Filtreler
Filtreler
Bulunan: 199 Adet 0.002 sn
Koleksiyon [12]
Tam Metin [2]
Yayın Türü [3]
Yazar [20]
Yayın Yılı [18]
Konu Başlıkları [20]
Yayın Dili [2]
Dergi Adı [20]
Ders Çalışmaya İlişkin Öğrenci Görüşleri (İlköğretim 5. Sınıf Örneği)

Demiroğlu, Aysel Memiş

Article | 2007 | Milli Eğitim0 ( 173 ) , pp.114 - 126

http://www.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TmpZMU1qYzM= https://hdl.handle.net/20.500.12628/1278

Ahmet Mithat Efendi'nin Tiyatrolarında Değerler

Baştürk, Mehmet

Article | 2015 | Değerler Eğitimi Dergisi13 ( 30 ) , pp.105 - 140

Bu makalede Ahmet Mithat Efendi'nin basılmış olan yedi tiyatro eseri, içerdiği değerler bakımından incelenmiştir. Eserlerde var olan değerler içerik analizi yöntemi ile tespit edildikten sonra tasnif ve tahlile tabi tutulmuştur. Böylelikle tiyatro marifetiy-le toplumu eğitmeyi amaçlayan Ahmet Mithat'ın olumlu-olumsuz, bireysel-toplumsal hangi değerleri, ne sıklıkla ve nasıl ele aldığı ortaya konulmuş; nihayetinde bu eserlerde işlenen değerlerin günümüz toplumu için ne ifade ettiği, değerler eğitimi kapsamında kullanılıp kullanılmayacağı gibi hususlar üzerinde durulmuştur. Bilindiği üzere Tanzi-mat siyasal, sosyal, kültürel ve edebî . . .açıdan bir yenileşmeyi/başkalaşmayı ifade eder. Bu çalışma aynı zamanda Tanzimat sonrası inşa edilmek istenen yeni insan ve toplum anlayışı etrafında vücuda getirilen bu ilk eserlerden hareket ederek yaklaşık bir buçuk asır sonrası olan günümüz insan ve toplumu ile o dönem arasında kıyaslamalara da imkân tanımaktadı Daha fazlası Daha az

2019-12-23

Tunç, Canan Şahin | Köksal, Mustafa Serdar

Article | 2010 | International Journal of Environmental and Science Education (elektronik)5 ( 1 ) , pp.105 - 126

Bilimin doğası hakkındaki yanlış anlayışların yaygın olarak bilenen kaynakları, ders kitapları, öğretmenler ve medyadır. Ancak öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin herhangi bir göreve verdikleri değer gibi, duyuşsal karakterler de bilimin doğası ile ilgili yanlış anlayışlara neden olabilir. Bu düşünceyi temel alarak, Anadolu Öğretmen Lisesi öğretmenlerinin ve öğrencilerinin bilimin doğası ile ilgili bilgilere ilişkin ilgilerini ve bu bilgi türüne verdikleri önemi saptamak için bu çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada nitel veri toplama yaklaşımından ve tarama tekniğinden faydalanılarak, nicel bir araştırma yaklaşımı olan, tanımlayıcı a . . .raştırma metodu kullanılmıştır. Çalışma 85 dokuzuncu sınıf öğrencisi, 25 öğretmen ile yürütülmüştür. Çalışma sonunda öğretmen ve öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin algılarında birçok yanlış anlayış olduğu görülmüştür. Ayrıca bilimin doğasına ilişkin bilgi üzerine öğretmen ve öğrencilerinin “ilgi” ve “önem” algılarında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bilimin doğasına ilişkin bilginin önemi ile ilgili öğretmenlerin daha olumlu algıya sahip oldukları bulunmuştur. Bilimin doğasına ilişkin bilgi öğrencilerce “az önemli” olarak algılanmaktadır. İlgi açısından ise, öğrenciler bilimin doğasına ilişkin bilgiye karşı “orta düzeyde” bir ilgi algısına sahiptirler, bu algıları sosyal bilimler kategorisinde yer alan bilgi türlerine ilişkin algılarına benzerdir. Öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin bilgi üzerine, “ilgi” açısından algılarının “orta düzey” kategorisinde olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın sonuçları ve önemi makale içerinde tartışılacaktır. The common resources of the misunderstandings on NOS are textbooks, teachers and media. However, students with their affective characteristics such as value given to any task related to NOS might also be a resource for misunderstandings. With this idea in mind, the perceptions of teachers and their students in Anatolian Teacher High School on the importance of and interest in NOS knowledge as a school subject were studied. In this study, quantitative research approach supported by qualitative data, descriptive research method and survey technique as data collection way were used. The study was conducted with 85 ninth grade students and 25 teachers. As a result of the study, it was found that the teachers and the students had many misconceptions about the aspects of NOS. In addition, it was also found that the knowledge of NOS was perceived differently by the teachers and the students in terms of “importance” and “interest”. Teachers have more positive perception about NOS knowledge among the other types of knowledge in terms of “importance” than the students. The students’ perception on knowledge of NOS is corresponding to “of little importance”. The knowledge on NOS was ranked in “moderate interest” category by the students as similar to the knowledge types of social sciences. The teachers also put the knowledge of NOS in “moderate” category for “interest” aspect. The implications and results will be discussed in the article Daha fazlası Daha az

Kimya Eğitimi Alanında Kavram Yanılgıları İle İlgili Tamamlanmış Tezler Üzerine Bir İçerik Analizi: Türkiye Örneği (2005-2015)

Yavuz, Soner

Article | 2017 | Kastamonu Eğitim Dergisi25 ( 3 ) , pp.957 - 974

Ülkemizde 1998 yılından itibaren, kimya eğitimi alanında kavram yanılgıları konusunda, çok sayıda araştırma yapılmış ve günümüze kadar da devam ettirilmiştir. Bu konuda yapılan çalışmaların çokluğu, konu hakkında genel çerçevenin belirlenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Çalışmada, Türkiye'de 2005 ve 2015 yılları arasında kimya eğitimi alanındaki kavram yanılgıları ile ilgili tamamlanmış yüksek lisans ve doktora tezleri üzerine bir içerik analizi yapılmıştır. Yüksek lisans tezlerinde daha çok kavram testlerinin, tutum ölçeğinin ve başarı testlerinin kullanılmasının daha çok nicel araştırmaları içermesinden, doktora düzeyinde ise e . . .n fazla mülakat ile veri toplanmasının daha çok tümleşik araştırma türünde çalışılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir Lots of studies have been conducted about misconceptions in chemistry since 1998 and it is still a research area in chemistry education. Because of the wide usage of the misconceptions in chemistry education, it is essential to draw a framework about the misconceptions in chemistry education. Content analysis is conducted to analyze master thesis and doctoral thesis in subject of misconceptions in chemistry education, which are published between 2005 and 2015 in Turkey. Result of the study indicates that quantitative methods are preferred in master thesis, on the other hand mixed type methods are preferred in doctoral thesi Daha fazlası Daha az

İlköğretim Matematik Öğretmen Adaylarının Problem Kurma Etkinlikleri ile Olasılığa Yönelik Bilgilerinin İncelenmesi

Yıldız, Avni | Baltacı, Serdal

Article | 2015 | Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi1 ( 16 ) , pp.201 - 213

Olasılık, hem öğretmenler hem de öğrenciler açısından bazı sorunların yaşandığı bir konudur. Bu bakımdan ilköğretim matematik öğretmen adaylarının olasılık konusuna yönelik bilgi eksikliklerinin belirlenip buna yönelik önlemlerin alınması önem arz etmektedir. Şüphesiz kavram hatalarının belirlenmesinde çeşitli yöntemler vardır. Fakat literatür incelendiğinde problem kurmanın potansiyelinin ihmal edildiği görülmektedir. Bu nedenle araştırmada, ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıfa devam eden öğretmen adaylarından, bağımsız ve bağımlı olay kavramlarına yönelik problem kurmaları ve çözmeleri istenmiştir. Bu bağlamda araştırmada, . . . özel durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, 6 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak ise klinik mülakat kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ilköğretim matematik öğretmen adaylarının çoğunluğunun, bağımsız olaya yönelik herhangi bir kavram hatalarının olmadığı tespit edilmiştir. Fakat bütün öğretmen adayları, bağımlı olaya yönelik oluşturdukları ortalama dört problemden çoğunu bağımlı olaya yönelik yanlış bilgilerinden dolayı doğru oluşturamamışlardır. It is important to determine the misconceptions of primary mathematics preservice teachers' knowledge of probability and to take measures toward this case. However, when the literature analyzed, it is seen that problem posing potential has been ignored. Therefore, in the present study, the final year students from primary mathematics teachers department were asked to set and solve problems based on dependent and independent events conceptions. Within this context, case study approach was used in the study. The participants were comprised of 6 preservice mathematics teachers. Clinical interview method was used as a data collection tool. According to the results of the study, it was found that primary mathematics preservice teachers do not have any misconceptions about independent events. However, all preservice teachers could not set most of four the problems properly, which were formed in accordance with dependent events, because of misconceptions Daha fazlası Daha az

Öğretmen Adaylarının Öz-Yeterlik İnanç Düzeyleri ve Problem Çözme Becerileri Üzerine Bir Araştırma (Kastamonu İli Örneği)

Altunçekiç, Alper | Yaman, Süleyman | Koray, Özlem

Article | 2005 | Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Dergisi13 ( 1 ) , pp.93 - 102

Fen bilgisi öğretiminin en önemli amaçlarından biri, öğrencilerin bilimsel düşünme becerisini geliştirmeye yardımcı olmaktır. Öğrencilere bilimsel düşünme süreçlerini kazandırmak için günlük deneyimlerini bir araç gibi kullanarak bilimsel bilgiyi anlamaları sağlanabilir. Bunun için de, kendilerine olan güven duygularını ve problem çözme becerilerini geliştirmek gereklidir. Öğrencilerin bu becerilerini geliştirmek için onları çeşitli etkinliklerle öğrenme sürecine katmak gerekir. Fen bilgisi programları, bu özellikleri dikkate alarak hazırlandığında öğrenciler hem konuyu iyi öğrenecekler hem de karşılaştıkları problemleri çözme becer . . .isi kazanacaklardır. Bu çalışmada, öğretmen adaylarının kendilerini fen öğretimi konusunda yeterli görme düzeyleri ve problem çözme becerileri incelenmiştir. Çalışma, eğitim fakültelerinde eğitim gören Fen Bilgisi, Matematik ve Sınıf Öğretmenliği adaylarının bu becerilere sahip olma düzeyleri iki farklı ölçek kullanılarak tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırma sonunda, öğretmen adaylarının çeşitli değişkenler açısından problem çözme ve fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerinin farklı özellikler gösterdiği belirlenmiştir. One of the most important aims of science teaching is to improve students’ scientific thinking skills. It is possible to make students understand scientific knowledge by using their daily experiences as a tool to enable them to gain scientific thinking process. Therefore, it is needed to improve students’ self-confidence sense and problem solving skills. To improve students’ these skills, they should be in the learning process by various activities. In this study pre-service teachers’ self-sufficiency in science teaching and problem solving skills were investigated. This research has been conducted to pre-service teachers who are training on Science, Mathematics, and Class Teacher candidate in Faculty of Education. The findings of the study reveal that teacher candidates’ self-efficacy belief levels in problem solving and science teaching has different characteristics concerning different variables Daha fazlası Daha az

A study of scale development on determination of pre-service and in-service teachers’ beliefs about pre-school mathematics education

Güven, Bülent | Karataş, İlhan | Öztürk, Yasin | Arslan, Selahattin | Gürsoy, Kadir

Article | 2013 | İlköğretim Online (elektronik)12 ( 4 ) , pp.969 - 980

Okul öncesi eğitimin yaygınlaşmasına yönelik olarak ulusal ve uluslar arası anlamda bir hareketlilik gözlenmektedir. Özellikle bu döneme ait öğrencilerin elde edeceği matematiksel deneyimlerin gerek matematiğe karşı tutum ve gerekse matematiksel öğrenmelere önemli katkı sağladığı söylenebilir. Dolayısıyla bu dönemde öğretim yapan öğretmenlerin veya öğretmen adaylarının matematiğe, matematik öğretimine ve öğrenimine ilişkin inançları çocukların matematiksel deneyimlerini doğrudan etkilediği ifade edilmektedir. Bu çalışmada ülkemizde okul öncesi öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının matematiğe, matematik öğretimine ve öğrenimine ilişk . . .in inançlarını ortaya koymak amacıyla ölçek geliştirilmiştir. Hazırlanan 74 maddelik inanç ölçeği, 456 öğretmen adayına uygulanarak faktör analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre 32 maddelik inanç ölçeği oluşturulmuştur. There is a global movement toward increasing the number of early childhood education services for young children. Through early education, children’s development will be supported. It can be asserted that mathematical experiences of the children in pre-school education not only change their attitudes related to mathematics but also develop their mathematics learning significantly. Therefore, it is claimed that the beliefs of pre-school teachers or pre-service pre-school teachers related to the mathematics, mathematics education and learning of mathematics have a direct effect on children’s mathematics experiences. In this study, a scale is developed in order to determine the beliefs of pre-school teachers or pre-service early childhood education teachers related to the mathematics, mathematics education and learning of mathematics. A factor analysis is done by implementing a belief scale consisting of 74 items on 456 pre-service teachers. A belief scale of 32 items is prepared with respect to the results Daha fazlası Daha az

Trends in Turkish mathematics education research: From 1998 to 2007

Baki, Adnan | Güven, Bülent | Karataş, İlhan | Akkan, Yaşar | Çakıroğlu, Ünal

Other | 2011 | Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi2011 ( 40 ) , pp.57 - 68

Bu çalışmanın amacı, Matematik Eğitiminde Türkiye'de tamamlanan yüksek lisans ve doktora çalışmalarındaki eğilimi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda YOK'deki Ulusal Tez Merkezi, Proquest veri tabanı ve Üniversitelerin kütüphaneleri taranarak toplam 284 yüksek lisans ve doktora tezi incelenmiştir. Döküman analizi sonucunda araştırma problemi matematik öğretimi olan tez sayısının diğer araştırma konularına göre oldukça fazla olduğu ortaya çıkmıştır ve bu problem üzerine yapılan tezlerin sayısında artış olduğu görülmektedir. Ayrıca matematik eğitimi araştırmacıları tarafından en çok tercih edilen araştırma tasarımı ise deneysel tasar . . .ım ve en çok tercih edilen veri toplama aracının ise anket ve başarı testleri olduğu belirlenmiştir. Araştırmacılar örneklem olarak çoğunlukla 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerini tercih etmişlerdir. The aim of the study is to determine trends in Turkish Mathematics Education on the basis of both master and doctoral theses involved. The researchers reviewed the online databases of the Higher Education Council and Proquest as well as the library of each university and examined 284 graduate theses in regard to research topic, research methods, data collection and sample. The document analysis has pointed out that the number of the thesises focusing research problem on teaching mathematics is quite high when compared with the other thesis focused different research topics and it is seen an increase in the number of the thesises written around that problem. In addition, it was determined that the most preferable research design by mathematics education researchers was experimental design and the most preferable data collection instruments were questionnaires and achievement tests. Within this process, researchers mostly preferred working on the 6th, 7th and 8th grade students Daha fazlası Daha az

İki Farklı Kurumda Çalışan Ortaokul Matematik Öğretmenlerinin Yaratıcılığı Destekleme Durumlarının İncelenmesi

Yıldız, Avni | Baltacı, Serdal

Article | 2018 | Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi15 ( 1 ) , pp.1392 - 1418

İçerisinde bulunduğumuz çağda insanlar araştıran, sorgulayan, eleştiren ve yaratıcı düşünebilen bireyler olarak tanımlanabilir. Bireylerin iyi yetiştirilmesi için de bu tür yeteneklerin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Nitekim yapılan çalışmalarda bu becerilerden biri olan yaratıcı düşünme becerisinin geliştirilmesi için öğretmenin destekleyici davranışlarının önemli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle araştırmada, devlet okullarında ve kolejde çalışan ortaokul matematik öğretmenlerinin yaratıcılığı destekleme indeksleri belirlenerek, aralarındaki farklılıklar orta . . .ya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma betimsel araştırma niteliğinde olup ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye’deki çeşitli devlet okullarında ve kolejlerde ortaokul matematik öğretmenliği yapan 370 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak “Yaratıcılığı Destekleyen Öğretmen Davranışları İndeksi Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler ise nicel veri analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda esneklik, değerlendirme, sorgulama, fırsat verme ve hayal kırıklığı alt boyutlarında kolejde çalışan öğretmenler çok destekleyici iken, devlet okullarında çalışan öğretmenlerin orta derece destekleyici oldukları bulunmuştur. Bağımsızlık ve bütünleştirme alt boyutlarında iki kurumda çalışan matematik öğretmenleri arasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Diğer taraftan ortalamalar arasındaki en fazla farklılık ise sorgulama ve fırsat verme alt boyutlarında olmuştur. In today’s age, individuals are regarded as those who search, question, criticize and think creatively. It is a must for such talents to be unearthed and developed to raise well- educated individuals. Therefore, teachers become the core figures in the learning and teaching environment. In studies conducted on the related topic, teachers’ supportive behaviors have been noted to be significant for the development of creative thinking skills. The aim of the study is to determine creativity fostering indexes of secondary school mathematics teachers working at state and private schools and to identify the differences between them. Being a descriptive study, the research has a relational survey model. The research group of the study consists of 370 secondary school mathematics teachers working at state and private schools located within Turkey. This research has employed the “Creativity Fostering Teacher Index Scale”. The research data have been analyzed through quantitative data analysis methods. Teachers working at private schools have been noted to be highly creative regarding the dimensions of flexibility, evaluation, question, opportunity and frustration, while those working at state schools have the medium level of creativity fostering behaviors. No significant difference has been identified between mathematics teachers working at private and state schools concerning the dimensions of independence and integration. Moreover, the greatest difference between the averages has been identified across question and opportunities dimensions Daha fazlası Daha az

Sistemik Psikoterapi Temelli Grupla Psikolojik Danışma Oturumlarının Katılımcıların Ayrışma Bireyleşmeye Yönelik Farkındalıkları Açısından İncelenmesi

Şahan, Birsen | Akbaş, Turan

Article | 2017 | Eğitimde Nitel Araştrımalar Dergisi5 ( 2 ) , pp.66 - 94

Bu çalışma 10 hafta süre ile üniversite öğrencilerine uygulanan sistemik psikoterapi yaklaşımına dayalı olarak hazırlanmış grupla psikolojik danışma oturumlarının katılımcıların ayrışma bireyleşmeye yönelik ne tür farkındalıklar kazandıklarını incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma her bir grupta yedi olmak üzere toplam 14 grup üyesinin yer aldığı iki grupla yürütülmüştür. Üniversitede öğrenim gören ve gruba gönüllü olarak katılan öğrencilere her hafta bir oturum olacak şekilde uygulanan oturumlar kayıt altına alınmış ve kayıtlar derinlemesine incelenmiştir. Bulgular ayrılma k . . .aygısı, reddedilme beklentisi, kısıtlanma kaygısı ve grup üyelerinin oturumlara yönelik kazanımları olarak dört başlık altında toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda ayrılma kaygısı teması altında onaylanma ihtiyacı, istemese de denileni yapma / uyumlu uslu çocuk olma, ebeveyn rollerini alma / aşırı sorumluluk alma, çok katı ya da aşırı geçirgen sınırlar, duygu ve düşüncelerin birbirine karışması / ilişkilerin iç içe geçmesi, bağımlılık / başkalarının denetimine girme, üçgene dâhil olma ve sorumluluk almama olmak üzere sekiz alt tema elde edilmiştir. Reddedilme beklentisi teması altında hata yapmaktan korkma, kendine ve diğerlerine güvensizlik, değersiz önemsiz hissetme, hayır diyememe, dışlanma, kendini suçlama / suçluluk hissetme olmak üzere altı alt tema elde edilmiştir. Kısıtlanma kaygısı teması altında ise geri çekilme susma, çatışma yaşama ve duygusal ilişkiyi kesme olmak üzere üç alt tema elde edilmiştir. Bu temalara ek olarak grup üyelerinin oturumlar süresince elde ettikleri farkındalıkları ve kazanımları betimsel olarak sunulmuştur. Hazırlanan programın, bireysel ya da ailelerle çalışan psikolojik danışmanlara ve terapistlere danışanlarının ailelerinden sağlıklı biçimde ayrışıp bireyleşmeleri konusunda yardımcı olacağı düşünülmektedir This research was prepared for the examination of group counseling program sessions based on systemic psychotherapy approach in terms of awareness of participant towards the separation individuation levels of the university students. The program was implemented to the students who voluntarily joined the groups in weekly sessions for ten weeks. Case study design was used for the research. Sessions were examined deeply. Qualitative findings obtained by analyzing the program were divided into four groups under the headings of separation anxiety, rejection expectancy, restriction anxiety and gains of the group members towards the sessions. Under the theme of separation anxiety eight sub-themes containing need for approval, begrudge / compatible to be a good boy, taking the role of parents / over take responsibility, too rigid or overly permeable borders, intermingling of feelings and thoughts / nesting of the relationship, dependency / enter to control of others, to be included in the triangle and not to take responsibility were obtained. Six sub-themes were obtained under the theme of rejection expectancy containing afraid of making mistakes, distrust offing themselves and others, feeling worthless, not to say no, exclusion, self-blame and feeling guilty. Three sub-themes was obtained under the theme of restriction anxiety including withdrawal/remain unresponsive, conflict and cutting off emotional relationship. Also group members’ awareness and gains were presented descriptively. This program would be helpful for the psychological counselors who work with individuals or families for the separation and individuation of their clients from their parent Daha fazlası Daha az

Autism and nursing care

Ocakcı, Ayşe

Article | 2005 | Zonguldak Sağlık Yüksekokulu Sağlık Eğitim Araştırma Derg.1 ( 3 ) , pp.56 - 61

Otistik bozukluk tek bir nedene bağlı olmayan heterojen, biyolojik ve psikolojik etkenlerin ortaya çıkardığı bir gelişimsel bozukluktur. Kanner'e göre (1943); erken bebeklik otizmi, yaşamın ilk yıllarında görülen, sosyal ilişki ve iletişim alanlarında ciddi bozukluk ve olağandışı çevresel tepkilerle belirli, şizofreniden belirli çizgilerle ayrılabilen bir bozukluktur. Aynı zamanda şizofreniden de farklıdır. Hemşirelerce yapılacak olan fizik inceleme ile yenidoğan ve bebeklerde erken dönemde tanılanabilir. Aile ile iletişimde şunlar önemlidir: 1-Ailenin suçluluk duygusunu engelleyin; 2-Ailenin geleceğe yönelik umutlarını destekleyin; . . . 3-Otistik çocuğun yavaş da olsa gelişimine dikkat edin; 4-Çocuğu yetenekleri doğrultusunda eğitin; 5-Çocuğa olumlu geribildirim verin. Aileyi çocuğu ile birlikte çalışmaya yönlendirin, ailenin tüm sorularını yanıtlayın. Autism does not have one single reason only; it is a defect related to developing as a result of heterogeneous, biological and psychological causes. Autism was first defined by Kanner in 1943. According to Kanner early babyhood autism can appear in the first years of life and include serious defects regarding social relations and communication and extraordinary environmental reactions. Also, it is a kind of defect that can clearly be distincted from schizophrenia. Physical check-ups of the infants and babies done by the nurses can help to diagnose autism at an early stage. In the interviews with families it is important to consider the following measures: 1-Avoid creating a feeling of guiltiness in the family; 2- Supply them with an appropriate dose of hopes for the future; 3-Pay attention to individual differences and different development speeds of autistic children; 4-Educate the child considering his qualities; 5-Show the child's positive characteristics and his qualities. Increase the family's engagement in terms of working with their child. Try to reply to all the family's questions Daha fazlası Daha az

Vocational high school students' sense of self-efficacy and test anxiety regarding biology learning

Köksal, M. Serdar

Article | 2009 | İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi10 ( 1 ) , pp.57 - 67

Self-regulation perspective on motivation provides an important model to study on motivation in biology education. Motivational part of the Pintrich’s model as one of the most studied models has self-efficacy and test-anxiety factors as two dominant factors reflecting positive and negative sides of the model in terms of number of relationship with other factors in the model. In the study, two hundred thirteen vocational high school students were included and survey technique was used for examining the factors across grade level in the study. Two subscales of MSLQ were applied to collect data. The data was analyzed by using . . . MANOVA and Pearson-product moment correlation via SPSS 13. The results showed self-efficacy and test anxiety scores differed significantly between ninth and tenth graders. Again, they were correlated negatively at the same levels. Self-regulation perspective on motivation provides an important model to study on motivation in biology education. Motivational part of the Pintrich’s model as one of the most studied models has self-efficacy and test-anxiety factors as two dominant factors reflecting positive and negative sides of the model in terms of number of relationship with other factors in the model. In the study, two hundred thirteen vocational high school students were included and survey technique was used for examining the factors across grade level in the study. Two subscales of MSLQ were applied to collect data. The data was analyzed by using MANOVA and Pearson-product moment correlation via SPSS 13. The results showed self-efficacy and test anxiety scores differed significantly between ninth and tenth graders. Again, they were correlated negatively at the same levels Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms