Filtreler
Filtreler
Bulunan: 198 Adet 0.002 sn
Koleksiyon [10]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [3]
Yazar [20]
Yayın Yılı [20]
Konu Başlıkları [1]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
KARMA ÇALIŞMA ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇE FORMUNUN GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ

Akın, Ahmet | Başören, Mehmet

Article | 2015 | İş Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi17 ( 3 ) , pp.158 - 164

Bu çalışmanın amacı, Karma Çalışma Ölçeğinin (Yperen, Rietzschel ve Jonge, 2014) Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Çalışma 199 çalışan üzerinde yürütülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliği için uygulanan doğrulayıcı faktör analizinde üç boyutlu (zamandan bağımsız çalışma, mekândan bağımsız çalışma ve ev-iş yeri ayırımı) ve 10 maddeden oluşan modelin iyi uyum verdiği görülmüştür (x²= 64.43, sd= 31, RMSEA= .078, CFI= .96, IFI= .96, GFI= .94, SRMR= .067). Ölçeğin Cronbach alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayıları üç alt boyut için zamandan bağımsız çalışma alt ölçeği için .76, mekândan bağımsız çalışma alt ölçeği için .7 . . .3, ev-iş yeri ayırımı alt ölçeği için .75 olarak bulunmuştur. Ölçeğin düzeltilmiş madde toplam korelasyon katsayıları .42 ile .69 arasında değişmektedir. Bu sonuçlara göre Karma Çalışma Ölçeğin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir. Jonge, 2014) to Turkish and to examine its psychometric properties. The research was conducted on 199 workers. Results of confirmatory factor analysis demonstrated that this scale yielded 3 factors, as original form (x²= 64.43, df= 31, RMSEA= .078, CFI= .96, IFI= .96, GFI= .94, SRMR= .067). Cronbach alfa internal consistency reliability coefficients were for time-independent subscale .76, .73 for location-independent subscale, and .75 for workhome segmentation subscale. Corrected item-total correlations ranged .42 to .69. Thus Blended Working Scale can be used as a valid and reliable instrument in education Daha fazlası Daha az

Examining with Discrimanant Analysis the Differences of Automobile Consumers at the Stage of Information Searching in Zonguldak Region

Albayrak, Ali Sait | Aksoy, Ramazan

Article | 2007 | Yönetim Dergisi:İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsü18 ( 56 ) , pp.40 - 52

Satın alma sürecinde tüketicilerin bilgi edinmeleri aşaması en sorunlu aşamadır. Bu aşamada, tüketiciler hangi bilgi kaynaklarına başvuracağına karar vermede önemli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Bu çalışmada otomobil tüketicilerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, yaş grubu ve otomobil sahipliliği yönünden bilgi türleri ve bilgi kaynaklan itibariyle farklılık gösterip göstermediği diskriminant analiziyle araştırılmaktadır. Diskriminant analizi, varsayımları (çoklu normal dağılım, eşit kovaryans, çoklu doğrusal bağlantı ve doğrusallık) sağlanması durumunda en uygun sınıflandırma tekniğidir. Diskriminant analizini . . .n sonuçları otomobil tüketicileri arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim ve gelir düzeyi, yaş grubu ve otomobil sahipliliği yönünden bilgi türleri ve bilgi kaynakları itibariyle anlamlı farklılıkların olduğunu göstermektedir. Consumers' information search is the most troubled phase of the purchasing decision process. In this phase, consumers have trouble deciding which information type and information source to approach. In this study, whether consumers differ by their sex, marital status, educational level, income level, age group and ownership of goods in respect to their demand for information type and preferred information source is examined with discriminant analysis. When the assumptions (multivariate normality, equal covariance matrices, multicolinearity and linearity) of discriminant analysis are met, then discriminant analysis is the most appropriate classification technique. The discriminant analysis results point out that the discriminant functions of sex, marital status, educational level, income level, age group and ownership of goods in respect to their demand for information type and preferred information source account for a meaningful proportion of the differences among the groups Daha fazlası Daha az

TÜRKİYE'DE KARBON EMİSYONU VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME ANALİZİ

Bayramoğlu, Arzu Tay | Yurtkur, Asuman Koç

Article | 2016 | Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi16 ( 4 ) , pp.31 - 45

Bu çalışmada Türkiye'de karbon emisyonu ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki doğrusal ve doğrusal olmayan eşbütünleşme teknikleriyle analiz edilmektedir. Çalışmada 1960-2010 dönemi için doğrusal Engle-Granger eşbütünleşme ve Kapetanios, Shin ve Shell (KSS 2006) tarafından geliştirilen doğrusal olmayan eşbütünleşme yöntemleri uygulanmıştır. Ekonometrik analiz sonuçlarına göre Türkiye'de karbon emisyonu ile ekonomik büyüme arasında doğrusal bir ilişki bulunamazken doğrusal olmayan bir eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Buna göre Türkiye'de ekonomik büyüme ile karbon emisyonu arasında doğrusal olmayan anlamlı uzun dönemli pozitif . . . bir ilişki mevcuttur. In this study, the relationship between carbon emissions and economic growth in Turkey is analyzed with linear and nonlinear cointegration techniques. The linear Engle-Granger cointegration and the nonlinear cointegration method developed by Kapetanios, Shin and Shell (KSS 2006), were applied in the period of 1960-2010. According to the results of the econometric analysis, there was no linear relationship between carbon emissions and economic growth in Turkey, but a nonlinear cointegration relationship was determined. Accordingly, we can say that there is a nonlinear significant positive relationship between carbon emissions and economic growth for the long term in Turkey Daha fazlası Daha az

Buhara - Afganistan - Türkiye Üçgeninde Mangıt Hanedanı'nın Dil ve Aidiyet Durumu

Hatunoğlu, Nurettin

Article | 2015 | Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi0 ( 75 ) , pp.127 - 156

Mangıt Hanedanlığı, Timur Devleti'nin yıkılışının ardından Türkistan'da ortaya çıkan hanlıklardan biri olan Buhara Hanlığı'nı 1785-1920 yılları arasında idare eden üç hanedandan birisidir. Bolşeviklerin 1920 yılında Buhara'yı işgali sırasında tahtta bulunan Âlim Han, önce Doğu Buhara'ya çekilmiş, oradan da askerî yardım sağlama amacıyla Afganistan'a gitmiştir. Âlim Han, 1944 yılında vefat edince hanedan mensupları Afganistan'ın değişik yerlerine dağılmışlardır. Afganistan'da mülteci durumundaki hanedan mensupları 1979 yılında yaşanan Rus işgali ve sonrasında çıkan iç savaş nedeniyle Pakistan'a sığınmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Bak . . .anlar Kurulu'nun kararıyla, 1983 yılında Pakistan'dan Türkiye'ye getirilerek Gaziantep iline yerleştirilmişlerdir.Yaşanan süreçte hanedan mensuplarının dil ve aidiyet duygularında meydana gelen muhtemel değişimlerin tespiti bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yapılan saha çalışmasında ikili görüşme, derinlemesine mülakat ve anket tekniğine başvurulmuştur. Hanedan mensuplarının siyasi kimlikleri dolayısıyla tarihî süreçten de bahsedilmiştir Mangit Dynasty is one of the three dynasties governing the Buhara Dynasty that appeared in Turkestan after the fall of the Timurids between 1785-1920. During the occupation of Bukhara by the Bolsheviks, Alim Han initially retreated to East Bukhara and headed from there to Afghanistan to maintain martial support. After Alim Han's death in 1944, the members of his dynasty spread to different parts of Afghanistan. Living as refugees in Afghanistan, they then took refuge in Pakistan because of the Russian invasion in 1979 and the civil war that followed. Through the decision of the Council of Ministers of the Turkish Republic they were placed in the Gaziantep province of Turkey in 1983. Exploring the dynasty members' potential change of language and sense of belonging during this period forms the aim of this study. The field work that was conducted for this purpose involved one-to-one conversations, detailed interviews and questionnaires. Because of the political identity of the dynasty members, the historical context was also dwelt on in this study Daha fazlası Daha az

Internet Bankacılığı Kullanımında Güvenlik Unsurlarının Bilinirliği (Anket Uygulamasına Dayalı SPSS Çözümlemesi)

Barışık, Salih | Temel, Halime

Article | 2007 | Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi0 ( 13 ) , pp.136 - 160

İnternetin insan yaşamına sağladığı kolaylıklar internet kullanımının yaygınlaşmasını hızlandırmaktadır. Bu yaygınlaşmanın bankacılık sektöründe de yaşanmasına rağmen, internet bankacılığı kullanımı artışıyla birlikte internet bankacılığına yönelik saldırılarla dolandırıcılık yapılabilmektedir. Dolandırılıcılık haberleri internet bankacılığına güven sorununu ortaya çıkarmıştır. İnternet bankacılığı güvenlik unsurlarının bilinilirliğinin internet bankacılığı kullanımında etkin olduğu düşünülmektedir. Bu amaçla güvenlik unsurlarının bilinilirliği ve kullamlırlığını tespit etmeye yönelik pilot bir uygulama yapmak amaçlanmıştır. Uygulam . . .a ile internet bankacılığına güven duyup duyulmadığı, internet bankacılığı kullanımında en çok yapılan işlemler ve internet bankacılığı kullanımında güvenlik unsurlarının' bilinirliğini ve kullanımı tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri ve öğretim elemanları örneklem seçilmiştir. İnternet bankacılığının ve güvenilirliğinin bilinilirliğinin öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında farklı olduğu, bu farklılığın kullanımı etkilediği gözlenmiştir. Bankaların internet bankacılığını yaygınlaştırabilmek için internet bankacılığı hizmetlerinin yanı sıra internet bankacılığı güvenlik sistemlerini tanıtması gerekmektedir. The facilities provided by the internet bring about its wide usage. Banking sector is one of the leading sectors in which internetprovided- services are used extensively. However, the cases of internet fraud is also spreading as a result of this wide-spread usage. This situation causes a trust problem in the internet banking sector. The knowledge of internet security is an important element in convincing people to use internet banking effectively. The aim of this study is to determine the level of internet-banking-users' knowledge of internet security, most frequently used internet banking services and seriousness of the trust problem in using internet banking. The faculty and the students of the Zonguldak Karaelmas University, Faculty of Economics and Administrative Sciences constitute the sample of this study. The results indicate that the knowledge in internet security differs between the students and the faculty, and this difference affects the use of internet banking. This result suggests that in order to increase the volume of internet banking, banks need to introduce not only their internet banking services but also the security systems which increase the trustworthiness of internet banking Daha fazlası Daha az

2019-12-23

Atik, Kemal

Article | 2006 | Tesisat Mühendisliği ( 91 ) , pp.83 - 87

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TlRVeE1qUTA= https://hdl.handle.net/20.500.12628/1537

Developing External Locus of Control to Kill Entrepreneurship Spirit in Regional Development: A Case of Zonguldak Coalfield in Turkey

Yıldırım, Halil

Article | 2007 | Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi0 ( 13 ) , pp.483 - 498

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TnpVek5UWTI= https://hdl.handle.net/20.500.12628/1145

Portföy Seçimi: Uluslararası Hisse Senetleri Portföylerine Uygulaması

Korkmaz, Tuhan | Birkan, Elif

Article | 2008 | İ M K B Dergisi10 ( 40 ) , pp.69 - 104

Bu çalışmada, küreselleşme ve teknolojik ilerlemeler sonucunda ekonomik entegrasyonun artmasına rağmen uluslararası çeşitlendirmede, gelişmekte olan ülkelerin yatırımcılara kayda değer bir çeşitlendirme faydası sunup sunmadığı incelenmiştir. Markowitz Ortalama-Varyans Modeline göre uluslararası alanda çeşitlendirilmiş portföyler oluşturulmuştur. Portföyler gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin ve gelişmiş ülkelerdeki küçük ölçekli firmaların hisse senedi endeks getirilerinden ve bunların karmasından meydana gelmiştir. Çalışmada, gelişmiş ülkelerin hisse senetleri ve ADR, gelişmekte olan ülkelerin hisse senetleri ve ADR ile g . . .elişmiş ülkelerdeki küçük ölçekli firmaların hisse senetleri ve ADR'lerin yer aldığı portföyler de oluşturulmuştur. Markowitz Ortalama-Varyans modeli ile oluşturulan uluslararası portföylerin performans değerlemesi yapılmış ve Riske Maruz Değerleri (RMD) hesaplanarak çeşitlendirmeden elde edilen tasarruflar sayısal olarak ifade edilmiştir. In this study, despite the increasing economic integration because of the globalization and technological improvement, whether emerging markets provides international diversification benefits to investors is examined. International diversified portfolios are created according to Markowitz's Mean-Variance Model. These portfolios consist of equity indices returns of developed markets, emerging markets and SMEs (small-medium enterprises) in developed markets. Also, portfolios consisting of ADR and equity indices returns of developed markets, emerging markets and SMEs are created. International diversified portfolios created with Markowitz's Mean-Variance Model are evaluated according to performance evalution criterions and VaR of these portfolios are calculated so that benefits of diversification are expressed quantitatively Daha fazlası Daha az

Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Reel Döviz Kuru: Bir Nedensellik Analizi

Vergil, Hasan | Çeştepe, Hamza

Article | 2006 | İ M K B Dergisi9 ( 34 ) , pp.37 - 46

Bu çalışma, Toda ve Yamamoto (1995) tarafından geliştirilen Granger nedensizlik yöntemiyle 1987-2000 dönemi verilerini kullanarak Türkiye'de doğrudan yabancı yatırımlar ile reel döviz kurları arasındaki nedensellik ilişkisinin yönünü araştırmaktadır. Bulunan sonuçlar Granger nedensellik testinin tek yönlü ve doğrudan yabancı yatırımlardan reel efektif döviz kuruna doğru olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçları, genel olarak, Türkiye'deki finansal ve sermaye liberalizasyonunun sermaye girişine ve bunun da reel döviz kurunda değerlenmeye yol açacağı şeklinde çıkarsamalarda bulunan portfolyo modeli ile örtüşmektedir. . . . Daha fazlası Daha az

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINDA ÖĞRENCİLERİN AKADEMİK PERSONELE YÖNELİK ÇALIŞMA PSİKOLOJİSİ ALGISININ OKUL BAĞLILIĞINA ETKİSİ

Uysal, H Tezcan

Article | 2015 | Turkish Studies (Elektronik)10 ( 11 ) , pp.1527 - 1548

Okul bağlılığı, bir toplumun geleceğini oluşturan öğrencilerin eğitimlerindeki performanslarıyla ve dolayısıyla da makro açıdan toplumsal kalkınmayla doğrudan ilişkilidir. Okula bağlılık, öğrencilerin eğitim kurumu içerisinde kendisine kazandırılmaya çalışılan bilimsel ve ahlaki tüm değerlerin en etkin ve verimli bir şekilde edinilmesini sağlar. Okul bağlılığı olmayan öğrencilerin okulda ve okul dışında sapkın davranışlar gerçekleştirmesinden ve aynı zamanda yaşıtlarına oranla daha kötü bir eğitim bilgisiyle donanmasından dolayı, eğitim araştırmaları içerisinde okul bağlılığı ayrı bir öneme sahiptir. Literatürde okul bağlılığına etk . . .i eden farklı faktörler saptanmıştır. Ancak bu faktörlerden farklı olarak eğitmenlerin çalışma psikolojisi ilk defa bu araştırma ile incelenmektedir. Bu çalışmanın amacı, yükseköğretim kurumlarında eğitim alan öğrencilerin eğitmenlerine yönelik çalışma psikolojisi algısını ölçmek ve bu algının okula bağlılıkları üzerindeki etkisini saptamaktır. Bu amaca yönelik olarak, bir yükseköğretim kurumundaki 221 öğrenciye anket uygulanmıştır. Okula bağlılık, pozitif çalışma psikolojisi ve negatif çalışma psikolojisinin ölçüldüğü anket sonuçları SPSS programı ile değerlendirilmiş, elde edilen veriler korelasyon, çoklu regresyon ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen korelasyon analizi sonucunda algılanan çalışma psikolojisi ile okul bağlılığı arasında orta derecede bir ilişki saptanmıştır. Regresyon analizi sonucunda ise, öğrencilerin okula bağlılıklarını pozitif yönde en çok etkileyen faktörün algılanan örgütsel bağlılık, negatif yönde en çok etkileyen faktörün ise algılanan iş stresi olduğu tespit edilmiştir School engagement is related to the education performances of the students, the future of society, and so directly linked to the community development in broad sense. School engagement enables to students to gain all the scientific and moral values which are supposed to be learned in the most efficient and effective way. School engagement has an important place in education researches because the students who do not engage their schools are prone to aberrant behaviors at school or other places and are equipped with less education information than their peers. There are different factors that affect school engagement in the literature. However, the psychology of working employment of academicians is first investigated in this study. The purpose of this study is to measure the higher education students’ perception toward the psychology of working employment of their academicians and to investigate the effect of this perception on their school engagement. For this purpose, a survey was implemented to 221 students in a higher education institution. Survey results about school engagement, positive psychology of working employment and negative psychology of working employment were evaluated with SPSS program and the data were analyzed by correlation and multiple. The correlation test showed that the relationship between the psychology of working employment and school engagement was in medium level. The regression analysis showed that organizational commitment was the factor that most positively affected the school engagement of students while the job stress was the factor that most negatively affected the school engagement of student Daha fazlası Daha az

OTANTİK LİDERLİK VE ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞLARININ KARŞILAŞTIRILMASI: ÖĞRETMEN ADAYLARI

Demirdağ, Seyithan

Article | 2015 | Turkish Studies (Elektronik)10 ( 15 ) , pp.273 - 288

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TWpjME9UazJOZz09 https://hdl.handle.net/20.500.12628/1339

Kömür sobasının üstten ve alttan beslemeli yakılarak emisyonlarının karşılaştırılması

Öz, Etem Sait | Özbaş, Engin

Article | 2005 | Technology8 ( 1-2 ) , pp.107 - 114

Bu çalışmada, hava kirliliğini azaltabileceği düşüncesiyle, üstten beslemeli bir kömür sobası, bir takım ek mekanizmalar ile alttan beslenmeli duruma getirilmiş, böylece her iki durumda da çıkan baca gazı emisyonları karşılaştırılarak, çevre üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Yakıt olarak linyit kömürünün kullanıldığı deneylerde, toplam partikül madde emisyon miktarı alttan beslemede büyük ölçüde azalmış ve üstten beslemede Ringelmann skalasına göre 6 dereceye kadar çıkan partikül madde değişimi alttan beslemede en yüksek 4 dereceye çıkmıştır. Karbon monoksit (CO) emisyonu alttan beslemede %20’lik bir azalma gösterirken, azot ok . . .sit (NOx) ve kükürt dioksit (SO2) emisyonlarında önemli bir fark gözlenmiştir. In this study, a coal stove which is fed from the top was modified by some additional equipment and became feedable from the bottom, then chimney gas emissions of these two kinds of stove were compared and their effects on the environment were investigated. Used lignite coal as fuel, in the experiments, according to the Ringelmann scale, total particulate matter emission of the stove fed from the top, was at a maximum of 6, while it reached a maximum of 4 for the stove fed from the bottom. Carbon monoxide (CO) emission was reduced 20 % for the latter one, nitrogen oxide (NOx) and sulfur dioxide (SO2) emissions were not changed significantly Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms