in the study. Data was collected by a measurement tool developed by the researcher. In order to analyze the experimental data, Wilcoxon Signed-Rank Test was used. According to the findings, it was detected that the study model which was aimed at playing counterpointal pieces written by the use of Turkish music materials is fully operationa Daha fazlası Daha az

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ALGISININ TÜKETİCİ TEMELLİ MARKA DENKLİĞİ BİLEŞENLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN YAPISAL EŞİTLİK MODELLEMESİ İLE ANALİZİ

Koçoğlu, Cenk Murat | Aksoy, Ramazan

Article | 2017 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi13 ( 1 ) , pp.115 - 140

Bu çalışmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluk algısının tüketici temelli marka denkliği bileşenleri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu çerçevede, çalışma TR81 Düzey 2 Bölgesi olarak ifade edilen Zonguldak, Karabük ve Bartın illerindeki XYZ marka araçları tercih eden 357 tüketici üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi çerçevesinde elde edilen analiz sonuçlarına göre kurumsal sosyal sorumluluk algısını oluşturan çalışanlara saygı, hayırseverlik faaliyetleri ve tüketicilere saygı faaliyetlerinin, tüketici temelli marka denkliği bileşenlerinden olan marka farkındalığı/ çağrışımını, algılanan kaliteyi ve marka . . .sadakatini önemli bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar çerçevesinde tüketici temelli marka denkliği algısını artırmak isteyen işletmelerin, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine önem vermesi gerekmektedir. The aim of this study is to determine the impact of corporate social responsibility perception on consumerbased brand equity component. In this context, the study was performed on 357 consumers choosing XYZ brand cars in cities of Zonguldak, Karabuk and Bartin which are stated as TR81 Level 2 region. According to analysis results obtained within the scope of structural equation modeling; it was determined that respect activities to workers creating corporate social responsibility perception and to charity activities and consumers affected brand awareness/ connotation, perception quality and brand loyalty of consumerbased brand equity component in an important way. Within the scope of these results, businesses who want to increase perception of consumer-based brand equity have to pay attention to corporate social responsibility activities Daha fazlası Daha az

Hisse Senedi Fiyatları ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi: YTL/USD, İMKB 100 ve S&P 500 Üzerine Bir Uygulama

Pekkaya, Mehmet | Bayramoğlu, Fatih M.

Article | 2008 | Muhasebe ve Finansman Dergisi (. e-Muhasebe ve Finansman Dergisi)0 ( 38 ) , pp.163 - 176

Türkiye, 1997 Asya krizi ve 1994 ve 2001 yerel para krizlerinden etkilenmiştir. Bu çalışmada, 1990-2007 arasındaki YTL/USD döviz kuru, İMKB 100 endeks ve S&P 500 endeks verileri kullanılarak, aralarındaki nedensellik ilişkileri araştırılmıştır. 1990-2007 döneminde, İMKB 100 ve S&P 500 endekslerinden döviz kuruna Granger nedenselliği bulunmuştur. Hatta döviz kuru ile İMKB 100 endeksi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkisi vardır. S&P 500 endeksi, tek yönlü olarak döviz kuru ve İMKB 100 endeksini etkilemekte ve bu değişkenlerden etkilenmemektedir. 1994 krizi hariç, kriz dönemleri ve diğer dönemlerde genelde temel etkileyici . . .S&P 500 endeksi olurken kendisi etkilenmemektedir. Granger nedensellik testinin kriz dönemleri sonrası sonuçlarına göre, S&P 500 endeksi genel etkileyici, döviz kuru ise endekslerden etkilenen konuma geldiği gözlenmiştir Türkiye was influenced 1994 and 2001 currency and 1997 Asian crisis. In this study, we focused on granger causality relation between YTL/USD exchange rate, ISE 100 index and S&P 500 index by using 1990-2007 data for each instrument. There is Granger cause from ISE 100 and S&P 500 indexes to exchange rate for the period of 1990-2007. Bidirectional Granger cause has exists between exchange rate and ISE 100 index. S&P 500 index has unidirectional Granger cause of ISE 100 index and exchange rate. However, only S&P 500 index is usually common effective without being effected during all periods and crises except 1994 crises. According to Granger causality tests after the crises period, S&P 500 index common effective and exchange rate is affected by the indexes Daha fazlası Daha az

TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN MEVDUAT BANKALARININ BİREYSEL VE SEKTÖREL RİSK DERECELENDİRMESİ: BİR CAMELS ANALİZİ UYGULAMASI

Gürsoy, İsmail | Bayramoğlu, Mehmet Fatih

Article | 2017 | Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi15 ( 1 ) , pp.1 - 19

Türk bankacılık sektörü, gerek Türkiye ekonomisi gerekse Türkiye finansal sistemi için büyük öneme sahiptir. Bu nedenle bu sektörün yerinde denetimi ve uzaktan gözetimi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 2005-2015 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönem için Türkiye'de faaliyet gösteren 25 adet mevduat bankasının risk-performans analizi, CAMELS derecelendirme yöntemi ile bireysel ve sektörel ölçekte yapılmıştır. Söz konusu 25 bankanın 3'ü kamu, 10'u özel (yerli) ve 12'si yabancı sermayelidir. Çalışmada, bankaların bireysel olarak değerlendirilmelerinden elde edilen bulgular; kamu sermayeli bankaların oldukça güçlü bir mali yapıya sah . . .ip olduklarını göstermektedir. Bulgular, özel bankaların Sermaye Yeterliliği ve Likidite Durumu bileşenlerine göre güçlü, Yönetim Kalitesi bileşenine göre zayıf olduğunu; yabancı bankaların ise Varlık Kalitesi ve Piyasa Riskine Duyarlılık bileşenleri bakımından güçlü iken Yönetim Kalitesi ve Likidite Durumu açılarından zayıf olduklarını ortaya koymaktadır. Çalışmanın Türk bankacılık sektörünün geneline ilişkin bulguları ise sektörün Varlık Kalitesi, Sermaye Yeterliliği ve Likidite Durumu bileşenleri bakımından güçlü iken, Yönetim Kalitesi ve Piyasa Riskine Duyarlılık bakımından görece zayıf olduğunu ortaya koymaktadır The Turkish banking sector, whether it is for the Turkish economy or the Turkish financial system, has a great importance. For this reason, on-site and off-site inspection of the banking sector is of great importance. In this study, the risk-performance analysis of 25 deposit banks operating in Turkey in the 11-year period covering the years 2005-2015 was carried out at the individual and sectoral basis by the CAMELS rating method. Three of these banks are state-owned, ten are privately-owned (domestic), and twelve are foreign banks. Findings of the individual evaluation of the banks indicate that state-owned banks have a strong financial structure. Findings reveal that privately-owned banks are healthy regarding components of the Capital Adequacy and the Liquidity and are weak regarding the Management Quality; also reveal that while foreign banks are strong regarding the Asset Quality and the Sensitivity to Market Risk components, they are weaker regarding the Management Quality and the Liquidity. Findings of the study on the Turkish banking sector as a whole show that while the sector is strong regarding the Asset Quality, the Capital Adequacy, and the Liquidity components, it is relatively weak regarding the Management Quality and the Sensitivity to Market Ris Daha fazlası Daha az

Şerh-i Mantıku’t-Tayr’da Gelenek, Halk İnanışı ve Âdet

Turan, Muhittin

Article | 2017 | İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi6 ( 7 ) , pp.90 - 98

Her milletin kendi dünya görüşü vardır. Diğer bir ifade ile her millet dünyaya ve insanlığa kendi penceresinden bakar. Bu durumun oluşmasında kendi iç dinamikleri etkin rol oynar. Bu dinamikler kendisini giyim-kuşam, inanış, gelenek, oturuş-kalkış, konuşma, zevk, korku, ihtiyaç vb. durumlarla belli eder. Bir milleti millet yapan bu tür özellikler süreç içerisinde diğer milletlerin gelenek ve inanışlarıyla etkileşim içerisine girebilir. O kadar ki kültürel alış-veriş diyebileceğimiz bu durum zamanla ilgili inanışın hangi millete ait olduğunun bilinememesi sonucunu da doğurabilir. Dolayısıyla Türklerin Orta Asya topraklarından Anadolu . . . topraklarına gelmesiyle birlikte daha çok Arap ve Fars kültürlerinin etkisinde kalması bazı âdet, halk inanışı ve geleneklerin de bir anlamda ortak olmasına zemin hazırlamıştır. Şerh-i Mantıku't-Tayr'daki inanış ve âdetler de işte bu durumu örnekler niteliktedir Every nation has its own worldview. In other words, every nation looks at the world and humanity from its own window. Their internal dynamics play an active role in the formation of this situation. These dynamics are manifesting themselves as clothing-belief, belief, tradition, sitting-take-off, speech, pleasure, fear, it becomes evident in situations. Such characteristics that make a nation a nation can interfere with the traditions and beliefs of other nations in the process. So much so that we can say that cultural exchange can be the result of not knowing which country belongs to the belief in time. Therefore, with the Turks coming to the Anatolian lands from the Central Asian lands, the influences of the Arab and Persian cultures have laid the groundwork for some customs, folk beliefs and customs to be common in a sense. İn Şerh-i Mantıku’t-Tayr beliefs and customs are examples of this situatio Daha fazlası Daha az

Kamu Harcamaları ve Kamu Gelirleri Arasındaki İlişki: Panel Nedensellik Analizi

Dökmen, Gökhan

Article | 2012 | Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi27 ( 2 ) , pp.115 - 143

Günümüzde OECD üyesi ülkelerin birçoğu yüksek bütçe açıkları ile karşı karşıyadır. Bu durum, bütçe açıklarını azaltmada vergilere mi yoksa kamu harcamalarına mı öncelik verileceğine yönelik tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu nedenle kamu harcamaları ve kamu gelirleri arasındaki ilişki politika belirleyicileri açısından büyük önem ihtiva etmektedir. Bu çalışmada 34 OECD üyesi ülkenin 1994-2007 dönemi yıllık verilerine dayanılarak kamu harcamaları ile kamu gelirleri arasındaki nedensellik ilişkisi ele alınmıştır. Bu çalışmanın ampirik sonuçları, kamu harcamaları ile vergi gelirleri arasında pozitif bir ilişkiyi desteklemektedir. Bun . . .unla birlikte Holtz-Eakin nedensellik test sonuçları, vergilerden kamu harcamalarına yönelik tek taraflı bir nedensellik ilişkisine ve OECD ülkeleri için vergi-harcama hipotezinin geçerliliğine işaret etmektedir. Bu bulgu, vergi gelirlerinin arttırılması sonucu bütçe açıklarının azaltılabileceği yönündeki geleneksel görüşe uygun düşmemektedir. Today, most of the OECD member countries faced with high budget deficits. This case brings up the discussions on priority of reducing the budget deficits using expenditure or taxes to the agenda. For this reason, the relationship between public expenditure and public revenue has a great importance for policy makers. In this study the causality relationship between public expenditure and public revenue are investigated based on 34 OECD member countries annual data over 1994-2007 period.Empirical results of this study mainly support the positive relationship between public expenditures and tax revenues. Moreover, the results of Holtz-Eakin causality tests indicate the unidirectional causality running from tax revenues to public expenditures and the validity of tax-spend hypothesis for OECD member countries. Our findings are inconsistent with the traditional view that increasing tax revenues can be reduced budget deficit Daha fazlası Daha az

Tüketicilerin özel markalı ürünleri satın almasına tutundurma stratejilerinin etkisi: Giresun ilinde bir uygulama

Özbucak, Banu Albar

Article | 2014 | Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi24 ( 1 ) , pp.99 - 115

Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin özel markalı ürünleri satın alma davranışı sürecini etkileyen faktörlerin tespit edilerek, tüketicilerin özel markalı ürünlere yönelik satın alma davranışlarını öğrenmektir. Bu amaçla tüketicilerin demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri, risk algıları, fiyata duyarlılıkları, mağaza imajı algıları, mağazaya duydukları sadakatin ve süpermarketlerin uyguladıkları tutundurma stratejilerinin özel markalı ürünlere yönelik tutumları üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma yüz yüze anket yöntemi kullanılarak, 385 özel markalı ürün tüketicisi ile yürütülmüştür. Bu amaçla Giresun il merkezi . . .nde anket uygulaması yapılmıştır. Sonuçlar tablolar halinde verilmiş ve çeşitli değişkenlerin birbirlerinden bağımsız olup olmadığı Chaid analizi ile test edilmiştir. Sonuç olarak, tüketicilerin özel markalı ürünlere yönelik tutumlarında demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerinin bir kısmı ile bazı algısal boyutların etkili olduğu bulgusu elde edilmiştir. The aim of this study is to learn the buying behaviors the customers with the help of identifying the factors affecting the customers’ buying process of private label products. With this purpose, in addition to the effects of demographic and socio-economic characteristics of consumers; the effects of their perceptional behaviors of risk averseness, price consciousness, store image, store loyalty and promotion strategies on private label attitude is tried to be determined. A self administrated questionnaire was applied to sample of 385 grocery shoppers. For doing the analysis a survey was conducted through in Giresun center. The data results have been provided as tables and been tested to see, whether the various variables are independent from each other or not, by the test of “Chaid”. Finally, it is found that some demographic and socio-economic characteristics of consumers, together with their perceptional behaviors influence their attitude towards private label products Daha fazlası Daha az

Emmanuel levinas için adalet nedir?1

Çalışkan, Nurhayat Akçetin

Article | 2013 | Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi ( 21 ) , pp.267 - 280

Levinas adalet kavramını öncelikle ayrımcılığın, ayrıcalıxğın ortadan kaldırılması, eşitlik, adil bir yasanın adaleti, yasallık vb. anlamında kullanır. İkinci olarak ‘adalet’ ilk anlamı aşan etik bir talebi dile getirir. Daha çok üçüncü şahısla ilişkiyi belirlemek için kullanıldığı halde, Levinas'ın başkası ile ilişkiyi de ‘adalet’ olarak adlandırmaktan kaçınmadığı anlar vardır. Üçüncü ile ilişki bizi siyasete, devlete, yasallığa, bir vatandaşlar düzenine götürür. Başkası ise bu düzeni kesintiye uğratandır. Başkasıyla karşılaşma anlamındaki adalet, aynı zamanda devletin sınırıdır. Levinas, başkasıyla ilişkinin üçüncü şahısla ilişkid . . .en ayrılamayacağını burada da vurgular. Ama b aşkasının yüzünden doğan adaleti, daha çok başkasına karşı sınırsız sorumluluğumuza bir sınır koyan üçüncü şahıs ile ilişki anlamında ele alır. Birinin sorumlu olduğu kişi eşsizdir ve sorumlu olan kişi bu sorumluluğunu devredemez. Bu anlamda, sorumlu olan kişi de eşsizdir. Bu noktada Levinas karşılıklılığın söz konusu olmadığı bir ilişkiden, bir toplumun üyeleri arasında eşitlik ve karşılıklılığın varolduğu bir ilişkiye geçer. Onun adalet arayışı, böyle yeni bir ilişkiyi varsayar. Adalet, her ne kadar adal eti kurumsallaştırsa ve sürdürse de devletten değil, başka insanların, ‘dulun yetimin, yabancının’ aşkınlığından türer. Levinas için adaletin gerçek doğası, öznellik kendini sorumluluk olarak anladığı zaman ortaya çıkar, çünkü sadece bu durumda adaletin tümel olanı aştığını, adaletin olduğu şey haline gelmesi için, kanunların tümelliği olabildiğince temsil ettiği kadar, yazılı kanunların ötesine geçmesi gerektiği anlaşılabilir. Levinas employs the term justice primarily as elimination of discrimination and privilege. He uses the term as equality, justice of a fair law system. Secondarily he express es an ethical claim fort he term justice. Although ‘justice’ is used for determining the relationship with the third person, Levinas does not hesitate to name the realtionship with the other as ‘justice’. The relationship with the ‘Third Party’ relates us to politics, state, legality and a civic order. The Other, on the other hand, leads this order to interruption and discontinuity. The meaning of justice in the encounter with the Other is also the limit of the State. Here Levinas emphasizes that the realti onship with the Other cannot be differentiated from the relationship with the third party. Rather, he discusses that the justice which comes from the relationship with the Other puts a limit to our limitless responsibility for the third party. The person whom one is responsible for is unique and the responsible person cannot hand over his responsibity. Thus, the responsible person is also unique. In this context, Levinas passes from a relationship which lacks counterpartness to a relationship where equalit y and counterpartness exist amongst the members of a society. His search for justice assumes such a novel relationship. No matter how much justice is institutionalized and continued by the state, it stems from the other people’s transcendantal thoughts about ‘widowed, orphan and the foreign’. For Levinas, the genuine nature of justice appears when subjectivity conceives itself as the responsibility. Because only in this situation can the justice transcends the whole, and become the thing that is justice itself. Hence as much as the laws representing the whole, justice can extend beyond the written laws Daha fazlası Daha az

Merkezsizleştirme Becerisini Değerlendirme: Yaşantılar Ölçeğinin Türkçe Formunun Psikometrik Özellikleri

Kaynakçı, Fatma Zehra Ünlü

Article | 2018 | Eğitimde ve Psikolojide Ölçme ve Değerlendirme Dergisi9 ( 2 ) , pp.150 - 160

Bu çalışmada, bilinçli farkındalığa dayalı yaklaşımların ortak unsuru olarak görülen merkezsizleştirme becerisini ölçen Yaşantılar Ölçeğinin (Fresco ve diğ., 2007) Türkçeye uyarlamasının yapılması amaçlanmıştır. Katlımcılar, Ankara’da bir devlet üniversitesinde okumakta olan 363 üniversite öğrencisinden (251 kadın, 112 erkek) oluşmaktadır. Yaşantılar Ölçeğinin tek faktörlü yapısını test etmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. DFA bulguları, ölçeğin tek faktörlü yapısının doğrulandığını göstermiştir (Satorra-Bentler ?2/df = 3.05 (p < .001), RMSEA = .07, NNFI = .93, CFI = .94, SRMR = .06, NFI = .92 ). Yaşantılar Ölçeğ . . .inin, merkezsizleştirme boyutunun Cronbach-? katsayısı .80 olarak bulunmuştur. Ayrıca ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliğini test etmek için Ruminasyon Ölçeği Kısa Formu (Treynor, Gonzealez ve Nolen-Hoeksama, 2003) ve Yaşantılar Ölçeği – Merkezsizleştirme arasındaki ilişki 620 üniversite öğrencisinin katılımıyla incelenmiştir. Ruminasyon ve merkezsizleştirme arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirilen bu çalışmada Yaşantılar Ölçeği - Merkezsizleştirme Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğuna dair bulgular elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, alan yazın ışığında tartışılmıştır. The aim of the current study was to adapt Experiences Questionnaire (EQ) (Fresco et.al, 2007) which measures decentering, a common element of all mindfulness-based therapies, into Turkish. The participants of the study were 363 undergraduate students (251 females, 112 males) enrolled at a state university in Ankara. Confirmatory Factor Analysis (CFA) was carried out to test the one factor structure of the Experiences Questionnaire. CFA results confirmed one factor structure of the questionnaire (Satorra-Bentler ? 2 /df = 3.05 (p < .001), RMSEA = .07, NNFI = .93, CFI = .94, SRMR = .06 and NFI = .92). Cronbach alpha value for decentering factor of Experiences Questionnaire was found to be .80. Furthermore, in order to test the criterion-related validity of the EQ-Decentering, the relationship between EQ- Decentering and the Short form of the Ruminative Response Scale (Treynor, Gonzealez, & Nolen-Hoeksama, 2003) was investigated with the participation of 620 university students. Decentering was found to be significantly and negatively related to rumination. As a result, the current study conducted with the university students provided evidence for the reliability and validity of the Turkish form of EQ-Decentering. Findings were discussed in the light of the relevant literature Daha fazlası Daha az

İlköğretim çağında vergi algısının incelenmesi: Zonguldak İli örneği

Çelik, Kadir | Eroğlu, Onur

Article | 2014 | Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi4 ( 2 ) , pp.301 - 326

Bu çalışmanın amacı, Zonguldak İli’ndeki ilköğretim öğrencilerinin vergi algısını ve vergi algılamasını etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu amaca ulaşabilmek için öğrencilerin demografik özelliklerini ve vergi algılamasını değerlendiren anket kullanılmıştır. Anket, Zonguldak’ın merkez ve çevre ilçelerindeki okulların 4.,5.,6.,7, ve 8. sınıflarında okuyan toplam 766 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler, frekans analizi ve çapraz tablolarla yorumlanmıştır. Çalışmada öğrencilerin yarısının vergi kavramını tanımlayamadıkları saptanmıştır. Öğrencilerin vergi kavramına ilişkin bilgileri en sık ailelerinden öğrendikleri belirlenmiştir . Çal . . .ışmada ayrıca öğrencilerin yarısı vergi alınmasını doğru olmadığını ve vergi vermeyi istemediğini belirtmiştir . Elde edilen bulgular öğrencilerin vergi algısının yetersiz olduğunu göstermiştir. The aim of this study is to determine the tax perception of primary school students in Zonguldak province and the factors that influence same. It has been used a questionnaire assessing students' demographic characteristics and tax perception. A questionnaire has been conducted with a total of 766 students studying in the 4th , 5 th , 6th , 7 th and 8 th classes of the schools in the central and peripheral districts of Zonguldak. The data obtained were interpreted by frequency analysis and cross tables. In this study, it was revealed that half of the students did not know the concept of tax. It was determined that students the most common learned from family the information on the concept of the tax. Also, half of the students stated that collecting taxes is wrong and they do not want to pay taxes . The obtained findings showed that students' tax perception is inadequate Daha fazlası Daha az

İŞLETMELERDE SORUMLULUK MERKEZLERİNİN STRATEJİK KONTROL VE MUHASEBE SİSTEMİ AÇISINDAN ANALİZİ

Karakaya, Abdullah | Akbulut, Halim

Article | 2013 | Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi9 ( 1 ) , pp.195 - 210

İşletmelerin başarmak zorunda oldukları öncelikli stratejik konulardan birisi de sorumluluk merkezlerinin etkin kullanımıdır. Bu bağlamda sorumluluk merkezlerinin stratejik kontrol ve muhasebe uygulamaları açısından etkileşiminin sağlanması önemlidir. Kardemir A.Ş.’de sorumluluk merkezlerinin stratejik kontrol ve muhasebe uygulamaları açısından önemli olan faktörlerin incelenmesini amaçlayan bu çalışma kuramsal ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Kuramsal kısımda literatür bilgilerinin sunulmasından sonra, uygulama kısmında şirket yöneticilerinin; sorumluluk merkezlerinin stratejik kontrol ve muhasebe uygulamaları ile . . . ilgili algılarını belirlemek amacıyla yüz yüze anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler one-sample t test yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, sorumluluk merkezleri ile organizasyon yapısı, faaliyetler, kaynaklar ve stratejilerin; Stratejik kontrol sistemi ile vizyon, stratejik amaç ve hedeflerin önemli olduğunu göstermektedir. Sorumluluk merkezlerinin stratejik kontrol ve muhasebe uygulamaları açısından geliştirilmesi ve şirkete katkısının artırılmasında çalışma kapsamında anlamlı bulunan unsurların sürekliliğinin sağlanması, anlamlı bulunmayan değişkenlerle ilgili düzeltici önlemlerin üst düzey yönetimin desteği ve sorumluluk merkezi yöneticilerinin aktif katılımlarıyla uygulanması yararlı olacaktır. One of the primary strategic issues which business organizations have to succeed in is the effective use of responsibility centres. In this context, it is important to secure the interaction of responsibility centres in terms of strategic control and accounting practices. This research, which aims to analyze important factors in the sense of strategic control and accounting practices in responsibility centres of Kardemir A.S., consists of two sections as theoretical and practical. After the presentation of literature information in the theoretical section, a questionnaire was done in person to determine the perceptions of administrators related to strategic control and accounting practices in responsibility centres. The data acquired were analyzed using one-sample t test method. The results show that the structure of the organization with responsibility centres, activities, resources, strategies, and vision with strategic control system, strategic goals and targets are important. In the scope of developing responsibility centres in terms of strategic control and accounting practices and increasing their contribution to the company, it will be useful to insure the persistence of significant results and to take preventive measures related to insignificant variables with the support of high level management and active participation of administrators of responsibility centre Daha fazlası Daha az

Benim eserim bilim şenliğinin yönetici, öğretmen - öğrenci görüşleri ve fen projelerinin kalitesi odağından görünümü

Tortop, Hasan Said

Article | 2013 | Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Dergisi0 ( 12 ) , pp.255 - 308

Bu çalışma, Türkiye’de ”Bu Benim Eserim” adıyla da anılan İlköğretim Öğrencilerine Yönelik Fen Bilimleri ve Matematik Proje Çalışması’nın, yarışmaya katılım motivasyonları, karşılaşılan güçlükler, katılımın ve verimliliğinin artırılması, danışmanın rolü, fen eğitimine katkısı, proje hazırlama sürecinde kurum ve kuruluşlarla işbirliği, yarışmaya ilişkin öneriler boyutlarının, okul yöneticisi, öğretmen ve öğrencilerin bakış açılarıyla ve fen projelerinin kalitesinin uzman görüşleriyle incelenmesinin yapıldığı nitel bir çalışmadır. Çalışmanın katılımcıları olarak 2009-2010 öğretim yılı A İlinden B Bölge Sergisi’ne katılan öğrenciler, ö . . .ğrencilerin danışman öğretmenleri ve okul yöneticileri alınmıştır. Veri toplama araçları olarak yarı-yapılandırılmış görüşme, gözlem, proje raporları, bilim şenliği ve fen projelerine yönelik öğretmen görüşleri anketi kullanılmıştır. Veri analizlerinden elde edilen bulgular şunlardır; Öğretmenler, bilim şenliğine karşı olumlu tutum sergilemelerine rağmen, “zorunlu olmasam öğrencilerimi proje yarışmasına sokmak istemezdim” görüşüne büyük çoğunlukla katılmaktadırlar. Proje yarışmasına katılım motivasyonları; (i) yöneticiler için okulun reklamının olması, (ii) öğretmenler için yöneticilerin baskısı ve öğrenci istekliliği, (iii) öğrenciler için yaptıkları çalışmaların sergilenmesi şeklindedir. Yarışmada danışmanın ya da velinin projenin yapımında çok etkin olduğu görüşüne yönetici, öğretmen ve öğrenciler büyük oranda katılmakta ve bilimsel sahtekârlıktan yakınmaktadırlar. Fen projelerinin niteliksel incelenmesi sonucunda, öğrencilerin bilimsel yöntemi kullanma, verileri analiz etme ve kaynak tarama gibi kısımlarda ciddi eksiklerinin olduğu belirlenmiştir. Bilim şenliklerinin amacına hizmet etmesi için kilit rolde olan öğretmenlerin eğitimine önem verilmelidir. Ayrıca, bilim şenliklerinde etik ve değerler eğitimi boyutu ihmal edilmemelidir. This study , c alled ‘’This is My Work’’ about the science and mathematics project science fair for elementary school students i n Turkey and investigated from perspectives of administrator, teacher and students about engaging motivations, difficulties, increasing of invo lving and productivity, mentorship role, contributing of science education, collaboration with corporation and institutes at project preparing process and quality of science projects , is qualitative study . This study was conducted at 2009-2010 educational term, and its participants were students engaging from A city to B Regional Fair and their administrators and teachers. Semi-structured interviews, observations, projects reports, attitudinal survey used as collecting data tools. Results from data analysis ; engaging motivations of administrators that school reputation, for teachers’ pressure of administrator and student willingness, for students present ing project. Although teachers had positive attitude towards science fair, they stated that ‘’If my district did not require participation, I would not involve my students in science fair competitions’’ mostly. Administrators, teachers and stude nt mostly stated that mentors or parents had more effective role in project making process. Findings about qualitativ e quality of projects were determined serious mistakes at using scientific method, data analysis and searching resource domain by experts. Teachers, having key role at science fairs , should be given importance their training, if it is wanted to achieve the science fairs’ aims. Moreover, the dimension of ethics and moral education at science fair should not be ignored Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms